A‘râf Suresi 54. Ayette “Şüphesiz Rabbiniz, Gökleri ve Yeri Altı Günde Yaratan, Sonra Arş’a İstivâ Eden Allah’tır” İfadesi Ne Anlama Gelir
“Kâinata bakmak yalnız büyüklüğü görmek değildir; düzenin arkasındaki kudreti, zamanın arkasındaki hikmeti ve insanın bu sonsuzluk içindeki yerini fark etmektir.”
Ersan Karavelioğlu
A‘râf Suresi'nin 53. ayetinde insanların, hakikat bütün açıklığıyla karşılarına çıktığında:
“Keşke dünyaya geri döndürülsek de farklı davranışlarda bulunsak.”
diyecekleri anlatılmıştı.
- ayette ise bakış bir anda:
kâinatın yaratılışına
çevrilir.
Ayet şöyle bildirir:
“Şüphesiz Rabbiniz; gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra Arş’a istivâ eden Allah’tır. Geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze bürür. Güneşi, ayı ve yıldızları emrine boyun eğmiş olarak yaratmıştır. Bilin ki yaratmak da emretmek de yalnız O’na aittir. Âlemlerin Rabbi Allah ne yücedir.”
Bu ayet:
yaratılışı,
kâinattaki düzeni,
Allah’ın hâkimiyetini
ve insanın Rabbini tanımasını
aynı çerçevede ele alır.
Ve sonunda son derece güçlü bir ilke verir:
“Yaratmak da emretmek de O’na aittir.”
“Şüphesiz Rabbiniz Allah’tır” İfadesi Neden Böyle Başlıyor
Ayet doğrudan:Rab
kavramını öne çıkarır.
Rab:
yaratan,
terbiye eden,
idare eden,
sahip olan,
varlığını sürdüren
anlamlarını taşır.
Yani Allah yalnızca:
evreni bir kez yaratıp bırakan
bir varlık olarak anlatılmaz.
Aynı zamanda:
yarattığını yöneten ve düzenleyen Rab
olarak tanıtılır.
“Gökleri ve Yeri Yaratan” İfadesi Ne Anlama Gelir
Kur’an’da:gökler ve yer
ifadesi çoğu zaman bütün kâinatı anlatan kapsamlı bir ifadedir.
İnsanın gördüğü:
gökyüzü,
yeryüzü,
yıldızlar,
gezegenler,
galaksiler
ve bütün varlık düzeni
Allah’ın yaratmasıyla ilişkilendirilir.
Bu ifade insana:
evrenin rastgele ve sahipsiz olmadığı
mesajını verir.
“Altı Günde Yarattı” Ne Demektir
Ayet yaratılışın:altı günde
gerçekleştiğini bildirir.
Buradaki Arapça “yevm” kelimesi:
gün
anlamına gelebileceği gibi,
bağlama göre:
bir dönem,
bir evre,
bir zaman dilimi
anlamında da kullanılabilir.
Bu nedenle bu altı “gün”ün:
bugünkü 24 saatlik dünya günleriyle birebir aynı olduğunu kesin biçimde söylemek zorunlu değildir.
Dünya Henüz Yoksa Bu “Günler” Nasıl Anlaşılmalıdır
Bu önemli bir sorudur.24 saatlik gün:
Dünya’nın kendi ekseni etrafındaki dönüşüyle
ilişkilidir.
Oysa ayet:
göklerin ve yerin yaratılışından
söz etmektedir.
Bu nedenle birçok yorumcu buradaki “günleri”:
yaratılışın aşamaları veya dönemleri
şeklinde anlamanın mümkün olduğunu belirtmiştir.
Kur’an burada:
bu dönemlerin bilimsel süresini
ayrıntılı biçimde açıklamaz.
Allah Her Şeye Gücü Yetiyorsa Neden Altı Günde Yarattı
Allah’ın kudreti açısından:bir şeyi yaratmak için uzun zamana ihtiyaç duyduğu
sonucu çıkarılamaz.
Kur’an başka ayetlerde Allah’ın:
“Ol” demesiyle oluşu
anlatır.
Altı aşamalı yaratılış ise:
yaratmanın:
ölçülü,
düzenli,
hikmetli
bir süreç içinde gerçekleştiğini
düşündürebilir.
Yani mesele:
güç yetirememe değil, düzenli yaratmadır.
Bu Ayet Modern Bilimle Çelişir mi
Ayet:evrenin fiziksel oluşumunun bütün bilimsel ayrıntılarını açıklamayı amaçlamaz.
Kur’an:
bir astronomi veya kozmoloji ders kitabı değildir.
Bilim:
evrenin fiziksel süreçlerini,
yaşını,
maddenin gelişimini
araştırır.
Ayet ise temel olarak:
“Bu varlığın Rabbi ve yaratıcısı kimdir?”
sorusuna cevap verir.
Bu nedenle bilimsel açıklama ile teolojik açıklama:
her zaman aynı soruya cevap vermek zorunda değildir.
“Sonra Arş’a İstivâ Etti” Ne Demektir
Bu ifade İslam düşüncesinde en çok dikkatle ele alınan ifadelerden biridir.İstivâ kelimesi:
yönelmek,
yerleşmek,
üstün olmak,
hâkimiyet kurmak
gibi anlam alanlarına sahiptir.
Kur’an Allah’ı:
yaratılmışlara benzetmez.
Bu nedenle Allah’ın Arş’a istivâsını:
insanın bir koltuğa oturması gibi fiziksel bir oturuş
şeklinde düşünmek doğru değildir.
Arş Nedir
Arş Kur’an’da:Allah’ın hükümranlığı ve yüceliğiyle ilişkili
çok büyük bir yaratılmış varlık olarak zikredilir.
Fakat Arş’ın:
tam olarak nasıl olduğu,
fiziksel mahiyeti,
ölçüsü
gibi ayrıntıları hakkında kesin bilgiye sahip değiliz.
Gayba ait bu konularda:
Kur’an’ın verdiği sınır içinde kalmak
daha sağlıklı bir yaklaşımdır.
“İstivâ” Konusunda Neden Farklı Yorumlar Var
Çünkü burada:Allah’ın zatı ve sıfatlarıyla ilgili
çok hassas bir konu vardır.
Bazı İslam âlimleri:
ifadeyi olduğu gibi kabul etmiş,
“Nasıl olduğunu Allah bilir.”
demiştir.
Bazıları ise:
Allah’ın yaratılmışlara benzememesi ilkesini esas alarak bunu:
hâkimiyet ve tasarruf
anlamında açıklamıştır.
Ortak temel nokta şudur:
Allah yaratılmışlara benzemez.
“Geceyi Gündüze Bürür” Ne Demektir
Ayet gece ile gündüzün:birbirini sürekli takip etmesini
çok güzel bir ifadeyle anlatır.
Gece:
gündüzü örter.
Ardından gündüz:
gecenin yerini alır.
Bu döngü:
düzenli,
kesintisiz,
ölçülü
biçimde devam eder.
İnsan her gün bunu yaşadığı için:
ne kadar olağanüstü olduğunu unutabilir.

Gece ve Gündüzün Düzeni Neden Bir Ayet Olarak Görülür
Çünkü hayat:bu ritme bağlıdır.
Uyku,
uyanıklık,
iklim,
bitkilerin yaşamı,
hayvanların davranışları
gibi birçok süreç:
ışık ve karanlık döngüsüyle ilişkilidir.
Kur’an insana:
sıradan gördüğü doğa olaylarına yeniden bakmasını
öğretir.
Bazen mucize:
alıştığımız için fark etmediğimiz:
düzenin kendisidir.

“Güneş, Ay ve Yıldızlar Emrine Boyun Eğmiştir” Ne Demektir
Bu ifade onların:Allah’ın koyduğu düzene göre
hareket ettiklerini anlatır.
Güneş:
keyfine göre davranmaz.
Ay:
rastgele hareket etmez.
Göksel sistemler:
belirli fiziksel düzenler içinde
varlıklarını sürdürür.
Kur’an bunu:
Allah’ın emrine bağlılık
diliyle ifade eder.

Doğa Yasaları ile Allah’ın Emri Arasında Nasıl Bir Bağ Kurulabilir
Bilim doğadaki:düzenleri,
yasaları,
ilişkileri
tanımlar.
Kur’an ise bu düzenin:
Allah’ın yaratması ve hükmü altında
olduğunu söyler.
Bu açıdan:
yerçekimi,
yörüngeler,
enerji ilişkileri
gibi fiziksel düzenleri incelemek:
yaratılıştaki düzeni anlamanın
bir yolu olabilir.

“Yaratmak da Emretmek de O’na Aittir” Ne Demektir
Bu ayetin en temel cümlelerinden biridir.“Elâ lehü’l-halku ve’l-emr.”
Yani:
yaratmak Allah’a aittir.
Hüküm ve nihai emir de:
Allah’a aittir.
Bu ifade Allah’ın:
yalnızca yaratıcı değil,
aynı zamanda:
varlık üzerindeki nihai otorite
olduğunu bildirir.

Yaratmak ile Emretmenin Birlikte Anılması Neden Önemlidir
Çünkü bir şeyi yaratan:onun yapısını,
amacını,
ihtiyaçlarını
en iyi bilendir.
Ayet bu nedenle:
yaratılış ile rehberliği
birbirinden ayırmaz.
Allah:
insanı yaratır.
Sonra:
nasıl yaşaması gerektiğine ilişkin rehberlik de verir.
Bu bağlamda ahlak ve vahiy:
yaratılıştan bağımsız değildir.

İnsan Kâinata Bakarak Allah’ı Tanıyabilir mi
Kur’an sürekli olarak insanı:göklere,
yeryüzüne,
geceye,
gündüze,
güneşe,
aya
bakmaya çağırır.
Ama amaç yalnızca:
“Ne kadar güzel.”
demek değildir.
Daha derin soru şudur:
Bu düzen bize ne anlatıyor?
Kur’an’a göre kâinat:
Allah’ın kudretine,
hikmetine
ve yaratmasına
işaret eder.

“Âlemlerin Rabbi Allah Ne Yücedir” Ne Anlama Gelir
Ayetin sonunda:“Tebârekallahu Rabbü’l-âlemîn.”
ifadesi gelir.
Bu:
Allah’ın:
bereketinin,
yüceliğinin,
kudretinin
sonsuzluğunu ifade eder.
“Âlemlerin Rabbi” denilmesi ise:
Allah’ın yalnız:
bir kavmin,
bir bölgenin,
bir gezegenin
Rabbi olmadığını;
bütün varlığın Rabbi
olduğunu vurgular.

A‘râf Suresi 53. ve 54. Ayetler Arasında Nasıl Bir Bağ Vardır
- ayette insanlar:
“Rabbimizin elçileri gerçekten doğru söylemişti.”
demişlerdi.
- ayette ise o Rabbin:
çok güçlü biçimde tanıtılır.
O:
gökleri ve yeri yaratan,
geceyi gündüze bürüyen,
güneşi,
ayı,
yıldızları
düzenleyen Allah’tır.
Yani 53. ayette:
hesabın Rabbi,
- ayette:
anlatılır.
İkisi de aynı Allah’tır.

Sonuç: A‘râf Suresi 54. Ayet Bize Ne Öğretiyor
A‘râf Suresi 54. ayet insanı:başını kaldırıp kâinata bakmaya
çağıran büyük ayetlerden biridir.
Gökyüzüne bak.
Güneşi düşün.
Ayın düzenini düşün.
Gece ile gündüzün:
milyonlarca yıldır süren ritmini düşün.
Sonra kendine sor:
Bu büyük düzen içinde ben kimim?
İnsan:
kendi sorunlarıyla,
işleriyle,
parasını kazanmakla,
günlük tartışmalarıyla
öylesine meşgul olabilir ki:
üzerinde yaşadığı gezegenin bile:
devasa bir kozmik düzen içinde
hareket ettiğini unutabilir.
Ayet insana:
ölçeğini yeniden hatırlatır.
Biz büyüğüz sandığımız şeylerle uğraşırken:
Dünya dönmektedir.
Ay hareket etmektedir.
Güneş kendi düzeninde devam etmektedir.
Gece gündüzü,
gündüz geceyi
takip etmektedir.
Ve Kur’an bütün bunların arkasında:
tek bir Rabbin hükümranlığını
gösterir.
Ardından çok güçlü bir cümle gelir:
“Yaratmak da emretmek de O’na aittir.”
Yani Allah:
yalnız kâinatın başlangıcının sebebi değildir.
Aynı zamanda:
varlığın düzeninin,
ahlaki rehberliğin,
nihai hükmün
sahibidir.
Belki de A‘râf 54’ün insana yönelttiği en güçlü soru şudur:
Böylesine büyük bir evrenin içinde yaşarken, kendimizi gerçekten her şeyin merkezi sanabilir miyiz?
İnsan gökyüzüne yeterince uzun baktığında:
kibrinin ne kadar küçük,
hayatının ne kadar değerli
olduğunu aynı anda hissedebilir.
Çünkü küçüklüğümüz:
değersizliğimiz anlamına gelmez.
Tam tersine:
böylesine büyük bir kâinatı yaratan Allah’ın:
insana hitap etmesi, ona yol göstermesi ve onu sorumlu kabul etmesi
insanın ne kadar anlamlı bir varlık olduğunu gösterir.
“Gökyüzü insanı küçültmez; ona ölçüsünü öğretir. Milyarlarca yıldızın altında kibir anlamsızlaşır, fakat sorumluluk büyür: Çünkü o sonsuz düzenin Rabbi, insana da nasıl yaşayacağını soracak kadar değer vermiştir.”
Ersan Karavelioğlu