📖 A‘râf Suresi 4. Ayette “Nice Memleketleri Helâk Ettik; Azabımız Onlara Geceleyin veya Gündüz Dinlenirken Geldi” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,620
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 4. Ayette “Nice Memleketleri Helâk Ettik; Azabımız Onlara Geceleyin veya Gündüz Dinlenirken Geldi” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

“İnsan çoğu zaman felaketin uzakta olduğunu düşünür; oysa hayatın en büyük yanılgılarından biri, sahip olduğumuz zamanın bize ait olduğunu sanmaktır.”
Ersan Karavelioğlu
A‘râf Suresi'nin 4. ayeti insanlık tarihine son derece sarsıcı bir hatırlatmayla devam eder:

“Nice memleketleri helâk ettik. Azabımız onlara geceleyin yahut gündüz dinlenirlerken geldi.”

Önceki ayette insanlara:

“Rabbinizden size indirilene uyun.”

denilmişti.

Şimdi ise bunun neden önemli olduğu tarih üzerinden gösterilir.

Çünkü vahyi reddetmek yalnızca teorik bir fikir ayrılığı değildir.

Kur’an'a göre toplumların:

zulmü,

kibri,

adaletsizliği,

ahlaki çöküşü

ve bütün uyarılara rağmen kötülükte ısrar etmeleri sonuçsuz kalmayabilir.

Ayetin en çarpıcı tarafı ise azabın geliş zamanıdır:

İnsanların kendilerini en güvende hissettikleri an.

1️⃣ “Nice Memleketleri Helâk Ettik” Ne Demektir ❓​

Ayette kullanılan ifade tek bir toplumu anlatmaz.

Kur’an geçmişte birçok toplumun yükseldiğini ve ardından ortadan kalktığını hatırlatır.

Âd,

Semûd,

Lût kavmi,

Firavun düzeni

gibi örnekler Kur’an'ın farklı bölümlerinde anlatılır.

Mesaj şudur:

Hiçbir toplum sonsuza kadar var olacağı garantisine sahip değildir.

Güçlü olmak kalıcı olmak anlamına gelmez.

2️⃣ Buradaki “Memleket” Sadece Bir Şehir mi Demektir ❓​

Arapçadaki “karye” kelimesi şehir, yerleşim veya orada yaşayan topluluk anlamında kullanılabilir.

Dolayısıyla ayetin asıl vurgusu yalnızca binaların yok olması değildir.

Söz konusu olan:

bir toplum düzeninin çöküşüdür.

Evler kalabilir.

Saraylar kalabilir.

Taşlar kalabilir.

Fakat o medeniyeti kuran insanlar artık olmayabilir.

3️⃣ Kur’an Neden Eski Toplumların Çöküşünü Anlatır ❓​

Kur’an tarihi yalnızca geçmişi öğretmek için anlatmaz.

Geçmiş:

bugünün insanına ayna olsun

diye anlatılır.

Çünkü insan sık sık şöyle düşünür:

“Biz farklıyız.”

“Biz daha güçlüyüz.”

“Bizim başımıza gelmez.”

Kur’an ise tekrar tekrar:

“Sizden önce yaşayanlar da böyle düşünüyordu.”

mesajını verir.

4️⃣ “Azabımız Onlara Geldi” Ne Anlama Gelir ❓​

Buradaki azap yalnızca bireysel bir ceza olarak düşünülmemelidir.

Kur’an'daki geçmiş toplum anlatılarında:

doğal afetler,

siyasi çöküşler,

toplumsal yıkımlar

ve ilahi cezalandırma şeklinde anlatılan olaylar bulunur.

Fakat ayetin temel vurgusu felaketin fiziksel biçiminden çok:

insanın yaptığı kötülüğün sonuçsuz olmadığını

hatırlatmaktır.

5️⃣ Neden Azap Gece Geliyor ❓​

Gece insanın savunmasız olduğu zamandır.

İnsan:

uyur,

planlarını bırakır,

kontrolü gevşetir.

Gündüz kendisini güçlü hisseden insan gece uyuduğunda bütün kontrol iddiasını bir süreliğine bırakır.

Ayet bu nedenle son derece çarpıcı bir görüntü oluşturur:

İnsan uyurken dünya devam etmektedir.

6️⃣ “Gündüz Dinlenirken” İfadesi Neden Özellikle Söylenmiştir ❓​

Ayet yalnızca geceyi söylemez.

Gündüz dinlenme zamanı da belirtilir.

Özellikle sıcak bölgelerde öğle saatlerinde insanların dinlenmesi yaygın bir alışkanlıktı.

Yani ayet iki farklı zamanı seçer:

gece uykusu

ve gündüz istirahati.

İkisinin ortak özelliği şudur:

İnsan kendisini güvende hisseder.

7️⃣ Ayetin Ana Mesajı “Felaket Her An Gelebilir” midir ❓​

Bu mesaj ayetin önemli katmanlarından biridir.

İnsan genellikle hayatını şöyle planlar:

yarın,

gelecek hafta,

gelecek yıl,

on yıl sonra...

Fakat hiçbir insanın:

yarına ulaşacağına dair kesin garantisi yoktur.

Bu gerçek karamsarlık üretmek için değil:

hayatın kıymetini fark ettirmek için

hatırlatılır.

8️⃣ İnsan Neden Sürekli Zamanı Var Sanır ❓​

Çünkü günlük hayat insana devamlılık yanılsaması verir.

Her sabah güneş doğar.

İnsan işe gider.

Yemek yer.

Uyur.

Ertesi gün yeniden başlar.

Bu tekrar zamanla insanda:

“Bu düzen hep böyle devam edecek.”

duygusu oluşturabilir.

Oysa tarih bunun doğru olmadığını gösterir.

9️⃣ Güçlü Medeniyetler de Yok Olabilir mi ❓​

Tarih bunun sayısız örneğiyle doludur.

Bir zamanlar dünyaya hükmeden:

imparatorluklar,

krallıklar,

şehirler,

medeniyetler

bugün yalnızca tarih kitaplarında bulunmaktadır.

Bazılarının sarayları harabedir.

Bazılarının şehirleri toprağın altındadır.

Bazılarının isimleri bile unutulmuştur.

Ayet insana:

“Güç geçicidir.”

gerçeğini hatırlatır.

🔟 Kur’an Medeniyetlerin Çöküşünü Yalnızca İlahi Ceza ile mi Açıklar ❓​

Kur’an'da toplumların çöküşünün ahlaki sebepleri üzerinde özellikle durulur.

Bunlar arasında:

zulüm,

kibir,

haksızlık,

ölçü ve tartıda hile,

insan haklarının çiğnenmesi,

güçsüzlerin ezilmesi,

uyarıların küçümsenmesi

gibi davranışlar vardır.

Yani toplumsal ahlak ile toplumların geleceği arasında güçlü bir ilişki kurulmaktadır.

1️⃣1️⃣ Bir Toplumun En Büyük Tehlikesi Nedir ❓​

Belki de yalnızca kötülüğün bulunması değildir.

Çünkü hiçbir toplum tamamen kusursuz değildir.

Daha büyük tehlike:

kötülüğün normalleşmesidir.

Haksızlık yapıldığında kimse şaşırmıyorsa,

yalan sıradanlaşmışsa,

zulüm meşrulaştırılıyorsa,

insanlar çıkarları uğruna susuyorsa,

toplum ahlaki duyarlılığını kaybetmeye başlayabilir.

1️⃣2️⃣ İnsan Felaketten Önce Uyarıları Neden Dinlemez ❓​

Çünkü henüz kötü sonuç ortaya çıkmamıştır.

İnsan şöyle düşünebilir:

“Bugüne kadar hiçbir şey olmadı.”

Fakat bir davranışın hemen cezalandırılmaması onun doğru olduğunu göstermez.

Bir bina yıllarca çatlaklarla ayakta durabilir.

Bu:

binanın sağlam olduğu

anlamına gelmez.

Aynı durum toplumlar için de düşünülebilir.

1️⃣3️⃣ İlahi Mühlet ile İlahi Onay Aynı Şey midir ❓​

Hayır.

Kur’an'ın önemli fikirlerinden biri budur.

Bir insanın veya toplumun yaptığı yanlışın karşılığını hemen görmemesi:

Allah'ın o davranışı onayladığı anlamına gelmez.

Mühlet:

onay değildir.

Zaman verilmesi:

hesabın olmayacağı anlamına gelmez.

1️⃣4️⃣ İnsan Neden Kendini Dokunulmaz Hissetmeye Başlar ❓​

Çünkü güç insan psikolojisini değiştirebilir.

Servet,

makam,

ordu,

teknoloji,

toplumsal nüfuz

insana:

“Bana hiçbir şey olmaz.”

duygusu verebilir.

Kur’an'ın geçmiş toplum anlatıları ise bu yanılsamayı sürekli kırar.

Çünkü tarihin mezarlığı:

kendini yenilmez zanneden toplumlarla doludur.

1️⃣5️⃣ Ayet Bireysel Hayat İçin de Bir Uyarı mıdır ❓​

Evet, ayetten bireysel bir ders de çıkarılabilir.

İnsan çoğu zaman:

özür dilemeyi,

iyilik yapmayı,

haksızlığı düzeltmeyi,

sevdiğine sevgisini söylemeyi,

kendini değiştirmeyi

erteler.

Çünkü içinde gizli bir varsayım vardır:

“Daha sonra yaparım.”

Fakat ayet hayatın her zaman:

“daha sonra”

vermeyebileceğini hatırlatır.

1️⃣6️⃣ Bu Ayet İnsanı Korkuyla mı Yaşatmak İstiyor ❓​

Amaç yalnızca korku üretmek değildir.

Kur’an'daki uyarının amacı:

bilinç oluşturmaktır.

Ölümü hatırlamak hayattan kaçmak anlamına gelmez.

Tam tersine:

hayatı daha değerli yaşamak,

adaleti ertelememek,

sevgiyi ertelememek,

iyiliği ertelememek

anlamına gelebilir.

1️⃣7️⃣ “Gece veya Gündüz” İfadesinin Daha Derin Mesajı Nedir ❓​

Gece ve gündüz bütün zamanı kapsayan iki temel kavramdır.

Bu nedenle ifade sembolik olarak:

“Hiçbir zaman tamamen garanti değildir.”

şeklinde de düşünülebilir.

İnsan:

uyurken,

çalışırken,

dinlenirken,

gelecek planları yaparken

hayatın kırılganlığı devam eder.

Kontrol sandığımız kadar bizim elimizde değildir.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresinin İlk Dört Ayeti Nasıl Bir Bütünlük Oluşturuyor ❓​

İlk ayette:

“Elif Lâm Mîm Sâd.”

İkinci ayette:

Kitap'ın indirildiği

bildirilir.

Üçüncü ayette:

“Rabbinizden size indirilene uyun.”

denilir.

Dördüncü ayette ise:

geçmiş toplumların akıbeti

hatırlatılır.

Yani güçlü bir düşünce zinciri oluşur:

Vahiy geldi.

Ona kulak verin.

Çünkü geçmişte uyarıları görmezden gelen toplumların nasıl sonuçlarla karşılaştığını unutmayın.


Bu nedenle 4. ayet önceki ayetlerden kopuk değildir.

Tam tersine onların tarihsel gerekçesini gösterir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 4. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 4. ayet insanın en büyük yanılgılarından birini sarsar:

“Henüz vaktim var.”

Geçmişte güçlü toplumlar yaşadı.

Şehirler kurdular.

Servet biriktirdiler.

Ordular oluşturdular.

Kendilerini güvende hissettiler.

Fakat hiçbir güç onları sonsuz yapmadı.

Ayet özellikle:

“geceleyin veya gündüz dinlenirken”

diyerek insanın en savunmasız ve en rahat olduğu zamanı seçer.

Çünkü bazen insan için en büyük tehlike:

tehlike olmadığını düşünmesidir.

Ayetin mesajı hayatı korkuyla geçirmek değildir.

Tam tersine:

bugünü değerli bilmek,

haksızlığı ertelememek,

iyiliği geciktirmemek,

kibri bırakmak,

sahip olunan gücün geçici olduğunu anlamaktır.

Çünkü insan geleceğe ilişkin binlerce plan yapabilir.

Fakat hayatın ona sorduğu asıl soru belki de çok daha basittir:

“Bugün elindeki zamanı nasıl kullandın?”

“İnsan yarını planlayabilir ama yarına sahip değildir. Bu yüzden hayatın değeri ne kadar uzun süreceğinde değil, elimizdeki zamanı ne kadar adaletli, merhametli ve anlamlı yaşadığımızdadır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt