A‘râf Suresi 29. Ayette “Rabbim Adaleti Emretti; Her Secde Yerinde Yüzünüzü O’na Yöneltin ve Dini Yalnız O’na Has Kılarak Dua Edin” İfadesi Ne Anlama Gelir
“Adalet yalnızca başkalarından beklediğimiz bir hak değil, kendi davranışlarımızda taşımamız gereken bir sorumluluktur. İbadetin özü ise insanlara görünmek değil, kalbin yönünü yalnız Allah’a çevirebilmektir.”
Ersan Karavelioğlu
A‘râf Suresi'nin 28. ayetinde insanların bazı çirkin davranışlarını:
“Atalarımızı böyle yaparken bulduk ve Allah da bize bunu emretti.”
diyerek savundukları anlatılmıştı.
- ayette ise Allah’ın gerçekte ne emrettiği açıklanır:
Bu ayet üç büyük kavramı aynı yerde buluşturur:
Adalet.
İhlas.
Allah’a dönüş.
Yani din yalnızca ritüellerden oluşmaz.
İnsanın:
adaletli olması,
ibadetini samimiyetle yapması
ve sonunda Allah’a döneceğini bilerek yaşaması
istenir.
“De ki: Rabbim Adaleti Emretti” Ne Demektir
Bir önceki ayette bazı insanlar kendi yanlış davranışlarını:Allah’a nispet etmişlerdi.
- ayet bunu düzeltir:
adaleti
emreder.
Buradaki adalet, yalnızca mahkemelerdeki hukuk düzeni değildir.
İnsan ilişkilerinde:
hakkı gözetmek,
ölçülü davranmak,
kimseye zulmetmemek
anlamlarını da kapsar.
Kur’an’daki Adalet Kavramı Ne Kadar Geniştir
Adalet:hak sahibine hakkını vermek,
ölçüyü bozmamak,
tarafgirlik nedeniyle gerçeği çarpıtmamak,
güçlü ile zayıf arasında haksız ayrım yapmamak
gibi geniş bir anlam taşır.
Bu yüzden adalet:
sadece devletlerin değil,
her insanın günlük hayatındaki bir sorumluluktur.
İnsan Kendisine Karşı da Adaletsiz Olabilir mi
Evet.İnsan:
bedenine zarar vererek,
hayatını sürekli yanlış alışkanlıklara teslim ederek,
vicdanını bastırarak,
kendi değerini tamamen başkalarının onayına bağlayarak
kendisini de haksızlığa uğratabilir.
Bu nedenle adalet:
başkalarına olduğu kadar
insanın kendisine karşı da doğru ölçüyü korumasıdır.
Adalet Herkese Aynı Davranmak mıdır
Her zaman değil.Adalet ile mutlak eşitlik aynı şey değildir.
Örneğin iki insanın ihtiyaçları farklı olabilir.
Adalet bazen:
herkese aynısını vermek değil,
herkese hakkı olanı vermektir.
Bu nedenle gerçek adalet:
şartları,
sorumlulukları
ve hakları
dikkate alır.
“Her Secde Yerinde Yüzünüzü O’na Yöneltin” Ne Demektir
Bu ifade ibadetin merkezine:Allah’a yönelmeyi
koyar.
İnsan namazda bedeniyle kıbleye yönelir.
Fakat asıl amaç yalnızca fiziksel yön değildir.
Kalbin de:
Allah’a,
hakikate,
samimiyete
yönelmesi gerekir.
Çünkü beden kıbleye dönmüşken kalp:
başka şeylerin peşinde olabilir.
“Yüzünüzü Yöneltmek” Sadece Fiziksel Bir Hareket midir
Hayır.Kur’an’da yüzün bir yere yönelmesi çoğu zaman:
bütün varlığıyla yönelmek
anlamı da taşır.
Bu nedenle ifade:
“İbadetinizin yönünü gerçekten Allah’a çevirin.”
şeklinde anlaşılabilir.
Yani ibadetin merkezinde:
insanların bakışı değil,
Allah’ın rızası
olmalıdır.
“Her Secde Yerinde” İfadesi Ne Anlama Gelir
Bu ifade:ibadet yerleri,
namaz vakitleri
ve Allah’a yönelme anları
ile ilişkilendirilmiştir.
Ana fikir şudur:
İnsan ibadete yöneldiğinde:
Allah’ı merkeze almalıdır.
İbadet başka amaçlarla karıştığında:
özündeki samimiyet zedelenebilir.
“Dini Yalnız O’na Has Kılarak” Ne Demektir
Bu ifade ihlas kavramıyla yakından ilgilidir.İhlas:
ibadeti,
duayı,
dini bağlılığı
samimiyetle Allah için yaşamaktır.
Yani insan:
başkalarının beğenisi,
övülmek,
dindar görünmek
için değil,
Allah’ın rızasını gözeterek
ibadet eder.
Riyâ Nedir ve Neden İhlasın Karşıtıdır
Riyâ:ibadet veya iyiliği
insanlara gösterme,
onların takdirini kazanma
amacıyla yapmak demektir.
Bir insan yardım ederken sürekli:
“Herkes benim ne kadar cömert olduğumu görsün.”
diye düşünüyorsa niyeti zarar görebilir.
Bu nedenle ibadetin dış görünüşü kadar:
içindeki amaç
da önemlidir.
Bir İyiliğin Başkaları Tarafından Görülmesi Onu Riyâ Yapar mı
Hayır.Bir iyiliğin görünür olması:
tek başına riyâ değildir.
Asıl mesele:
neden yapıldığıdır.
İnsan başkalarının yanında namaz kılabilir.
Toplum içinde yardım yapabilir.
Ama niyeti Allah’ın rızası olabilir.
Dolayısıyla belirleyici olan:
görünürlük değil, niyettir.

İnsan Kendi Niyetini Nasıl Kontrol Edebilir
İnsan kendisine şu soruları sorabilir:Kimse bunu bilmeyecek olsa yine yapar mıydım?
Kimse beni övmese yine devam eder miydim?
Başkasının takdirini kaybetsem bu iyiliği bırakır mıydım?
Bu sorular:
niyetin gerçek yönünü
anlamaya yardımcı olabilir.

“O’na Dua Edin” İfadesi Neden İhlasla Birlikte Geliyor
Çünkü dua:insanın Allah’la doğrudan ilişkisinin en açık biçimlerinden biridir.
Dua ederken insan:
ihtiyacını,
korkusunu,
umudunu,
acizliğini
Allah’a açar.
Bu ilişkinin samimi olması:
duanın ruhudur.

Dua Sadece Bir Şey İstemek midir
Hayır.Dua:
şükür,
bağışlanma istemek,
yardım dilemek,
Allah’ı anmak,
içini açmak
anlamlarını da taşır.
Bazen dua:
“Bana şunu ver.”
demekten çok:
“Rabbim, beni doğru olanda tut.”
demektir.

Adalet ile İbadet Neden Aynı Ayette Birlikte Bulunuyor
Bu son derece önemlidir.Ayet önce:
adaleti
emreder.
Sonra:
ibadeti ve ihlası
anlatır.
Bu bize dinin:
yalnızca namazdan,
yalnızca ahlaktan
ibaret olmadığını gösterir.
İslam’da:
Allah’a karşı kulluk ile insanlara karşı adalet
birbirinden koparılamaz.

Çok İbadet Eden Ama Adaletsiz Bir İnsan Çelişki Yaşıyor mudur
Evet.Bir insan:
ibadet ediyor
ama aynı zamanda insanlara haksızlık ediyorsa,
ibadetin ahlaki etkisini sorgulaması gerekir.
Çünkü ayet:
aynı nefeste hem:
adaleti
hem de:
Allah’a samimi yönelişi
emreder.
Din:
insanın yalnızca secdesini değil,
davranışını da değiştirmelidir.

“Sizi Başlangıçta Yarattığı Gibi Yine Döneceksiniz” Ne Demektir
Ayetin sonunda yeniden:diriliş
konusuna dönülür.
İnsan ilk kez Allah tarafından yaratılmıştır.
Kur’an’a göre aynı Allah:
onu öldükten sonra yeniden diriltecektir.
Bu nedenle ayet:
ilk yaratılış ile
yeniden yaratılış arasında bağlantı kurar.

İlk Yaratılış Neden Dirilişe Delil Olarak Kullanılır
Mantık basittir:İnsanı ilk kez yaratmaya gücü yeten Allah’ın:
onu yeniden yaratması
imkânsız değildir.
İnsan:
“Öldükten sonra nasıl yeniden dirileceğim?”
diye sorabilir.
Kur’an ise:
“İlk defa nasıl yaratıldığını düşün.”
diyerek cevap verir.

Adalet, İhlas ve Ahiret Arasında Nasıl Bir Bağ Vardır
Ayet bu üç kavramı çok güçlü biçimde birbirine bağlar.Adalet:
insanın dünyadaki davranışını düzenler.
İhlas:
Allah’la ilişkisindeki samimiyeti düzenler.
Ahiret:
bütün bu davranışların sonunda hesaba dönüşeceğini hatırlatır.
Yani insan:
insanlara karşı adaletli,
Allah’a karşı samimi
ve:
sonunda O’na döneceğinin bilincinde
yaşamalıdır.

Sonuç: A‘râf Suresi 29. Ayet Bize Ne Öğretiyor
A‘râf Suresi 29. ayet son derece kısa olmasına rağmen dinin çok geniş bir özetini verir:“Rabbim adaleti emretti.”
Demek ki din:
zulmü,
haksızlığı,
keyfîliği
değil;
adaleti
ister.
Ardından:
“Her secde yerinde yüzünüzü O’na yöneltin.”
denir.
Yani ibadet:
yalnızca bedenin hareketi değil,
kalbin yönelişi
olmalıdır.
Sonra:
“Dini yalnız O’na has kılarak O’na dua edin.”
buyrulur.
Bu da insanın:
gösterişten,
çıkar hesabından,
insanların övgüsüne bağımlılıktan
uzaklaşarak Allah’a samimiyetle yönelmesini ister.
Ve ayetin sonunda:
“Sizi ilk yarattığı gibi yine döneceksiniz.”
denilir.
Böylece insanın bütün hayatı tek bir çizgide birleşir:
Allah tarafından yaratıldık.
Dünyada adalet ve ihlasla yaşamamız istendi.
Ve sonunda:
yeniden Allah’a döneceğiz.
Belki de ayetin insana bıraktığı en güçlü soru şudur:
İnsanlara karşı adaletli, Allah’a karşı samimi ve ölümden sonraki dönüşün farkında bir hayat yaşayabiliyor muyuz?
Çünkü dinin değeri yalnızca:
ne söylediğimizde,
nasıl göründüğümüzde
veya kaç ibadet yaptığımızda değil;
adaletimizin, samimiyetimizin ve karakterimizin birbirini tamamlamasında ortaya çıkar.
“Gerçek dindarlık, secdede Allah’a yönelirken hayatta insanlara haksızlık etmemektir. Adalet olmadan ibadet eksik, samimiyet olmadan ibadet ise ruhsuz kalır.”
Ersan Karavelioğlu