📖 A‘râf Suresi 97. Ayette “O Memleketlerin Halkı, Geceleyin Uyurlarken Azabımızın Kendilerine Gelmeyeceğinden Emin mi Oldular” İfadesi | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

📖 A‘râf Suresi 97. Ayette “O Memleketlerin Halkı, Geceleyin Uyurlarken Azabımızın Kendilerine Gelmeyeceğinden Emin mi Oldular” İfadesi

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,714
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 97. Ayette “O Memleketlerin Halkı, Geceleyin Uyurlarken Azabımızın Kendilerine Gelmeyeceğinden Emin mi Oldular” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“İnsan en çok güvende hissettiği anda bazen hayatın kırılganlığını unutur. Oysa güven duygusu kıymetlidir; fakat onu mutlaklık sanmak, insanı gaflete sürükleyebilir.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 96. ayetinde:

“Eğer o memleketlerin halkı iman etmiş ve sakınmış olsaydı, üzerlerine gökten ve yerden bereketler açardık; fakat yalanladılar, biz de kazandıkları yüzünden onları yakaladık.”

denilmişti.

  1. ayette ise çok sarsıcı bir soru gelir:
“O memleketlerin halkı, geceleyin uyurlarken azabımızın kendilerine gelmeyeceğinden emin mi oldular?”

Bu ayet:

güven duygusu, gaflet, gece, uyku ve insanın kontrol yanılgısı

üzerinde düşündürür.

Gece:

insanın en savunmasız olduğu zamanlardan biridir.

İnsan:

uyur.

Kontrolü bırakır.

Çevresinde ne olduğunu:

bilmez.

Ve tam da bu nedenle ayet:

şunu sorar:

“Kendinizi gerçekten tamamen güvende mi sanıyorsunuz?”

Buradaki amaç:

insanı sürekli korku içinde yaşatmak değil,

mutlak güven duygusunu sorgulatmaktır.

1️⃣ “O Memleketlerin Halkı” Kimleri İfade Eder ❓​

Burada önceki ayetlerde anlatılan:

peygamberleri yalanlayan toplumlara

genel bir gönderme vardır.

Yani mesele yalnız:

tek bir kavim

değildir.

Ayet:

geçmişte uyarıyı reddeden toplumların:

ortak psikolojisini

gündeme getirir.

2️⃣ Neden Özellikle “Geceleyin” Deniliyor ❓​

Çünkü gece:

insanın:

dinlendiği,

korunmasız olduğu,

çevresini daha az kontrol ettiği

zamandır.

Gündüz:

hareket,

çalışma,

tedbir

vardır.

Gece ise:

insan kontrolünün önemli kısmını:

bırakır.

Bu yüzden ayet:

insanın sınırlılığını

çok güçlü biçimde hatırlatır.

3️⃣ Uyku Neden İnsan İçin İlginç Bir Hatırlatmadır ❓​

Çünkü insan:

uykuya geçtiğinde:

dünyayı kontrol etmeyi

bırakır.

Saatlerce:

çevresinde ne olduğunu

bilmez.

Bu bile bize:

insanın sürekli hâkim ve kontrol sahibi olmadığını

gösterir.

Her gece:

aslında bir ölçüde:

kontrolü teslim ederiz.

4️⃣ Ayetteki “Emin mi Oldular?” Sorusu Ne Anlama Gelir ❓​

Bu:

gerçekten bilgi isteyen bir soru

değildir.

Uyarıcı bir sorudur.

Yani:

“Bu kadar emin olmaya nasıl cesaret ediyorsunuz?”

anlamı taşır.

İnsanların:

kendilerini dokunulmaz

görmelerini

sorgular.

5️⃣ İnsan Neden Kendini Dokunulmaz Hisseder ❓​

Çünkü uzun süre:

hiçbir kötü sonuç yaşamamış olabilir.

Sağlığı yerindedir.

İşi vardır.

Evi güvenlidir.

Ailesi yanındadır.

Her şey:

düzenli biçimde sürer.

Bu düzen:

zamanla:

“Hep böyle olacak.”

duygusunu oluşturabilir.

6️⃣ Güven Duygusu Kötü Bir Şey midir ❓​

Hayır.

İnsan:

güven içinde yaşamak ister.

Bu çok doğal ve değerlidir.

Sorun:

güven duygusunu:

mutlak garanti

zannetmektir.

Yani:

“Bana hiçbir şey olmaz.”

düşüncesi:

gerçekçi değildir.

7️⃣ Ayet İnsanı Sürekli Felaket Beklemeye mi Çağırıyor ❓​

Hayır.

Kur’an’ın amacı:

insanı:

paranoya içinde

yaşatmak değildir.

İnsan:

plan yapmalı,

çalışmalı,

ev kurmalı,

geleceğini düşünmelidir.

Ama bütün bunları yaparken:

hayatın kesin garanti olmadığını

da unutmamalıdır.

8️⃣ Gaflet Ne Demektir ❓​

Gaflet:

yalnız bilgisizlik değildir.

Bazen insan:

bir şeyi bilir

ama:

unutmuş gibi yaşar.

Öleceğini bilir.

Hayatın geçici olduğunu bilir.

Her şeyin değişebileceğini bilir.

Ama günlük hayatta:

sanki bunlar hiç olmayacakmış gibi

davranır.

İşte bu:

gafletin önemli biçimlerinden biridir.

9️⃣ Gece ve Gaflet Arasında Nasıl Bir Bağ Kurulabilir ❓​

Gece:

sakinlik getirir.

İnsan:

rahatlar.

Korunduğunu hisseder.

Tam bu anda:

tehlike düşüncesi:

çok uzak görünür.

Ayet bu psikolojiyi kullanarak:

“En rahat olduğun anda bile mutlak güven içinde değilsin.”

mesajı verir.

🔟 Bu Ayet Her Gece Korkarak Uyumamız Gerektiğini mi Söylüyor ❓​

Hayır.

Aksine:

insan:

Allah’a güvenerek

uyuyabilir.

Ama:

hayatın kendisinin:

emanet olduğunu

hatırlayabilir.

Bu korkudan çok:

şükür ve farkındalık

üretebilir.

1️⃣1️⃣ İnsan Ölümü Neden Uzak Görür ❓​

Çünkü ölüm:

günlük hayatın akışını

keser.

İnsan:

yarın için plan yapar.

Bir ay sonrası için:

randevu alır.

Yıllar sonrası için:

yatırım yapar.

Bunlar normaldir.

Ama zihin:

plan yaptığı şeyi:

garanti edilmiş gelecek

gibi algılamaya başlayabilir.

1️⃣2️⃣ Gelecek Planı Yapmak Yanlış mıdır ❓​

Hayır.

Plan yapmak:

aklın ve sorumluluğun gereğidir.

Sorun:

planı:

kesin kader gibi

görmektir.

Daha dengeli tavır:

“Planımı yaparım ama her şeyin benim kontrolümde olmadığını bilirim.”

demektir.

1️⃣3️⃣ Bu Ayet İnsanlara “Bugünü Yaşa” mı Diyor ❓​

Bir anlamda:

bugünün değerini bilmeyi

hatırlatır.

Ama:

geleceği düşünmemeyi

söylemez.

Asıl mesaj:

yarını garanti sanıp bugünü boşa harcamamaktır.

Çünkü gelecek:

planlanabilir.

Ama:

garanti edilemez.

1️⃣4️⃣ Ansızın Gelen Sonuçlar İnsan Psikolojisini Neden Bu Kadar Sarsar ❓​

Çünkü insan:

hazırlık yapmak ister.

Kontrol etmek ister.

Ne olacağını bilmek ister.

Beklenmedik olay:

bu kontrol hissini:

bir anda yok eder.

Bu da:

insana:

kendi sınırlarını

çok güçlü biçimde gösterir.

1️⃣5️⃣ Bu Ayeti Günümüzdeki Gece Yaşanan Afetlere Uygulayabilir miyiz ❓​

Ayetin genel uyarısı:

hayatın kırılganlığını

hatırlatabilir.

Fakat belirli bir:

deprem,

sel,

yangın

veya başka felaketi:

“Bu kesin ilahi cezaydı.”

diye yorumlamak doğru değildir.

Geçmiş kavimler hakkında:

bağı vahiy kurmuştur.

Bugünkü olaylar hakkında:

aynı kesin bilgiye sahip değiliz.

1️⃣6️⃣ O Hâlde Böyle Ayetlerden Nasıl Ders Çıkarmalıyız ❓​

Başkalarını yargılamak yerine:

kendimizi sorgulayarak.

Şöyle sorabiliriz:

Hayatımı garanti sanıyor muyum?

İyilikleri erteliyor muyum?

Sevdiklerime söylemem gereken güzel sözleri:

erteliyor muyum?

Düzeltmem gereken yanlışları:

hep yarına mı bırakıyorum?

Bu:

ayetle daha sağlıklı bir ilişki kurmaktır.

1️⃣7️⃣ Güvende Hissetmek ile Allah’a Güvenmek Aynı Şey midir ❓​

Tam olarak değil.

Mutlak dünyevi güven:

“Bana hiçbir şey olmaz.”

der.

Tevekkül ise:

“Ne olacağını tamamen bilmiyorum ama Allah’a güveniyorum.”

der.

Birincisi:

kontrol yanılsamasına

dayanabilir.

İkincisi:

sınırlılığı kabul eden güven

dir.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 96. ve 97. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor ❓​

  1. ayette:
iman ve takvâ ile:

bereket arasında

bağ kurulmuştu.

İnkâr edenlerin ise:

kazandıkları yüzünden yakalandığı

söylenmişti.

  1. ayette:
şu soru gelir:

“Gece uyurlarken azabın gelmeyeceğinden emin mi oldular?”

Yani nimet ve rahatlık:

insanı:

güven yanılsamasına

sürüklememelidir.

Bereket:

gaflete değil,

şükre

götürmelidir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 97. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 97. ayet:

tek bir soruyla:

insanın güven duygusunu

sorgular:

“Geceleyin uyurlarken azabımızın kendilerine gelmeyeceğinden emin mi oldular?”

İnsan:

gündüz:

çalışır.

Koşar.

Plan yapar.

Kontrol eder.

Ama gece:

uyur.

Ve uyuduğu anda:

dünyanın yönetimini:

kendisine ait olmadığını

farkında olmadan kabul eder.

Kalbi:

atmaya devam eder.

Nefesi:

devam eder.

Dünya:

dönmeye devam eder.

Ama insan:

bunların hiçbirini:

bilinçli biçimde yönetmez.

Bu bile:

insanın ne kadar sınırlı olduğunu

hatırlatmaya yeter.

Ayet bize:

korkarak yaşamayı değil,

uyanık yaşamayı

öğretir.

Çünkü:

yarının kesin olmadığını bilen insan:

bugünkü iyiliği

ertelememelidir.

Özür dilemesi gerekiyorsa:

ertelememeli.

Sevdiğini söylemesi gerekiyorsa:

ertelememeli.

Bir borcu ödemesi gerekiyorsa:

ertelememeli.

Bir yanlışı bırakması gerekiyorsa:

“Yarın bırakırım.”

dememelidir.

İnsanların en büyük yanılgılarından biri:

zamanı:

bitmeyecek bir sermaye

gibi görmektir.

Oysa para kaybolup:

yeniden kazanılabilir.

Bir eşya:

yeniden alınabilir.

Ama geçen zaman:

geri dönmez.

Bu nedenle ayetin sorusu:

yalnız geçmiş kavimlere değil,

bize de yönelmiş gibidir:

Neye dayanarak yarını kesin biliyoruz?

Bu soru:

insanı karamsarlığa değil,

hayatın değerini bilmeye

götürmelidir.

Çünkü ölümün varlığı:

hayatı anlamsızlaştırmaz.

Tam tersine:

ona değer kazandırır.

Bir şey sonsuz olsaydı:

onu ertelemek kolay olurdu.

Ama zaman sınırlıysa:

iyi olan:

bugün yapılmalıdır.

Belki de A‘râf 97’nin bize yönelttiği en güçlü soru şudur:

Yarın kesin gelecekmiş gibi ertelediğimiz hangi şeyi, aslında bugün yapmamız gerekiyor?

Çünkü insanın en büyük gafleti:

ölümü bilmemek değildir.

Öleceğini bildiği hâlde sonsuz zamanı varmış gibi yaşamaktır.


“Yarına güvenerek bugünü erteleme; çünkü yarın bir plan olabilir ama garanti değildir. Hayatın kırılganlığını bilmek korkmak değil, elindeki zamanı daha kıymetli kullanmaktır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1
Geri
Üst Alt