📖 A‘râf Suresi 80. Ayette “Lût’u da Gönderdik; Kavmine ‘Sizden Önce Âlemlerden Hiç Kimsenin Yapmadığı Bir Hayâsızlığı mı Yapıyorsunuz?’ Dedi” İfadesi

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,698
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 80. Ayette “Lût’u da Gönderdik; Kavmine ‘Sizden Önce Âlemlerden Hiç Kimsenin Yapmadığı Bir Hayâsızlığı mı Yapıyorsunuz?’ Dedi” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“Bir toplumun yaptığı şeyi normalleştirmesi, onu doğru hâle getirmez. Ahlakın en zor sınavlarından biri, yaygın olanla doğru olanı birbirinden ayırabilmektir.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 79. ayetinde Hz. Sâlih’in Semûd kavmine:

“Ben size Rabbimin vahiylerini tebliğ ettim ve size öğüt verdim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz.”

dediği anlatılmıştı.

  1. ayetle birlikte surede yeni bir peygamber kıssasına geçilir:
Hz. Lût ve kavmi.

Ayet şöyle bildirir:

“Lût’u da gönderdik. Kavmine dedi ki: ‘Sizden önce âlemlerden hiç kimsenin yapmadığı bir hayâsızlığı mı yapıyorsunuz?’”

Bu ayet çok kısa olmasına rağmen:

ahlak, toplumsal normalleşme, sınır aşımı ve peygamber uyarısı

gibi büyük konuları gündeme getirir.

Hz. Lût’un kavmiyle ilgili kıssa, Kur’an’ın başka bölümlerinde daha ayrıntılı anlatılır.

Burada ise ilk vurgu şudur:

Bir davranışın toplum içinde yaygın hâle gelmesi, onun ahlaken doğru olduğu anlamına gelmez.

Ayet aynı zamanda bize:

ahlaki ölçünün yalnız:

alışkanlık,

çoğunluk,

toplumsal kabul

olmadığını düşündürür.

1️⃣ Hz. Lût Kimdir ❓​

Hz. Lût:

Kur’an’da adı geçen peygamberlerden biridir.

Kavmini:

Allah’a karşı sorumluluğa,

ahlaki sınırları korumaya,

zulümden ve taşkınlıktan uzak durmaya

çağırmıştır.

Kur’an’da onun kavmiyle ilgili kıssa:

birkaç farklı surede

farklı yönleriyle anlatılır.

A‘râf Suresi’nde ise özellikle:

ahlaki sapma ve toplumsal taşkınlık

üzerinde durulur.

2️⃣ “Lût’u da Gönderdik” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

Bu ifade:

Hz. Lût’un peygamber olarak görevlendirildiğini

gösterir.

Yani onun kavmine yaptığı uyarı:

kişisel bir ahlak görüşü

değildir.

Kur’an anlatısına göre:

vahye dayalı bir peygamber uyarısıdır.

3️⃣ “Kavmine Dedi ki” İfadesi Neden Önemlidir ❓​

Hz. Lût’un hitabı:

soyut insanlığa değil,

doğrudan kendi toplumunadır.

Bu da bize:

peygamberlerin yalnız teorik fikirler anlatmadığını,

yaşadıkları toplumların:

somut yanlışlarıyla

yüzleştiklerini gösterir.

Yani tebliğ:

hayatın gerçek sorunlarına dokunur.

4️⃣ Ayetteki “Hayâsızlık” Ne Demektir ❓​

Ayette kullanılan ifade:

fâhişe

kelimesidir.

Bu kelime:

açık çirkinlik,

ağır ahlaki sınır aşımı,

hayâsızlık

anlamları taşır.

Kur’an bu kelimeyi:

farklı bağlamlarda

ağır ahlaki yanlışlar için kullanır.

Burada ise bağlam:

Lût kavminin davranışlarıyla ilgilidir.

5️⃣ “Sizden Önce Hiç Kimsenin Yapmadığı” İfadesi Nasıl Anlaşılmalıdır ❓​

Bu ifade:

Lût kavminin belirli bir davranışı:

toplumsal ölçekte,

açık biçimde,

yaygın ve sınır tanımaz şekilde

öne çıkarmasıyla ilgili olarak anlaşılmıştır.

Burada amaç:

bütün insanlık tarihi hakkında modern tarihsel istatistik vermek değildir.

Vurgu:

kavmin ahlaki taşkınlığının olağanüstü boyuta ulaşmış olmasıdır.

6️⃣ Bir Davranışın İlk Kez Yapılması mı Asıl Problem ❓​

Hayır.

Asıl problem:

davranışın:

ahlaken yanlış,

sınır aşan

ve toplumsal bozulmaya dönüşen niteliğidir.

“Daha önce yapılmamış olması”

ifadesi ise:

bu sapmanın:

ne kadar ileri gittiğini

vurgular.

7️⃣ Toplum Bir Yanlışı Normalleştirebilir mi ❓​

Evet.

Bir davranış:

sık tekrarlandığında,

çok kişi tarafından yapıldığında,

günlük hayatın parçası hâline geldiğinde

insanlar ona alışabilir.

Bir süre sonra:

“Herkes yapıyor.”

sözü:

ahlaki değerlendirmeye

dönüşebilir.

Oysa yaygınlık:

doğruluk değildir.

8️⃣ “Herkes Yapıyor” Neden Yeterli Bir Ahlaki Gerekçe Değildir ❓​

Çünkü çoğunluk:

yanılabilir.

Bir davranışın yaygın olması:

sadece onun:

çok yapıldığını

gösterir.

Doğru olduğunu değil.

Ahlaki değerlendirme için:

adalet,

zarar,

hak,

sorumluluk,

vahyin ölçüsü

gibi daha derin kriterler gerekir.

9️⃣ Ahlak Toplumun Kararıyla mı Belirlenir ❓​

Toplum:

ahlaki kuralların uygulanışını

etkileyebilir.

Fakat Kur’an’ın yaklaşımında:

ahlak yalnız toplumsal uzlaşmaya

indirgenmez.

Çünkü toplum:

yanlış bir şeyi

doğru,

doğru bir şeyi

yanlış

görebilir.

Bu nedenle vahiy:

topluma dışarıdan bir ahlaki ölçü de sunar.

🔟 Hz. Lût’un Uyarısında Neden Bu Kadar Sert Bir Soru Var ❓​

Çünkü davranış:

sıradan bir hata

olarak değil,

toplumsal ve ahlaki bir aşırılık

olarak sunulur.

Hz. Lût:

“Bunu neden yapıyorsunuz?”

demekle yetinmez.

“Sizden önce kimsenin bu ölçüde yapmadığı bir hayâsızlığı mı yapıyorsunuz?”

diye sorar.

Bu:

insanı sarsmayı amaçlayan:

vicdani bir sorudur.

1️⃣1️⃣ Peygamberlerin Görevi Toplumun Her Yaptığını Onaylamak mıdır ❓​

Hayır.

Peygamberler:

toplumu memnun etmek için

gönderilmez.

Bazen:

toplumun sevdiği,

alıştığı,

normal gördüğü

bir davranışın yanlış olduğunu söylemek zorundadırlar.

Bu yüzden peygamberlik:

popüler olmak değil, hakikati söylemek

görevidir.

1️⃣2️⃣ Toplumun Tepkisinden Korkmadan Yanlışı Söylemek Neden Zordur ❓​

Çünkü insan:

dışlanmaktan,

alay edilmekten,

yalnız kalmaktan

korkar.

Bir toplumun:

normal kabul ettiği şeye karşı çıkmak:

sosyal bedel doğurabilir.

Hz. Lût’un kıssası da:

ahlaki yalnızlığın

ne kadar zor olabileceğini gösterir.

1️⃣3️⃣ Bu Ayet İnsanları Aşağılamak İçin Kullanılabilir mi ❓​

Ayetin amacı:

insanlara hakaret etmek

değildir.

Peygamberin görevi:

uyarmak,

düzeltmeye çağırmak,

ahlaki sınırı göstermek

tir.

Dinî bir metni:

insanları küçük düşürmek,

hakaret etmek

veya onlara zulmetmek

için kullanmak:

peygamberlerin nasihat ve adalet üslubuyla bağdaşmaz.

Eleştiri:

insan onurunu yok etmek zorunda değildir.

1️⃣4️⃣ Bir Davranışı Eleştirmek ile Bir İnsanı Değersiz Görmek Aynı Şey midir ❓​

Hayır.

Bu ayrım çok önemlidir.

Bir davranış:

yanlış bulunabilir.

Ama bu:

o davranışı yapan kişinin:

insanlık değerini

ortadan kaldırmaz.

Ahlaki eleştiri:

davranışa yönelik olabilir; kişinin varlığına değil.

1️⃣5️⃣ Dinde Ahlaki Sınırlar Neden Vardır ❓​

Sınırlar:

insanı korumayı,

toplumsal düzeni,

adaleti,

nesli,

onuru

gözetmeyi amaçlayabilir.

İnsan bazen:

sınırı:

özgürlüğe engel

olarak görebilir.

Kur’an ise bazı sınırları:

koruyucu çerçeveler

olarak sunar.

1️⃣6️⃣ Özgürlük “İstediğim Her Şeyi Yapabilirim” Demek midir ❓​

Hayır.

Hiçbir toplumda özgürlük:

sınırsız değildir.

İnsan:

başkasına zarar veremez,

hak ihlal edemez,

şiddet uygulayamaz

ve sonra:

“Ben özgürüm.”

diyemez.

Ahlaki özgürlük:

sorumlulukla birlikte düşünülmelidir.

1️⃣7️⃣ Bir Toplumun Ahlaki Sınırları Zamanla Değişebilir mi ❓​

Toplumsal normlar:

zamanla değişebilir.

Bir dönemde ayıp sayılan şey:

başka dönemde normalleşebilir.

Fakat Kur’an’ın yaklaşımında:

her değişim:

ahlaki ilerleme

demek değildir.

Bu nedenle değişim de:

adalet, hak ve vahiy ölçüsüyle değerlendirilmelidir.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 79. ve 80. Ayetler Arasında Nasıl Bir Geçiş Vardır ❓​

  1. ayette Hz. Sâlih kıssası:
“Siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz.”

sözüyle sona ermişti.

  1. ayette ise:
Hz. Lût’un kavmine yaptığı yeni bir uyarı

başlar.

Bir kıssa biter,

başka bir toplumun sınavı başlar.

Ama temel tema değişmez:

İnsan uyarıyı nasıl karşılayacak?

Semûd:

uyarıyı reddetmişti.

Şimdi sıra:

Lût kavmindedir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 80. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 80. ayet Hz. Lût kıssasının başlangıcında:

çok sert bir ahlaki uyarı getirir.

Hz. Lût kavmine:

“Sizden önce âlemlerden hiç kimsenin yapmadığı bir hayâsızlığı mı yapıyorsunuz?”

diye sorar.

Burada önemli olan:

yalnız belirli bir davranış değildir.

Daha geniş bir insanlık problemi vardır:

Yanlışın normalleşmesi.

İnsan bir şeyi:

ilk kez yaptığında

vicdanı rahatsız olabilir.

İkinci kez:

daha az rahatsız olur.

Sonra çevresindeki herkes yapmaya başlarsa:

o davranış:

normal görünebilir.

Bir süre sonra:

yanlışa yanlış demek

garip karşılanabilir.

İşte ahlaki duyarsızlaşma:

böyle başlayabilir.

Ayet bize:

çoğunluğun davranışını:

nihai ahlak ölçüsü

yapmamayı öğretir.

“Herkes yapıyor.”

demek yeterli değildir.

“Toplum artık bunu normal görüyor.”

demek de:

tek başına yeterli değildir.

Asıl soru:

Bu gerçekten doğru mu?

Ayrıca bu ayet:

ahlaki eleştirinin nasıl yapılması gerektiğini de düşündürür.

Hz. Lût:

davranışı:

sert biçimde eleştirir.

Ama peygamberlik görevinin amacı:

insanları aşağılamak değil;

yanlıştan döndürmektir.

Bu yüzden dinî ahlak:

ne her şeyi onaylamak

ne de insanları değersizleştirmek

demektir.

Daha zor olanı ister:

yanlışa yanlış demek ama insana zulmetmemek.

Belki de A‘râf 80’in bize yönelttiği en güçlü soru şudur:

Bir davranış toplumda yaygınlaştığında, onun doğru olup olmadığını hâlâ bağımsız biçimde düşünebiliyor muyuz?

Çünkü ahlaki cesaret:

yalnız kötü bir şeyi yapmamak değildir.

Bazen:

herkes normal görmeye başladığında bile:

“Bu doğru mu?”

diye sorabilmektir.


“Yanlışın kalabalıklaşması onu doğru yapmaz; yalnızca yanlışı söylemenin cesaretini daha gerekli hâle getirir. Ahlak, herkesin ne yaptığına bakmadan doğruyu arayabilmektir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt