A‘râf Suresi 16. Ayette İblis’in “Beni Azdırmana Karşılık Ben de Senin Dosdoğru Yolunun Üzerinde İnsanlara Oturacağım” Sözü Ne Anlama Gelir
“İnsan bazen kendi yanlışının sorumluluğunu üstlenmek yerine suçu başkasına yükler. İblis’in düşüşünü derinleştiren şey yalnızca isyanı değil, kendi seçiminin sorumluluğunu bile Allah’a yüklemeye çalışmasıdır.”
Ersan Karavelioğlu
A‘râf Suresi'nin 15. ayetinde Allah’ın İblis’e mühlet verdiği bildirilmişti:
“Sen süre verilenlerdensin.”
- ayette ise İblis, kendisine verilen bu zamanı ne için kullanacağını açıkça söyler:
Bu söz son derece dikkat çekicidir.
Çünkü İblis:
yanlışını kabul etmez,
pişmanlık göstermez,
sorumluluğu üstlenmez.
Tam tersine:
“Beni sen azdırdın.”
diyerek kendi seçiminin sorumluluğunu Allah’a yüklemeye çalışır.
Ardından da insanları doğru yoldan uzaklaştırmayı amaçladığını söyler.
Böylece kibir:
suçlama,
inat
ve intikam arzusuna dönüşür.
“Beni Azdırmana Karşılık” İfadesi Ne Anlama Gelir
İblis burada kendi düşüşünü Allah’a bağlayan bir dil kullanır.Adeta:
“Benim bu duruma gelmeme sen sebep oldun.”
demektedir.
Oysa önceki ayetlerde görüldüğü gibi:
secde etmeyen kendisidir,
üstünlük iddiasında bulunan kendisidir,
“Ben ondan üstünüm.”
diyen de kendisidir.
Dolayısıyla sorumluluğu Allah’a yüklemesi:
kendi tercihinden kaçma girişimidir.
Allah İblis’i Zorla mı Azdırdı
Hayır.Kur’an anlatısında İblis kendi iradesiyle:
emre karşı çıkmış,
kibirlenmiş,
yanlışını savunmuştur.
Dolayısıyla:
Allah onu günaha zorlamamıştır.
İblis’in kullandığı dil, kendi sorumluluğunu dışarıya yükleyen bir suçlama dilidir.
İnsan da Kendi Hatasını Başkalarına Yükleyebilir mi
Evet.Bu davranış insan hayatında da çok yaygındır.
İnsan:
“Beni o sinirlendirdi.”
“Beni buna mecbur bıraktılar.”
“Ben böyle olmadım, beni böyle yaptılar.”
diyebilir.
Elbette çevrenin insan üzerinde etkisi olabilir.
Ama etki ile:
kişisel sorumluluğun tamamen ortadan kalkması
aynı şey değildir.
Sorumluluktan Kaçmak Neden Tehlikelidir
Çünkü insan hatasının sorumluluğunu kabul etmezse:onu düzeltme ihtimali de azalır.
Eğer kişi sürekli:
başkasını,
hayatı,
toplumu,
ailesini,
şartları
suçlarsa kendi payını göremez.
Ve kendi payını göremeyen insan:
değişmeye de başlayamaz.
İblis Neden İnsanları Saptırmak İstiyor
Kur’an anlatısında İblis’in düşüşünün ardından insana karşı düşmanlık geliştirdiği görülür.Âdem’e secde etmek istememiştir.
Kendisini ondan üstün görmüştür.
Sonra da insan neslini:
doğru yoldan uzaklaştırmaya
çalışacağını ilan eder.
Bu, kibrin nasıl nefrete dönüşebildiğini gösterir.
“Dosdoğru Yol” Ne Demektir
Kur’an’daki sırât-ı müstakîm ifadesi:Allah’ın razı olduğu,
hak,
adalet,
iman,
ahlak
yolunu anlatır.
Bu yalnızca bir ibadet yolu değildir.
Aynı zamanda:
dürüstlük,
merhamet,
adalet,
sorumluluk
yoludur.
İblis Neden Özellikle Doğru Yolun Üzerine Oturacağını Söylüyor
Çünkü amacı zaten yanlış yaşayan insanları daha da yanlış yapmak değildir yalnızca.Asıl hedef:
doğru yola yönelen insanı o yoldan çevirmektir.
Bu nedenle ayet çok çarpıcıdır.
İblis:
“Onların doğru yola yaklaşmasını bekleyeceğim.”
anlamına gelen bir tehdit ortaya koyar.
Şeytan İnsanı En Çok Ne Zaman Aldatmaya Çalışır
Kur’an’ın genel anlatımından çıkarılabilecek önemli derslerden biri şudur:İnsan:
iyiliğe yönelirken,
tövbe ederken,
hakkı seçerken,
kötü bir alışkanlığı bırakırken
de vesveseyle karşılaşabilir.
Çünkü değişim:
eski alışkanlıkların direnciyle
karşılaşır.
Şeytan Doğrudan “Kötülük Yap” mı Der
Her zaman bu kadar açık olmayabilir.Yanlış bazen insana:
mantıklı,
masum,
küçük,
geçici
gösterilebilir.
Örneğin:
“Bir kereden bir şey olmaz.”
“Herkes yapıyor.”
“Sen bunu hak ediyorsun.”
“Sonra tövbe edersin.”
gibi düşünceler insanın yanlışını meşrulaştırmasına yol açabilir.
Bu nedenle aldatmanın en etkili biçimi çoğu zaman:
kötülüğü kötülük gibi göstermemektir.
İblis İnsanları Zorla Saptırabilir mi
Hayır.İblis:
yol göstermez,
zorlamaz,
iradeyi ele geçirmez.
O:
vesvese verir,
kötülüğü süsler,
bahane üretir,
yanlışı cazip gösterir.
Fakat son karar:
insana aittir.

İnsan Şeytanın Vesvesesiyle Kendi Düşüncesini Nasıl Ayırt Edebilir
Bu her zaman kolay değildir.Çünkü insanın:
nefsi,
alışkanlıkları,
arzuları
da yanlış düşünceler üretebilir.
Bu nedenle önemli olan kaynağın adını kesin olarak koymaktan çok:
düşüncenin bizi nereye götürdüğüne bakmaktır.
Bir düşünce:
adaletsizliğe,
kibre,
haksızlığa,
nefrete
götürüyorsa sorgulanmalıdır.

Doğru Yolun Üzerinde Olmak Neden Sürekli Dikkat Gerektirir
Çünkü insan bir kez doğruyu seçtiğinde bütün sınavlar sona ermez.Bugün sabırlı olabilir.
Yarın öfkelenebilir.
Bugün dürüst olabilir.
Yarın çıkarı için zorlanabilir.
Bu nedenle ahlak:
bir kez verilen karar değil, sürekli yenilenen bir tercihtir.

İnsan İyi Olduğunu Düşünürken Yanlış Yapabilir mi
Evet.Belki de en tehlikeli yanılgılardan biri budur.
İnsan:
“Ben zaten iyi biriyim.”
dediğinde kendisini sorgulamayı bırakabilir.
Oysa herkes:
öfke,
kibir,
kıskançlık,
çıkar
karşısında hata yapabilir.
Bu yüzden sürekli öz eleştiri önemlidir.

İblis’in En Büyük Silahlarından Biri Kibir midir
Kur’an’daki kıssaya bakıldığında kibir merkezî bir yere sahiptir.İblis’in ilk büyük hatası:
“Ben ondan üstünüm.”
demesidir.
Bu nedenle insanı da:
başkalarını küçümsemeye,
kendini üstün görmeye,
hatasını kabul etmemeye
yönelten düşünceler özellikle tehlikelidir.

Erteleme de Bir Aldatma Yöntemi Olabilir mi
Evet.İnsan bazen kötülüğü bırakmayı ister.
Ama:
“Yarın bırakırım.”
“Biraz daha sonra.”
“Şimdi zamanı değil.”
der.
Bu düşünce sürekli tekrarlandığında kişi:
değişmeden yıllar geçirebilir.
Bu nedenle erteleme bazen açık bir reddedişten bile daha etkili olabilir.

İblis Neden Allah’a Karşı Suçlayıcı Bir Dil Kullanıyor
Çünkü kibirli insan veya varlık:kendi hatasını kabul etmekte zorlanır.
İblis:
“Ben yanlış yaptım.”
demek yerine:
“Beni sen azdırdın.”
der.
Bu, sorumluluk psikolojisi açısından çok önemli bir örnektir.
Kendi hatasını kabullenmeyen kişi:
suçlayacak birini arar.

Âdem ile İblis Arasındaki Temel Fark Burada da Görülüyor mu
Evet.Her ikisi de hata ile karşı karşıya gelir.
Fakat tepkileri farklıdır.
Âdem:
hatasını kabul eder.
Allah’a yönelir.
İblis ise:
hatasını savunur,
başkasını suçlar,
isyanını büyütür.
Bu nedenle Kur’an’da mesele yalnızca:
hata yapmak değil, hatadan sonra nasıl davranıldığıdır.

A‘râf Suresi 15. ve 16. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor
- ayette İblis’e:
- ayette ise İblis:
O:
tövbe etmeyi,
kendini düzeltmeyi,
pişmanlık göstermeyi
seçmez.
Bunun yerine:
insanları doğru yoldan uzaklaştıracağını
söyler.
Böylece zamanın kendisi değil:
zamanın nasıl kullanıldığı
önem kazanır.

Sonuç: A‘râf Suresi 16. Ayet Bize Ne Öğretiyor
A‘râf Suresi 16. ayet İblis’in isyanının yeni bir aşamasını gösterir.Önce kibir vardır:
“Ben ondan üstünüm.”
Sonra sorumluluktan kaçış gelir:
“Beni sen azdırdın.”
Ardından intikam niyeti ortaya çıkar:
“Senin dosdoğru yolunun üzerinde onlar için oturacağım.”
Bu üç aşama insan için de ciddi bir uyarıdır.
İnsan:
yanlış yapabilir.
Ama yanlışını kabul etmezse kibir başlar.
Kendi hatasını başkasına yüklerse sorumluluk kaybolur.
Sonra kişi yaptığı kötülüğü savunmaya başlayabilir.
Bu nedenle ahlaki olgunluğun en önemli cümlelerinden biri belki de şudur:
“Burada benim de hatam var.”
Çünkü insan kendi sorumluluğunu kabul ettiği anda:
değişmenin kapısı açılır.
İblis’in problemi yalnızca yanlış yapması değildir.
Asıl problem:
yanlışını kabul etmek yerine onu haklılaştırmasıdır.
“İnsan hatasını kabul ettiğinde küçülmez; tam tersine değişebilme gücü kazanır. Asıl tehlike, her yanlışın ardından suçlayacak birini bulup kendimizi hiç sorgulamamaktır.”
Ersan Karavelioğlu