📖 A‘râf Suresi 54. Ayette “Şüphesiz Rabbiniz, Gökleri ve Yeri Altı Günde Yaratan, Sonra Arş’a İstivâ Eden Allah’tır” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,674
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 54. Ayette “Şüphesiz Rabbiniz, Gökleri ve Yeri Altı Günde Yaratan, Sonra Arş’a İstivâ Eden Allah’tır” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“Kâinata bakmak yalnız büyüklüğü görmek değildir; düzenin arkasındaki kudreti, zamanın arkasındaki hikmeti ve insanın bu sonsuzluk içindeki yerini fark etmektir.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 53. ayetinde insanların, hakikat bütün açıklığıyla karşılarına çıktığında:

“Keşke dünyaya geri döndürülsek de farklı davranışlarda bulunsak.”

diyecekleri anlatılmıştı.

  1. ayette ise bakış bir anda:
insanın pişmanlığından

kâinatın yaratılışına

çevrilir.

Ayet şöyle bildirir:

“Şüphesiz Rabbiniz; gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra Arş’a istivâ eden Allah’tır. Geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze bürür. Güneşi, ayı ve yıldızları emrine boyun eğmiş olarak yaratmıştır. Bilin ki yaratmak da emretmek de yalnız O’na aittir. Âlemlerin Rabbi Allah ne yücedir.”

Bu ayet:

yaratılışı,

kâinattaki düzeni,

Allah’ın hâkimiyetini

ve insanın Rabbini tanımasını

aynı çerçevede ele alır.

Ve sonunda son derece güçlü bir ilke verir:

“Yaratmak da emretmek de O’na aittir.”

1️⃣ “Şüphesiz Rabbiniz Allah’tır” İfadesi Neden Böyle Başlıyor ❓​

Ayet doğrudan:

Rab

kavramını öne çıkarır.

Rab:

yaratan,

terbiye eden,

idare eden,

sahip olan,

varlığını sürdüren

anlamlarını taşır.

Yani Allah yalnızca:

evreni bir kez yaratıp bırakan

bir varlık olarak anlatılmaz.

Aynı zamanda:

yarattığını yöneten ve düzenleyen Rab

olarak tanıtılır.

2️⃣ “Gökleri ve Yeri Yaratan” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

Kur’an’da:

gökler ve yer

ifadesi çoğu zaman bütün kâinatı anlatan kapsamlı bir ifadedir.

İnsanın gördüğü:

gökyüzü,

yeryüzü,

yıldızlar,

gezegenler,

galaksiler

ve bütün varlık düzeni

Allah’ın yaratmasıyla ilişkilendirilir.

Bu ifade insana:

evrenin rastgele ve sahipsiz olmadığı

mesajını verir.

3️⃣ “Altı Günde Yarattı” Ne Demektir ❓​

Ayet yaratılışın:

altı günde

gerçekleştiğini bildirir.

Buradaki Arapça “yevm” kelimesi:

gün

anlamına gelebileceği gibi,

bağlama göre:

bir dönem,

bir evre,

bir zaman dilimi

anlamında da kullanılabilir.

Bu nedenle bu altı “gün”ün:

bugünkü 24 saatlik dünya günleriyle birebir aynı olduğunu kesin biçimde söylemek zorunlu değildir.

4️⃣ Dünya Henüz Yoksa Bu “Günler” Nasıl Anlaşılmalıdır ❓​

Bu önemli bir sorudur.

24 saatlik gün:

Dünya’nın kendi ekseni etrafındaki dönüşüyle

ilişkilidir.

Oysa ayet:

göklerin ve yerin yaratılışından

söz etmektedir.

Bu nedenle birçok yorumcu buradaki “günleri”:

yaratılışın aşamaları veya dönemleri

şeklinde anlamanın mümkün olduğunu belirtmiştir.

Kur’an burada:

bu dönemlerin bilimsel süresini

ayrıntılı biçimde açıklamaz.

5️⃣ Allah Her Şeye Gücü Yetiyorsa Neden Altı Günde Yarattı ❓​

Allah’ın kudreti açısından:

bir şeyi yaratmak için uzun zamana ihtiyaç duyduğu

sonucu çıkarılamaz.

Kur’an başka ayetlerde Allah’ın:

“Ol” demesiyle oluşu

anlatır.

Altı aşamalı yaratılış ise:

yaratmanın:

ölçülü,

düzenli,

hikmetli

bir süreç içinde gerçekleştiğini

düşündürebilir.

Yani mesele:

güç yetirememe değil, düzenli yaratmadır.

6️⃣ Bu Ayet Modern Bilimle Çelişir mi ❓​

Ayet:

evrenin fiziksel oluşumunun bütün bilimsel ayrıntılarını açıklamayı amaçlamaz.

Kur’an:

bir astronomi veya kozmoloji ders kitabı değildir.

Bilim:

evrenin fiziksel süreçlerini,

yaşını,

maddenin gelişimini

araştırır.

Ayet ise temel olarak:

“Bu varlığın Rabbi ve yaratıcısı kimdir?”

sorusuna cevap verir.

Bu nedenle bilimsel açıklama ile teolojik açıklama:

her zaman aynı soruya cevap vermek zorunda değildir.

7️⃣ “Sonra Arş’a İstivâ Etti” Ne Demektir ❓​

Bu ifade İslam düşüncesinde en çok dikkatle ele alınan ifadelerden biridir.

İstivâ kelimesi:

yönelmek,

yerleşmek,

üstün olmak,

hâkimiyet kurmak

gibi anlam alanlarına sahiptir.

Kur’an Allah’ı:

yaratılmışlara benzetmez.

Bu nedenle Allah’ın Arş’a istivâsını:

insanın bir koltuğa oturması gibi fiziksel bir oturuş

şeklinde düşünmek doğru değildir.

8️⃣ Arş Nedir ❓​

Arş Kur’an’da:

Allah’ın hükümranlığı ve yüceliğiyle ilişkili

çok büyük bir yaratılmış varlık olarak zikredilir.

Fakat Arş’ın:

tam olarak nasıl olduğu,

fiziksel mahiyeti,

ölçüsü

gibi ayrıntıları hakkında kesin bilgiye sahip değiliz.

Gayba ait bu konularda:

Kur’an’ın verdiği sınır içinde kalmak

daha sağlıklı bir yaklaşımdır.

9️⃣ “İstivâ” Konusunda Neden Farklı Yorumlar Var ❓​

Çünkü burada:

Allah’ın zatı ve sıfatlarıyla ilgili

çok hassas bir konu vardır.

Bazı İslam âlimleri:

ifadeyi olduğu gibi kabul etmiş,

“Nasıl olduğunu Allah bilir.”

demiştir.

Bazıları ise:

Allah’ın yaratılmışlara benzememesi ilkesini esas alarak bunu:

hâkimiyet ve tasarruf

anlamında açıklamıştır.

Ortak temel nokta şudur:

Allah yaratılmışlara benzemez.

🔟 “Geceyi Gündüze Bürür” Ne Demektir ❓​

Ayet gece ile gündüzün:

birbirini sürekli takip etmesini

çok güzel bir ifadeyle anlatır.

Gece:

gündüzü örter.

Ardından gündüz:

gecenin yerini alır.

Bu döngü:

düzenli,

kesintisiz,

ölçülü

biçimde devam eder.

İnsan her gün bunu yaşadığı için:

ne kadar olağanüstü olduğunu unutabilir.

1️⃣1️⃣ Gece ve Gündüzün Düzeni Neden Bir Ayet Olarak Görülür ❓​

Çünkü hayat:

bu ritme bağlıdır.

Uyku,

uyanıklık,

iklim,

bitkilerin yaşamı,

hayvanların davranışları

gibi birçok süreç:

ışık ve karanlık döngüsüyle ilişkilidir.

Kur’an insana:

sıradan gördüğü doğa olaylarına yeniden bakmasını

öğretir.

Bazen mucize:

alıştığımız için fark etmediğimiz:

düzenin kendisidir.

1️⃣2️⃣ “Güneş, Ay ve Yıldızlar Emrine Boyun Eğmiştir” Ne Demektir ❓​

Bu ifade onların:

Allah’ın koyduğu düzene göre

hareket ettiklerini anlatır.

Güneş:

keyfine göre davranmaz.

Ay:

rastgele hareket etmez.

Göksel sistemler:

belirli fiziksel düzenler içinde

varlıklarını sürdürür.

Kur’an bunu:

Allah’ın emrine bağlılık

diliyle ifade eder.

1️⃣3️⃣ Doğa Yasaları ile Allah’ın Emri Arasında Nasıl Bir Bağ Kurulabilir ❓​

Bilim doğadaki:

düzenleri,

yasaları,

ilişkileri

tanımlar.

Kur’an ise bu düzenin:

Allah’ın yaratması ve hükmü altında

olduğunu söyler.

Bu açıdan:

yerçekimi,

yörüngeler,

enerji ilişkileri

gibi fiziksel düzenleri incelemek:

yaratılıştaki düzeni anlamanın

bir yolu olabilir.

1️⃣4️⃣ “Yaratmak da Emretmek de O’na Aittir” Ne Demektir ❓​

Bu ayetin en temel cümlelerinden biridir.

“Elâ lehü’l-halku ve’l-emr.”

Yani:

yaratmak Allah’a aittir.

Hüküm ve nihai emir de:

Allah’a aittir.

Bu ifade Allah’ın:

yalnızca yaratıcı değil,

aynı zamanda:

varlık üzerindeki nihai otorite

olduğunu bildirir.

1️⃣5️⃣ Yaratmak ile Emretmenin Birlikte Anılması Neden Önemlidir ❓​

Çünkü bir şeyi yaratan:

onun yapısını,

amacını,

ihtiyaçlarını

en iyi bilendir.

Ayet bu nedenle:

yaratılış ile rehberliği

birbirinden ayırmaz.

Allah:

insanı yaratır.

Sonra:

nasıl yaşaması gerektiğine ilişkin rehberlik de verir.

Bu bağlamda ahlak ve vahiy:

yaratılıştan bağımsız değildir.

1️⃣6️⃣ İnsan Kâinata Bakarak Allah’ı Tanıyabilir mi ❓​

Kur’an sürekli olarak insanı:

göklere,

yeryüzüne,

geceye,

gündüze,

güneşe,

aya

bakmaya çağırır.

Ama amaç yalnızca:

“Ne kadar güzel.”

demek değildir.

Daha derin soru şudur:

Bu düzen bize ne anlatıyor?

Kur’an’a göre kâinat:

Allah’ın kudretine,

hikmetine

ve yaratmasına

işaret eder.

1️⃣7️⃣ “Âlemlerin Rabbi Allah Ne Yücedir” Ne Anlama Gelir ❓​

Ayetin sonunda:

“Tebârekallahu Rabbü’l-âlemîn.”

ifadesi gelir.

Bu:

Allah’ın:

bereketinin,

yüceliğinin,

kudretinin

sonsuzluğunu ifade eder.

“Âlemlerin Rabbi” denilmesi ise:

Allah’ın yalnız:

bir kavmin,

bir bölgenin,

bir gezegenin

Rabbi olmadığını;

bütün varlığın Rabbi

olduğunu vurgular.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 53. ve 54. Ayetler Arasında Nasıl Bir Bağ Vardır ❓​

  1. ayette insanlar:
hakikatin gerçekleştiğini görünce:

“Rabbimizin elçileri gerçekten doğru söylemişti.”

demişlerdi.

  1. ayette ise o Rabbin:
kim olduğu

çok güçlü biçimde tanıtılır.

O:

gökleri ve yeri yaratan,

geceyi gündüze bürüyen,

güneşi,

ayı,

yıldızları

düzenleyen Allah’tır.

Yani 53. ayette:

hesabın Rabbi,

  1. ayette:
kâinatın Rabbi

anlatılır.

İkisi de aynı Allah’tır.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 54. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 54. ayet insanı:

başını kaldırıp kâinata bakmaya

çağıran büyük ayetlerden biridir.

Gökyüzüne bak.

Güneşi düşün.

Ayın düzenini düşün.

Gece ile gündüzün:

milyonlarca yıldır süren ritmini düşün.

Sonra kendine sor:

Bu büyük düzen içinde ben kimim?

İnsan:

kendi sorunlarıyla,

işleriyle,

parasını kazanmakla,

günlük tartışmalarıyla

öylesine meşgul olabilir ki:

üzerinde yaşadığı gezegenin bile:

devasa bir kozmik düzen içinde

hareket ettiğini unutabilir.

Ayet insana:

ölçeğini yeniden hatırlatır.

Biz büyüğüz sandığımız şeylerle uğraşırken:

Dünya dönmektedir.

Ay hareket etmektedir.

Güneş kendi düzeninde devam etmektedir.

Gece gündüzü,

gündüz geceyi

takip etmektedir.

Ve Kur’an bütün bunların arkasında:

tek bir Rabbin hükümranlığını

gösterir.

Ardından çok güçlü bir cümle gelir:

“Yaratmak da emretmek de O’na aittir.”

Yani Allah:

yalnız kâinatın başlangıcının sebebi değildir.

Aynı zamanda:

varlığın düzeninin,

ahlaki rehberliğin,

nihai hükmün

sahibidir.

Belki de A‘râf 54’ün insana yönelttiği en güçlü soru şudur:

Böylesine büyük bir evrenin içinde yaşarken, kendimizi gerçekten her şeyin merkezi sanabilir miyiz?

İnsan gökyüzüne yeterince uzun baktığında:

kibrinin ne kadar küçük,

hayatının ne kadar değerli

olduğunu aynı anda hissedebilir.

Çünkü küçüklüğümüz:

değersizliğimiz anlamına gelmez.

Tam tersine:

böylesine büyük bir kâinatı yaratan Allah’ın:

insana hitap etmesi, ona yol göstermesi ve onu sorumlu kabul etmesi

insanın ne kadar anlamlı bir varlık olduğunu gösterir.


“Gökyüzü insanı küçültmez; ona ölçüsünü öğretir. Milyarlarca yıldızın altında kibir anlamsızlaşır, fakat sorumluluk büyür: Çünkü o sonsuz düzenin Rabbi, insana da nasıl yaşayacağını soracak kadar değer vermiştir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt