📖 A‘râf Suresi 35. Ayette “Ey Âdemoğulları! Size İçinizden Ayetlerimi Anlatan Peygamberler Geldiğinde Kim Sakınır ve Kendini Düzeltirse Onlara Korku

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,650
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 35. Ayette “Ey Âdemoğulları! Size İçinizden Ayetlerimi Anlatan Peygamberler Geldiğinde Kim Sakınır ve Kendini Düzeltirse Onlara Korku Yoktur, Onlar Üzülmeyeceklerdir” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“İnsanın geçmişi ne kadar kusurlu olursa olsun, yönünü değiştirdiği anda yeni bir yol açılabilir. Kur’an’ın çağrısı yalnızca yanlıştan kaçmak değil, bozulanı yeniden güzelleştirmektir.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 34. ayetinde her toplumun belirlenmiş bir süresi bulunduğu ve bu süre geldiğinde onun ne geciktirilebileceği ne de öne alınabileceği bildirilmişti.

  1. ayette ise bütün Âdemoğullarına yeniden seslenilir:
“Ey Âdemoğulları! Size içinizden, ayetlerimi anlatan peygamberler geldiğinde kim sakınır ve kendini düzeltirse onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.”

Bu ayette iki kavram özellikle öne çıkar:

Takvâ

ve

ıslah.

Yani yalnızca kötülükten sakınmak yetmez.

İnsanın:

kendini,

davranışlarını,

ilişkilerini

ve mümkünse bozduğu şeyleri de düzeltmesi gerekir.

Ayetin sonunda ise son derece umut verici bir müjde vardır:

“Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.”

1️⃣ “Ey Âdemoğulları” Hitabı Neden Yeniden Kullanılıyor ❓​

Bu hitap yalnızca belirli bir topluma yönelik değildir.

Kur’an:

bütün insanlığa

seslenmektedir.

Âdem kıssasından başlayan anlatı artık bütün insan nesline yönelir.

Bu aynı zamanda insanların:

ırkları,

dilleri,

toplumları

farklı olsa bile ortak bir insanlık kökenine sahip olduklarını hatırlatır.

2️⃣ “Size İçinizden Peygamberler Gelirse” Ne Demektir ❓​

Peygamberlerin:

insanlar arasından

seçilmesi özellikle önemlidir.

Onlar:

melek değildir.

İnsanların yaşadığı:

acıları,

sınavları,

aile hayatını,

toplumsal sorunları

insan olarak yaşarlar.

Bu nedenle vahyin mesajını:

insan hayatının içinde örnekleyebilirler.

3️⃣ Peygamberlerin İnsan Olması Neden Önemlidir ❓​

Eğer peygamberler insanlardan tamamen farklı varlıklar olsaydı insanlar:

“O yapabilir ama biz yapamayız.”

diyebilirdi.

Fakat peygamberler de:

yer,

içer,

çalışır,

üzülür,

sevinir,

zorluklarla karşılaşır.

Böylece verdikleri mesaj:

yalnızca teorik bir öğreti değil, yaşanabilir bir örnek

hâline gelir.

4️⃣ “Ayetlerimi Size Anlatan” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

Peygamberlerin temel görevlerinden biri:

Allah’ın ayetlerini insanlara ulaştırmaktır.

Onlar dini kendi arzularına göre üretmezler.

Görevleri:

vahyi aktarmak,

açıklamak,

uyarmak,

müjdelemek

ve yaşantılarıyla örnek olmaktır.

Dolayısıyla peygamber:

mesajın sahibi değil, elçisidir.

5️⃣ Peygamberlerin Görevi İnsanları Zorla İnandırmak mıdır ❓​

Hayır.

Kur’an’ın genel öğretisinde peygamber:

tebliğ eder,

açıklar,

uyarır.

Fakat insanın iradesini elinden almaz.

İnsan:

kabul eder

veya reddeder.

Bu nedenle iman:

zorlamayla değil, bilinçli tercihle

anlam kazanır.

6️⃣ “Kim Sakınırsa” Ne Demektir ❓​

Buradaki kavram:

takvâdır.

Takvâ yalnızca korku anlamına gelmez.

Daha geniş biçimde:

Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşımak,

yanlışlardan sakınmak,

davranışlarını kontrol etmek,

vicdanlı yaşamak

anlamlarını içerir.

Yani takvâ:

insanın hayatını bilinçle yaşamasıdır.

7️⃣ Takvâ Sadece İbadet Etmek midir ❓​

Hayır.

İbadet takvânın önemli bir parçasıdır.

Fakat takvâ:

dürüstlük,

adalet,

merhamet,

emanete sadakat,

kul hakkından sakınma

gibi ahlaki davranışları da kapsar.

Bir insan çok ibadet edip:

insanlara sürekli haksızlık yapıyorsa

takvâ anlayışında ciddi bir eksiklik oluşur.

8️⃣ “Kendini Düzeltirse” Ne Anlama Gelir ❓​

Ayetteki ikinci temel kavram:

ıslah

kavramıdır.

Islah:

bozulmuş olanı düzeltmek,

iyileştirmek,

barışı sağlamak,

yanlıştan dönmek

anlamları taşır.

Bu çok önemlidir.

Çünkü Kur’an insana sadece:

“Kötülük yapma.”

demez.

Aynı zamanda:

“Bozulanı düzelt.”

der.

9️⃣ Islah Önce İnsanın Kendisinden mi Başlar ❓​

Evet.

İnsan dünyayı düzeltmeye çalışmadan önce:

kendi davranışlarına

bakmalıdır.

Kendisindeki:

kibir,

öfke,

yalan,

haksızlık,

kırıcı alışkanlıklar

üzerinde çalışabilir.

Gerçek değişim çoğu zaman:

insanın kendisini sorgulamasıyla

başlar.

🔟 Bir Hata Yaptıktan Sonra Düzeltme Mümkün müdür ❓​

Evet.

Ayetin umut veren yönlerinden biri tam olarak budur.

İnsan:

yanlış yapmış olabilir.

Birini kırmış olabilir.

Haksızlık etmiş olabilir.

Ama:

özür dileyebilir,

zararı telafi edebilir,

yanlışı bırakabilir,

davranışını değiştirebilir.

Kur’an insanı:

geçmişinin içine kilitlemez.

1️⃣1️⃣ Tövbe ile Islah Arasında Ne Fark Vardır ❓​

Tövbe:

yanlıştan Allah’a dönmektir.

Islah ise bunun:

davranışta görünür hâle gelmesi

olarak düşünülebilir.

Örneğin:

bir insan haksız yere aldığı paradan tövbe ediyorsa

yalnızca:

“Pişmanım.”

demesi yeterli olmayabilir.

Mümkünse:

hakkı sahibine geri vermesi

de gerekir.

İşte bu:

ıslahın ruhudur.

1️⃣2️⃣ “Onlara Korku Yoktur” Ne Anlama Gelir ❓​

Kur’an’da bu ifade sık sık:

Allah’ın rahmetine ve kurtuluşa ulaşan insanlar

için kullanılır.

Buradaki korku özellikle:

gelecekte karşılaşılacak hesap ve sonuçlarla

ilişkilendirilebilir.

Takvâ ve ıslah yolunu seçen insan için:

nihai geleceğin korkusu yerine güven ve umut

vardır.

1️⃣3️⃣ “Onlar Üzülmeyeceklerdir” Ne Demektir ❓​

Korku genellikle:

gelecekle

ilgilidir.

Üzüntü ise çoğu zaman:

geçmişte kaybedilenlerle.

Ayet:

“Korkmayacaklar ve üzülmeyecekler.”

diyerek iki yönlü bir huzur tasviri sunar.

Geçmiş:

pişmanlıkla insanı ezmez.

Gelecek:

korkuyla insanı kuşatmaz.

1️⃣4️⃣ Bu İfade Dünyada Hiç Üzülmeyecekleri Anlamına mı Gelir ❓​

Hayır.

İman eden insanlar da:

üzülebilir,

yakınlarını kaybedebilir,

hastalanabilir,

korkabilir.

Ayet dünya hayatında hiçbir psikolojik acının yaşanmayacağını vaat etmez.

Buradaki büyük müjde:

nihai kurtuluş ve ahiret güvenliği

ile ilgilidir.

1️⃣5️⃣ Takvâ ile Islah Neden Birlikte Anılıyor ❓​

Çünkü yalnızca:

“Ben kötülük yapmıyorum.”

demek yeterli olmayabilir.

İnsan aynı zamanda çevresinde:

iyiliği,

adaleti,

barışı,

düzeltmeyi

desteklemelidir.

Takvâ:

yanlıştan korur.

Islah:

iyiyi inşa eder.

İkisi birlikte çok daha güçlü bir ahlak oluşturur.

1️⃣6️⃣ Toplumsal Islah Ne Demektir ❓​

Islah yalnızca bireysel değildir.

Bir toplumda:

adaletsizlik varsa adaleti güçlendirmek,

kavga varsa barışı aramak,

yoksulluk varsa dayanışmayı artırmak,

bilgisizlik varsa eğitimi desteklemek

de ıslahın geniş anlamına dâhil edilebilir.

Yani mümin yalnızca:

kendi kurtuluşuyla ilgilenen biri

olarak düşünülmez.

1️⃣7️⃣ Bir İnsan Başkalarını Düzeltmeye Çalışırken Kibirlenebilir mi ❓​

Evet.

Bu çok önemli bir tehlikedir.

İnsan:

“Ben doğruyum, herkes yanlış.”

noktasına gelebilir.

Oysa ıslah:

hakaret etmek,

insanları aşağılamak,

zorla değiştirmeye çalışmak

değildir.

Gerçek ıslah:

hikmet, merhamet ve adaletle

yapılmalıdır.

1️⃣8️⃣ Bu Ayetin Günümüz İnsanına En Büyük Mesajı Nedir ❓​

Belki de şu iki kelimedir:

Sakın ve düzelt.

Yanlışlardan sakın.

Ama bununla yetinme.

Kendindeki yanlışı düzelt.

Kırdığın kalbi düzelt.

Yaptığın haksızlığı düzelt.

Çevrendeki bozulmayı imkânın ölçüsünde iyileştir.

Çünkü Kur’an’ın ideal insanı:

sadece kötülükten kaçan değil,

iyiliği çoğaltan insandır.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 35. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 35. ayet insanlığın karşısına son derece umut verici bir yol koyar:

Vahiy gelir.

İnsan dinler.

Sonra iki büyük sorumluluk ortaya çıkar:

Takvâ

ve

ıslah.

Takvâ:

yanlışın sınırında dikkatli olmaktır.

Islah:

yanlış gerçekleşmişse onu düzeltmek ve hayatı daha iyi hâle getirmektir.

Ayet sonunda büyük bir müjde verir:

“Onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.”

Bu bize dinin yalnızca:

yasaklar,

cezalar,

korkular

üzerinden kurulmadığını gösterir.

Kur’an aynı zamanda:

dönüş,

düzeltme,

rahmet,

güven

ve umut

kapısı açar.

İnsan geçmişte hata yapmış olabilir.

Fakat geçmiş:

onun sonsuza kadar kim olacağını belirlemek zorunda değildir.

İnsan bugün:

yönünü değiştirebilir.

Kendini düzeltebilir.

Bir haksızlığı giderebilir.

Daha adaletli biri olabilir.

Belki de ayetin insana verdiği en büyük umut şudur:

Allah yalnızca nereden geldiğimize değil, hangi yöne doğru yürüdüğümüze da bakar.


“Takvâ yalnızca yanlışın uzağında durmak, ıslah ise iyiliğin yanına yaklaşmaktır. İnsan geçmişini değiştiremez; fakat bugün yaptığı seçimlerle geçmişinin geleceğini belirlemesine engel olabilir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt