📖 A‘râf Suresi 85. Ayette “Medyen Halkına da Kardeşleri Şuayb’ı Gönderdik; ‘Ey Kavmim! Allah’a Kulluk Edin, Sizin O’ndan Başka İlahınız Yoktur. | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

📖 A‘râf Suresi 85. Ayette “Medyen Halkına da Kardeşleri Şuayb’ı Gönderdik; ‘Ey Kavmim! Allah’a Kulluk Edin, Sizin O’ndan Başka İlahınız Yoktur.

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,704
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 85. Ayette “Medyen Halkına da Kardeşleri Şuayb’ı Gönderdik; ‘Ey Kavmim! Allah’a Kulluk Edin, Sizin O’ndan Başka İlahınız Yoktur. Ölçüyü ve Tartıyı Tam Yapın, İnsanların Mallarını Eksiltmeyin ve Yeryüzü Düzene Konduktan Sonra Bozgunculuk Yapmayın’ İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“İnsan yalnız ibadetinde değil, alışverişinde de sınanır. Dürüstlük, mabette söylenen sözlerin pazarda da geçerli olup olmadığında ortaya çıkar.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 84. ayetinde Hz. Lût’un kavminin karşılaştığı sonuç anlatılmış ve:

“Bak işte suçluların sonu nasıl oldu.”

denilmişti.

  1. ayetle birlikte surede yeni bir peygamber kıssasına geçilir:
Hz. Şuayb ve Medyen halkı.

Ayet şöyle bildirir:

“Medyen halkına da kardeşleri Şuayb’ı gönderdik. Dedi ki: ‘Ey kavmim! Allah’a kulluk edin; sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. Size Rabbinizden apaçık bir delil gelmiştir. Ölçüyü ve tartıyı tam yapın, insanların mallarını eksiltmeyin, yeryüzü düzene konduktan sonra orada bozgunculuk yapmayın. Eğer inanıyorsanız bu sizin için daha hayırlıdır.’”

Bu ayet son derece dikkat çekicidir.

Çünkü burada:

tevhid ile ticaret ahlakı

aynı ayetin içinde buluşur.

Hz. Şuayb önce:

“Allah’a kulluk edin.”

der.

Ardından:

“Ölçüyü ve tartıyı tam yapın.”

buyurur.

Yani din:

yalnız ibadet anıyla sınırlı değildir.

İnsan:

namazında,

duasında,

ticaretinde,

borcunda,

alışverişinde,

başkasının hakkına dokunurken de

ahlaki sorumluluk taşır.

1️⃣ Medyen Halkı Kimdir ❓​

Medyen:

Kur’an’da Hz. Şuayb’ın gönderildiği toplum olarak anlatılır.

Bu toplumun:

ticaretle uğraştığı,

ölçü ve tartıda hile yaptığı,

insanların mallarını eksilttiği

ayetlerden anlaşılır.

Bu yüzden Hz. Şuayb’ın kıssasında:

ekonomik adalet

çok önemli bir yer tutar.

2️⃣ Hz. Şuayb Kimdir ❓​

Hz. Şuayb:

Kur’an’da adı geçen peygamberlerden biridir.

Medyen halkına gönderilmiş,

onları:

tevhide,

dürüstlüğe,

adalete,

ticari ahlaka

çağırmıştır.

Onun mesajında:

dini inanç ile:

ekonomik davranış

birbirinden ayrılmaz.

3️⃣ Neden “Kardeşleri Şuayb” Deniliyor ❓​

Bu ifade:

Hz. Şuayb’ın Medyen toplumuna yabancı olmadığını

gösterir.

O:

kendi kavminin içinden konuşur.

Onları tanır.

Ticaretlerini bilir.

Toplumun sorunlarını bilir.

Bu nedenle yaptığı eleştiri:

dışarıdan bir yabancının suçlaması değil,

içeriden gelen bir peygamber uyarısıdır.

4️⃣ Hz. Şuayb’ın İlk Sözü Neden Yine “Allah’a Kulluk Edin”dir ❓​

Çünkü peygamberlerin temel mesajı:

aynıdır.

Hz. Nûh,

Hz. Hûd,

Hz. Sâlih

gibi Hz. Şuayb da:

tevhidle

başlar.

Bu bize:

ahlaki düzenin Kur’an’da:

Allah’a karşı sorumluluktan

koparılmadığını gösterir.

5️⃣ Tevhid ile Ticaret Ahlakı Arasında Ne İlişki Vardır ❓​

Çok güçlü bir ilişki vardır.

Bir insan:

Allah’a inandığını söylüyorsa

ama:

müşteriyi kandırıyor,

eksik tartıyor,

başkasının hakkını yiyor

ise:

inanç ile davranış arasında:

büyük bir çelişki

oluşur.

Kur’an dini:

yalnız söz değil,

hayata yansıyan sorumluluk

olarak görür.

6️⃣ “Ölçüyü Tam Yapın” Ne Demektir ❓​

Bu ifade:

bir mal satarken:

eksik ölçmemeyi

emreder.

Yani müşteri:

bir kilo satın alıyorsa:

bir kilo vermek gerekir.

Bir metre satın alıyorsa:

bir metre vermek gerekir.

Basit görünür.

Ama ticaret ahlakının özü:

karşı tarafa söz verdiğin şeyi eksiksiz vermektir.

7️⃣ “Tartıyı Eksik Yapmayın” Neden Bu Kadar Önemlidir ❓​

Çünkü küçük hile:

büyük haksızlıkların başlangıcı olabilir.

Bir esnaf:

her müşteriden çok küçük miktarda

çalarsa,

tek tek bakıldığında:

önemsiz gibi görünebilir.

Ama binlerce işlemde:

büyük kazanç

ve büyük haksızlık

oluşabilir.

Kur’an:

küçük hileyi de ahlaki sorun olarak görür.

8️⃣ İnsanların Mallarını Eksiltmek Sadece Tartıda Hile midir ❓​

Hayır.

İfade daha geniş düşünülebilir.

Bir insanın:

malını,

ücretini,

hakkını,

emeğinin karşılığını

eksiltmek de:

aynı ahlaki mantığa girebilir.

Yani:

başkasının hakkından kendine pay çıkarmamak

temel ilkedir.

9️⃣ Çalışanın Ücretini Eksik Vermek de Bu İlkeye Girer mi ❓​

Genel ahlaki ilke açısından evet.

Bir insan:

emeğinin karşılığını

hak ediyorsa

bunu eksiltmek:

haksızlıktır.

İşveren:

gücünü kullanarak:

hak edilen ücreti vermiyorsa

bu da:

başkasının hakkını eksiltme

mantığıyla değerlendirilebilir.

🔟 Müşteriyi Yanıltmak da Aynı Ahlaki Problem midir ❓​

Evet.

Ürünün kusurunu gizlemek,

kalitesini olduğundan yüksek göstermek,

yanlış bilgi vermek,

sahte indirim yapmak,

tartıyı manipüle etmek

aynı temel soruna dayanır:

karşı tarafın bilgisizliğinden çıkar sağlamak.

Bu:

ticaret değil,

aldatmadır.

1️⃣1️⃣ Ticarette Kâr Etmek Yanlış mıdır ❓​

Hayır.

Kâr:

ticaretin doğal parçasıdır.

Kur’an:

ticareti yasaklamaz.

Sorun:

kârın:

hile,

aldatma,

zulüm,

hak gaspı

üzerine kurulmasıdır.

Yani mesele:

kazanmak değil, nasıl kazandığındır.

1️⃣2️⃣ Dürüst Ticaret Neden İbadetle İlişkilidir ❓​

Çünkü insan:

Allah’a karşı sorumluluk taşıdığını

düşünüyorsa

yalnız görünür ibadetlerinde değil,

gizli ekonomik kararlarında da:

dürüst olmalıdır.

Kimsenin görmediği yerde:

teraziyi doğru tutmak,

ahlakın:

gerçek sınavıdır.

1️⃣3️⃣ “Yeryüzü Düzene Konduktan Sonra Bozgunculuk Yapmayın” Ne Demektir ❓​

Bu ifade:

toplumsal düzeni:

ahlaksızlıkla,

haksızlıkla,

zulümle

bozmamayı emreder.

Ekonomik hile:

yalnız iki kişi arasındaki sorun değildir.

Yaygınlaştığında:

güveni yok eder.

Ve güvenin olmadığı toplumda:

ekonomik düzen de bozulur.

1️⃣4️⃣ Ekonomik Hile Toplumda Nasıl Bozgunculuk Üretir ❓​

İnsanlar:

birbirine güvenmemeye başlar.

Satıcı müşteriden,

müşteri satıcıdan,

işçi işverenden,

işveren işçiden

şüphe eder.

Sonuçta:

her işlem için daha fazla:

kontrol,

belge,

ceza,

denetim

gerekir.

Yani ahlaksızlık:

toplumun görünmeyen maliyetini artırır.

1️⃣5️⃣ Güven Bir Ekonomik Değer midir ❓​

Evet.

Güven:

yalnız ahlaki değil,

ekonomik bir sermayedir.

İnsanlar birbirine güveniyorsa:

ticaret kolaylaşır.

Sözleşmeler:

daha sağlıklı işler.

İşbirliği:

artar.

Fakat hile yaygınlaşırsa:

güven çöker.

Bu yüzden dürüstlük:

ekonominin de temelidir.

1️⃣6️⃣ Küçük Bir Haksızlık Neden Önemsenmelidir ❓​

Çünkü insan:

küçük yanlışa alışabilir.

Önce:

bir gram eksik verir.

Sonra:

daha fazlasını.

Bir süre sonra:

hile:

mesleğin doğal parçası

gibi görünmeye başlayabilir.

Ahlaki çürüme çoğu zaman:

küçük tavizlerle başlar.

1️⃣7️⃣ “Eğer İnanıyorsanız Bu Sizin İçin Daha Hayırlıdır” Ne Anlama Gelir ❓​

Bu ifade:

dürüstlüğün yalnız karşı taraf için değil,

insanın kendisi için de:

hayırlı olduğunu

gösterir.

Kısa vadede hile:

fazla kazanç getirebilir.

Ama uzun vadede:

güven kaybı,

vicdan yükü,

toplumsal bozulma

getirebilir.

Dürüstlük bazen daha az kazandırabilir gibi görünse de:

daha sağlam bir hayat kurar.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 84. ve 85. Ayetler Arasında Nasıl Bir Geçiş Vardır ❓​

  1. ayette Lût kavminin kıssası:
sonuçla kapanmıştı.

  1. ayette ise:
Medyen ve Hz. Şuayb kıssası

başlar.

Bir önceki kıssada:

cinsel ve toplumsal ahlak

öne çıkıyordu.

Şimdi:

ekonomik ahlak

öne çıkar.

Bu da Kur’an’ın ahlak anlayışının:

hayatın yalnız tek alanına değil,

bütün alanlarına

uzandığını gösterir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 85. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 85. ayet:

din ile ticaret arasına duvar örmez.

Hz. Şuayb:

önce:

“Allah’a kulluk edin.”

der.

Sonra:

“Ölçüyü ve tartıyı tam yapın.”

der.

Bu sıralama:

çok anlamlıdır.

Çünkü insan:

Allah’a inandığını söyleyebilir.

İbadet edebilir.

Dua edebilir.

Ama eğer:

müşteriyi kandırıyor,

çalışanın hakkını yiyor,

borcunu bilerek geciktiriyor,

ürünün kusurunu gizliyor,

ticarette hile yapıyorsa:

dinin:

hayatın içine girmesine

izin vermemiş demektir.

Ayet bize:

ahlakın:

özellikle kimsenin görmediği yerde

ortaya çıktığını hatırlatır.

Bir tartıyı:

müşteri bakmıyorken de

doğru kullanmak.

Ürünün kusurunu:

karşı taraf fark etmeyecek olsa bile

söylemek.

Hak edilen parayı:

karşı taraf istemeyi unutsa bile

vermek.

İşte dürüstlük:

tam burada belli olur.

Ayetin bir başka önemli mesajı:

ekonomik hilenin yalnız bireysel günah olmadığıdır.

Hile yaygınlaşırsa:

toplumdaki güven:

çöker.

İnsanlar:

birbirini kandırmadan iş yapamayacaklarını

düşünmeye başlar.

Bu da:

bozgunculuk

üretir.

Bugün terazinin yerini:

dijital sistemler,

sözleşmeler,

etiketler,

internet satışları,

reklamlar

almış olabilir.

Ama ilke değişmez:

İnsanların hakkını eksiltme.

Bir ürün 100 ise:

120’likmiş gibi gösterme.

Kusurluysa:

kusursuz diye satma.

Bir hizmeti yapmadıysan:

yapmış gibi ücret alma.

Çalışanın hakkı varsa:

vermemezlik etme.

Çünkü dürüstlük:

sadece güzel bir karakter özelliği değildir.

Toplumsal düzenin temelidir.

Belki de A‘râf 85’in bize yönelttiği en güçlü soru şudur:

Kimse fark etmeyecek olsa bile hakkımız olmayan bir şeyi almaktan vazgeçebilir miyiz?

Çünkü gerçek dürüstlük:

yakalanma korkusundan doğmaz.

İnsan görmese bile Allah’ın bildiğini hatırlamaktan doğar.


“Terazinin en gerçek sınavı müşterinin gözü önünde değil, kimsenin fark etmeyeceği anda başlar. Dürüst insan, yakalanmayacağı için değil, hakkı olmadığı için hile yapmaz.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1
Geri
Üst Alt