A‘râf Suresi 15. Ayette Allah’ın İblis’e “Sen Süre Verilenlerdensin” Demesi Ne Anlama Gelir
“Mühlet verilmesi, yapılanın doğru olduğu anlamına gelmez. Bazen insana verilen zaman bir ödül değil, neyi seçeceğinin ortaya çıkacağı daha uzun bir imtihandır.”
Ersan Karavelioğlu
A‘râf Suresi'nin 14. ayetinde İblis:
“İnsanların diriltilecekleri güne kadar bana süre ver.”
demişti.
- ayette Allah ona şöyle karşılık verir:
Ayet son derece kısadır.
Fakat bu birkaç kelime çok önemli soruları beraberinde getirir:
Allah İblis’e neden süre verdi?
Bu, onun isteğinin kabul edilmesi anlamına mı gelir?
İblis neden hemen cezalandırılmadı?
Şeytanın varlığı insanın imtihanıyla nasıl ilişkilidir?
Ve daha önemlisi:
Bir insana uzun süre fırsat verilmesi, Allah’ın onun davranışlarından razı olduğu anlamına gelir mi?
“Sen Süre Verilenlerdensin” Ne Demektir
Ayetin anlamı açıktır:İblis’in varlığı hemen sona erdirilmeyecektir.
Ona belirli bir zamana kadar:
mühlet verilmiştir.
Yani İblis’in cezası anında tamamlanmamış, faaliyetini sürdürebileceği bir süre tanınmıştır.
Fakat bu mühlet:
affedildiği anlamına gelmez.
Allah İblis’in İsteğini Neden Kabul Etti
Kur’an bu ayette bunun bütün hikmetlerini ayrıntılı biçimde açıklamaz.Ancak genel Kur’an anlatısında İblis’in varlığı:
insanın iradesi,
imtihanı,
doğru ile yanlış arasında seçim yapması
ile bağlantılıdır.
İnsan yalnızca iyiliğin bulunduğu bir ortamda değil:
yanlışın da mümkün olduğu bir dünyada
ahlaki tercih yapar.
Mühlet Verilmesi Onay Anlamına mı Gelir
Hayır.Bu çok önemli bir ayrımdır.
Allah’ın bir davranışın sonucunu hemen vermemesi:
o davranışı onayladığı anlamına gelmez.
Bir insan yanlış yapabilir ve yıllarca karşılığını görmeyebilir.
Bu:
yanlışın doğru olduğu
anlamına gelmez.
Aynı ilke İblis için de geçerlidir.
İlahi Mühlet Nedir
Mühlet:bir şeyin sonucunun hemen gerçekleşmemesi,
kişiye zaman tanınmasıdır.
Bu zaman:
tövbe için kullanılabilir,
iyilik için kullanılabilir,
yanlışta ısrar etmek için de kullanılabilir.
Dolayısıyla mühlet:
bir fırsattır ama aynı zamanda sorumluluktur.
İblis Kendisine Verilen Süreyi Nasıl Kullanacaktır
Sonraki ayetlerde bunu kendisi açıklayacaktır.İblis:
insanları doğru yoldan uzaklaştırmaya çalışacağını,
onlara farklı yönlerden yaklaşacağını
söyler.
Yani kendisine verilen zamanı:
tövbe etmek için değil, isyanını sürdürmek için
kullanmayı seçer.
Allah İblis’in Ne Yapacağını Biliyorsa Neden Süre Veriyor
Bu soru kader ve özgür irade tartışmasının da merkezindedir.Bilmek ile zorlamak aynı şey değildir.
Allah’ın bir varlığın ne yapacağını bilmesi:
onu o davranışı yapmaya zorladığı
anlamına gelmez.
İblis kendi tercihini yapar.
İnsan da kendi tercihlerini yapar.
Dolayısıyla:
ilahi bilgi, ahlaki sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Şeytan Olmasaydı İnsan Daha Kolay mı İman Ederdi
Belki bazı ayartmalar olmazdı.Fakat insanın yalnızca şeytandan kaynaklanan arzuları yoktur.
İnsanın kendi:
nefsi,
arzuları,
kibri,
çıkarları,
öfke ve tutkuları
da vardır.
Bu nedenle bütün kötülüğü sadece şeytana bağlamak doğru değildir.
Şeytan:
yanlışı fısıldar; insan ise seçer.
Şeytanın Gücü Sınırsız mıdır
Hayır.Kur’an’ın genel anlatımına göre şeytanın insan üzerinde mutlak bir hâkimiyeti yoktur.
Şeytan:
çağırabilir,
vesvese verebilir,
yanlışı cazip gösterebilir.
Fakat insanı:
zorla günah işletme gücüne sahip değildir.
Son karar yine insana aittir.
İnsan “Şeytan Yaptırdı” Diyerek Sorumluluktan Kurtulabilir mi
Hayır.Çünkü şeytanın etkisi zorlayıcı değil:
ayartıcıdır.
Bir insanın önüne yanlış bir seçenek getirilebilir.
Ama o seçeneği kabul edip etmemek:
insanın sorumluluğundadır.
Bu yüzden Kur’an’ın ahlak anlayışında insan:
kendi tercihlerinden hesap verir.
İblis’e Verilen Sürenin Bir Sınırı Var mıdır
Evet.İblis sonsuz bağımsızlık elde etmiş değildir.
Ona verilen mühlet:
Allah’ın belirlediği bir zamanla sınırlıdır.
Bu da çok önemli bir mesaj taşır:
Kötülüğün bile sınırları vardır.
İblis istediği kadar güçlü görünse de:
Allah’ın hâkimiyetinin dışında değildir.

Kötülük Neden Hemen Ortadan Kaldırılmıyor
Bu soru insanlığın en eski sorularından biridir.Eğer insan gerçekten:
özgür seçim,
ahlaki sorumluluk,
imtihan
taşıyacaksa doğru ile yanlış arasında gerçek tercihler bulunması gerekir.
Kötülüğün mümkün olmadığı bir dünyada:
iyiliği seçmenin ahlaki anlamı da farklı olurdu.
Bu nedenle dünya imtihanı seçim imkânıyla bağlantılıdır.

Allah Kötülüğün Olmasını mı İster
Bir şeyin gerçekleşmesine izin verilmesi ile ahlaken onaylanması aynı değildir.Kur’an:
zulmü,
haksızlığı,
kibri,
aldatmayı
açıkça kınar.
Dolayısıyla kötülüğün dünyada gerçekleşebilmesi:
Allah’ın kötülüğü sevdiği anlamına gelmez.
İnsanlara seçim alanı verilmesinin sonucudur.

İblis’in Uzun Süre Yaşaması Bir Ödül müdür
Hayır.Uzun yaşamak veya uzun süre imkân sahibi olmak:
tek başına ödül değildir.
Önemli olan:
o sürenin nasıl kullanıldığıdır.
İblis’e uzun mühlet verilmiştir.
Fakat o bunu:
iyilik için değil,
isyanını sürdürmek için
kullanacaktır.
Bu nedenle uzunluk değil:
yön
önemlidir.

İnsan İçin de Aynı İlke Geçerli midir
Evet.Bir insan uzun ömür sürebilir.
Çok zengin olabilir.
Güçlü olabilir.
İşleri sürekli yolunda gidebilir.
Fakat bunlar otomatik olarak:
Allah’ın o kişinin bütün davranışlarından razı olduğu
anlamına gelmez.
Dünyevi başarı ile ahlaki doğruluk aynı şey değildir.

Bir Günahın Hemen Cezalandırılmaması İnsanı Aldatabilir mi
Evet.İnsan bazen şöyle düşünebilir:
“Yıllardır yapıyorum, hiçbir şey olmadı.”
Bu düşünce son derece yanıltıcı olabilir.
Bir davranışın hemen sonuç doğurmaması:
onu sonuçsuz yapmaz.
Bazı sonuçlar:
gecikir,
birikir,
sonradan ortaya çıkar.
Ayet bu nedenle mühlet ile onay arasındaki farkı anlamak açısından önemlidir.

Mühlet İnsana Nasıl Bir Fırsat Sunar
İnsan için mühlet:dönüş imkânıdır.
Hayatta olduğumuz sürece:
özür dilemek,
hakkı geri vermek,
yanlıştan dönmek,
tövbe etmek,
daha iyi bir hayat kurmak
mümkündür.
Bu nedenle zaman yalnızca geçen bir şey değildir.
Aynı zamanda:
değişme imkânıdır.

İblis ile İnsan Arasındaki En Büyük Farklardan Biri Nedir
İblis yanlışını:savunur.
İnsan ise yanlışını:
kabul edip tövbe edebilir.
Âdem kıssasında bu fark özellikle belirginleşir.
İblis:
“Ben daha üstünüm.”
der ve ısrar eder.
Âdem ise hata yaptıktan sonra:
yanlışını fark eder ve Allah’a yönelir.
Dolayısıyla insanı yükselten şey:
hiç hata yapmamak değil, hatadan dönebilmektir.

A‘râf Suresi 14. ve 15. Ayetler Birlikte Ne Anlatıyor
- ayette İblis:
der.
- ayette:
cevabı gelir.
İstek kabul edilmiştir.
Fakat kıssa burada bitmez.
Asıl önemli olan:
İblis’in verilen zamanı ne için kullanacağıdır.
Bir sonraki ayetlerde bu niyet açıkça ortaya çıkacaktır.
Böylece Kur’an insana önemli bir ders verir:
Bir dileğin gerçekleşmesi, o dileğin sahibi için mutlaka hayırlı olduğu anlamına gelmez.

Sonuç: A‘râf Suresi 15. Ayet Bize Ne Öğretiyor
A‘râf Suresi 15. ayet yalnızca birkaç kelimedir:“Sen süre verilenlerdensin.”
Fakat bu kısa ifade:
zaman,
imtihan,
özgür irade,
kötülük,
sorumluluk
hakkında büyük sorular açar.
İblis mühlet istemiştir.
Allah ona mühlet vermiştir.
Fakat bu:
İblis’in haklı olduğu,
affedildiği,
isyanının kabul edildiği
anlamına gelmez.
Tam tersine verilen süre:
onun tercihlerini ortaya çıkaracağı bir alan hâline gelir.
İnsan hayatında da benzer bir gerçek vardır.
Bir yanlışın hemen karşılık görmemesi:
yanlış olmadığı anlamına gelmez.
Bir insanın uzun süre başarılı olması:
her yaptığı şeyin doğru olduğunu göstermez.
Ve insana verilen her yeni gün:
yalnızca yaşam süresinin uzaması değildir.
Aynı zamanda yeni bir soru demektir:
“Bugün sana verilen zamanı neye dönüştüreceksin?”
Belki de bu ayetin en önemli mesajlarından biri şudur:
Mühlet, güvence değildir; fırsattır.
Ve fırsatın değeri:
ne kadar uzun olduğuyla değil, nasıl kullanıldığıyla
ölçülür.
“Allah’ın zaman vermesi, insanın doğru yolda olduğunun garantisi değildir. Asıl mesele mühletin uzunluğu değil, o mühlet içinde insanın neye dönüştüğüdür.”
Ersan Karavelioğlu