📖 A‘râf Suresi 65. Ayette “Âd Kavmine de Kardeşleri Hûd’u Gönderdik; ‘Ey Kavmim! Allah’a Kulluk Edin, Sizin O’ndan Başka İlahınız Yoktur. Hâlâ

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,683
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 65. Ayette “Âd Kavmine de Kardeşleri Hûd’u Gönderdik; ‘Ey Kavmim! Allah’a Kulluk Edin, Sizin O’ndan Başka İlahınız Yoktur. Hâlâ Sakınmayacak mısınız?’ Dedi” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“Hakikatin dili çağlar değişse de özünde aynıdır: İnsanı sahte güçlerin önünde küçülmekten kurtarıp yalnız Allah’a yöneltmek ve ona sorumluluğunu hatırlatmaktır.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 64. ayetinde Hz. Nûh ve onunla birlikte iman edenlerin kurtarıldığı, ayetleri yalanlayanların ise tufanla karşılaştığı anlatılmıştı.

  1. ayetle birlikte yeni bir peygamber kıssasına geçilir:
Hz. Hûd ve Âd kavmi.

Ayet şöyle bildirir:

“Âd kavmine de kardeşleri Hûd’u gönderdik. O, ‘Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka hiçbir ilahınız yoktur. Hâlâ sakınmayacak mısınız?’ dedi.”

Dikkat edilirse Hz. Hûd’un mesajı, Hz. Nûh’un mesajıyla aynı temel noktadan başlar:

“Allah’a kulluk edin.”

Bu tekrar tesadüf değildir.

Kur’an peygamberlerin farklı zamanlarda, farklı toplumlarda yaşamalarına rağmen:

aynı tevhid çağrısını

getirdiklerini gösterir.

İnsanlık değişir.

Şehirler değişir.

Güçler değişir.

Medeniyetler yükselir ve çöker.

Ama insanın en temel sorusu değişmez:

Kime kulluk edeceksin?

1️⃣ Âd Kavmi Kimdir ❓​

Âd kavmi Kur’an’da:

Hz. Hûd’un gönderildiği toplum

olarak anlatılır.

Güçlü,

yapılı,

medeniyet bakımından gelişmiş

bir topluluk olduklarına işaret edilir.

Kur’an’ın başka ayetlerinde onların:

bedensel güçleri,

yapıları,

kibirleri

üzerinde durulur.

Ancak temel problem:

güçlü olmaları değil,

güçlerini Allah’a karşı kibir sebebi hâline getirmeleridir.

2️⃣ Hz. Hûd Kimdir ❓​

Hz. Hûd:

Kur’an’da adı geçen peygamberlerden biridir.

Âd kavmine gönderilmiştir.

Onlara:

Allah’a kulluk etmelerini,

şirkten vazgeçmelerini,

takvâ sahibi olmalarını

öğütlemiştir.

Onun görevi de diğer peygamberler gibi:

tebliğ, uyarı ve nasihattir.

3️⃣ Neden “Kardeşleri Hûd” Deniliyor ❓​

Ayet:

“Âd’a kardeşleri Hûd’u gönderdik.”

der.

Buradaki kardeşlik:

aynı inancı paylaşmak anlamından ziyade,

aynı kavme mensup olmak,

onların içinden biri olmak

anlamında anlaşılır.

Yani Hûd:

onlara yabancı değildir.

Dillerini,

hayatlarını,

alışkanlıklarını

bilmektedir.

Bu da tebliğin:

toplumun kendi içinden gelen bir çağrı

olduğunu gösterir.

4️⃣ Peygamberlerin Kendi Kavimlerinden Olması Neden Önemlidir ❓​

Çünkü insanlar:

onu tanır.

Geçmişini bilir.

Nasıl yaşadığını görür.

Söylediği şeylerle:

hayatı arasında uyum olup olmadığını

değerlendirebilir.

Bu durum peygamberin:

sadece sözle değil,

hayatıyla da örnek olmasını

mümkün kılar.

5️⃣ Hz. Hûd’un İlk Sözü Neden “Allah’a Kulluk Edin” Oluyor ❓​

Çünkü peygamberlik mesajının merkezi:

tevhiddir.

İnsan:

ahlaklı olabilir,

güçlü olabilir,

medeniyet kurabilir,

zengin olabilir.

Ama hayatının merkezine:

Allah dışında başka mutlaklar

koyuyorsa,

Kur’an açısından temel sorun devam eder.

Bu yüzden ilk çağrı:

kulluğun yönünü düzeltmektir.

6️⃣ “Sizin O’ndan Başka İlahınız Yoktur” Ne Anlama Gelir ❓​

Bu ifade:

Allah dışında:

mutlak ibadet,

mutlak teslimiyet,

mutlak ilahlık

hakkına sahip hiçbir varlığın bulunmadığını

bildirir.

İnsan:

başka şeyleri sevebilir,

saygı duyabilir,

itaat edebilir.

Ama bunların hiçbiri:

Allah’ın yerine konulamaz.

7️⃣ Tevhid Sadece Putları Reddetmek midir ❓​

Hayır.

Tevhid:

yalnız taş veya heykel biçimindeki putları reddetmek değildir.

İnsan:

gücü,

parayı,

makamı,

kendisini,

bir lideri

mutlaklaştırabilir.

Bir şey uğruna:

ahlakını,

vicdanını,

Allah’a karşı sorumluluğunu

feda ediyorsa,

o şey hayatında:

olması gerekenden fazla yer kaplıyor

olabilir.

8️⃣ Âd Kavminin Gücü Neden Önemli Bir Ayrıntıdır ❓​

Çünkü güç:

insana büyük bir güven duygusu verebilir.

İnsan:

“Bize kim zarar verebilir?”

diye düşünebilir.

Bedensel güç,

askeri güç,

ekonomik güç,

mimari güç

zamanla:

yenilmezlik duygusuna

dönüşebilir.

Kur’an ise güç ile:

sonsuzluk arasında hiçbir zorunlu bağ olmadığını

hatırlatır.

9️⃣ Güçlü Olmak Neden Kötü Değildir ❓​

Güç:

kendi başına kötü değildir.

İnsan:

bilgili,

zengin,

etkili,

güçlü

olabilir.

Asıl soru:

bu gücü nasıl kullandığıdır.

Güç:

adalet için kullanılabilir.

Ya da:

zulüm için.

Bu nedenle sorun:

gücün kendisi değil, gücün ahlaktan kopmasıdır.

🔟 “Hâlâ Sakınmayacak mısınız?” Ne Demektir ❓​

Burada yine:

takvâ

kavramı öne çıkar.

Hz. Hûd kavmine:

yalnız:

“İnanın.”

demiyor.

Aynı zamanda:

“Sorumluluk bilinci taşımayacak mısınız?”

diye soruyor.

Takvâ:

Allah’a karşı:

dikkatli,

sorumlu,

bilinçli

yaşamaktır.

1️⃣1️⃣ Neden Soru Şeklinde “Sakınmayacak mısınız?” Deniliyor ❓​

Soru:

insanı düşünmeye zorlar.

Emir:

“Sakının.”

diyebilirdi.

Ama soru:

“Hâlâ sakınmayacak mısınız?”

şeklinde gelir.

Bu ifade:

insanın vicdanına yönelir.

Adeta:

“Bütün bunlardan sonra hâlâ düşünmeyecek misiniz?”

denir.

1️⃣2️⃣ Takvâ Korkudan mı İbarettir ❓​

Hayır.

Takvâ:

yalnız korku değildir.

İçinde:

saygı,

bilinç,

sorumluluk,

sakınma

vardır.

İnsan:

Allah’ın kendisini gördüğü bilinciyle:

daha dikkatli yaşar.

Yani takvâ:

hayatı bilinçsizce yaşamamaktır.

1️⃣3️⃣ Hz. Hûd’un Mesajı ile Hz. Nûh’un Mesajı Neden Bu Kadar Benzer ❓​

Çünkü peygamberlerin temel mesajı:

aynıdır.

Nûh:

“Allah’a kulluk edin.”

demişti.

Hûd da:

“Allah’a kulluk edin.”

diyor.

Farklı toplumlar,

farklı dönemler,

farklı problemler

olabilir.

Ama insanın Allah ile ilişkisindeki temel ölçü:

değişmez.

1️⃣4️⃣ Bu Tekrar Kur’an’da Neden Yapılıyor ❓​

Çünkü insanın problemi de:

tekrar eder.

Bir toplum:

güce tapar.

Başka bir toplum:

servete.

Bir başkası:

geleneklerine.

Biçimler değişir.

Ama insanın:

Allah’tan başka şeyleri mutlaklaştırma eğilimi

devam edebilir.

Kur’an da bu nedenle:

aynı temel hakikati farklı kıssalar üzerinden yeniden hatırlatır.

1️⃣5️⃣ Medeniyet İnsanı Manevi Olarak Üstün Yapar mı ❓​

Hayır.

Bir toplum:

büyük yapılar kurabilir.

Teknolojide ilerleyebilir.

Zenginleşebilir.

Askeri olarak güçlü olabilir.

Ama bunlar:

ahlaki üstünlüğü

otomatik olarak getirmez.

Medeniyetin teknik gelişmişliği ile:

insanın vicdan gelişmişliği aynı şey değildir.

1️⃣6️⃣ İnsan Başarılı Oldukça Neden Allah’ı Unutabilir ❓​

Çünkü başarı:

insana:

“Her şeyi ben yaptım.”

duygusu verebilir.

Bir süre sonra:

şükür azalabilir,

kibir artabilir.

İnsan:

yardıma muhtaç olduğunu

unutabilir.

Âd kıssasının güçlü mesajlarından biri:

gücün insana bağımsızlık yanılsaması verebilmesidir.

1️⃣7️⃣ Başarı Karşısında Sağlıklı Tavır Ne Olmalıdır ❓​

Kur’an’ın genel yaklaşımına göre:

başarı:

şükürle karşılanmalıdır.

İnsan:

çalışmasının karşılığını alabilir.

Bununla gurur duyabilir.

Ama:

“Her şey yalnız benim eserim.”

demek yerine,

sahip olduğu:

zekânın,

sağlığın,

fırsatların,

zamanın

da nimet olduğunu hatırlamalıdır.

Bu:

başarıyı küçültmez.

Kibri sınırlar.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 64. ve 65. Ayetler Arasında Nasıl Bir Bağ Vardır ❓​

  1. ayette:
Hz. Nûh kıssasının sonucu anlatılmıştı.

İman edenler:

kurtarılmış,

yalanlayanlar:

tufanla karşılaşmıştı.

  1. ayette ise:
tarih ilerler

ve Âd kavmine geçilir.

Bu çok önemli bir mesaj taşır:

Bir toplumun yaşadığı felaket:

sonraki toplumların aynı hatayı yapmasını

otomatik olarak engellemez.

İnsanlık:

geçmişi bilse bile aynı kibri yeniden üretebilir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 65. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 65. ayet Hz. Nûh kıssasından sonra:

Hz. Hûd ve Âd kavmi dönemine

geçiş yapar.

Ama peygamber değişse de:

mesaj değişmez:

“Allah’a kulluk edin.”

Ardından:

“Sizin O’ndan başka ilahınız yoktur.”

denir.

Ve sonra:

“Hâlâ sakınmayacak mısınız?”

sorusu gelir.

Bu üç cümle aslında insan hayatının temel yönünü belirler.

Kime kulluk ediyorum?

Neyi mutlaklaştırıyorum?

Hayatımı sorumluluk bilinciyle mi yaşıyorum?


Âd kavmi güçlü bir toplumdur.

İşte tam bu noktada kıssa daha da anlamlı hâle gelir.

Çünkü insan çoğu zaman:

zayıfken Allah’a ihtiyaç duyduğunu

kolay fark eder.

Ama güçlendiğinde:

kendisini yeterli sanabilir.

Parası artar.

İmkânları artar.

Teknolojisi gelişir.

Ordusu güçlenir.

Şehirleri büyür.

Sonra insanın zihnine şu düşünce yerleşebilir:

“Artık kimse bize bir şey yapamaz.”

İşte Kur’an:

tam bu noktada Hûd’un sesini duyurur:

“Hâlâ sakınmayacak mısınız?”

Çünkü güç:

emanettir.

Servet:

emanettir.

Medeniyet:

emanettir.

İnsanın sahip olduğu hiçbir şey:

onu mutlak ve dokunulmaz

hâle getirmez.

Ayetin bugünkü insana verdiği ders de son derece açıktır:

Modern olmak:

yanılmaz olmak değildir.

Güçlü olmak:

haklı olmak değildir.

Zengin olmak:

Allah’a ihtiyaç duymamak değildir.

Başarılı olmak:

ahlaki hesabın dışında kalmak değildir.

İnsan ne kadar büyürse büyüsün:

yaratılmış olmaktan çıkmaz.

Belki de A‘râf 65’in bize yönelttiği en güçlü soru şudur:

Sahip olduğumuz güç bizi daha şükredici ve sorumlu mu yapıyor, yoksa kendimizi kimseye muhtaç değilmiş gibi görmeye mi başlıyoruz?

Çünkü insanın gerçek büyüklüğü:

ne kadar güçlü olduğunda değil;

gücü eline geçtiğinde ne kadar insan kalabildiğinde ortaya çıkar.


“Güç insanı büyütmez; gücü taşıma biçimi büyütür. İnsan sahip oldukları arttıkça Allah’a ihtiyacının azaldığını sanıyorsa zenginleşirken fakirleşiyor olabilir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt