📖 A‘râf Suresi 95. Ayette “Sonra Kötülüğün Yerine İyilik Getirdik; Nihayet Çoğaldılar ve ‘Atalarımıza da Sıkıntı ve Sevinç Dokunmuştu’ Dediler. Bunun

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,712
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 95. Ayette “Sonra Kötülüğün Yerine İyilik Getirdik; Nihayet Çoğaldılar ve ‘Atalarımıza da Sıkıntı ve Sevinç Dokunmuştu’ Dediler. Bunun Üzerine Biz de Onları Farkında Değillerken Ansızın Yakaladık” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“İnsan sıkıntıdan çıktığında yaşadığını bir uyarı olarak da görebilir, sıradan bir tesadüf olarak da. Bazen asıl sınav, acının bitmesinden sonra neyi hatırlayıp neyi unuttuğumuzda başlar.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 94. ayetinde, peygamber gönderilen toplumların:

yoksulluk ve sıkıntıyla sınandığı, belki bu vesileyle yalvarıp Allah’a yönelmeleri için fırsat verildiği

anlatılmıştı.

  1. ayette ise şartların değiştiği görülür:
“Sonra kötülüğün yerine iyilik getirdik; nihayet çoğaldılar ve ‘Atalarımıza da sıkıntı ve sevinç dokunmuştu’ dediler. Bunun üzerine biz de onları farkında değillerken ansızın yakaladık.”

Bu ayet, insan psikolojisinin çok dikkat çekici bir yönünü anlatır:

Sıkıntı gelir.

Sonra sıkıntı gider.

Rahatlık başlar.

İnsan çoğalır, güçlenir, imkânları artar.

Ve bir süre sonra geçmişte yaşadığı uyarıyı:

“Hayat zaten böyle; bazen iyi, bazen kötü.”

diye açıklamaya başlar.

Yani yaşanan olaydan:

ibret çıkarmak yerine,

onu:

sıradanlaştırır.

Ayetin asıl uyarısı tam burada başlar.

1️⃣ “Sonra Kötülüğün Yerine İyilik Getirdik” Ne Demektir ❓​

Buradaki:

“kötülük”

ifadesi:

önceki ayette anlatılan:

darlık,

sıkıntı,

zor dönem

gibi şartları ifade eder.

Ardından:

“iyilik”

gelir.

Yani:

rahatlık,

bolluk,

güven,

imkân

artar.

Bu bize:

hayatın şartlarının:

sabit olmadığını

gösterir.

2️⃣ Sıkıntıdan Sonra Rahatlık Neden Geliyor ❓​

Bu değişim:

insan için başka bir imtihan

olabilir.

Sıkıntıda:

sabır

sınanır.

Rahatlıkta:

şükür

sınanır.

Bu yüzden:

darlığın bitmesi:

imtihanın bittiği

anlamına gelmez.

Bazen imtihan:

biçim değiştirir.

3️⃣ Bolluk da İmtihan Olabilir mi ❓​

Evet.

Hatta bazen:

bolluk,

sıkıntıdan daha zor bir imtihan olabilir.

Çünkü sıkıntı:

insana muhtaçlığını

hatırlatır.

Bolluk ise:

“Artık bana bir şey olmaz.”

duygusu oluşturabilir.

Bu yüzden:

nimet:

şükür üretmezse

kibre dönüşebilir.

4️⃣ “Nihayet Çoğaldılar” Ne Anlama Gelir ❓​

Bu ifade:

toplumun:

sayıca,

servetçe,

imkân bakımından

geliştiğini düşündürür.

Yani kötü günler:

geride kalmıştır.

Yeni nesiller doğmuştur.

Ekonomi toparlanmıştır.

Hayat normale dönmüştür.

Ve tam da burada:

geçmişin uyarısı unutulmaya başlanır.

5️⃣ İnsan Rahata Kavuşunca Neden Geçmişteki Sıkıntıyı Unutur ❓​

Çünkü insan:

mevcut duruma hızlı alışır.

Bir zamanlar:

çok büyük nimet olan şey,

bir süre sonra:

normal

görünmeye başlar.

Sağlık,

iş,

ev,

güvenlik,

para

gibi şeyler:

hep varmış gibi hissedilir.

Bu yüzden:

nimete alışmak, nimeti görünmez hâle getirebilir.

6️⃣ “Atalarımıza da Sıkıntı ve Sevinç Dokunmuştu” Sözü Ne Anlama Gelir ❓​

Bu cümle onların:

yaşadıkları olayları:

ahlaki veya manevi bir uyarı

olarak görmek yerine:

hayatın sıradan döngüsü

olarak yorumladıklarını gösterir.

Adeta şöyle derler:

“Bunda olağanüstü bir şey yok. Bizden öncekiler de bazen kötü günler, bazen iyi günler yaşadı.”

Yani:

uyarı:

normalleştirilir.

7️⃣ Bu Söz Tamamen Yanlış mı ❓​

Hayatın:

iyi ve kötü dönemlerden oluştuğu

elbette doğrudur.

İnsanlık tarihinde:

bolluk da,

darlık da

olmuştur.

Sorun:

bu tespitin kendisi değildir.

Sorun:

yaşanan olayların:

kendilerini sorgulama ihtimalini tamamen kapatmak için kullanılmasıdır.

8️⃣ İnsan Her Sıkıntıda “Bu Bana Bir Mesajdır” mı Demelidir ❓​

Kesin biçimde böyle demek doğru değildir.

Her olay için:

“Allah bunu kesin şu nedenle yaptı.”

hükmü veremeyiz.

Ama insan:

yaşadığı zorluklardan:

ders çıkarabilir.

Şöyle diyebilir:

“Bu bana hayatın kırılganlığını hatırlattı.”

“Şükretmem gerektiğini gösterdi.”


Bu:

olaya kesin ilahi sebep atfetmekten

farklıdır.

9️⃣ İbret Almak ile Sebep Uydurmak Arasında Ne Fark Vardır ❓​

İbret almak:

yaşanan olaydan:

ahlaki ders çıkarmaktır.

Sebep uydurmak ise:

vahiy veya kesin bilgi olmadan:

“Allah bunu kesin şu yüzden yaptı.”

demektir.

Birincisi:

insanı geliştirir.

İkincisi:

başkaları hakkında haksız hükümlere

götürebilir.

🔟 İnsan Neden Yaşadığı Uyarıyı Tesadüf Gibi Görmek İster ❓​

Çünkü uyarı:

değişim gerektirir.

Eğer insan:

“Bu yaşadığım şey bana bir şey düşündürmeli.”

derse:

hayatını gözden geçirmesi gerekebilir.

Ama:

“Böyle şeyler olur.”

deyip geçmek:

daha kolaydır.

Bu yüzden bazen insan:

anlamı küçültmeyi seçebilir.

1️⃣1️⃣ Her Şeyi Tesadüfe Bağlamak İnsanı Nasıl Etkileyebilir ❓​

İnsan:

yaşadığı hiçbir olaydan:

ders çıkarmamaya

başlayabilir.

Aynı hataları:

tekrar edebilir.

Aynı uyarıları:

önemsiz görebilir.

Bu durumda hayat:

ona çok şey gösterir,

ama o:

hiçbir şey öğrenmez.

1️⃣2️⃣ Her Olayda Gizli Mesaj Aramak da Sorunlu mudur ❓​

Evet.

İki uçtan da kaçınmak gerekir.

Bir tarafta:

hiçbir şeyden ders çıkarmamak.

Diğer tarafta:

her küçük olayı:

kesin ilahi işaret,

ceza,

mucize

diye yorumlamak.

Daha dengeli yaklaşım:

kesin hüküm vermeden düşünmek ve ders çıkarmaktır.

1️⃣3️⃣ “Ansızın Yakaladık” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

Bu ifade:

sonucun:

beklemedikleri bir anda

geldiğini anlatır.

Onlar:

rahatlamış,

çoğalmış,

düzenlerini yeniden kurmuşlardır.

Belki de:

tehlikenin tamamen geçtiğini

düşünmüşlerdir.

Tam bu sırada:

beklenmedik sonuç

gelir.

1️⃣4️⃣ İnsan Neden Rahatlık Döneminde Tehlikeyi Unutur ❓​

Çünkü korku:

zamanla azalır.

Bir kriz geçer.

Hayat normale döner.

İnsan:

eski alışkanlıklarına

geri döner.

Bu çok insanîdir.

Ama tehlike şudur:

Geçmişin dersleri de krizle birlikte kaybolabilir.

1️⃣5️⃣ “Farkında Değillerken” İfadesi Ne Söyler ❓​

Onlar:

güvende olduklarını

sanıyorlardı.

Beklemiyorlardı.

Hazırlıksızdılar.

Bu ifade:

insanın:

gelecek hakkındaki kesinlik duygusunu

sarsar.

Çünkü:

yarının garantisi yoktur.

1️⃣6️⃣ Bu Ayet İnsanı Sürekli Korku İçinde mi Yaşatmak İstiyor ❓​

Hayır.

Amaç:

paranoya

veya sürekli felaket beklentisi

değildir.

Amaç:

gaflete kapılmamaktır.

Yani insan:

hayatını yaşar,

çalışır,

sevinir,

plan yapar.

Ama bütün bunların:

mutlak garanti olmadığını

da bilir.

1️⃣7️⃣ Rahatlıkta Gaflete Düşmemek İçin Ne Yapılabilir ❓​

İnsan:

nimetlerini fark edebilir.

Geçmişte yaşadığı zorlukları:

unutmayabilir.

Şükredebilir.

Kendini düzenli biçimde:

sorgulayabilir.

Şu soruyu sorabilir:

“Her şey yolundayken ben nasıl biri oluyorum?”

Çünkü karakter:

yalnız kriz anında değil,

rahatlıkta da belli olur.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 94. ve 95. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor ❓​

  1. ayette:
sıkıntı ve yoksulluk

gelir.

Amaç:

insanın:

Allah’a yönelmesi

ve kibirden uzaklaşmasıdır.

  1. ayette ise:
sıkıntının yerine:

bolluk ve rahatlık

gelir.

Fakat insanlar:

“Atalarımıza da böyle şeyler olmuştu.”

diyerek:

yaşadıklarını sıradanlaştırırlar.

Yani iki ayet birlikte:

iki farklı imtihanı gösterir:

darlıkta uyanmak,

bollukta unutmamak.


1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 95. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 95. ayet:

insanın:

sıkıntıdan sonra nasıl değiştiğini

sorgular.

Önce:

zor günler vardır.

Sonra:

rahatlık gelir.

İnsan:

bolluğa kavuşur.

Nüfus artar.

İmkânlar genişler.

Hayat:

yeniden güzel görünür.

Ve insan:

bir süre sonra:

“Hayat zaten böyle; bazen iyi, bazen kötü.”

demeye başlar.

Bu söz:

ilk bakışta mantıklıdır.

Ama ayetin bağlamında:

bir tehlikeyi gösterir:

İbretin unutulması.

İnsan çok zor bir dönem yaşayabilir.

O sırada:

dua eder.

Hayatını sorgular.

“Bundan sonra farklı yaşayacağım.”

der.

Sonra işler düzelir.

Bir ay geçer.

Bir yıl geçer.

Ve eski alışkanlıklar:

geri döner.

Sıkıntıda verilen sözler:

unutulur.

İşte ayetin psikolojik gücü:

buradadır.

Asıl soru:

Sıkıntıda ne söyledik?

değil.

Asıl soru:

Sıkıntı geçtikten sonra neyi değiştirdik?

Çünkü korku anında:

herkes farklı düşünebilir.

Ama rahatlık geri döndüğünde:

insanın gerçekten değişip değişmediği

ortaya çıkar.

Ayet ayrıca:

iki aşırı yaklaşımı da düşündürür.

Birincisi:

“Her şey tesadüf, hiçbir şey bana ders vermez.”

demektir.

İkincisi:

her olaya:

kesin ve bilinmeyen ilahi sebepler

yüklemektir.

Daha olgun yaklaşım:

şöyle olabilir:

“Neden olduğunu her zaman bilemeyebilirim; ama bundan ne öğrenebileceğimi düşünebilirim.”

Bu yaklaşım:

hem tevazu,

hem düşünme

gerektirir.

Ayetin:

“ansızın”

vurgusu da:

hayatın belirsizliğini

hatırlatır.

İnsan:

yarın için plan yapmalıdır.

Ama yarının:

kesin olarak kendisine ait olduğunu

sanmamalıdır.

Bu yüzden:

iyiliği ertelememek,

şükrü ertelememek,

özrü ertelememek,

düzeltilecek şeyi ertelememek

önemlidir.

Belki de A‘râf 95’in bize yönelttiği en güçlü soru şudur:

Zor günler geçtiğinde gerçekten değişiyor muyuz, yoksa rahatlık geri gelince yaşadığımız her şeyi unutarak eski hayatımıza mı dönüyoruz?

Çünkü sıkıntının insana öğrettiği ders:

yalnız sıkıntı sürerken hatırlanıyorsa,

henüz:

karaktere dönüşmemiş olabilir.


“Zor günlerde verilen sözlerin değeri, güzel günler geri döndüğünde anlaşılır. İnsan sıkıntıda uyanıp rahatlıkta yeniden uyuyorsa, yaşadığı acı ona dokunmuş ama onu dönüştürmemiş olabilir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt