A‘râf Suresi 38. Ayette “Sizden Önce Gelip Geçmiş Cin ve İnsan Topluluklarıyla Birlikte Ateşe Girin; Her Topluluk Girdiğinde Diğerine Lanet Eder” İfadesi Ne Anlama Gelir
“Yanlış bir yol kalabalıklarla yüründüğünde doğru hâle gelmez. Hesap günü insanın sığındığı ‘Beni onlar yönlendirdi’ bahanesi, kendi tercihinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır.”
Ersan Karavelioğlu
A‘râf Suresi'nin 37. ayetinde Allah’a karşı yalan uyduran, O’nun ayetlerini yalanlayan ve ölüm geldiğinde dünyada güvendikleri sahte dayanakların kendilerini terk ettiğini gören insanlardan söz edilmişti.
- ayette ise sahne artık ahirette devam eder:
Bu ayette dikkat çekici bir durum vardır:
Dünyada birbirlerini:
takip eden,
destekleyen,
örnek alan,
aynı yanlışın etrafında birleşen
insanlar;
hesap günü birbirlerini:
suçlamaya başlarlar.
Dünyadaki birliktelik:
ahirette dayanışmaya değil,
karşılıklı suçlamaya
dönüşür.
“Sizden Önce Gelip Geçmiş Topluluklarla Birlikte Ateşe Girin” Ne Demektir
Ayet insanların dünyada yalnız yaşamadığını hatırlatır.Her nesilden önce:
başka nesiller,
başka toplumlar,
başka düşünceler,
başka yanlış yollar
gelmiştir.
İnsan bazen kendisinden önce oluşturulmuş bir sistemi devam ettirir.
Fakat o sistemin eski olması:
sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Ayette Neden Hem Cinlerden Hem İnsanlardan Söz Ediliyor
Kur’an’a göre hem:insanlar
hem de:
cinler
ahlaki sorumluluk taşıyan varlıklardır.
Her ikisine de:
doğru ile yanlış arasında seçim yapma
sorumluluğu verilmiştir.
Bu nedenle hesap sahnesinde:
her iki topluluk da
zikredilir.
“Ümmetler” veya “Topluluklar” İfadesi Burada Ne Anlama Gelir
Buradaki topluluklar:aynı yanlış inanç,
aynı sapma,
aynı isyan yolu
etrafında birleşmiş insan gruplarını ifade edebilir.
Bunlar farklı dönemlerde yaşamış olabilir.
Ama ortak noktaları:
benzer bir yolu seçmiş olmalarıdır.
“Her Topluluk Girdiğinde Kendi Benzerine Lanet Eder” Ne Demektir
Dünyada aynı düşünce etrafında birleşen insanlar:ahirette birbirlerine karşı öfke duyabilirler.
Çünkü artık:
aldatılmanın,
yanlış yönlendirilmenin,
yanlış tercihlerinin
sonuçlarını görmektedirler.
Dünyada:
“Birlikteyiz.”
dedikleri kişiler için orada:
“Bizi siz mahvettiniz.”
demeye başlayabilirler.
İnsan Dünyada Takip Ettiği Kişiye Ahirette Neden Lanet Eder
Çünkü dünya hayatında:sonuç tam olarak görülmeyebilir.
Bir insan:
yanlış bir düşünceyi,
zararlı bir lideri,
ahlaksız bir çevreyi
takip ederken bunun bedelini fark etmeyebilir.
Fakat sonuç ortaya çıktığında:
kendisini yönlendirenleri suçlama
eğilimi doğabilir.
Bu Ayet Körü Körüne Taklit Konusuyla İlgili midir
Evet.Sure daha önce:
“Atalarımızı böyle yaparken bulduk.”
bahanesini eleştirmişti.
Şimdi bunun ahiretteki sonucu gösterilir.
Dünyada:
“Onlar böyle yaptı, ben de yaptım.”
diyen insan;
ahirette:
“Beni onlar saptırdı.”
diyebilir.
Fakat ayet gösterir ki:
takip etmek de bir tercihtir.
Birini Takip Etmek Kişisel Sorumluluğu Ortadan Kaldırır mı
Hayır.İnsan:
başkasından etkilenebilir,
yanlış bilgi alabilir,
toplumsal baskı yaşayabilir.
Bunların sorumluluk üzerinde etkisi olabilir.
Fakat ayetin temel mesajında kişi:
kendi tercihlerinden tamamen bağımsız değildir.
Çünkü insanın:
düşünme,
sorgulama,
doğruyu arama
sorumluluğu da vardır.
“Sonrakiler Öncekiler İçin…” İfadesi Ne Anlama Gelir
Burada sonraki nesiller:kendilerinden önce yanlış yolu oluşturan veya sürdürenleri
suçlamaktadır.
Bu:
önceki toplumlar,
önderler,
etkileyici kişiler,
yanlış gelenekleri aktaranlar
olarak düşünülebilir.
Sonrakiler adeta:
“Biz bu yolu sizden öğrendik.”
derler.
Öncekilerin Sorumluluğu Daha mı Büyüktür
Bir insan yalnız kendisi yanlış yapmakla kalmayıp:başkalarını da yanlış yola yönlendiriyorsa
elbette ek bir sorumluluk ortaya çıkabilir.
Çünkü yalnız:
kendi günahının
değil,
başkasına yaptığı olumsuz etkinin de
sonucu vardır.
Bu nedenle insanın başkalarına bıraktığı miras:
ahlaki açıdan son derece önemlidir.
“Rabbimiz! Bizi Bunlar Saptırdı” Sözü Bir Mazeret midir
Bu söz:bir gerçeği ifade edebilir.
Gerçekten de bazı insanlar:
başkalarını yanıltabilir.
Ancak takip eden kişinin bütün sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Çünkü ayetin devamında yalnız öncekilere değil:
her iki tarafa da
azaptan söz edilir.
Yani:
saptırmak da sorumluluk,
saptırılmayı sorgulamadan kabul etmek de sorumluluk
doğurabilir.

İnsan “Herkes Böyle Yapıyordu” Diyerek Kendini Kurtarabilir mi
Hayır.Toplumun tamamının bir şeyi yapması:
o davranışı otomatik olarak doğru yapmaz.
İnsan bazen:
çevresini,
ailesini,
arkadaşlarını,
toplumunu
bahane edebilir.
Fakat Kur’an insana:
bireysel ahlaki sorumluluk
yükler.
Kalabalık:
hakikatin ölçüsü değildir.

“Onlara İki Kat Azap Ver” Talebi Neden Yapılıyor
Sonrakiler kendilerini saptırdığını düşündükleri öncekilerin:daha ağır cezalandırılmasını
isterler.
Mantıkları şudur:
“Onlar yalnızca kendileri sapmadılar; bizi de saptırdılar.”
Bu nedenle cezalarının:
iki kat olmasını
talep ederler.
Bu ifade:
başkasını kötü yola yönlendirmenin
ne kadar ağır bir sorumluluk taşıyabileceğini gösterir.

Allah’ın “Her Biriniz İçin Kat Kat Azap Vardır” Demesi Ne Anlama Gelir
Bu cevap son derece dikkat çekicidir.Sonrakiler:
bütün suçu öncekilere yüklemek ister.
Fakat cevap:
yalnız bir grubun suçlu olmadığını
gösterir.
Yanlış yolu öğretenlerin sorumluluğu vardır.
Ama:
bile isteye takip edenlerin de
sorumluluğu vardır.
Yani hesap:
kişinin kendi fiiline göre yapılır.

Neden “Fakat Siz Bilmiyorsunuz” Deniliyor
İnsan:başkasının sorumluluğunu tam olarak bilemez.
Kimin:
ne kadar bilgi sahibi olduğu,
ne ölçüde etkilediği,
hangi niyetle davrandığı,
hangi fırsatlara sahip olduğu
bütün ayrıntılarıyla Allah tarafından bilinir.
Bu nedenle nihai adalet:
insanların tahminine değil, Allah’ın bilgisine
dayanır.

Bu Ayet Liderlerin Sorumluluğu Hakkında Ne Söyler
Ayet yalnızca siyasi liderlerden söz etmez.Ancak genel ilke bakımından:
başkalarını etkileyen herkes
daha büyük bir sorumluluk taşıyabilir.
Bu kişi:
bir yönetici,
öğretmen,
ebeveyn,
kanaat önderi,
din anlatıcısı,
medya kişiliği
olabilir.
Çünkü insan ne kadar çok kişiyi etkiliyorsa:
sözünün sonuçları da o kadar genişleyebilir.

Sosyal Medya Çağında Bu Ayetin Mesajı Nasıl Düşünülebilir
Bugün tek bir insan:milyonlarca kişiye
ulaşabilir.
Yanlış bilgi,
nefret,
ahlaksızlık,
dolandırıcılık,
zararlı davranışlar
çok hızlı yayılabilir.
Bir kişinin yaptığı hata artık yalnız kendi çevresinde kalmayabilir.
Bu nedenle çağımızda:
etkilemek büyük bir güç olduğu kadar büyük bir sorumluluktur.

Başkalarına İyi Yol Göstermenin de Karşılığı Var mıdır
Kur’an’ın genel öğretisine göre evet.Nasıl insan:
başkasını kötülüğe yönlendirmekten sorumlu olabiliyorsa,
iyiliğe vesile olmak da değer taşır.
Bir insana:
doğru bilgi vermek,
iyiliği öğretmek,
yardım etmek,
güzel örnek olmak
kişinin ölümünden sonra bile etkisini sürdürebilir.
Bu nedenle insan kendisine şu soruyu sormalıdır:
Benden sonra insanlarda nasıl bir iz kalacak?

Bu Ayet Bize Arkadaş ve Çevre Seçimi Hakkında Ne Öğretir
İnsan çevresinden etkilenir.Sürekli:
yalanın,
haksızlığın,
kibrin,
zararlı alışkanlıkların
normal görüldüğü bir çevrede bulunmak
kişinin algısını değiştirebilir.
Ayet bu nedenle dolaylı olarak:
kimi örnek aldığımızı
sorgulamamızı sağlar.
Çünkü bugün:
“Ben onun peşinden gidiyorum.”
dediğimiz kişi için yarın:
“Keşke onu takip etmeseydim.”
deme ihtimali vardır.

Sonuç: A‘râf Suresi 38. Ayet Bize Ne Öğretiyor
A‘râf Suresi 38. ayet insanın çok güçlü bir bahanesini ortadan kaldırır:“Beni başkaları yönlendirdi.”
Evet.
Başkaları insanı yanlış yönlendirebilir.
Yanlış bilgi verebilir.
Kötülüğü güzel gösterebilir.
Bir toplum yıllarca hatalı bir geleneği sürdürebilir.
Bir lider milyonlarca insanı yanlış bir yola sürükleyebilir.
Bir insan başka insanların hayatında büyük bir olumsuz etkiye sahip olabilir.
Fakat ayetin anlattığı hesap sahnesinde:
sorumluluk yalnızca yönlendirene bırakılmaz.
Takip eden kişi de:
neden takip ettiğinin,
neden sorgulamadığının,
neden hakikate yüz çevirdiğinin
sorumluluğuyla karşılaşır.
Dünyada birbirlerini alkışlayan insanlar:
ahirette birbirlerini suçlayabilir.
Dünyada:
“Sen haklısın.”
diyenler,
sonuç ortaya çıktığında:
“Beni sen saptırdın.”
diyebilir.
Bu nedenle ayetin bugünkü insana verdiği çok güçlü bir ölçü vardır:
Kimi takip ettiğine dikkat et.
Ama bundan da önemlisi:
Takip ettiğin insanı neden takip ettiğini bil.
Söylenen şeyi araştır.
Sorgula.
Deliline bak.
Kalabalığı hakikat sanma.
Ataların yapmış olmasını yeterli görme.
Bir insanın:
ünlü,
güçlü,
çok takip edilen
olması onun mutlaka doğru olduğu anlamına gelmez.
Çünkü hesap günü:
“Ben sadece peşinden gittim.”
demek her zaman yeterli bir savunma olmayacaktır.
Belki de bu ayetin insana yönelttiği en önemli soru şudur:
Bugün örnek aldığımız insanlar bizi gerçekten iyiliğe mi götürüyor, yoksa bir gün takip ettiğimiz için pişman olacağımız bir yola mı?
Ve ikinci soru daha da önemlidir:
Biz başkalarını hangi yöne götürüyoruz?
Çünkü insan yalnız:
izleyen değildir.
Aynı zamanda birileri tarafından:
izlenen de olabilir.
“Kimi takip ettiğimiz kadar, kimlere yol gösterdiğimiz de kaderimize dokunur. İnsan yanlışın peşinden giderken kalabalığı bahane etmemeli; başkaları onu izlerken de bıraktığı izin sorumluluğunu unutmamalıdır.”
Ersan Karavelioğlu