📖 A‘râf Suresi 39. Ayette “Öncekiler Sonrakilere ‘Sizin Bize Karşı Bir Üstünlüğünüz Yoktur; Kazandıklarınıza Karşılık Azabı Tadın’ Derler” İfadesi

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,656
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 39. Ayette “Öncekiler Sonrakilere ‘Sizin Bize Karşı Bir Üstünlüğünüz Yoktur; Kazandıklarınıza Karşılık Azabı Tadın’ Derler” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“İnsan başkasının yanlışından etkilenebilir; fakat kendi seçimini bütünüyle başkasının omzuna bırakamaz. Sonunda herkes, kendisine gösterilen yol kadar o yolda neden yürüdüğünün de hesabıyla karşılaşır.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 38. ayetinde ahirette sonradan gelenlerin kendilerinden önceki sapmış toplulukları suçlayarak:

“Rabbimiz! Bizi bunlar saptırdı; onlara ateşten iki kat azap ver.”

diyecekleri anlatılmıştı.

  1. ayette ise suçlanan önceki toplulukların cevabı gelir:
“Öncekiler de sonrakilere, ‘Sizin bize karşı bir üstünlüğünüz yoktur. O hâlde kazandıklarınıza karşılık azabı tadın’ derler.”

Bu cevap çok önemli bir gerçeği ortaya çıkarır:

Bir insan başkasını yanlış yola sürükleyebilir.

Fakat yanlışın peşinden giden kişi de:

kendi tercihinden tamamen bağımsız değildir.

Yani ahirette:

“Beni onlar kandırdı.”

demek bütün sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Çünkü insan yalnızca etkilenen bir varlık değil;

aynı zamanda:

seçen bir varlıktır.

1️⃣ “Öncekiler” ve “Sonrakiler” Kimlerdir ❓​

Bir önceki ayetin bağlamında:

öncekiler

yanlış yolu daha önce benimsemiş, onu aktarmış veya başkalarına örnek olmuş toplulukları;

sonrakiler ise:

onların ardından giderek aynı yolu sürdürenleri

ifade eder.

Bu ilişki:

nesiller,

önderler ve takipçiler,

öğretenler ve öğrenenler

arasında düşünülebilir.

2️⃣ Sonrakiler Neden Öncekileri Suçlamıştı ❓​

Çünkü:

“Bizi onlar saptırdı.”

diyorlardı.

Gerçekten de insanlar:

ailelerinden,

toplumlarından,

liderlerinden,

çevrelerinden

etkilenebilirler.

Bir yanlış davranış:

kuşaktan kuşağa aktarılabilir.

Fakat 39. ayet:

etkilenmek ile bütün sorumluluğu kaybetmek arasındaki farkı

hatırlatır.

3️⃣ “Sizin Bize Karşı Bir Üstünlüğünüz Yoktur” Ne Demektir ❓​

Öncekiler, sonrakilere:

“Siz bizden daha masum değilsiniz.”

anlamında cevap verir.

Sonrakiler:

bütün suçu önceki nesillere yükleyerek

kendilerini daha az sorumlu göstermeye çalışmaktadır.

Fakat cevap şudur:

“Siz de aynı yolu isteyerek sürdürdünüz.”

4️⃣ İnsan Başkasından Etkilendiği Hâlde Neden Sorumlu Tutulur ❓​

Çünkü insanın:

aklı,

vicdanı,

seçim gücü

vardır.

İnsan her duyduğu şeyi kabul etmek zorunda değildir.

Sorgulayabilir.

Araştırabilir.

Yanlış olduğunu fark ettiğinde:

yol değiştirebilir.

Bu nedenle etkilenmek:

sorumluluğu azaltabilecek bir unsur olabilir;

ama her durumda:

sorumluluğu tamamen ortadan kaldırmaz.

5️⃣ “Beni Böyle Yetiştirdiler” Demek Yeterli midir ❓​

İnsanın yetiştiği çevre elbette onu derinden etkiler.

Aile:

inanç,

ahlak,

alışkanlık,

davranış kalıpları

aktarabilir.

Ancak insan büyüdükçe:

düşünme,

öğrenme,

karşılaştırma,

karar verme

imkânı kazanır.

Bu nedenle:

“Bana böyle öğretildi.”

bir açıklama olabilir;

ama her zaman:

nihai mazeret değildir.

6️⃣ Gelenek Yanlışı Meşru Hâle Getirebilir mi ❓​

Hayır.

A‘râf Suresi daha önce:

“Atalarımızı böyle yaparken bulduk.”

sözünü eleştirmişti.

Bu ayetler aynı düşünceyi farklı bir sahnede yeniden gösterir.

Dünyada:

“Atalarımız böyle yaptı.”

diyen insan;

ahirette:

“Bizi onlar saptırdı.”

diyebilir.

Kur’an ise:

taklit ettiğin şeyi de sorgulaman gerektiğini

hatırlatır.

7️⃣ Yanlış Bir Geleneği Devam Ettirmek de Sorumluluk Doğurur mu ❓​

Evet.

Bir davranışın:

yüz yıl,

beş yüz yıl,

bin yıl

sürmesi onu doğru yapmaz.

İnsan yanlış bir geleneği:

sorgulamadan,

eleştirmeden,

değiştirmeye çalışmadan

devam ettiriyorsa:

o yanlışın sürmesine katkıda bulunabilir.

Bu nedenle her neslin görevi:

kendisine bırakılan mirası yeniden değerlendirmektir.

8️⃣ İnsan Atalarına Saygı Duyup Yine de Onların Hatalarını Reddedebilir mi ❓​

Elbette.

Atalara saygı:

onların her davranışını doğru kabul etmek

değildir.

Bir insan:

ailesini,

geçmişini,

kültürünü

sevebilir.

Ama aynı zamanda:

yanlış olanı düzeltmeyi de seçebilir.

Gerçek bağlılık bazen:

yanlışı aynen devam ettirmek değil,

daha iyisini yapmaktır.

9️⃣ “Kazandıklarınıza Karşılık” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

Ayette:

“Bimâ kuntum teksibûn”

ifadesi kullanılır.

Bu:

“Yapıp kazandıklarınız sebebiyle”

anlamına gelir.

Buradaki “kazanmak” maddi kazanç değildir.

İnsanın:

davranışları,

tercihleri,

işlediği fiiller

kastedilir.

Yani insanın hayatı boyunca yaptığı şeyler:

ahlaki bir sonuç üretir.

🔟 Neden Günah İçin “Kazanç” Anlamındaki Bir Kelime Kullanılır ❓​

Kur’an’da insanın yaptığı davranışların:

kendi hesabına yazıldığı

fikri sık görülür.

İnsan iyilik yaptığında:

iyilik kazanır.

Kötülük yaptığında:

kötülüğün sonucunu kazanır.

Bu çok güçlü bir anlatımdır.

Çünkü hayat:

sürekli bir birikim

gibidir.

Her tercih:

kişinin ahlaki hesabına bir şey ekler.

1️⃣1️⃣ İnsan Kendi Karakterini de Yaptıklarıyla mı “Kazanır” ❓​

Büyük ölçüde evet.

İnsan bir kez yalan söylediğinde:

yalancı bir karaktere dönüşmeyebilir.

Ama yalanı sürekli tekrar ederse:

yalan söylemek kolaylaşabilir.

Aynı şekilde:

iyilik,

merhamet,

dürüstlük

tekrarlandıkça da karakter güçlenebilir.

Yani insan yalnızca:

bir davranış yapmaz;

tekrar ettiği davranışlarla:

kendisine dönüşür.

1️⃣2️⃣ Önderlerin Sorumluluğu ile Takipçilerin Sorumluluğu Aynı mıdır ❓​

Her ayrıntıda aynı olmak zorunda değildir.

Bir insan:

başkalarını bilinçli biçimde yanlış yönlendiriyorsa

ek bir sorumluluk taşıyabilir.

Fakat takip eden kişi de:

kendi tercihinden sorumludur.

Bu nedenle ayetler:

iki tarafı da tamamen masumlaştırmaz.

Saptıran:

yaptığından sorumludur.

Takip eden de:

neden takip ettiğinden.

1️⃣3️⃣ “Ben Emir Kuluydum” Mantığı Her Zaman Geçerli Bir Savunma mıdır ❓​

Hayır.

Bir otoritenin:

emir vermesi

bir davranışı otomatik olarak doğru hâle getirmez.

İnsan açık bir haksızlık karşısında:

“Bana emredildi.”

diyerek bütün ahlaki sorumluluğunu yok sayamaz.

İnsan hayatında:

otoriteye itaat kadar

vicdan ve adalet ölçüsü

de önemlidir.

1️⃣4️⃣ Kalabalığa Uymak Neden Bu Kadar Kolaydır ❓​

Çünkü insan:

toplumsal kabul

ister.

Farklı düşünmek:

yalnız kalma,

eleştirilme,

dışlanma

korkusu oluşturabilir.

Bu nedenle:

“Herkes böyle yapıyor.”

düşüncesi insana güçlü bir rahatlık verir.

Fakat ahlaki sorumluluk:

bazen kalabalığın karşısında bile:

“Bu doğru mu?”

diye sorabilmektir.

1️⃣5️⃣ İnsan Yanlış Bir Grubun İçinde Kendisini Doğru Sanabilir mi ❓​

Evet.

Bir grubun üyeleri birbirlerini sürekli:

onaylıyor,

aynı düşünceleri tekrar ediyor,

karşı görüşleri tamamen dışlıyorlarsa

kendi yanlışlarını fark etmeleri zorlaşabilir.

Bir süre sonra:

grubun doğrusu,

hakikatin kendisi gibi

görülebilir.

Bu nedenle Kur’an:

kişiyi yalnızca çevresine değil,

delile ve hakikate

bakmaya çağırır.

1️⃣6️⃣ Bu Ayet Bireysel Sorumluluğu mu Vurguluyor ❓​

Çok güçlü biçimde evet.

İnsan toplum içinde yaşar.

Ama ahlaki hesabı:

yalnızca topluma ait değildir.

Kişinin kendi:

niyeti,

bilgisi,

tercihi,

davranışı

da önemlidir.

Bu nedenle kişi:

kalabalığın içinde kaybolarak sorumluluktan kaçamaz.

1️⃣7️⃣ Başkasının Günahını İnsan Taşır mı ❓​

Kur’an’ın genel ilkesi:

her insanın kendi yaptığından sorumlu olmasıdır.

Ancak bir kişi:

başkasını günaha teşvik eder,

yanlış bilgi yayar,

kötü örnek olur

ve bunun yayılmasına sebep olursa:

kendi yaptığı bu yönlendirmenin de sorumluluğunu taşıyabilir.

Bu:

başkasının tüm günahının ona aktarılması değil;

kendi etkisinin hesabını vermesidir.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 38. ve 39. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor ❓​

  1. ayette:
sonrakiler öncekileri suçlar:

“Bizi onlar saptırdı.”

  1. ayette ise öncekiler:
“Sizin bize karşı üstünlüğünüz yok.”

der.

Bu karşılıklı suçlama bize çok önemli bir ders verir:

Dünyada insanlar:

sorumluluklarını başkalarına yükleyebilir.

Ama ahirette:

herkes kendi payıyla karşılaşır.

Ne lider takipçisinin arkasına saklanabilir,

ne de takipçi:

liderini bahane ederek

kendi seçimini tamamen silebilir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 39. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 39. ayet insanın en yaygın savunmalarından birini sorgular:

“Benim suçum değildi; başkaları beni yönlendirdi.”

İnsan gerçekten etkilenebilir.

Ailesinden etkilenebilir.

Arkadaşlarından etkilenebilir.

Toplumundan etkilenebilir.

Bir liderden,

öğretmenden,

kanaat önderinden

etkilenebilir.

Ama etkilenmek ile:

iradeyi tamamen kaybetmek

aynı şey değildir.

Bu nedenle ayetin sonunda:

“Kazandıklarınıza karşılık azabı tadın.”

denilir.

Yani insan:

kendi yaptıklarıyla karşılaşır.

Bu dünya hayatında son derece önemli bir sorumluluk bilinci oluşturur.

Çünkü sürekli:

başkalarını suçlamak

insanı kendi hatasını görmekten uzaklaştırabilir.

“Ailem yüzünden.”

“Çevrem yüzünden.”

“Toplum böyle olduğu için.”

“Herkes yapıyordu.”

“Bana böyle öğretildi.”


Bu cümlelerin bazılarında gerçek payı olabilir.

Fakat sonunda insanın sorması gereken bir soru daha vardır:

“Ben neyi seçtim?”

Belki çocukluğumuzdaki şartları biz seçmedik.

İçine doğduğumuz toplumu seçmedik.

Bize ilk öğretilen düşünceleri seçmedik.

Fakat zamanla:

öğrenme,

sorgulama,

değişme,

iyiyi seçme

imkânımız ortaya çıkabilir.

İşte sorumluluk:

tam da burada başlar.

Bu nedenle ayetin insana bıraktığı en güçlü soru şudur:

Yanlışlarımızı sürekli başkalarının üzerine mi bırakıyoruz, yoksa kendi payımızı görüp değiştirebiliyor muyuz?

Çünkü olgunluk:

başkalarının etkisini inkâr etmek değildir.

Olgunluk:

o etkinin içinde bile kendi sorumluluğunu görebilmektir.


“Geçmişimiz seçimlerimizi etkileyebilir ama bütün geleceğimizi yönetmek zorunda değildir. İnsan olgunlaştıkça ‘Bana bunu kim öğretti?’ sorusunun yanına bir soru daha koymalıdır: ‘Ben neden hâlâ bunu seçiyorum?’”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt