A‘râf Suresi 33. Ayette “Rabbim Açık ve Gizli Çirkinlikleri, Günahı, Haksız Saldırıyı, Şirki ve Allah Hakkında Bilmediğiniz Şeyleri Söylemenizi Haram Kıldı” İfadesi Ne Anlama Gelir
“İnsanın sınırlarını yalnız dışarıdan görünen davranışlar belirlemez. Gizlide yapılan haksızlık da, delilsiz biçimde Allah adına konuşmak da aynı ahlaki sorumluluğun içindedir.”
Ersan Karavelioğlu
A‘râf Suresi'nin 32. ayetinde:
“Allah’ın kulları için yarattığı ziyneti ve temiz rızıkları kim haram kıldı?”
diye sorulmuştu.
- ayette ise gerçekten haram kılınan temel davranışlardan bazıları açıkça sıralanır:
Bu ayet çok önemli bir denge kurar.
Bir önceki ayette:
Allah’ın helal kıldığı şeyleri kendi kendinize haramlaştırmayın
mesajı verilmişti.
Şimdi ise:
Allah’ın gerçekten yasakladığı şeyler
hatırlatılır.
Bunların arasında yalnızca bedensel veya görünür davranışlar yoktur.
Ahlaki çirkinlik,
günah,
zulüm,
şirk
ve hatta:
Allah hakkında bilgisizce konuşmak
da aynı ayette zikredilir.
“Rabbim Ancak Bunları Haram Kıldı” İfadesi Ne Anlama Gelir
Ayetin başlangıcı çok önemlidir.Bir önceki ayette insanların kendi kendilerine:
helalleri haramlaştırmaları
eleştirilmişti.
- ayet ise:
mesajı verir.
Yani dini hüküm:
kişisel zevke,
geleneğe,
toplumsal baskıya
göre üretilemez.
Ayette Neden Bir Yasaklar Listesi Veriliyor
Çünkü Kur’an yalnızca:“Şunu yapmayın.”
deyip bırakmaz.
İnsana temel ahlaki sınırları gösterir.
Bu ayette sıralanan başlıklar:
bireysel ahlakı,
toplumsal adaleti,
inancı,
dini bilgi sorumluluğunu
aynı yerde buluşturur.
Bu yönüyle ayet:
çok kapsamlı bir ahlak özeti
gibidir.
“Açık Çirkinlikler” Ne Demektir
Ayette kullanılan fahşâ kavramı:ahlaken ağır,
utanılacak,
sınırı aşan
davranışları kapsar.
“Açık” olanlar ise:
insanların önünde yapılan,
görünen,
saklanmayan
çirkin davranışlar olarak düşünülebilir.
Fakat ayet yalnızca görünür davranışlarla yetinmez.
“Gizli Çirkinlikler” Neden Ayrıca Belirtilmiştir
Çünkü insan bazen:“Kimse görmedi.”
diye kendisini rahatlatabilir.
Fakat Kur’an’ın ahlak anlayışında:
gizli olması,
yanlışı doğruya dönüştürmez.
İnsanların görmediği:
ihanet,
hile,
kötü niyet,
gizli haksızlık
da ahlaki sorumluluğun içindedir.
Ayet böylece:
ahlakı yalnızca toplumsal görüntü olmaktan çıkarır.
Kimsenin Görmediği Bir Günah Daha Hafif midir
Sadece gizli olması sebebiyle doğru hâle gelmez.Bazen gizli günahın başka insanlara doğrudan zararı olmayabilir.
Bazen ise:
arkadan yapılan haksızlık,
gizli aldatma,
emanete ihanet
gibi ciddi sonuçları olabilir.
Önemli olan:
davranışın hakikatte ne olduğudur.
“Günah” İfadesi Burada Neyi Kapsar
Ayette geçen ism kavramı genel olarak:günah,
ahlaki suç,
insanı sorumluluk altına sokan yanlış
anlamlarını taşır.
Bu, yalnızca büyük ve dikkat çekici suçlarla sınırlı değildir.
İnsan:
yalan,
haksızlık,
aldatma,
emanete ihanet
gibi davranışlarla da günaha girebilir.
Günah ile “Fahşâ” Aynı Şey midir
Tam olarak aynı değildir.Fahşâ daha çok:
açıkça çirkin,
aşırılığı belirgin,
ahlaki sınırı ağır biçimde aşan
davranışları ifade eder.
“İsm” ise daha genel bir:
günah ve ahlaki sorumluluk
kavramıdır.
Dolayısıyla ayet farklı kötülük türlerini birlikte saymaktadır.
“Haksız Yere Saldırmak” Ne Demektir
Ayette geçen bağy, sınırı aşmak, haksızlık etmek, saldırmak ve başkasının hakkına tecavüz etmek gibi anlamlara gelir.Bu:
fiziksel saldırı,
mal hakkını çiğneme,
yetkiyi kötüye kullanma,
başkasının özgürlüğünü ihlal etme
şeklinde ortaya çıkabilir.
Buradaki önemli ifade:
“haksız yere”
ifadesidir.
Güç Sahibi Olmak İnsana Haksızlık Yetkisi Verir mi
Hayır.İnsan:
zengin,
yönetici,
güçlü,
kalabalık bir grubun parçası
olabilir.
Ama güç:
zulüm yapma hakkı vermez.
Tam tersine güç arttıkça sorumluluk da artar.
Ayet haksız saldırıyı açık biçimde yasaklayarak:
gücün hukuk ve ahlakla sınırlandırılması gerektiğini
hatırlatır.
“Allah’a Ortak Koşmak” Neden Bu Listenin İçindedir
Şirk:Allah’a ait ilahlık ve kulluk hakkını başka varlıklara vermek
anlamına gelir.
Kur’an’ın temel inancı:
tevhiddir.
Bu nedenle Allah’a:
ortak,
eş,
ilahi yetkiye sahip başka varlıklar
isnat etmek ağır bir inanç problemi olarak görülür.

“Hakkında Delil İndirmediği Şeyi Allah’a Ortak Koşmanız” Ne Demektir
Bu ifade çok önemlidir.Ayet şirkin:
delilsiz bir iddia
olduğunu vurgular.
İnsan:
bir varlığa ilahi güç,
kutsal yetki,
Allah’a ait bir özellik
veriyorsa bunun için gerçekten bir delil bulunması gerekir.
Kur’an’ın mesajı şudur:
Allah böyle bir ortaklık hakkında hiçbir delil indirmemiştir.

Dinde Delil Neden Bu Kadar Önemlidir
Çünkü din adına söylenen sözler:insanların hayatını,
vicdanını,
davranışlarını
etkiler.
Bu nedenle:
“Allah böyle dedi.”
veya
“Bu kesin haramdır.”
demek sıradan bir görüş açıklaması değildir.
Bu tür iddialar:
delil sorumluluğu taşır.

“Allah Hakkında Bilmediğiniz Şeyleri Söylemeniz” Ne Demektir
Ayetin sonundaki ifade belki de en çarpıcı bölümlerden biridir.İnsan:
Allah’ın ne istediğini,
ne emrettiğini,
neyi yasakladığını,
bir olayın neden gerçekleştiğini
bilmeden kesin biçimde konuşabilir.
Ayet bunu açıkça yasaklanan davranışlar arasında sayar.
Yani:
Allah adına bilgisizce konuşmak küçük bir mesele değildir.

“Allah Kesinlikle Böyle İster” Demek Neden Tehlikeli Olabilir
Çünkü insan kendi yorumunu:Allah’ın hükmü
haline getirebilir.
Kendi:
kültürünü,
kişisel fikrini,
öfkesini,
çıkarını
dini bir emir gibi sunabilir.
Bu durumda yalnızca hata yapmış olmaz.
Aynı zamanda:
hatasını Allah’a nispet etmiş olur.

Dini Bir Konuda “Bilmiyorum” Demek Daha mı Doğrudur
Eğer gerçekten bilmiyorsak evet.“Bilmiyorum.”
demek:
bilgisizliğin değil,
entelektüel dürüstlüğün
işareti olabilir.
Bir insanın her dini soruya cevap vermesi gerekmez.
Bazen en doğru cevap:
“Bu konuda yeterli bilgim yok.”
demektir.

Ayet Din Adına Korku Üretmeye Karşı Bir Ölçü Sağlar mı
Evet, genel ilke açısından sağlar.Bir kişi:
“Bunu yaparsan Allah kesin seni şöyle cezalandırır.”
veya:
“Şunu yaparsan kesin Allah seni sevmez.”
gibi çok kesin iddialarda bulunuyorsa:
bunun dayanağı sorulmalıdır.
Çünkü Allah adına hüküm vermek:
kişisel tahminle yapılamaz.

Bu Ayet Bize Ahlak ile İnancın Birbirinden Ayrı Olmadığını mı Gösteriyor
Evet.Aynı ayette:
çirkin davranış,
günah,
zulüm,
şirk,
Allah hakkında bilgisizce konuşmak
birlikte zikredilir.
Bu bize dinin yalnızca:
“Neye inanıyorsun?”
sorusuyla ilgilenmediğini gösterir.
Aynı zamanda:
“Nasıl davranıyorsun?”
ve
“Din adına ne söylüyorsun?”
soruları da önemlidir.

A‘râf Suresi 32. ve 33. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor
- ayette:
denir.
- ayette ise:
sayılır.
Bu iki ayet birlikte olağanüstü bir denge oluşturur:
Allah’ın helal kıldığını:
kendi kendinize yasaklamayın.
Allah’ın haram kıldığını da:
hafife almayın.
Yani dinde:
ne keyfî yasakçılık,
ne de sınırsızlık
vardır.
Ölçü:
Allah’ın koyduğu sınırdır.

Sonuç: A‘râf Suresi 33. Ayet Bize Ne Öğretiyor
A‘râf Suresi 33. ayet insanın hem davranışını hem inancını hem de konuşmasını sınayan çok kapsamlı bir ahlak bildirisi gibidir.Allah:
açık ve gizli çirkinlikleri,
günahı,
haksız saldırıyı,
şirki
ve:
Allah hakkında bilmeden konuşmayı
yasaklar.
Burada son madde özellikle düşündürücüdür.
Çünkü insan bazen:
başka günahlardan çok korkar
ama Allah adına bilgisizce kesin hükümler vermeyi hafife alabilir.
Oysa ayet bunu:
ağır yasakların arasında
zikreder.
Bu yüzden gerçek dini sorumluluk yalnızca:
yanlış yapmamak değildir.
Aynı zamanda:
bilmediğimiz yerde susabilmek,
kişisel görüşümüzü Allah’ın hükmü gibi sunmamak,
insanlara din adına delilsiz yükler yüklememektir.
Belki de bu ayetin bize bıraktığı en önemli ölçülerden biri şudur:
Bir insan:
“Allah bunu emretti.”
veya:
“Allah bunu kesinlikle yasakladı.”
dediğinde şu soru sorulmalıdır:
“Bunun dayanağı nedir?”
Çünkü Allah adına konuşmak:
yalnızca söz söylemek değildir.
Büyük bir sorumluluk üstlenmektir.
“Dini korumanın yollarından biri de Allah’ın söylemediğini O’na söyletmemektir. Bilmediğimiz yerde ‘bilmiyorum’ diyebilmek, bazen en doğru ve en dürüst dini tavırdır.”
Ersan Karavelioğlu