📖 A‘râf Suresi 5. Ayette “Azabımız Kendilerine Geldiğinde ‘Biz Gerçekten Zalimlermişiz’ Demekten Başka Sözleri Olmadı” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,624
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 5. Ayette “Azabımız Kendilerine Geldiğinde ‘Biz Gerçekten Zalimlermişiz’ Demekten Başka Sözleri Olmadı” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“İnsan bazen yanlışını görmediği için değil, görmek istemediği için sürdürür. Fakat gerçekle yüzleşme anı geldiğinde en ağır itiraf, insanın kendi vicdanından yükselir.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 4. ayetinde geçmişte helâk edilen toplumların azabın kendilerine geceleyin veya dinlendikleri sırada geldiği anlatılmıştı.

  1. ayet ise o insanların felaketle karşı karşıya kaldıkları anda söyledikleri sözü aktarır:
“Azabımız kendilerine geldiğinde, ‘Biz gerçekten zalimlermişiz!’ demekten başka sözleri olmadı.”

Bu ifade son derece çarpıcıdır.

Çünkü insanlar artık başkalarını suçlamazlar.

Bahane üretmezler.

Kendilerini savunmaya çalışmazlar.

Gerçek bütün açıklığıyla karşılarına çıktığında söyledikleri tek şey şudur:

“Biz zalimlermişiz.”

Ayet böylece insanın bazen gerçeği ancak sonuçlarıyla karşılaştığında kabul ettiğini gösterir.

1️⃣ “Onların Sözleri Bundan Başka Olmadı” Ne Demektir ❓​

Ayet, toplumların son anda verdikleri tepkiyi son derece kısa fakat güçlü bir ifadeyle anlatır.

O ana kadar:

itiraz etmiş,

uyarıları reddetmiş,

peygamberleri küçümsemiş,

yanlış davranışlarını savunmuş

olabilirler.

Fakat sonuç geldiğinde bütün savunmalar çöker.

Geriye yalnızca:

itiraf

kalır.

2️⃣ “Biz Gerçekten Zalimlermişiz” İtirafı Neden Önemlidir ❓​

Çünkü ayette insanlar:

“Bize haksızlık yapıldı.”

demiyor.

Tam tersine:

“Biz zalimdik.”

diyorlar.

Bu, sorumluluğun dışarıda değil:

kendilerinde

olduğunu kabul etmeleridir.

Kur’an'ın ahlak anlayışında insanın kendi davranışlarının sorumluluğunu taşıması temel bir ilkedir.

3️⃣ Kur’an'da “Zulüm” Ne Anlama Gelir ❓​

Zulüm yalnızca fiziksel şiddet anlamına gelmez.

Kur’an dilinde zulüm çok daha geniştir.

Bir şeyi olması gereken yerden çıkarmak,

adaletsizlik yapmak,

başkasının hakkını çiğnemek,

hakikati bile bile reddetmek,

insanın kendi nefsine zarar vermesi

de zulüm kavramının kapsamına girebilir.

Bu nedenle:

“Biz zalimlermişiz.”

itirafı çok kapsamlıdır.

4️⃣ İnsan Kendi Kendine Zulmedebilir mi ❓​

Kur’an'ın dikkat çekici ifadelerinden biri:

“Kendilerine zulmettiler.”

ifadesidir.

İlk bakışta insanın kendisine zulmetmesi garip görünebilir.

Fakat insan:

yanlış seçimlerle,

bağımlılıklarla,

kibirle,

nefretle,

haksızlıkla,

vicdanını susturarak

kendi hayatını da karanlığa sürükleyebilir.

Dolayısıyla zulmün mağduru bazen başkaları olduğu kadar:

zulmeden kişinin kendisi de olabilir.

5️⃣ İnsan Yanlış Yaptığını Neden Önceden Kabul Etmez ❓​

Çünkü insan zihni kendisini savunmaya eğilimlidir.

Yanlış yaptığımızda bile çoğu zaman:

“Başka çarem yoktu.”

“Herkes yapıyordu.”

“O da bana yaptı.”

“Ben kötü niyetli değildim.”

gibi açıklamalar üretiriz.

Psikolojide buna benzer davranışlar kişinin kendisini haklı gösterme eğilimiyle açıklanabilir.

Ayet ise bütün savunmaların çöktüğü bir anı anlatır.

6️⃣ Gerçekle Yüzleşmek Neden Bu Kadar Zordur ❓​

Çünkü insanın:

“Ben hata yaptım.”

demesi egosunu yaralayabilir.

Daha da zoru:

“Ben uzun zamandır yanlış yapıyormuşum.”

diyebilmektir.

Bu nedenle bazı insanlar hatalarını düzeltmek yerine onları savunmaya devam eder.

Çünkü geri dönmek:

yanlış yaptığını kabul etmeyi gerektirir.

7️⃣ Son Anda Gelen İtiraf Neden Yeterli Olmayabilir ❓​

Ayetin düşündürdüğü en önemli meselelerden biri budur.

Gerçeği kabul etmek değerlidir.

Fakat kabulün bir anlam taşıması için insanın:

değiştirme imkânı varken

harekete geçmesi gerekir.

Sonuç artık geri döndürülemez hâle geldiğinde yapılan itiraf, hakikati gösterir fakat geçmişi değiştirmez.

Bu nedenle Kur’an insanı:

sonuç gelmeden önce düşünmeye

çağırır.

8️⃣ Pişmanlık ile Tövbe Aynı Şey midir ❓​

Birbirleriyle bağlantılıdır ancak tamamen aynı değildir.

Pişmanlık:

“Keşke yapmasaydım.”

demektir.

Tövbe ise bundan daha ileri gider:

yanlışı kabul etmek,

ondan vazgeçmek,

Allah'tan bağışlanma istemek,

mümkünse verilen zararı gidermek,

aynı yanlışa dönmemeye çalışmak.

Yani gerçek tövbe:

pişmanlığın davranışa dönüşmesidir.

9️⃣ Ayetteki İnsanlar Neden Daha Önce Tövbe Etmediler ❓​

Kur’an'ın geçmiş toplum anlatılarında genellikle uyarının birdenbire gelmediği görülür.

Peygamberler gönderilir.

İnsanlara anlatılır.

Yanlışları gösterilir.

Dönmeleri istenir.

Fakat bazı topluluklar:

alay eder,

reddeder,

küçümser

ve davranışlarını sürdürür.

Dolayısıyla sorun çoğu zaman uyarının bulunmaması değil:

uyarıya kulak verilmemesidir.

🔟 İnsan Felaket Gelmeden Önce Kendini Nasıl Sorgulayabilir ❓​

Ayetin günümüze taşıdığı önemli derslerden biri:

öz eleştiridir.

İnsan zaman zaman kendisine şu soruları sorabilir:

Ben kime haksızlık yapıyorum?

Savunduğum şey gerçekten doğru mu?

Yanlış olduğunu bildiğim hâlde sürdürdüğüm bir davranış var mı?

Özür dilemem gereken biri var mı?

Haklı olduğumu düşündüğüm konuda yanılıyor olabilir miyim?

Bu sorular insanı sonradan gelecek ağır pişmanlıklardan koruyabilir.

1️⃣1️⃣ “Herkes Yapıyor” Bir Savunma Olabilir mi ❓​

Ahlaki açıdan hayır.

Bir davranışın yaygın olması:

onu doğru yapmaz.

Bir toplumun tamamı bir yanlışın içinde bulunabilir.

A‘râf Suresi'ndeki toplum anlatılarının önemli yönlerinden biri de budur.

Yanlış bazen bireysel değil:

toplumsal hâle gelebilir.

O zaman insanlar birbirlerinin yanlışlarını normalleştirmeye başlar.

1️⃣2️⃣ Zulüm Nasıl Normalleşir ❓​

Zulüm çoğu zaman bir günde ortaya çıkmaz.

Önce küçük bir haksızlık görmezden gelinir.

Sonra başka biri yapılır.

Ardından insanlar alışmaya başlar.

Bir süre sonra:

“Böyle gelmiş, böyle gider.”

denir.

İşte en tehlikeli aşama budur.

Çünkü insan artık kötülüğü kötülük olarak görmemeye başlayabilir.

1️⃣3️⃣ Vicdan Neden Bazen Çok Geç Konuşur ❓​

Aslında vicdan çoğu zaman daha önce de konuşur.

Fakat insan onu susturabilir.

Çıkar,

kibir,

öfke,

alışkanlık,

çevre baskısı

vicdanın sesini bastırabilir.

Fakat gerçek sonuçlarla karşılaşınca bahaneler güçlerini kaybeder.

Ayetin:

“Biz zalimlermişiz.”

ifadesi adeta bastırılmış vicdanın son anda yüksek sesle konuşması gibidir.

1️⃣4️⃣ Allah İnsanlara Haksızlık mı Eder ❓​

Kur’an'ın genel öğretisine göre Allah insanlara zulmetmez.

İnsanların karşılaştığı ilahi hesap, yaptıklarıyla ilişkilendirilir.

Bu nedenle ayette insanlar:

“Allah bize zulmetti.”

demezler.

Tam tersine:

“Biz zalimdik.”

derler.

Bu ayrım Kur’an'ın adalet anlayışında oldukça önemlidir.

1️⃣5️⃣ Kendi Hatasını Kabul Etmek Zayıflık mıdır ❓​

Hayır.

Tam tersine büyük bir ahlaki güç gerektirir.

Zayıf insan bazen hatasını sürekli başkalarının üzerine atabilir.

Olgun insan ise:

“Burada benim de hatam var.”

diyebilir.

İnsan ilişkilerinde pek çok sorun:

bir tarafın ilk kez bu cümleyi söylemesiyle

çözülmeye başlayabilir.

1️⃣6️⃣ Özür Dilemek Neden İnsanlara Bu Kadar Zor Gelir ❓​

Çünkü özür dilemek insanın kendisi hakkındaki kusursuzluk görüntüsünü bozar.

Fakat aslında:

hatasız insan yoktur.

Gerçek büyüklük hata yapmamak değil:

hatasını fark etmek,

kabul etmek,

zararı düzeltmek

ve aynı yanlışı tekrarlamamaya çalışmaktır.

Bu açıdan A‘râf 5 insanın kendi hatasını geç kalmadan görmesine yönelik çok güçlü bir uyarıdır.

1️⃣7️⃣ Ayetin Günlük Hayatımıza En Yakın Mesajı Nedir ❓​

Belki de şu cümledir:

Haklı çıkmaya çalışmadan önce gerçekten haklı olup olmadığını düşün.

Çünkü insan hayatının önemli bir kısmını:

kendini savunarak

geçirebilir.

Bazen ise ihtiyaç duyduğu şey savunma değil:

dürüst bir öz eleştiridir.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresinin 4. ve 5. Ayetleri Birlikte Ne Anlatıyor ❓​

  1. ayette:
azabın beklenmedik anda gelişi anlatılır.

  1. ayette ise:
o anda insanların yaptığı itiraf gösterilir.

Yani iki ayet birlikte güçlü bir sahne oluşturur:

İnsanlar hayatlarına devam etmektedir.

Kendilerini güvende hissederler.

Sonuç gelir.

Ve bütün bahaneler bir anda kaybolur.

Son söz:

“Biz gerçekten zalimlermişiz.”

olur.

Kur’an bu sahneyi geçmişi anlatmak için olduğu kadar:

bugünün insanını uyandırmak için

de aktarır.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 5. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 5. ayet insanın en önemli ahlaki yeteneklerinden birini hatırlatır:

Kendi kendisini sorgulayabilmek.

Çünkü insan hata yapabilir.

Fakat daha büyük tehlike:

hatasını sürekli haklı göstermesidir.

Geçmiş toplumların son anda:

“Biz zalimlermişiz.”

demesi bize önemli bir soru bırakır:

Neden insan gerçeği ancak iş işten geçtikten sonra kabul etsin?

Belki de Kur’an'ın istediği tam tersidir:

Sonuç gelmeden düşün.

Haksızlığı büyümeden durdur.

Özür dilemek için geç kalma.

Yanlışını savunmak yerine düzelt.

Çünkü insanın hayatındaki en değerli fırsatlardan biri:

hâlâ değiştirebilecek zamanı varken yanlışını fark edebilmesidir.


“En ağır pişmanlık, gerçeği hiç bilmemek değil; aslında içten içe bildiğin bir gerçeği değiştirme fırsatın varken ertelediğini fark etmektir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt