📖 A‘râf Suresi 86. Ayette “Her Yolun Başına Oturup Tehdit Etmeyin; Allah’a İman Edenleri O’nun Yolundan Alıkoymayın ve O Yolu Eğri Göstermeye Çalışma | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

📖 A‘râf Suresi 86. Ayette “Her Yolun Başına Oturup Tehdit Etmeyin; Allah’a İman Edenleri O’nun Yolundan Alıkoymayın ve O Yolu Eğri Göstermeye Çalışma

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,704
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 86. Ayette “Her Yolun Başına Oturup Tehdit Etmeyin; Allah’a İman Edenleri O’nun Yolundan Alıkoymayın ve O Yolu Eğri Göstermeye Çalışmayın” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“Bir insanın yanlışı yalnız kendisini etkiliyorsa zarar sınırlı kalabilir; fakat başkalarının doğruya ulaşmasını da engellemeye başladığında, hata artık kişisel olmaktan çıkar ve toplumsal bir kötülüğe dönüşür.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 85. ayetinde Hz. Şuayb, Medyen halkına:

“Allah’a kulluk edin, ölçüyü ve tartıyı tam yapın, insanların mallarını eksiltmeyin ve yeryüzü düzene konduktan sonra bozgunculuk yapmayın.”

diye seslenmişti.

  1. ayette ise mesele yalnız ticari hile olmaktan çıkar ve toplumdaki daha geniş bir baskı düzenine yönelir:
“Her yolun başına oturup tehdit etmeyin; Allah’a iman edenleri O’nun yolundan alıkoymayın ve onu eğri göstermeye çalışmayın. Sayıca az olduğunuz zamanı hatırlayın da Allah’ın sizi çoğalttığını düşünün. Bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bakın.”

Bu ayette dikkat çeken üç büyük davranış vardır:

insanları korkutmak,

doğru yoldan alıkoymak,

doğruyu çarpıtmak.


Yani Hz. Şuayb’ın kavmindeki problem yalnız:

eksik tartmak,

hile yapmak

değildir.

Aynı zamanda toplumda:

korku, baskı ve yönlendirme

üreten bir düzen de vardır.

1️⃣ “Her Yolun Başına Oturmayın” Ne Demektir ❓​

Bu ifade klasik yorumlarda:

yolları tutmak,

insanları tehdit etmek,

geçişlerini engellemek,

Hz. Şuayb’a gelenleri korkutmak

gibi anlamlarla açıklanmıştır.

Burada yol:

gerçek anlamda kullanılan fiziksel yolları da

ifade edebilir.

Ama ayetin devamı:

meseleyi daha geniş bir manevi boyuta taşır.

Çünkü hemen ardından:

“Allah’ın yolundan alıkoymayın.”

denir.

2️⃣ Medyen Halkı Gerçekten Yol Kesiyor muydu ❓​

Kur’an’ın bu ifadesi:

yol üzerinde insanları korkutma,

engelleme veya baskı kurma

şeklinde anlaşılmıştır.

Bazı klasik tefsirlerde:

ticaret yollarını tehdit ettikleri,

Hz. Şuayb’a yönelen insanları caydırdıkları

gibi açıklamalar vardır.

Ancak Kur’an:

olayın bütün teknik ayrıntılarını vermez.

Kesin olan şudur:

insanların güvenliğini ve özgür hareketini bozan bir davranış eleştirilmektedir.

3️⃣ “Tehdit Etmeyin” İfadesi Neden Önemlidir ❓​

Çünkü bir toplum yalnız:

yasalarla değil,

güven duygusuyla da

ayakta durur.

İnsan:

yolda yürürken,

ticaret yaparken,

fikrini söylerken,

inancını yaşarken

sürekli tehdit altında hissediyorsa:

toplumsal düzen bozulur.

Korkunun hâkim olduğu yerde:

özgür irade zayıflar.

4️⃣ Korku Bir Yönetme Aracı Hâline Gelebilir mi ❓​

Evet.

İnsanlar bazen:

ikna ederek değil,

korkutarak

başkalarını kontrol etmeye çalışabilir.

Şöyle mesajlar verilebilir:

“Bunu yaparsan zarar görürsün.”

“Bu kişiyi dinlersen dışlanırsın.”

“Bu yola girersen başına iş gelir.”


Bu durumda insanlar:

doğruyu düşündükleri için değil,

korktukları için seçim yapmaya

başlayabilir.

5️⃣ “Allah’a İman Edenleri O’nun Yolundan Alıkoymayın” Ne Demektir ❓​

Bu ifade:

başka insanların:

iman etmesini,

doğruyu araştırmasını,

Allah’a yönelmesini

engellemeye çalışmayı

eleştirir.

Yani insan:

kendisi kabul etmeyebilir.

Ama bir de:

başkasının kabul etmesini engellemeye

başlarsa,

sorumluluk daha ağır bir boyuta geçer.

6️⃣ İnsan Neden Başkasının İnancına Engel Olmak İster ❓​

Çünkü yeni bir inanç veya ahlaki hareket:

mevcut çıkarları,

alışkanlıkları,

güç dengelerini

sarsabilir.

Hz. Şuayb’ın çağrısı:

ticari hileyi eleştiriyordu.

Bu durumda hileden çıkar sağlayan insanlar:

onun mesajının yayılmasını:

tehdit olarak

görebilir.

7️⃣ Ekonomik Çıkar ile Hakikat Çatışabilir mi ❓​

Evet.

Bir davranış:

insana para kazandırabilir.

Ama ahlaken yanlış olabilir.

Bu durumda kişi:

ya kazancından vazgeçecek,

ya da:

yanlışı savunmaya devam edecektir.

Bazen insanın hakikate direnmesinin arkasında:

felsefi bir sorun değil,

çıkar kaybı korkusu

bulunabilir.

8️⃣ “Allah’ın Yolunu Eğri Göstermeye Çalışmayın” Ne Demektir ❓​

Bu ifade:

doğru yolu:

yanlış,

çarpık,

sakıncalı

gibi göstermeye çalışma

anlamı taşır.

Yani yalnız:

“Ben inanmıyorum.”

demek değil;

aynı zamanda:

başkalarının da inanmaması için:

doğruyu çarpıtmak

söz konusudur.

9️⃣ Doğru Bir Şey Nasıl Eğri Gösterilebilir ❓​

Bir düşüncenin:

yalnız kötü örnekleri öne çıkarılabilir.

Sözler:

bağlamından koparılabilir.

İnsanlar:

etiketlenebilir.

Korkutucu söylentiler üretilebilir.

Gerçek bilgi:

eksik veya çarpıtılmış biçimde

sunulabilir.

Böylece insan:

gerçeği görmeden önce:

ona karşı önyargılı hâle getirilebilir.

🔟 Bir Fikri Eleştirmek ile Çarpıtmak Arasında Ne Fark Vardır ❓​

Eleştiri:

fikri olduğu gibi ele alır

ve neden yanlış bulunduğunu

açıklar.

Çarpıtma ise:

fikri başka bir şeye dönüştürüp

sonra onu eleştirir.

Yani:

gerçek görüşle değil, oluşturulan karikatürle mücadele edilir.

Bu yüzden dürüst tartışma:

karşı tarafın görüşünü:

doğru biçimde temsil etmeyi

gerektirir.

1️⃣1️⃣ İnsanları Doğru Yoldan Alıkoymak Sadece Fiziksel Engelleme midir ❓​

Hayır.

Baskı:

fiziksel olabilir.

Ama aynı zamanda:

psikolojik,

ekonomik,

sosyal

olabilir.

Bir insan:

işini kaybetmekle,

dışlanmakla,

alay edilmekle,

tehdit edilmekle

korkutulabilir.

Bunlar da kişinin:

özgür seçim yapmasını

zorlaştırabilir.

1️⃣2️⃣ Dinî Konularda Zorlama Neden Sorunludur ❓​

Çünkü iman:

kalbin ve iradenin

bir yönelişidir.

İnsan:

zorla bazı davranışları yapabilir.

Ama zorla:

gerçekten inanması

sağlanamaz.

Bu nedenle:

imanı engellemek de,

insanı zorla inandırmaya çalışmak da

özgür irade bakımından:

ciddi bir problem oluşturur.

1️⃣3️⃣ “Az İdiniz, Allah Sizi Çoğalttı” Ne Anlama Gelir ❓​

Hz. Şuayb kavmine:

geçmişlerini

hatırlatır.

Bir zamanlar:

sayısal olarak az,

daha zayıf

olabilirlerdi.

Sonra:

çoğalmış,

güçlenmiş,

toplumsal imkânlara kavuşmuşlardır.

Bu yüzden:

bugünkü güçlerini kendiliğinden ve sonsuz sanmamaları

istenir.

1️⃣4️⃣ İnsan Geçmişteki Zayıflığını Neden Hatırlamalıdır ❓​

Çünkü geçmiş:

kibri kırabilir.

Bugün:

güçlü olan kişi

bir zamanlar:

yardıma muhtaç olabilir.

Bugün:

zengin olan kişi

bir zamanlar:

çok az şeye sahip olabilir.

Bunu hatırlamak:

insana:

şükür ve merhamet

kazandırabilir.

1️⃣5️⃣ Güçlendikten Sonra İnsan Neden Geçmişini Unutabilir ❓​

Çünkü mevcut durum:

normal görünmeye başlar.

İnsan:

“Ben hep böyleydim.”

sanabilir.

Nasıl yükseldiğini,

kimlerden yardım gördüğünü,

hangi fırsatlara sahip olduğunu

unutabilir.

Bu unutma:

zamanla:

kibir

üretebilir.

1️⃣6️⃣ “Bozguncuların Sonunun Nasıl Olduğuna Bakın” Ne Demektir ❓​

Hz. Şuayb’ın kavmine:

tarihten ders almaları

söylenir.

Onlardan önce:

başka toplumlar da:

uyarıyı reddetmiş,

haksızlık yapmış,

bozgunculuğu sürdürmüş

ve sonuçla karşılaşmıştır.

Yani:

geçmiş yalnız anlatılmak için değil, tekrar edilmemek için hatırlanmalıdır.

1️⃣7️⃣ Geçmiş Toplumların Hatalarını Bilmek Bizi Otomatik Olarak Korur mu ❓​

Hayır.

İnsan:

tarihi çok iyi bilebilir

ama aynı hatayı:

yeni biçimde

tekrar edebilir.

Çünkü tarih bilgisi:

tek başına yeterli değildir.

Asıl mesele:

o bilgiyi davranışa dönüştürmektir.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 85. ve 86. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor ❓​

  1. ayette:
ekonomik hile

eleştirilmişti:

ölçüyü tam yapın, tartıyı eksiltmeyin, insanların mallarını azaltmayın.

  1. ayette ise:
daha geniş toplumsal baskı

eleştirilir:

yolları tutmayın, insanları korkutmayın, Allah’ın yolundan alıkoymayın, doğru yolu eğri göstermeyin.

Böylece iki ayet birlikte:

şunu gösterir:

Medyen’in problemi yalnız:

bozuk ticaret

değildir.

Aynı zamanda:

bozuk toplumsal ilişkiler ve baskı düzenidir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 86. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 86. ayet:

bir toplumun nasıl yalnız ekonomik olarak değil,

ahlaki ve sosyal olarak da

bozulabileceğini gösterir.

Hz. Şuayb kavmine:

“Her yolun başına oturup tehdit etmeyin.”

der.

Ardından:

“İman edenleri Allah’ın yolundan alıkoymayın.”

buyurur.

Ve daha sonra:

“O yolu eğri göstermeye çalışmayın.”

diye uyarır.

Bu üç ifade:

bir baskı sisteminin üç aşamasını düşündürür:

Önce:

korkutmak.

Sonra:

engellemek.

Sonra:

gerçeği çarpıtmak.

Bu yalnız geçmiş toplumlara ait bir problem değildir.

İnsan bugün de:

başka insanların düşünmesine,

araştırmasına,

seçim yapmasına

engel olmaya çalışabilir.

Bir kişiyi:

tehdit ederek,

alay ederek,

yanlış bilgi vererek,

ekonomik baskıyla

veya sosyal dışlamayla:

kendi istediği yönde hareket etmeye

zorlayabilir.

Ayet bize:

böyle bir gücün:

ahlaki olmadığını

hatırlatır.

Çünkü hakikat:

korkudan destek beklememelidir.

Doğru olan:

delille

savunulur.

Yanlış olan:

tehditle

ayakta tutulmaya çalışabilir.

Ayet ayrıca:

güç kazanan insanın:

geçmişini unutmaması gerektiğini

öğretir.

“Az idiniz, Allah sizi çoğalttı.”

hatırlatması:

çok güçlüdür.

Bugün sahip olduğumuz:

para,

itibar,

iş,

çevre,

imkân

bir zamanlar:

yoktu.

İnsan bunu unutursa:

nimet:

kibre

dönüşebilir.

Hatırlarsa:

şükre

dönüşebilir.

Ve ayetin sonunda:

“Bozguncuların sonuna bakın.”

denir.

Yani insan:

yalnız bugünkü kazancına

bakmamalıdır.

Bir sistem:

bugün kazandırıyor olabilir.

Ama uzun vadede:

güveni,

adaleti,

toplumsal huzuru

yok ediyorsa:

gerçekte kazandırıyor mu?

Belki de A‘râf 86’nın bize yönelttiği en güçlü soru şudur:

Başkasının özgürce doğruyu aramasına izin veriyor muyuz, yoksa kendi çıkarımız zarar görecek diye onu korkutuyor, engelliyor veya gerçeği çarpıtarak yönlendirmeye mi çalışıyoruz?

Çünkü bir insanın kendi yanlışını yaşaması başka şeydir.

Başkasının doğruya ulaşacağı yolu:

bilerek kapatmaya çalışması

başka şeydir.


“Hakikat, yolları kapatmaya ve insanları korkutmaya ihtiyaç duymaz. Bir düşünceyi ayakta tutmak için tehdit gerekiyorsa, savunulan şeyden önce kullanılan yöntemi sorgulamak gerekir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1
Geri
Üst Alt