📖 A‘râf Suresi 48. Ayette “A‘râf Ehli Simalarından Tanıdıkları Kimselere ‘Topluluğunuz ve Büyüklük Taslamanız Size Ne Fayda Sağladı’ Diye Seslenir”

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,666
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 48. Ayette “A‘râf Ehli Simalarından Tanıdıkları Kimselere ‘Topluluğunuz ve Büyüklük Taslamanız Size Ne Fayda Sağladı’ Diye Seslenir” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“İnsan dünyada kalabalığına, gücüne ve makamına güvenebilir; fakat bunların hiçbiri hakikatin yerine geçmez. Bir gün geriye yalnızca kim olduğumuz ve ne yaptığımız kalır.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 47. ayetinde A‘râf ehlinin cehennem tarafına baktıklarında:

“Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğuyla beraber kılma.”

diye dua ettikleri anlatılmıştı.

  1. ayette ise A‘râf ehli bu kez cehennem tarafındaki bazı kişilere doğrudan seslenir:
“A‘râf ehli, simalarından tanıdıkları birtakım adamlara seslenerek, ‘Topluluğunuz ve büyüklük taslamanız size hiçbir fayda sağlamadı’ derler.”

Bu kısa ayette iki büyük dünyevi güç sorgulanmaktadır:

kalabalık

ve

kibir.

İnsan dünyada:

çok taraftarı olduğu,

güçlü bir çevreye sahip bulunduğu,

serveti veya makamı olduğu

için kendisini güvende hissedebilir.

Fakat ayet ahirette bütün bu dayanakların karşısına tek bir soru koyar:

“Size ne fayda sağladı?”

1️⃣ A‘râf Ehli Kime Sesleniyor ❓​

Ayet:

A‘râf ehlinin bazı kişileri:

simalarından tanıdığını

bildirir.

Bunlar cehennem tarafında bulunan ve dünyada:

güç,

kalabalık,

kibir

ile öne çıkmış kişiler olarak anlaşılır.

Ayet onların isimlerini vermez.

Çünkü asıl mesele:

belirli kişiler değil,

temsil ettikleri insan tipidir.

2️⃣ “Simalarından Tanırlar” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

  1. ayette de A‘râf ehlinin insanları:
simalarından tanıdığı

bildirilmişti.

Ahirette insanların durumlarının:

yüzlerine,

hâllerine,

görünümlerine

yansıdığı anlaşılmaktadır.

Bu yüzden A‘râf ehli:

kimlerin hangi tarafta olduğunu

ayırt edebilir.

Bu:

dünyada insanların yüzlerinden karakter okuyabileceğimiz

anlamına gelmez.

Ayet:

ahiret sahnesini anlatmaktadır.

3️⃣ “Topluluğunuz Size Ne Fayda Sağladı?” Ne Demektir ❓​

Ayette geçen ifade:

insanın dünyadaki:

taraftarlarına,

çevresine,

kalabalığına,

gücüne

işaret eder.

Bir insan:

“Arkamda bu kadar kişi var.”

diye kendisini güçlü hissedebilir.

Fakat ahirette:

hiçbir kalabalık

kişinin hesabını onun yerine veremez.

Bu nedenle soru son derece sarsıcıdır:

“O kalabalık şimdi nerede?”

4️⃣ Kalabalık Olmak Haklı Olmak Anlamına Gelir mi ❓​

Hayır.

Bir düşünceyi:

milyonlarca insan

savunabilir.

Bu onun doğru olduğunu:

otomatik olarak kanıtlamaz.

Aynı şekilde azınlıkta olmak da:

otomatik olarak haklılık değildir.

Hakikat:

sayıyla ölçülmez.

Önemli olan:

delil,

adalet,

doğruluk

ve hakikattir.

5️⃣ İnsan Neden Kalabalıktan Güç Alır ❓​

Çünkü insan:

toplumsal bir varlıktır.

Bir grubun içinde olduğunda:

kendini daha güvende hissedebilir.

Başkalarının aynı şeyi yaptığını görmek:

kendi davranışını normalleştirebilir.

Böylece:

“Bu kadar insan yanlış olamaz.”

diye düşünebilir.

Oysa tarih:

çok büyük kalabalıkların da yanlışta birleşebildiğini

göstermiştir.

6️⃣ “Herkes Böyle Yapıyor” Sözü Neden Tehlikeli Olabilir ❓​

Çünkü bu söz:

ahlaki değerlendirmeyi

kalabalığın davranışına bırakır.

İnsan:

“Doğru mu?”

sorusunu sormak yerine:

“Yaygın mı?”

sorusuna bakmaya başlar.

Oysa yaygınlık:

bir davranışın:

doğru,

adil,

ahlaklı

olduğunu göstermez.

Ayetin mesajı:

kalabalığı vicdanın yerine koymamaktır.

7️⃣ Ayetteki İkinci Büyük Kavram Neden Kibirdir ❓​

Çünkü insanın:

kalabalığa sahip olması

ona üstünlük duygusu verebilir.

Çok taraftarı,

çok parası,

çok gücü

olan kişi:

“Ben diğerlerinden üstünüm.”

diye düşünebilir.

Ayet bu düşüncenin ahirette hiçbir değer taşımadığını gösterir.

Dünya:

kibrin büyüyebildiği bir yer olabilir.

Ahiret ise:

kibrin gerçeğe çarptığı yerdir.

8️⃣ “Büyüklük Taslamak” Ne Demektir ❓​

Kibir yalnızca:

kendini sevmek

değildir.

Kibir:

kendini başkalarından üstün görmek,

hakikati küçümsemek,

başkasının değerini azaltmak

ve bazen:

doğruyu kabul etmeyi gururuna yedirememektir.

İblis’in:

“Ben ondan üstünüm.”

sözü surenin başındaki en açık kibir örneğiydi.

9️⃣ A‘râf Suresi’nde Kibir Neden Bu Kadar Sık Tekrarlanıyor ❓​

Çünkü sure:

İblis’in kibriyle

başlayan büyük bir ahlaki problemi sürekli hatırlatır.

İblis:

kendisini Âdem’den üstün gördü.

Daha sonra ayetlerde:

Allah’ın ayetlerine karşı kibirlenen insanlardan

söz edildi.

Şimdi 48. ayette:

dünyada büyüklük taslayanlara:

“Kibriniz size ne kazandırdı?”

diye sorulur.

Böylece sure boyunca aynı hastalığın:

farklı biçimleri

gösterilir.

🔟 Servet İnsana Yanlış Bir Güven Duygusu Verebilir mi ❓​

Evet.

Para:

birçok sorunu çözebilir.

İnsana:

rahatlık,

seçenek,

etki

sağlayabilir.

Fakat para:

ölümü durduramaz.

Ahiret hesabını satın alamaz.

İnsanın yaptığı haksızlığı:

doğruya çeviremez.

Bu nedenle maddi imkân:

mutlak güvence değildir.

1️⃣1️⃣ Makam ve Ün de Aynı Şekilde Geçici midir ❓​

Evet.

Dünyada insan:

ünvanıyla,

makamıyla,

şöhretiyle

tanınabilir.

İnsanlar önünde ayağa kalkabilir.

Sözü dinlenebilir.

Ama ölüm geldiğinde:

unvan geride kalır.

Ahirette soru:

“Kaç kişi seni tanıyordu?”

değil;

“Ne yaptın?”

olur.

1️⃣2️⃣ İnsan Gücü Varken Neden Kendini Dokunulmaz Sanabilir ❓​

Çünkü dünyada güç:

bazı sonuçları geciktirebilir.

Güçlü biri:

eleştiriden kaçabilir.

Hukuki veya toplumsal sonuçlardan korunabilir.

Çevresi onu sürekli onaylayabilir.

Bu durumda kişi:

“Bana hiçbir şey olmaz.”

yanılgısına düşebilir.

Ayet ise:

nihai hesabın insan gücüyle engellenemeyeceğini

hatırlatır.

1️⃣3️⃣ Çevremizdeki İnsanların Sürekli Bizi Onaylaması Tehlikeli Olabilir mi ❓​

Evet.

Bir insanın çevresindeki herkes:

sürekli:

“Sen haklısın.”

diyorsa,

kişi kendi hatalarını görmekte zorlanabilir.

Güçlü insanların en büyük sorunlarından biri:

kendilerine dürüstçe:

“Yanlış yapıyorsun.”

diyebilecek insanların azalması olabilir.

Bu nedenle gerçek dost:

yalnız alkışlayan değil,

gerektiğinde hakikati söyleyebilendir.

1️⃣4️⃣ Kibir ile Eleştiriye Kapalı Olmak Arasında Bir Bağ Var mıdır ❓​

Çoğu zaman vardır.

Kibirli insan:

eleştiriyi kişisel saldırı

gibi görebilir.

Kendisine karşı çıkanları:

cahil,

düşman,

değersiz

sayabilir.

Böylece hata düzeltme mekanizması ortadan kalkar.

Oysa insan:

eleştiriye tamamen kapanırsa kendi yanlışını büyütebilir.

1️⃣5️⃣ “Size Ne Fayda Sağladı?” Sorusu Neden Bu Kadar Etkilidir ❓​

Çünkü ayet teorik bir tartışma yapmaz.

Sonuca bakar.

Dünyada bütün o:

kalabalık,

servet,

güç,

kibir

vardı.

Peki şimdi?

Ne işe yaradı?

Bu soru insana bugün de uygulanabilir:

Uğruna ahlakımızı bozduğumuz şey:

sonunda bize gerçekten ne sağlayacak?

1️⃣6️⃣ İnsan Geçici Bir Kazanç İçin Kalıcı Değerlerini Kaybedebilir mi ❓​

Evet.

İnsan:

bir makam için

dürüstlüğünden vazgeçebilir.

Para için:

başkasının hakkını yiyebilir.

Toplum tarafından kabul görmek için:

vicdanına aykırı davranabilir.

Fakat sonra elde ettiği şey:

geçici olabilir.

Kaybettiği:

karakteri

ise çok daha değerli olabilir.

1️⃣7️⃣ Bu Ayet Günümüz Sosyal Medya Dünyasına Nasıl Dokunur ❓​

Bugün insanların değeri bazen:

takipçi sayısı,

beğeni sayısı,

izlenme,

etkileşim

üzerinden ölçülebiliyor.

Bir insan:

milyonlarca kişiye ulaşabilir.

Ama çok takip edilmek:

doğru olmak anlamına gelmez.

A‘râf 48'in sorusu bugüne uyarlanırsa çok düşündürücüdür:

“O kalabalık sana gerçekte ne kazandırdı?”

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 47. ve 48. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor ❓​

  1. ayette A‘râf ehli cehennem tarafına bakmış ve:
“Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğuyla beraber kılma.”

demişti.

  1. ayette ise o topluluğun bazı kişilerine:
“Kalabalığınız ve kibriniz size ne fayda sağladı?”

diye seslenirler.

Yani önce:

sonucu görürler.

Sonra:

o sonuca götüren iki büyük yanılgıyı işaret ederler:

Kalabalığa güvenmek.

Kibirlenmek.


Bu iki şey dünyada güçlü görünebilir.

Ama ahirette:

hiçbir gerçek güvence oluşturmaz.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 48. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 48. ayet insanın dünyada güvenebileceği iki büyük yanılsamayı sorgular:

kalabalık

ve

kibir.

A‘râf ehli dünyada güçlü görünmüş kişilere:

“Topluluğunuz size ne fayda sağladı?”

diye sorar.

Bu soru:

bugünün insanına da yöneltilebilir.

Kaç kişinin seni alkışladığı:

haklı olduğunun kanıtı değildir.

Kaç kişinin seni takip ettiği:

değerinin ölçüsü değildir.

Ne kadar servetin olduğu:

ahlaki üstünlüğünü göstermez.

Ne kadar güçlü olduğun:

sonsuz yaşayacağın anlamına gelmez.

Ve:

ne kadar büyük görünürsen görün,

Allah karşısında:

bir kuldan fazlası değilsin.

Ardından ikinci soru gelir:

“Büyüklük taslamanız size ne fayda sağladı?”

Kibir insana dünyada:

güçlü hissettirebilir.

Ama aslında onu:

özür dilemekten,

öğrenmekten,

fikrini değiştirmekten,

hakikati kabul etmekten

uzaklaştırabilir.

Bu yüzden kibir:

insanın dışarıya gösterdiği güç değil;

bazen:

içeride taşıdığı büyük bir zayıflıktır.

Ayet bize şunu hatırlatır:

Bir gün:

kalabalık dağılır.

Makam biter.

Şöhret unutulur.

Servet başkasına kalır.

Beden yaşlanır.

Ve insan:

tek başına kendi hakikatiyle kalır.

O gün önemli olan:

kaç kişinin arkamızda bulunduğu değil;

bizim hakikatin hangi tarafında durduğumuzdur.

Belki de A‘râf 48’in bize yönelttiği en güçlü soru şudur:

Bugün sahip olduğumuz güç, çevre ve imkânlar elimizden alınsa geriye bizi değerli kılan ne kalır?

Eğer cevap:

dürüstlük,

adalet,

merhamet,

iman,

iyilik

ise insan gerçekten bir şeyler biriktirmiştir.

Ama geriye yalnız:

ünvanlar,

sayılar,

kalabalıklar

kalıyorsa:

ayet bizi yeniden düşünmeye çağırır.


“Kalabalık insanı güçlü gösterebilir, fakat haklı yapmaz; makam insanı yükseltebilir, fakat değerli yapmaz. Gerçek değer, herkes ayrıldığında bile insanın yanında kalabilen ahlakıdır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt