A‘râf Suresi 24. Ayette “Birbirinize Düşman Olarak İnin; Yeryüzünde Bir Süreye Kadar Sizin İçin Yerleşme ve Yararlanma Vardır” İfadesi Ne Anlama Gelir
“Dünya insanın sonsuz evi değil, seçimlerinin sonuçlarıyla yüzleştiği geçici bir yolculuktur. Burada sahip olduğumuz her şey bize verilmiş bir süre ve sorumluluk içinde anlam kazanır.”
Ersan Karavelioğlu
A‘râf Suresi'nin 23. ayetinde Âdem ile eşi yaptıkları hatayı kabul etmiş ve:
“Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen mutlaka ziyana uğrayanlardan oluruz.”
diye dua etmişlerdi.
- ayette ise insanın yeryüzündeki hayatının başlangıcına ilişkin önemli bir hüküm bildirilir:
Bu ayet insanın dünyadaki konumunu çok kısa fakat son derece derin biçimde anlatır.
İnsan artık:
cennetteki ilk ortamdan
yeryüzündeki imtihan hayatına
geçmektedir.
Burada yaşayacaktır.
Burada seçim yapacaktır.
Burada şeytanın ayartmasıyla karşılaşacaktır.
Ve bütün bunlar:
belirlenmiş bir süre içinde gerçekleşecektir.
“İnin” Emri Ne Anlama Gelir
Ayetteki:“İnin!”
ifadesi Âdem, eşi ve İblis'in içinde bulundukları durumdan yeryüzündeki hayata geçişini anlatır.
Burada yalnızca mekânsal bir hareket değil:
yeni bir hayat düzenine geçiş
vardır.
Cennetteki hayatın yerini artık:
emek,
sorumluluk,
imtihan,
ölüm
ve mücadele bulunan dünya hayatı alacaktır.
Âdem’in Dünyaya Gönderilmesi Sadece Bir Ceza mıdır
Bu konuda yalnızca “ceza” kelimesiyle yetinmek eksik olabilir.Çünkü insanın yeryüzündeki hayatı Kur’an'ın genel anlatımında:
imtihan,
sorumluluk,
halifelik,
ahlaki seçim
ile ilişkilendirilir.
Âdem hata yapmıştır.
Ama tövbe de etmiştir.
Dolayısıyla dünya hayatı yalnızca:
cezalandırılma alanı değil, insanlık görevinin gerçekleşeceği alan
olarak da görülmelidir.
“Birbirinize Düşman Olarak” Kimleri Kastediyor
Ayetin bağlamında:Âdem ve insan nesli ile
İblis ve onun yolu
arasındaki düşmanlık öne çıkar.
İblis zaten önceki ayetlerde:
insanı doğru yoldan uzaklaştıracağını
açıkça ilan etmişti.
Bu nedenle ayet:
insan ile şeytan arasındaki ahlaki mücadeleyi
hatırlatır.
İnsanlar da Birbirlerine Düşman mı Olacaktır
Ayetin ifadesi tarih boyunca farklı yorumlara konu olmuştur.Esas bağlam:
insan ile şeytan arasındaki düşmanlığı gösterir.
Fakat dünya hayatında insanların da:
çıkar,
kıskançlık,
güç,
öfke
nedeniyle birbirlerine düşman olabilecekleri açıktır.
Kur’an'ın amacı ise bu düşmanlığı körüklemek değil:
adalet, kardeşlik ve barışla aşmaktır.
Şeytan Neden İnsan İçin “Düşman” Olarak Tanımlanır
Çünkü İblis niyetini açıkça söylemiştir.İnsanları:
saptıracağını,
farklı yönlerden yaklaşacağını,
şükürden uzaklaştıracağını
ilan etmiştir.
Dolayısıyla burada gizli bir düşmanlık yoktur.
Kur’an insana:
“Karşındaki tehlikenin ne olduğunu önceden bil.”
mesajı verir.
İnsan Şeytanla Nasıl Mücadele Edebilir
Şeytanla mücadele fiziksel bir savaş değildir.Asıl mücadele:
vesvese,
kibir,
haset,
öfke,
açgözlülük,
haksızlık
gibi eğilimler karşısında verilir.
Bu yüzden insanın en önemli savunmalarından biri:
kendi iç dünyasını tanımaktır.
“Yeryüzünde Sizin İçin Yerleşme Vardır” Ne Demektir
Bu ifade dünyanın insan için:yaşama,
barınma,
üretme,
çalışma
alanı olduğunu gösterir.
İnsan yeryüzünde:
ev kurar,
şehir kurar,
tarım yapar,
toplum oluşturur.
Yani dünya:
insan hayatının geçici fakat gerçek sahnesidir.
Dünya İnsanın Kalıcı Yurdu mudur
Ayet özellikle:“bir süreye kadar”
ifadesini kullanır.
Bu nedenle dünya:
kalıcı değildir.
İnsan burada ne kadar uzun yaşarsa yaşasın:
bir başlangıcı
ve
bir sonu vardır.
Kur’an insanın dünyayı:
sonsuz hayatmış gibi görmemesini
ister.
“Bir Süreye Kadar” İfadesi Neyi Hatırlatır
Bu ifade doğrudan:ölümü ve hayatın sınırlılığını
hatırlatır.
İnsan çoğu zaman:
gelecek yıl,
on yıl sonra,
yaşlılık
için plan yapar.
Plan yapmak normaldir.
Ama hiçbir insan:
kendi süresinin ne kadar olduğunu kesin olarak bilmez.
Ölümü Hatırlamak Hayatı Değersizleştirir mi
Hayır.Tam tersine hayatın değerini artırabilir.
Bir şey sonsuz değilse:
zamanı daha kıymetli hâle gelir.
Bir gün sona ereceğini bilmek:
sevmeyi,
özür dilemeyi,
iyilik yapmayı,
haksızlığı düzeltmeyi
ertelememeyi öğretebilir.
Ölüm bilinci:
hayattan kaçmak değil, hayatı daha bilinçli yaşamak
anlamına gelebilir.

“Yararlanma Vardır” Ne Demektir
İnsan dünyadaki nimetlerden faydalanabilir.Yiyecek,
içecek,
ev,
tabiat,
servet,
aile,
güzellikler
insanın hayatının parçalarıdır.
Kur’an dünyadaki nimetlerden yararlanmayı başlı başına kötü görmez.
Ancak önemli olan:
nimetin insanı sahibine dönüştürmemesidir.

Dünyadan Yararlanmak ile Dünyaya Bağlanmak Aynı Şey midir
Hayır.İnsan:
çalışabilir,
kazanabilir,
güzel yaşayabilir,
ailesiyle mutlu olabilir.
Bunlar dünya hayatının doğal parçalarıdır.
Problem:
bütün hayatın amacını yalnızca bunlardan ibaret görmek
ve onları kaybetmemek için:
adaletten, vicdandan ve hakikatten vazgeçmek
olabilir.

Mal ve Servet Geçici midir
Evet.İnsan hayatı sona erdiğinde:
evi,
arabası,
parası,
makamı
dünyada kalır.
Bu nedenle ayetin:
“bir süreye kadar yararlanma”
ifadesi maddi sahiplik konusunda da çok güçlüdür.
İnsan gerçekte:
sahip olduğunu sandığı şeyleri belirli bir süre kullanır.

Bu Bakış Açısı İsrafı da Etkiler mi
Evet.Dünyadaki imkânların geçici bir emanet olduğunu düşünen insan:
onları daha dikkatli kullanabilir.
Su,
gıda,
toprak,
servet
sınırsız kişisel mülkiyet gibi değil:
sorumluluk taşıyan nimetler
olarak görülebilir.
Bu bilinç insanı:
israftan
ve
aşırı tüketimden
uzaklaştırabilir.

Dünya Bir İmtihan Alanıysa Mutlu Olmak Yanlış mıdır
Hayır.İmtihan demek:
sürekli acı çekmek
anlamına gelmez.
İnsan:
sevebilir,
gülebilir,
güzel yemek yiyebilir,
seyahat edebilir,
başarı yaşayabilir.
Mesele mutluluğu reddetmek değildir.
Mesele:
mutluluğu hayatın tek amacı hâline getirmemektir.

İnsan Dünyada Neden Sınanır
Özgür iradenin anlam kazanması için:seçim alanı gerekir.
İnsan:
iyilik ile kötülük,
adalet ile zulüm,
dürüstlük ile yalan,
şükür ile nankörlük
arasında seçimler yapar.
Bu nedenle dünya hayatı:
insanın neyi tercih ettiğinin ortaya çıktığı alan
olarak görülür.

Şeytanın Varlığı İnsan İçin Mazeret Olabilir mi
Hayır.İblis insanı:
zorlamaz.
Vesvese verir.
Kötülüğü süsler.
Fakat seçim:
insanın kendisine aittir.
Bu nedenle:
“Şeytan beni kandırdı.”
demek bütün sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Âdem kıssasının kendisi zaten bunu öğretir.

A‘râf Suresi 23. ve 24. Ayetler Birlikte Ne Anlatıyor
- ayette:
Âdem ile eşi:
“Biz kendimize zulmettik.”
der.
- ayette ise:
Bu sıralama son derece önemlidir.
Tövbe edilmesi:
dünya hayatındaki bütün sonuçları ortadan kaldırmaz.
Fakat insanın Allah'la ilişkisini yeniden kurmasına imkân verir.
Bu bize şu önemli gerçeği gösterir:
Affedilmek ile yapılan davranışın bütün dünyevi sonuçlarının yok olması aynı şey değildir.

Sonuç: A‘râf Suresi 24. Ayet Bize Ne Öğretiyor
A‘râf Suresi 24. ayet insanın yeryüzündeki hayatını birkaç kelimeyle özetler:“Birbirinize düşman olarak inin.”
İnsan ile şeytan arasındaki mücadele başlayacaktır.
Ardından:
“Yeryüzünde sizin için yerleşme vardır.”
İnsan dünyada yaşayacaktır.
Evler,
şehirler,
medeniyetler
kuracaktır.
Ve sonra:
“Bir süreye kadar yararlanma vardır.”
denir.
İşte bu son ifade her şeyi yerli yerine koyar.
Dünya gerçektir.
Ama geçicidir.
Nimetler gerçektir.
Ama geçicidir.
Servet gerçektir.
Ama geçicidir.
Hayat gerçektir.
Ama sürelidir.
Bu nedenle Kur’an insanı dünyadan kaçmaya değil:
dünyanın geçici olduğunu unutmadan yaşamaya
çağırır.
İnsan dünyayı kullanmalı;
ama dünyanın kendisini kullanmasına izin vermemelidir.
Mal sahibi olabilir;
ama malının kölesi olmamalıdır.
Hayatın güzelliklerinden yararlanabilir;
ama bunları sonsuzmuş gibi görmemelidir.
Belki de ayetin bize bıraktığı en büyük soru şudur:
“Bir süreliğine bize verilen bu hayatı neye dönüştürüyoruz?”
Çünkü sahip olduğumuz şeylerin çoğu geçicidir.
Ama onları nasıl kullandığımız:
karakterimizin ve hesabımızın bir parçası hâline gelir.
“Dünya bize sonsuza kadar sahip olacağımız bir mülk olarak değil, bir süre kullanacağımız emanet olarak verilmiştir. İnsan ne kadar çok şeye sahip olduğuyla değil, kendisine verilen süreyi ve imkânları nasıl kullandığıyla anlam kazanır.”
Ersan Karavelioğlu