📖 A‘râf Suresi 91. Ayette “Derken Onları Şiddetli Bir Sarsıntı Yakaladı da Yurtlarında Diz Üstü Çöküp Kaldılar” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,711
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 91. Ayette “Derken Onları Şiddetli Bir Sarsıntı Yakaladı da Yurtlarında Diz Üstü Çöküp Kaldılar” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“İnsan bazen düzenini sarsılmaz sanır; fakat hayatın en büyük yanılgılarından biri, bugün ayakta olan her şeyin yarın da aynı biçimde süreceğini düşünmektir.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 90. ayetinde Medyen kavminin inkârcı ileri gelenleri halka:

“Eğer Şuayb’a uyarsanız kesinlikle zarara uğrayanlardan olursunuz.”

demişti.

Yani insanlara:

hakikat üzerinden değil,

kayıp korkusu üzerinden

baskı kuruluyordu.

  1. ayette ise bu söylemin ardından gelen sonuç son derece kısa ve sert biçimde anlatılır:
“Derken onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.”

Burada çok çarpıcı bir tersine dönüş vardır.

Bir önceki ayette:

“Şuayb’a uyarsanız kaybedersiniz.”

diyenler,

bu ayette:

asıl kaybın ne olduğunu

görürler.

Bu nedenle 90. ve 91. ayet birlikte okunduğunda şu soru öne çıkar:

Gerçek zarar nedir?

1️⃣ “Derken Onları Şiddetli Bir Sarsıntı Yakaladı” Ne Demektir ❓​

Ayette geçen ifade:

Medyen halkını etkileyen:

şiddetli,

sarsıcı,

kaçışı zor bir felaketi

anlatır.

Buradaki sarsıntı:

onların yaşadığı düzeni:

bir anda sona erdiren

çok ağır bir sonuçtur.

Kur’an’ın amacı:

olayın fiziksel ayrıntısını uzun uzun anlatmak değil,

ahlaki sonucu göstermektir.

2️⃣ Buradaki Sarsıntı Deprem miydi ❓​

Ayetin kullandığı ifade:

şiddetli sarsıntı anlamına gelir.

Bu nedenle:

deprem benzeri bir olay

olarak anlaşılması mümkündür.

Fakat Kur’an:

merkez üssü,

büyüklüğü,

süresi

gibi teknik ayrıntılar vermez.

Bu nedenle modern jeolojik terimlerle:

kesin bir tanımlama yapmak doğru olmaz.

Ayetin ana mesajı:

felaketin niteliğinden çok sonucudur.

3️⃣ “Yakaladı” İfadesi Neden Dikkat Çekicidir ❓​

Çünkü bu kelime:

kaçış imkânının kalmadığını

hissettirir.

İnsan bazen:

gücünün,

parasının,

çevresinin,

şehirlerinin

onu her şeyden koruyacağını

düşünebilir.

Fakat ayet:

sonucun onları yakaladığını

söyler.

4️⃣ Medyen Halkı Neden Bu Sonuçla Karşılaştı ❓​

Kur’an anlatısında mesele:

tek bir hata değildir.

Uzun bir süreç vardır.

Ölçü ve tartıda hile.

İnsanların mallarını eksiltme.

Yollarda tehdit.

İnsanları Allah’ın yolundan alıkoyma.

Doğru yolu eğri gösterme.

Hz. Şuayb’ı sürgünle tehdit etme.

İman edenleri korkutma.

Ve sonunda:

ısrarlı reddediş.

Yani sonuç:

birikmiş bir ahlaki bozulmanın ardından gelir.

5️⃣ Ekonomik Hile Neden Bu Kadar Ağır Bir Sonuca Bağlanıyor ❓​

Çünkü ekonomik hile:

yalnız para meselesi değildir.

İnsanların güvenini bozar.

Zayıfı ezer.

Toplumsal adaleti zedeler.

Haksız kazancı:

normal hâle getirir.

Yaygınlaştığında:

bireysel yanlış olmaktan çıkar.

Toplumsal düzeni çürüten bir yapıya

dönüşebilir.

6️⃣ Bir Toplumun Ekonomik Ahlakı Neden Hayati Öneme Sahiptir ❓​

Çünkü toplum:

yalnız yasalarla değil,

güvenle de

ayakta durur.

İnsan:

satıcıya,

işverene,

çalışana,

borçluya,

alacaklıya

hiç güvenemiyorsa:

ekonomik hayat:

çok daha zor hâle gelir.

Bu yüzden dürüstlük:

yalnız dinî değil, toplumsal bir gerekliliktir.

7️⃣ “Yurtlarında Diz Üstü Çöküp Kaldılar” Ne Demektir ❓​

Bu ifade:

felaketin ardından:

hareketsiz,

ölü

ve etkisiz hâle geldiklerini

anlatır.

Daha önce:

ticaret yapan,

insanları yönlendiren,

başkalarını korkutan,

güçlü görünen

kişiler şimdi:

kendi yurtlarında hareketsizdir.

8️⃣ Neden Özellikle “Yurtlarında” Deniyor ❓​

Çünkü insanın en güvenli hissettiği yerlerden biri:

kendi evidir.

Kendi şehri.

Kendi düzeni.

Kendi ekonomik sistemi.

Medyen halkı da:

kendi düzeninin devam edeceğini

sanmış olabilir.

Ama ayet:

en güvende hissettikleri yerde sonucun geldiğini

gösterir.

9️⃣ İnsan Kurduğu Düzenin Sonsuza Kadar Süreceğini Neden Düşünür ❓​

Çünkü sürekli gördüğü şey:

kalıcıymış gibi gelir.

İşler yürür.

Pazarlar açıktır.

Ticaret devam eder.

Şehir ayaktadır.

İnsanlar günlük hayatını sürdürür.

Bu tekrar:

“Böyle gelmiş, böyle gider.”

yanılgısı oluşturabilir.

🔟 “Şuayb’a Uyarsanız Zarara Uğrarsınız” Sözü 91. Ayette Nasıl Tersine Dönüyor ❓​

  1. ayette ileri gelenler:
Hz. Şuayb’a uymayı:

zarar

olarak tanımlamıştı.

  1. ayette ise:
kendileri:

büyük bir kayıpla

karşılaşırlar.

Bu çok güçlü bir ironidir.

Onlar:

dürüstlüğü kayıp sanmıştı.

Ama sonunda:

gerçek kaybın ne olduğunu

yaşamışlardır.

1️⃣1️⃣ İnsan Kısa Vadeli Kazanç Uğruna Büyük Kayba Uğrayabilir mi ❓​

Evet.

Bu hayatın çok temel bir gerçeğidir.

İnsan:

biraz daha para kazanmak için:

itibarını kaybedebilir.

Bir çıkar için:

dostluğunu kaybedebilir.

Bir hile için:

güvenilirliğini kaybedebilir.

Kısa vadeli kazanç:

uzun vadede:

çok daha büyük zarar

üretebilir.

1️⃣2️⃣ Haksız Kazanç Neden İlk Anda Başarı Gibi Görünebilir ❓​

Çünkü sonuç:

hemen görünmeyebilir.

Kişi:

fazla para kazanır.

Kimse yakalamaz.

Çevresi onu başarılı sanabilir.

Bu durumda:

“Demek ki işe yarıyor.”

diye düşünür.

Ama ahlaki maliyet:

sessizce büyüyebilir.

1️⃣3️⃣ Sonucun Gecikmesi Neden Yanlış Bir Güven Oluşturabilir ❓​

Çünkü insan:

hemen ceza görmediğinde:

davranışının sorun olmadığını

sanabilir.

Bir kez hile yapar:

bir şey olmaz.

İkinci kez yapar:

yine bir şey olmaz.

Sonunda:

hile normalleşir.

Bu yüzden:

cezanın gecikmesi:

onay anlamına gelmez.

1️⃣4️⃣ Bu Ayet Günümüzdeki Depremler İçin “İlahi Ceza” Dememize İzin Verir mi ❓​

Hayır.

Burada:

Medyen halkıyla ilgili:

vahyin açıkça kurduğu

özel bir bağ vardır.

Bugün yaşanan:

deprem,

sel,

yangın

gibi afetler hakkında:

“Bu insanlar günahkârdı, Allah onları cezalandırdı.”

diye kesin hüküm vermek doğru değildir.

Çünkü böyle bir olay hakkında:

aynı türden vahiy bilgisine sahip değiliz.

1️⃣5️⃣ Afetler Karşısında Doğru Ahlaki Tavır Nedir ❓​

İnsanlara:

yardım etmek.

Yaraları sarmak.

Gıda,

barınma,

sağlık,

güvenlik

sağlamaya çalışmak.

Acı yaşayan insanlara:

hüküm vermek yerine:

merhamet göstermek

gerekir.

1️⃣6️⃣ Medyen Kıssasından Ekonomik Hayat İçin Ne Öğrenebiliriz ❓​

Şunu:

ekonomik sistem:

ahlaktan bağımsız değildir.

Bir ekonomi:

çok para üretebilir.

Ama:

hile,

sömürü,

aldatma,

haksızlık

üzerine kurulmuşsa:

sağlıklı değildir.

Gerçek zenginlik:

yalnız para değil,

güven ve adalet

de üretmelidir.

1️⃣7️⃣ Güven Kaybı Bir Toplum İçin Ne Kadar Tehlikelidir ❓​

Çok tehlikelidir.

İnsanlar birbirine güvenmediğinde:

her işlem zorlaşır.

Herkes:

herkesten şüphe eder.

Daha fazla kontrol,

daha fazla ceza,

daha fazla bürokrasi

gerekir.

Yani ahlaki çöküş:

ekonomik maliyete de dönüşür.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 90. ve 91. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor ❓​

  1. ayette:
“Şuayb’a uyarsanız zarara uğrarsınız.”

denilmişti.

  1. ayette:
sarsıntı gelir

ve onlar:

yurtlarında hareketsiz kalırlar.

Bu iki ayet birlikte:

kazanç ve zarar kavramını:

ters yüz eder.

Dürüstlük:

onlara zarar gibi görünmüştür.

Ama hileli düzen:

gerçek zarara dönüşmüştür.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 91. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 91. ayet:

çok kısa bir anlatımla:

Medyen toplumundaki büyük yanılgıyı

ortaya çıkarır.

Bir önceki ayette insanlar:

“Şuayb’a uyarsanız kaybedersiniz.”

diyordu.

Onların gözünde:

dürüst ticaret:

kayıptı.

Hileyi bırakmak:

kayıptı.

Haksız ayrıcalıktan vazgeçmek:

kayıptı.

Eski düzeni değiştirmek:

kayıptı.

Fakat 91. ayet:

asıl kaybın:

başka yerde olduğunu

gösterir.

Onlar:

kazanç sandıkları düzeni:

korumaya çalışırken

çok daha büyük bir sonla

karşılaşırlar.

Bu bize:

hayatımızdaki:

“kâr” ve “zarar”

kelimelerini yeniden düşünmeyi öğretir.

Bir insan:

çok para kazanabilir.

Ama:

vicdanını kaybedebilir.

Bir şirket:

çok büyüyebilir.

Ama:

güvenilirliğini kaybedebilir.

Bir kişi:

makamını koruyabilir.

Ama:

saygınlığını kaybedebilir.

Bir toplum:

ekonomik olarak büyüyebilir.

Ama:

adaletini kaybedebilir.

Bu durumda:

gerçekten kazanmış mıdır?

Ayet bize:

başarıyı yalnız görünen sonuçla:

ölçmemeyi

öğretir.

Çünkü bazı kazançlar:

içinde büyük bir kayıp taşır.

Bazı kayıplar ise:

aslında insanı:

daha büyük bir felaketten

korur.

Belki de A‘râf 91’in bize yönelttiği en güçlü soru şudur:

Bugün kazanç diye tuttuğumuz hangi şeyler, yarın dönüp baktığımızda en büyük kaybımız olabilir?

Çünkü insan bazen:

birkaç kuruş,

bir makam,

bir ayrıcalık

kaybetmemek için:

çok daha değerli bir şeyi:

kendi ahlakını

kaybedebilir.


“İnsanın en büyük zararı her zaman cebinden çıkan para değildir. Bazen para yerinde kalır; ama güven, ahlak ve vicdan gider. İşte gerçek kayıp çoğu zaman tam orada başlar.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt