📖 Nahl Suresi 119. Ayette “Bilmeden Kötülük Yapan, Ardından Tövbe Edip Kendini Düzeltenlere Rabbin Çok Bağışlayıcı ve Çok Merhametlidir” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓ | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

📖 Nahl Suresi 119. Ayette “Bilmeden Kötülük Yapan, Ardından Tövbe Edip Kendini Düzeltenlere Rabbin Çok Bağışlayıcı ve Çok Merhametlidir” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
53,738
2,736,298
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nahl Suresi 119. Ayette “Bilmeden Kötülük Yapan, Ardından Tövbe Edip Kendini Düzeltenlere Rabbin Çok Bağışlayıcı ve Çok Merhametlidir” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

“İnsanın değeri hiç hata yapmamasında değil, hatasını fark ettiğinde hangi yöne döndüğünde ortaya çıkar. Günah geçmişte kalmış bir leke olmaktan çıkıp insana ders olduğunda, pişmanlık değişime dönüştüğünde ve yanlışın yerine iyilik konulduğunda yeni bir hayat başlayabilir. Allah’ın rahmeti, düşenin yerde kalması için değil, samimiyetle yeniden ayağa kalkabilmesi için açılmış büyük bir kapıdır.”
Ersan Karavelioğlu
⠀

1️⃣ Nahl Suresi 119. Ayetin Anlamı Nedir ❓​

Nahl Suresi'nin 119. ayeti, kötülük yaptıktan sonra tövbe eden ve hayatını düzelten insanlar için Allah'ın bağışlama ve merhamet kapısının açık olduğunu bildiren son derece umut verici bir ayettir.

Ayetin anlamı şöyledir:

“Sonra şüphesiz Rabbin, bilgisizlikle kötülük yapan, ardından bunun arkasından tövbe edip kendini düzelten kimselere karşı elbette çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.”
Nahl Suresi, 16:119
Bu ayette üç önemli aşama dikkat çeker:

Kötülük yapmak.

Tövbe etmek.

Kendini düzeltmek.


Kur’an yalnızca insanın geçmişte ne yaptığına bakmaz; yanlışından sonra ne yaptığına da dikkat çeker.

İnsan hata yapmış olabilir.

Fakat hatasını kader hâline getirmek zorunda değildir.

Yanlışından dönebilir.

Hayatını değiştirebilir.

Ve Allah'ın rahmetine yeniden yönelir.

2️⃣ “Bilmeden Kötülük Yapmak” Ne Anlama Gelir ❓​

Ayetteki ifade yalnızca:

“Bu davranışın haram olduğunu hiç bilmiyordu.”

şeklinde dar anlaşılmamalıdır.

Burada cehalet, düşüncesizlik, nefsine yenilme, yanlışın sonucunu gereği gibi kavrayamama ve akılsızca davranma anlamlarını da düşündüren bir kullanım vardır.

İnsan bazen yaptığı şeyin yanlış olduğunu genel olarak bilir fakat öfkesine yenilir.

Arzusuna kapılır.

Nefsinin peşinden gider.

O an davranışının gerçek ağırlığını düşünmez.

Sonra sakinleştiğinde:

“Ben ne yaptım?”

der.

Bu da insanın cehaletle hareket etmesinin bir biçimi olabilir.

Dolayısıyla ayetin mesajı yalnızca hiç bilgi sahibi olmayan kişilere indirgenmemelidir.

3️⃣ Bilerek Günah İşleyen Bir İnsan Tövbe Edebilir Mi ❓​

Evet.

Bu ayetten:

“Bir insan yaptığı şeyin günah olduğunu biliyorsa artık tövbesi kabul edilmez.”

sonucu çıkarılmamalıdır.

İnsan günahın yanlış olduğunu bildiği hâlde nefsine yenilebilir.

Sonra gerçekten pişman olabilir ve Allah'a dönebilir.

Tövbe kapısı yalnızca yanlışını hiç bilmeyen insanlara açık değildir.

Asıl önemli olan kişinin daha sonra nasıl bir tavır aldığıdır.

Yanlışını savunuyor mu?

Yoksa kabul ediyor mu?

Devam mı ediyor?

Yoksa bırakıyor mu?

Samimi biçimde dönüş varsa Allah'ın bağışlamasından ümit kesilmemelidir.

4️⃣ Tövbe Tam Olarak Ne Demektir ❓​

Tövbe, kelime anlamıyla geri dönmek düşüncesini taşır.

Dinî anlamda insanın günahından Allah'a dönmesidir.

Bu yalnızca:

“Allah'ım beni affet.”

demek değildir.

Gerçek tövbede insan yaptığı yanlışın farkına varır.

Pişmanlık duyar.

Günahı terk etmeye çalışır.

Tekrar etmemek konusunda samimi bir irade ortaya koyar.

Eğer başkasının hakkını ihlal etmişse mümkün olduğunca bu hakkı düzeltmeye çalışır.

Tövbe, yön değiştirmektir.

İnsan eskiden yürüdüğü yanlış yoldan döner ve başka bir istikamete yönelir.

Bu yüzden tövbe yalnızca dilde değil, hayatın yönünde de görülmelidir.

5️⃣ Pişmanlık Tövbenin Neden Önemli Bir Parçasıdır ❓​

Çünkü insan yaptığı yanlışı gerçekten yanlış görmüyorsa ondan dönmesi zor olur.

Pişmanlık:

“Keşke bunu yapmasaydım.”

diyebilmektir.

Bu duygu insanı ezmek için değil, değişime yöneltmek için değerlidir.

Sağlıklı pişmanlık:

“Ben kötü bir insanım, artık hiçbir şey düzelmez.”

demez.

Şöyle der:

“Yanlış yaptım ve bunu düzeltmek istiyorum.”

Aradaki fark büyüktür.

Birincisi insanı umutsuzluğa götürebilir.

İkincisi ise tövbeye ve değişime götürür.

Bu nedenle pişmanlık insanın manevi uyanışının başlangıcı olabilir.

6️⃣ “Ardından Kendini Düzeltenler” İfadesi Neden Çok Önemlidir ❓​

Çünkü ayet tövbeyi yalnızca sözlü bir pişmanlık olarak bırakmamaktadır.

Islah, yani düzeltme vurgusu vardır.

İnsan:

“Tövbe ettim.”

der ama aynı haksızlığa bilinçli biçimde devam ederse söz ile davranış arasında büyük bir çelişki oluşur.

Gerçek dönüş davranışa yansımaya başlamalıdır.

Yalan söylediyse doğruluğa yönelmelidir.

Haksız kazanç elde ediyorsa bırakmalıdır.

İnsanlara zarar verdiyse telafi etmeye çalışmalıdır.

İbadetlerini ihmal ediyorsa yeniden düzenlemelidir.

Tövbenin en güçlü delillerinden biri, insanın hayatında başlayan düzeltmedir.

7️⃣ Tövbe Eden İnsan Geçmişini Tamamen Unutmalı Mıdır ❓​

Geçmişteki günahı sürekli zihninde taşıyıp kendisini işkence edercesine suçlamak sağlıklı değildir.

Fakat geçmişten ders çıkarmak değerlidir.

İnsan:

“Ben bir zamanlar buradan düştüm.”

deyip aynı tehlikeye karşı daha dikkatli olabilir.

Bu durumda geçmiş hata artık yalnızca acı veren bir anı değil, insanı koruyan bir tecrübeye dönüşür.

İnsan günahıyla övünmemelidir.

Ama tövbe ettikten sonra da:

“Ben sonsuza kadar bu hatadan ibaretim.”

diye düşünmemelidir.

Tövbe geçmişi inkâr etmek değil, geçmişin geleceği yönetmesine izin vermemektir.

8️⃣ Aynı Günaha Tekrar Düşen İnsan Yeniden Tövbe Edebilir Mi ❓​

Evet.

İnsan zayıftır.

Bir günahı bırakmakta zorlanabilir.

Tövbe eder.

Bir süre sonra tekrar düşebilir.

Bu durumda:

“Artık Allah'a dönmeye yüzüm yok.”

dememelidir.

Yine tövbe etmelidir.

Ancak burada önemli olan tövbe anındaki samimiyettir.

İnsan baştan:

“Nasıl olsa sonra tövbe ederim.”

diyerek günahı planlı biçimde hafife almamalıdır.

Bu, tövbenin ruhuyla uyuşmaz.

Düşmek başka, düşmeyi planlamak başka şeydir.

Her düştüğünde yeniden Allah'a yönelmekten vazgeçmemelidir.

9️⃣ Büyük Günah İşleyen İnsan İçin de Bağışlanma Umudu Var Mıdır ❓​

İnsan günahının büyüklüğü nedeniyle Allah'ın rahmetinden umudunu kesmemelidir.

Kur’an'ın genel mesajında samimi tövbenin büyük bir değeri vardır.

Bu, günahı küçümsemek anlamına gelmez.

Tam tersine insan yaptığı yanlışın ağırlığını kabul eder.

Fakat Allah'ın rahmetini kendi günahından daha küçük görmez.

Günah büyük olabilir; Allah'ın rahmeti insanın ölçülerine sığdırılamaz.

Bu nedenle insan:

“Benim yaptığım affedilemez.”

diye kendi kendine Allah adına hüküm vermemelidir.

Samimi biçimde dönmeli ve hayatını düzeltmeye çalışmalıdır.

🔟 Kul Hakkı Varsa Sadece Tövbe Etmek Yeterli Midir ❓​

Kul hakkı bulunan meselelerde tövbenin yanında mümkün olduğu ölçüde hakkı düzeltmek de gerekir.

Birinin parasını aldıysan geri vermek gerekir.

Birine borcun varsa ödemeye çalışmak gerekir.

Birinin malına zarar verdiysen telafi etmek gerekir.

Bir insan hakkında yanlış bilgi yaydıysan oluşturduğun zararı düzeltmeye çalışmalısın.

Çünkü burada yalnızca Allah ile kul arasındaki bir günah değil, başka bir insanın hakkı da bulunmaktadır.

Tövbe, başkasının hakkını yok saymanın yolu değildir.

İnsan gerçekten pişmansa mümkün olduğu kadar bıraktığı zararı onarmaya çalışır.

İşte ayetteki:

“Kendini düzeltenler.”

ifadesi bu açıdan da çok güçlüdür.

1️⃣1️⃣ Allah’ın Bağışlayıcı Olması Günahı Önemsiz mi Yapar ❓​

Hayır.

Allah'ın bağışlayıcı olması günahın önemsiz olduğu anlamına gelmez.

Tam tersine tövbenin anlamlı olmasının sebebi, ortada gerçekten yanlış bir davranış bulunmasıdır.

Eğer günah zaten önemsiz olsaydı bağışlanmaya ihtiyaç olmazdı.

Rahmet günahı yok saymaz; tövbe eden insana dönüş yolu açar.

Bu nedenle iki yanlış uçtan kaçınmak gerekir.

Birincisi:

“Allah nasıl olsa affeder.”

diyerek günahı hafife almak.

İkincisi:

“Allah beni asla affetmez.”

diyerek rahmetten ümit kesmek.

Sağlıklı tavır ikisinin arasındadır:

Günahı ciddiye al, Allah'ın rahmetinden ümit kesme.

1️⃣2️⃣ Tövbe Sonrası Hayatı Değiştirmek Neden Gereklidir ❓​

Çünkü insan aynı şartları hiç değiştirmeden yalnızca iradesine güvenirse eski günahına dönmesi kolay olabilir.

Örneğin belirli bir çevre sürekli insanı kötü alışkanlığa götürüyorsa o çevreyle ilişkisini yeniden değerlendirmesi gerekebilir.

Haram kazanç sağlayan bir iş düzeni varsa bunu değiştirmesi gerekebilir.

Belirli dijital ortamlar onu sürekli günaha sürüklüyorsa sınır koyabilir.

Gerçek değişim bazen yalnızca niyeti değil, ortamı ve alışkanlıkları da değiştirmeyi gerektirir.

Tövbe:

“Bir daha yapmayacağım.”

demekten ibaret kalmamalıdır.

İnsan:

“Bir daha yapmamak için hayatımda neyi değiştirmeliyim?”

diye de sormalıdır.

1️⃣3️⃣ Tövbe Eden Bir İnsanı Sürekli Geçmişiyle Yargılamak Doğru Mudur ❓​

Bir insan gerçekten değişmişse onu sürekli geçmişte yaptığı hatayla aşağılamak doğru değildir.

Elbette geçmişteki davranışların dünyevi sonuçları olabilir.

Mağdur olan kişinin acısı da yok sayılamaz.

Fakat samimi biçimde tövbe edip hayatını düzelten bir insanın değişme ihtimalini tamamen reddetmek de doğru değildir.

İnsanlara hata yapma hakkı değil, hatadan dönme imkânı tanımak gerekir.

Bir insan yıllar önce yanlış yapmış olabilir.

Bugün bambaşka bir hayat yaşıyor olabilir.

Allah tövbe kapısını açmışken insanların sürekli:

“Sen eskiden böyleydin.”

diyerek onu geçmişe hapsetmesi merhametli bir yaklaşım değildir.

1️⃣4️⃣ İnsan Kendini Affetmekte Zorlanıyorsa Ne Yapmalıdır ❓​

Bazı insanlar Allah'tan bağışlanma diledikleri hâlde kendi geçmişlerini zihnen bırakamaz.

Sürekli:

“Bunu nasıl yaptım?”

diye kendilerini cezalandırırlar.

Pişmanlık faydalıdır fakat insanı sürekli umutsuzluğa sürüklüyorsa amacı aşabilir.

Eğer samimi biçimde tövbe etmiş, zararı mümkün olduğunca düzeltmiş ve hayatının yönünü değiştirmişse artık iyiliğe devam etmeye odaklanmalıdır.

Geçmişi değiştiremez.

Ama bugünü değiştirebilir.

Tövbenin ardından yapılabilecek en güzel şeylerden biri, geçmişe bakarak donmak değil, geleceği iyilikle doldurmaktır.

İnsan hatasından ders almalı ama hatasının içinde yaşamamalıdır.

1️⃣5️⃣ Tövbe Ne Zamana Kadar Ertelenebilir ❓​

İnsan:

“Daha gencim.”

“Biraz daha yaşayayım.”

“Yaşlanınca tövbe ederim.”

diye düşünebilir.

Fakat hiç kimsenin ne kadar yaşayacağını bilme imkânı yoktur.

Bu nedenle tövbeyi sürekli geleceğe ertelemek büyük bir risktir.

Yarın, insanın mülkü değildir.

Ayrıca günah tekrarlandıkça bırakılması zorlaşabilir.

Bugün insanı rahatsız eden davranış birkaç yıl sonra alışkanlık hâline gelebilir.

Bu nedenle yanlış fark edildiğinde dönüşü geciktirmemek daha doğrudur.

En güzel tövbe:

“Bir gün yapacağım.”

denilen değil, bugün başlanandır.

1️⃣6️⃣ Tövbe İnsanın Karakterini Gerçekten Değiştirebilir Mi ❓​

Evet.

Samimi tövbe yalnızca geçmiş günahın affını istemek değil, insanın kendi karakterini yeniden inşa etmesidir.

Yalancı biri doğruluğu öğrenebilir.

Öfkeli biri kendisini kontrol etmeyi geliştirebilir.

Cimri biri paylaşmayı öğrenebilir.

İnsanlara zulmeden biri adaletli olmaya başlayabilir.

İnsan değişemez diye bir kural yoktur.

Fakat değişim zaman ister.

Sabır ister.

Tekrar tekrar mücadele gerektirir.

Bazen tövbenin gerçekliği tek bir büyük davranıştan değil, aylar ve yıllar boyunca sürdürülen küçük doğrulardan anlaşılır.

Karakter, tekrar edilen tercihlerle yeniden kurulabilir.

1️⃣7️⃣ Nahl Suresi 116, 117, 118 ve 119. Ayetler Arasında Nasıl Bir Bağlantı Vardır ❓​

Bu ayetler birlikte okunduğunda son derece anlamlı bir akış ortaya çıkmaktadır.

116. ayette:

İnsanların kendi dilleriyle keyfî olarak “Bu helaldir, bu haramdır” diyerek Allah adına yalan uydurmaları yasaklanır.

117. ayette:

Böyle davranışlardan elde edilen dünya menfaatinin kısa olduğu ve ağır bir sonuç bulunduğu bildirilir.

118. ayette:

Geçmişte bazı özel yasakların Yahudilere konulduğu, fakat Allah'ın onlara zulmetmediği; onların kendi kendilerine zulmettiği açıklanır.

119. ayette ise bütün bu ağır uyarıların ardından büyük bir rahmet kapısı açılır:

Kötülük yaptıktan sonra tövbe eden ve kendisini düzeltenlere Allah'ın bağışlama ve merhameti.

Bu sıralama son derece önemlidir.

Kur’an yanlışın ciddiyetini anlatır.

Fakat insanı yanlışının içine hapsetmez.

Uyarının ardından dönüş yolu gösterilir.

1️⃣8️⃣ Nahl Suresi 119. Ayetin En Büyük Manevi Mesajı Nedir ❓​

Bu ayetin en büyük manevi mesajlarından biri şudur:

Geçmişin ne kadar kötü olursa olsun, geleceğin mutlaka aynı olmak zorunda değildir.

İnsan hata yapabilir.

Büyük yanlışlara düşebilir.

Yıllarını yanlış bir hayat içerisinde geçirmiş olabilir.

Fakat bir gün gerçekten uyanabilir.

Allah'a dönebilir.

Hayatını düzeltebilir.

İnsanların haklarını yerine getirmeye başlayabilir.

Ve başka bir insana dönüşebilir.

Kur’an insanı yalnızca geçmişiyle tanımlamaz.

İnsanın dönüşünü de hesaba katar.

Bu, manevi hayatın en büyük umutlarından biridir.

Düşmek son değildir.

Düştükten sonra hangi yöne kalktığın önemlidir.

1️⃣9️⃣ Nahl Suresi 119. Ayetin Sonuç Olarak Bize Anlattığı Nedir ❓​

Nahl Suresi'nin 119. ayeti, cehalet, düşüncesizlik veya nefsine yenilme sonucunda kötülük yapan fakat daha sonra samimi biçimde tövbe edip hayatını düzelten insanlar için Allah'ın bağışlama ve merhametinin açık olduğunu bildirmektedir.

Bu ayetin ilk büyük mesajı, insanın hata yapabilen bir varlık olduğudur.

İnsan melek değildir.

Öfkelenebilir.

Arzusuna yenilebilir.

Yanlış karar verebilir.

Bazen yaptığı şeyin sonucunu ancak sonradan anlayabilir.

Fakat insanı asıl belirleyen yalnızca düştüğü hata değildir.

Hatasından sonra ne yaptığıdır.

İkinci büyük mesaj, tövbenin sadece söz olmadığıdır.

Ayet:

“Tövbe edenler.”

demekle kalmaz.

Ardından:

“Kendilerini düzeltenler.”

anlamındaki ifadeyi de getirir.

Bu çok önemlidir.

Çünkü gerçek tövbe davranışa dokunur.

İnsan eski hayatıyla arasında fark oluşturmaya başlar.

Yalanı bırakır.

Hakkı geri verir.

Haram kazançtan uzaklaşır.

İbadetlerine döner.

Kırdığı insanlarla ilişkisini düzeltmeye çalışır.

Tövbe, geçmişe söylenen bir söz değil, geleceğe verilen yeni bir yöndür.

Üçüncü büyük mesaj, insanın günahıyla özdeşleşmemesidir.

Bir insan yalan söylemiş olabilir.

Bu, ömür boyu yalancı kalmak zorunda olduğu anlamına gelmez.

Haksızlık yapmış olabilir.

Ama adaletli bir insana dönüşebilir.

İbadetlerini yıllarca ihmal etmiş olabilir.

Bugün başlayabilir.

İnsan geçmiş davranışlarının toplamından ibaret değildir; değişebilme iradesine de sahiptir.

Dördüncü büyük mesaj, Allah'ın bağışlamasıdır.

Ayetin sonunda:

Allah'ın çok bağışlayıcı olduğu bildirilir.

Bu ifade günahkâr insan için büyük bir umut taşır.

Fakat bağışlanma umudu günaha cesaret vermemelidir.

Tam tersine insanı Allah'a dönmeye teşvik etmelidir.

“Nasıl olsa affedilirim.”

diyerek günah işlemek rahmeti suistimal etmek olur.

Doğru tavır şudur:

“Yanlış yaptım; Allah'ın rahmetine sığınarak bunu bırakacağım.”

Beşinci büyük mesaj, Allah'ın merhametidir.

İnsan kendisine karşı son derece acımasız olabilir.

Bir hata nedeniyle yıllarca kendisini cezalandırabilir.

Fakat Allah samimi dönüşe kapı açmaktadır.

Bu nedenle mümin kendi günahını Allah'ın merhametinden daha büyük görmemelidir.

Umutsuzluk tövbenin değil, vazgeçmenin kapısını açar.

Mümin ise ne kadar düşerse düşsün yeniden Allah'a dönmelidir.

Altıncı büyük mesaj, kul hakkının önemidir.

Kendini düzeltmek yalnızca Allah ile kul arasındaki ibadetleri düzeltmek değildir.

İnsanlara verilen zarar da düşünülmelidir.

Borç varsa ödenmelidir.

Haksız alınan mal mümkünse geri verilmelidir.

İftira edilmişse yanlış bilgi düzeltilmelidir.

Allah'a dönüş, insanlara karşı sorumluluktan kaçış değildir.

Gerçek ıslah, mümkün olduğunca bozulan şeyi onarmaya çalışır.

Yedinci büyük mesaj, tövbeyi ertelememektir.

İnsan tövbe etmek için ideal bir gün bekleyebilir.

Ramazan gelsin.

Yaşlanayım.

İşim düzelsin.

Şu problem bitsin.

Fakat hayat sürekli başka bir gerekçe üretebilir.

Tövbenin en büyük düşmanlarından biri “sonra” kelimesidir.

Çünkü insanın elindeki tek kesin zaman şu andır.

Yanlışını bugün fark ettiyse bugün dönüş yoluna girebilir.

Sekizinci büyük mesaj, tekrar düşen insanın vazgeçmemesidir.

İnsan bir günahı bırakmaya çalışırken yeniden düşebilir.

Bu durumda:

“Ben ikiyüzlüyüm, artık tövbe etmeyeceğim.”

demek doğru değildir.

Yeniden kalkmalıdır.

Yine mücadele etmelidir.

Gerekirse hayatındaki sebepleri değiştirmelidir.

Manevi mücadele bazen tek zafer değil, her düşüşten sonra yeniden ayağa kalkma iradesidir.

Dokuzuncu büyük mesaj, başkalarının tövbesine de saygı göstermektir.

İnsanlar değişebilir.

Geçmişinde kötü bir dönem bulunan biri bugün gerçekten güzel bir hayat yaşayabilir.

Onu sürekli eski günahıyla aşağılamak, samimi değişimini görmezden gelmek doğru değildir.

Elbette mağdur olan insanların hakları korunmalıdır.

Ancak değişmiş insana da değişme hakkı tanınmalıdır.

Allah'ın dönüş kapısı açtığı insana biz sonsuza kadar geçmişinin kapısını kilitlememeliyiz.

Onuncu büyük mesaj, tövbenin insanı daha merhametli yapmasıdır.

Kendi hatalarını ve Allah'ın kendisine olan rahmetini hatırlayan insan, başkalarının hataları karşısında daha ölçülü olabilir.

Bu, yanlışı doğru görmek anlamına gelmez.

Yanlış yine yanlıştır.

Fakat insan:

“Ben de hata yapabilen bir kulum.”

bilinciyle yaklaşır.

Kendi tövbesini hatırlayan insan, başkasının dönüş ihtimalini küçümsememelidir.

Nahl Suresi'nin 119. ayeti bugün insanın kendisine şu soruları sormasını ister:

Geçmişte yaptığım hangi yanlışı hâlâ düzeltmem gerekiyor?

Tövbem yalnızca dilimde mi kaldı, hayatıma da yansıdı mı?

Bir kul hakkını hâlâ erteliyor muyum?

Allah'ın rahmetinden umudumu kesiyor muyum?

Aynı günaha düşmemek için hayatımda hangi değişikliği yapmam gerekiyor?

Geçmişte hata yapıp değişmiş bir insanı hâlâ eski hâliyle mi yargılıyorum?


Bu sorular ayetin yalnızca günah hakkında değil, yeniden başlama cesareti hakkında da olduğunu göstermektedir.

Sonuç olarak Nahl Suresi'nin 119. ayeti bize şunu öğretmektedir:

Hatanı inkâr etme.

Günahını savunma.

Tövbeyi erteleme.

Pişmanlığını davranışla göster.

Bozduğunu mümkün olduğunca düzelt.

Kul hakkını hafife alma.

Tekrar düştüğünde Allah'a dönmekten vazgeçme.

Ve Allah'ın rahmetinden hiçbir zaman ümit kesme.


Çünkü insanın geçmişinde ne kadar yanlış bulunursa bulunsun, samimi tövbe ve gerçek bir ıslah başladığında geçmiş artık insanın son cümlesi olmak zorunda değildir.

⠀

🌿 Son Söz​

“Geçmişini değiştiremezsin ama geçmişinin seni nereye götüreceğini değiştirebilirsin. Yanlışını kabul et, gerekiyorsa özür dile, aldığın hakkı geri ver, seni aynı günaha götüren yolları kapat ve yeniden başla. Allah’ın rahmetinden utanarak kaçma; tam tersine pişmanlığını değişime dönüştürerek O’na yaklaş. Çünkü gerçek tövbe, insanın yalnızca gözyaşı döktüğü an değil, aynı yanlışın karşısına bir daha geldiğinde artık başka bir insan gibi davranmaya başladığı andır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1
Geri
Üst Alt