A‘râf Suresi 18. Ayette “Çık Oradan; Yerilmiş ve Kovulmuş Olarak! Onlardan Kim Sana Uyarsa Cehennemi Hepinizle Dolduracağım” İfadesi Ne Anlama Gelir
“Kötülüğün çağrısı ne kadar güçlü görünürse görünsün, insanın seçimi kendisine aittir. Şeytanın peşinden gitmek bir zorunluluk değil, iradeyle verilen bir karardır.”
Ersan Karavelioğlu
A‘râf Suresi'nin 17. ayetinde İblis, insanlara:
önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından
yaklaşacağını söylemişti.
- ayette ise Allah’ın ona verdiği kesin karşılık gelir:
Bu ayette iki önemli gerçek bir arada bulunur:
İblis’in isyanının sonucu
ve
ona uyan insanların kendi sorumluluğu.
Çünkü ayet:
“İblis kimi zorlarsa…”
demez.
“Kim sana uyarsa…”
der.
Bu ayrım son derece önemlidir.
Şeytan çağırabilir.
Süsleyebilir.
Vesvese verebilir.
Ama insanın iradesini elinden alamaz.
“Çık Oradan” Emri Ne Anlama Gelir
Bu ifade İblis’in bulunduğu konumdan kesin biçimde uzaklaştırılmasını anlatır.Önceki ayetlerde de:
“İn oradan!”
emri verilmişti.
Burada ise kovuluş daha da kesinleşir:
“Çık!”
Yani İblis’in kibir ve isyanından sonra bulunduğu makamı koruması artık mümkün değildir.
“Yerilmiş” Ne Demektir
Ayetteki ifade:ayıplanmış,
kınanmış,
değersiz hâle düşmüş
anlamlarını taşır.
İblis kendisini:
“Ben ondan üstünüm.”
diye yüceltmişti.
Sonuçta ise:
yerilmiş
hâle gelir.
Bu yine kıssanın büyük ironisini gösterir:
Kibirle yükselmeye çalışan,
ahlaken düşer.
“Kovulmuş” Ne Anlama Gelir
Kovulmak:Allah’ın rahmetinden ve bulunduğu şerefli konumdan uzaklaştırılmayı ifade eder.
İblis’in problemi yalnızca:
emri yerine getirmemesi
değildir.
O:
kibirlenmiş,
yanlışını savunmuş,
insanlara düşmanlık ilan etmiş
ve isyanında ısrar etmiştir.
Bu nedenle kovuluş:
ısrarın sonucudur.
İblis Neden Bir Kez Daha Kovuluyor
Kur’an kıssalarında aynı olayın farklı yönleri tekrar vurgulanabilir.Buradaki tekrar:
İblis’in durumunun artık kesinleştiğini
gösterir.
O:
tövbe etmeye yönelmemiş,
tam tersine insanları saptırma kararını açıklamıştır.
Bunun üzerine:
kovuluş hükmü kesinleşir.
“Onlardan Kim Sana Uyarsa” İfadesi Neden Çok Önemlidir
Çünkü bu ifade insanın sorumluluğunu açıkça ortaya koyar.Şeytan:
insanı zorlamaz.
İnsan:
ona uyar.
Yani bir tercih vardır.
Bu nedenle insan:
“Şeytan beni mecbur etti.”
diyerek bütün sorumluluğunu üzerinden atamaz.
Şeytana Uymak Ne Demektir
Şeytana uymak yalnızca şeytanı bilinçli biçimde takip etmek şeklinde düşünülmemelidir.Kur’an’ın genel anlatımında şeytanın yolu:
kibir,
yalan,
zulüm,
aldatma,
haset,
nankörlük,
Allah’tan uzaklaştıran davranışlar
ile ilişkilidir.
Dolayısıyla şeytana uymak:
bu yönlendirmeleri benimsemek
anlamına gelir.
Şeytan İnsanları Zorlayabiliyorsa İnsan Neden Sorumlu Olsun
Kur’an’ın anlattığı şeytanın böyle bir gücü yoktur.O:
vesvese verir,
kötülüğü süsler,
bahaneler üretir,
insanın zaaflarını kullanmaya çalışır.
Fakat:
seçimi insan yapar.
Bu nedenle şeytanın etkisi:
zorlayıcı değil,
ayartıcıdır.
“Cehennemi Hepinizle Dolduracağım” İfadesi Ne Anlama Gelir
Ayetin en sert bölümü budur.Burada:
İblis,
ona uyanlar
ve kötülükte ısrar edenler
hakkında ağır bir uyarı vardır.
İfade:
kötülüğün sonuçsuz kalmayacağını
bildirir.
Kur’an böylece insanın ahlaki tercihlerinin:
nihai bir karşılığı bulunduğunu
hatırlatır.
Allah Neden Bu Kadar Sert Bir Uyarıda Bulunuyor
Çünkü burada söz konusu olan:basit bir hata
değildir.
İblis:
kibirde,
isyanında,
insanları saptırma niyetinde
ısrar eder.
Ona uyanlar da bilinçli biçimde aynı yolu seçerlerse:
sorumluluk ortaya çıkar.
Bu nedenle sert uyarı:
ısrarlı ve bilinçli kötülüğe
yöneliktir.
Bir İnsan Günah İşlediğinde Hemen Şeytana Uymuş mu Olur
İnsan hata yapabilir.Bir günaha düşebilir.
Önemli olan:
hatasını nasıl karşıladığıdır.
İnsan:
pişman olabilir,
tövbe edebilir,
yanlışını düzeltebilir.
Bu nedenle tek bir hata ile:
ısrarlı biçimde kötülüğü yol edinmek
aynı şey değildir.

Âdem ile İblis Arasındaki Fark Burada da Ortaya Çıkıyor mu
Evet.Âdem hata yapar.
Ama:
yanlışını kabul eder.
İblis ise:
yanlışını kabul etmez,
savunur,
başkasını suçlar,
insanlara düşman olur.
Bu nedenle kıssanın temel farklarından biri:
hata ile kibirli ısrar arasındaki farktır.

Şeytana Uymamak İçin İnsan Ne Yapabilir
Kur’an’ın genel öğretisine göre insan:Allah’ı hatırlayabilir,
bilgi arayabilir,
vicdanını dinleyebilir,
öfke anında kendini kontrol edebilir,
kibrini sorgulayabilir,
kötü çevrelerden uzaklaşabilir.
En önemlisi ise:
kendi zayıflıklarını tanımasıdır.
Çünkü şeytanın vesvesesi çoğu zaman insanın zaten var olan zaaflarını kullanır.

Şeytanın En Büyük Gücü İnsanın Zaafları mı
Bu şekilde ifade edilebilir.Şeytan:
olmayan bir arzuyu sıfırdan yaratmak zorunda değildir.
İnsandaki:
kibir,
öfke,
açgözlülük,
şehvet,
haset,
intikam arzusu
gibi eğilimleri güçlendirmeye çalışabilir.
Bu nedenle insanın ahlaki mücadelesi yalnızca dışarıdaki şeytanla değil:
kendi nefsiyle de ilgilidir.

İnsan Kendi Kötülüğünü Şeytana Yükleyebilir mi
Tamamen yükleyemez.Çünkü insan:
irade sahibidir.
Yanlışı seçen kendisidir.
Şeytanın çağrısı:
sorumluluğu azaltabilecek bir etken olarak düşünülebilir,
ama insanı tamamen sorumsuz yapmaz.
Bu nedenle ayet:
“Kim sana uyarsa…”
ifadesini özellikle kullanır.

Cehennem Sadece Bir Ceza mı, Yoksa Seçimlerin Sonucu mu
Kur’an anlatısında cehennem ilahi ceza olarak sunulur.Fakat aynı zamanda:
insanın bilinçli seçimlerinin sonucu
olarak da anlatılır.
İnsan:
zulmü,
kibri,
inkârı,
haksızlığı
ısrarla seçerse bunun bir sonucu vardır.
Bu nedenle ahiret:
dünyadaki ahlaki tercihlerin devamı
olarak da düşünülebilir.

Allah’ın Bu Uyarısı Aynı Zamanda Bir Rahmet midir
Evet, bu açıdan düşünülebilir.Çünkü uyarı:
sonuç gelmeden önce yapılır.
İnsan:
hangi yolun nereye götürdüğünü
önceden öğrenir.
Bu nedenle tehdit gibi görünen ifade aynı zamanda:
insanı korumaya yönelik bir uyarıdır.
Bir tehlikeyi önceden haber vermek:
merhametin bir biçimi olabilir.

Şeytanın Sonunun Bildirilmesi İnsana Ne Kazandırır
İnsan şunu öğrenir:Şeytan:
güçlü görünse de
nihai olarak galip değildir.
Onun yolu:
sonsuza kadar başarıyla devam eden bir yol
değildir.
Sonu bellidir.
Bu nedenle insan için soru:
“Şeytan güçlü mü?”
değil,
“Ben onun çağrısına uyacak mıyım?”
sorusudur.

A‘râf Suresi 17. ve 18. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor
- ayette İblis:
ve çoğunu şükredenlerden bulamayacağını söyler.
- ayette Allah:
bildirir.
Böylece tablo tamamlanır:
İblis çağıracaktır.
İnsan tercih edecektir.
Sonuç ise:
seçime göre olacaktır.
Bu sıralama insan iradesinin önemini açık biçimde ortaya koyar.

Sonuç: A‘râf Suresi 18. Ayet Bize Ne Öğretiyor
A‘râf Suresi 18. ayet İblis’in durumunu kesinleştirir:“Çık oradan; yerilmiş ve kovulmuş olarak!”
Ardından insanlara yönelik büyük uyarı gelir:
“Onlardan kim sana uyarsa cehennemi hepinizle dolduracağım.”
Burada çok önemli bir kelime vardır:
“Uyarsa.”
Yani insan:
zorlanmış değildir.
İradesiz değildir.
Seçimsiz değildir.
Şeytan:
çağırabilir.
Kötülüğü güzel gösterebilir.
İnsanın zaaflarını kullanabilir.
Ama:
son kararı insan verir.
Bu nedenle ayet insanın kendi sorumluluğunu şeytana, çevresine veya başkalarına tamamen yükleyemeyeceğini öğretir.
İnsan hata yapabilir.
Ama hatadan dönebilir.
Vesvese yaşayabilir.
Ama ona direnebilir.
Kötülükle karşılaşabilir.
Ama iyiliği seçebilir.
Belki de ayetin insana bıraktığı en güçlü mesaj şudur:
Şeytanın seni çağırması senin kaderin değildir; ona uyup uymamak senin sınavındır.
“İnsanın önüne yanlış yollar çıkması onun yenildiği anlamına gelmez. Asıl mesele hangi yolun çağırdığı değil, insanın hangi çağrıya cevap verdiğidir.”
Ersan Karavelioğlu