📖 Nahl Suresi 111. Ayette “O Gün Herkes Kendi Canını Kurtarmak İçin Gelecek ve Herkese Yaptığının Karşılığı Eksiksiz Verilecektir” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
53,738
2,736,298
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nahl Suresi 111. Ayette “O Gün Herkes Kendi Canını Kurtarmak İçin Gelecek ve Herkese Yaptığının Karşılığı Eksiksiz Verilecektir” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

“Dünyada insanın arkasında ailesi, dostları, serveti, makamı ve çevresi olabilir. Fakat bir gün herkes kendi yaptıklarıyla baş başa kalacaktır. O gün insanın en güçlü dayanağı başkalarının onun hakkında ne düşündüğü değil, Allah’ın huzuruna hangi kalple ve hangi amellerle çıktığı olacaktır.”
Ersan Karavelioğlu
⠀

1️⃣ Nahl Suresi 111. Ayetin Anlamı Nedir ❓​

Nahl Suresi'nin 111. ayeti, kıyamet gününde her insanın kendi hesabıyla karşılaşacağını, yaptığı her davranışın karşılığının eksiksiz verileceğini ve hiç kimseye haksızlık yapılmayacağını anlatan son derece güçlü bir ayettir.

Ayetin anlamı şöyledir:

“O gün herkes kendi nefsi için mücadele ederek gelir. Herkese yaptığının karşılığı eksiksiz verilir ve onlara haksızlık edilmez.”
Nahl Suresi, 16:111
Bu ayet insanın dünyadaki bütün sosyal bağlarının ötesinde, bireysel sorumluluğunu hatırlatmaktadır.

İnsan dünyada bir topluluğun parçasıdır.

Ailesi vardır.

Dostları vardır.

İşi vardır.

Çevresi vardır.

Fakat ahiret hesabında herkes kendi yaptıklarından sorumludur.

Hiç kimse başkasının hayatını yaşamaz, hiç kimse başkasının hesabını vermez.

2️⃣ “O Gün Herkes Kendi Canını Kurtarmaya Çalışacak” Ne Demektir ❓​

Bu ifade kıyamet gününün ciddiyetini anlatmaktadır.

Dünya hayatında insan çoğu zaman başkalarıyla ilgilenir.

Ailesinin sorununu düşünür.

İşini düşünür.

Toplum içindeki yerini düşünür.

Fakat ahirette hesap anı geldiğinde insanın karşısında kendi hayatı bulunacaktır.

“Ben ne yaptım?”

“Nasıl yaşadım?”

“Hangi hakları korudum, hangi hakları çiğnedim?”


İşte o gün insanın asıl meselesi kendi hesabı olacaktır.

Bu nedenle ayette herkesin kendi nefsi adına mücadele edeceği ifade edilmektedir.

Ahiret hesabı insanın bütün bahanelerinden daha kişiseldir.

3️⃣ İnsan Ahirette Başkalarının Arkasına Saklanabilir Mi ❓​

Hayır.

Dünyada insan yaptığı bazı yanlışları çevresine bağlayabilir.

“Bana böyle öğrettiler.”

“Herkes yapıyordu.”

“Patronum istedi.”

“Çevrem böyleydi.”

gibi bahaneler üretebilir.

Elbette çevrenin insan üzerinde etkisi vardır.

Fakat bu etki kişinin bütün sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

İnsan kendi tercihlerinden de sorumludur.

Ahirette:

“Herkes böyle yapıyordu.”

demek, yapılan yanlışın doğru olduğu anlamına gelmez.

Bir toplumun tamamı bir yanlışı normalleştirebilir.

Ama normalleşmiş yanlış yine yanlış olabilir.

Kalabalık, hakikatin ölçüsü değildir.

4️⃣ Aile Ahirette İnsanı Kurtarabilir Mi ❓​

İnsan ailesini çok sever.

Anne.

Baba.

Eş.

Çocuklar.

Kardeşler.

Bunların hayatımızdaki değeri büyüktür.

Fakat ahiret hesabı bireyseldir.

Bir anne çocuğunun yerine bütün hesabı veremez.

Bir çocuk babasının günahını üzerine alamaz.

Bir eş diğer eşin sorumluluğunu tamamen ortadan kaldıramaz.

Sevgi vardır ama sorumluluk kişiseldir.

Bu gerçek aile bağlarını değersizleştirmez.

Tam tersine insanın sevdiklerine karşı daha bilinçli davranmasını gerektirir.

Ailesine yalnızca dünya rahatlığı değil, güzel ahlak ve doğru yol konusunda da destek olmalıdır.

5️⃣ “Herkese Yaptığının Karşılığı Eksiksiz Verilir” Ne Anlama Gelir ❓​

Bu ifade Allah'ın mutlak adaletini anlatmaktadır.

Dünyada bazı iyilikler karşılıksız kalabilir.

Bir insan yıllarca iyilik yapar ama kimse teşekkür etmeyebilir.

Bir başkası haksızlığa uğrar ama hakkını dünyada alamayabilir.

Bazı zalimler cezadan kaçabilir.

Bazı masum insanlar acı çekebilir.

Fakat ahiret hesabında hiçbir şey kaybolmaz.

Allah'ın adaleti eksik kayıt tutmaz.

İyilik kaybolmaz.

Kötülük de kaybolmaz.

Gizli yapılan davranışlar da Allah'ın bilgisindedir.

Bu nedenle ahiret, dünyada tamamlanmayan adaletin de tamamlanacağı yerdir.

6️⃣ Allah İnsanların İyiliklerini de Eksiksiz Bilir Mi ❓​

Evet.

İnsan bazen yaptığı iyiliğin görülmediğini düşünebilir.

Kimse bilmeyebilir.

Kimse teşekkür etmeyebilir.

Hatta iyilik yaptığı kişi bile bunun farkında olmayabilir.

Fakat Allah bilir.

Gizli iyilik de kayıtlıdır.

Bir insan sessizce yardım etmiş olabilir.

Bir kötülüğü yapabilecek gücü olduğu hâlde Allah için vazgeçmiş olabilir.

Birinin hakkını kimse görmeden korumuş olabilir.

Bütün bunlar Allah'ın bilgisinden kaybolmaz.

Bu yüzden insan iyiliği yalnızca insanların alkışı için yapmamalıdır.

İnsanların görmediği yerde yapılan iyiliğin de değeri vardır.

7️⃣ Gizli Günahlar da Hesaba Dahil Midir ❓​

Evet.

İnsanın başkalarından gizlediği şeyler Allah'tan gizli değildir.

Bu düşünce insana büyük bir sorumluluk verir.

Çünkü insan toplum önünde iyi görünmeye çalışabilir.

Fakat yalnız kaldığında tamamen farklı davranabilir.

İşte gerçek ahlak burada sınanır.

Kimsenin görmediği yerde nasıl davrandığımız karakterimizin önemli bir parçasıdır.

Ancak bu gerçek insanı umutsuzluğa da sürüklememelidir.

İnsan gizli günahından tövbe edebilir.

Yanlışını bırakabilir.

Allah'a dönebilir.

Allah'ın bilgisi uyarıdır; Allah'ın rahmeti ise dönüş kapısıdır.

8️⃣ “Onlara Haksızlık Edilmez” İfadesi Neden Çok Önemlidir ❓​

Çünkü insanların adaleti kusurlu olabilir.

Yanlış anlaşılabiliriz.

Hakkımızda eksik bilgiyle karar verilebilir.

Bir mahkeme hata yapabilir.

Bir insan bizi haksız yere suçlayabilir.

Fakat Allah'ın hükmü böyle değildir.

Allah hiçbir ayrıntıyı unutmaz ve hiçbir bilgi O'ndan gizli kalmaz.

Bu nedenle ahiret hesabında kimse:

“Bana haksızlık yapıldı.”

diyemez.

Kişiye işlemediği bir suç yüklenmez.

Yaptığı iyilik görmezden gelinmez.

Bu, mümin için büyük bir güven kaynağıdır.

İlahi adalet kusursuzdur.

9️⃣ Dünyada Haksızlığa Uğrayan İnsan Bu Ayetten Nasıl Teselli Bulabilir ❓​

Dünyada her hakkın mutlaka burada alınacağı garantisi yoktur.

Bir insan iftiraya uğrayabilir.

Malı gasp edilebilir.

Emeği çalınabilir.

Hakkı yenebilir.

Ve bazen zalim hiçbir ceza görmeden hayatını tamamlayabilir.

Bu durum insana çok ağır gelebilir.

Nahl Suresi'nin 111. ayeti ise şunu hatırlatmaktadır:

Hesap yalnızca dünya ile bitmez.

İnsan hakkını burada alamadıysa bu hakkın Allah katında kaybolduğu anlamına gelmez.

Bu düşünce zulme sessiz kalmayı öğretmez.

İnsan hakkını aramalıdır.

Adalet için mücadele etmelidir.

Fakat sonuç alamadığı zaman da Allah'ın nihai adaletini unutmamalıdır.

🔟 Kul Hakkı Bu Ayet Açısından Neden Çok Önemlidir ❓​

Çünkü ahirette herkesin yaptığıyla karşılaşacağı bildirilmiştir.

İnsan yalnızca Allah'a karşı ibadetlerinden değil, diğer insanlara karşı davranışlarından da sorumludur.

Bir insanın parasını almak.

Emeğinin ücretini vermemek.

Miras hakkını gasp etmek.

İftira etmek.

Bir kişinin şerefini zedelemek.

Bütün bunlar kul hakkı oluşturabilir.

Kul hakkı, dünya hayatında çözülebilecek bir meseleyken ahirete bırakılmamalıdır.

İnsan haksızlık yaptıysa mümkünse hakkı sahibine vermelidir.

Özür dilemelidir.

Zararını telafi etmelidir.

Çünkü ölümden sonra para ile ödeme yapılabilecek bir dünya düzeni artık olmayacaktır.

1️⃣1️⃣ İnsan Başkasının Günahını Taşır Mı ❓​

Temel ilke olarak insan kendi yaptığından sorumludur.

Ancak başkasını bilerek günaha yönlendiren kişi kendi davranışından ayrıca sorumlu olabilir.

Örneğin bir insan kötü bir sistemi kurabilir.

Başkasına haksızlık yapmasını emredebilir.

İnsanları yanlış yola çağırabilir.

Burada o kişi başkasının bağımsız sorumluluğunu üzerine almaz fakat kendisinin sebep olduğu kötülükten ayrıca sorumluluk taşıyabilir.

Bu ince ayrım önemlidir.

Herkes kendi hesabını verir; fakat başkalarının hayatındaki etkilerimiz de kendi hesabımızın parçası olabilir.

Bu nedenle insan yalnızca:

“Ben ne yaptım?”

değil,

“Ben başkalarını neye teşvik ettim?”

sorusunu da düşünmelidir.

1️⃣2️⃣ İyiliğe Vesile Olan İnsan da Karşılık Görür Mü ❓​

İnsan başkalarının güzel davranışlarına vesile olabilir.

Bir çocuğa güzel bir değer öğretebilir.

Bir insanın eğitimine destek olabilir.

Birini kötülükten vazgeçirebilir.

Bir ihtiyaç sahibinin hayatını değiştirebilir.

Böyle davranışların etkisi insanın kendi hayatının ötesine geçebilir.

İyilik bazen zincir hâlinde büyür.

Bir kişiye öğrettiğimiz güzel davranış başkasına aktarılabilir.

Bu nedenle insan sadece kendi doğrudan yaptığı işlerden değil, oluşturduğu güzel etkilerden de umut taşıyabilir.

Hayatın en değerli miraslarından biri budur:

Arkamızda iyilik üreten insanlar ve eserler bırakabilmek.

1️⃣3️⃣ Ahiret Hesabında Niyetin Yeri Var Mıdır ❓​

Niyet son derece önemlidir.

İki insan aynı davranışı yapabilir fakat amaçları farklı olabilir.

Bir kişi yardım eder çünkü Allah'ın rızasını ister.

Başka biri yalnızca toplumda övülmek için aynı yardımı yapabilir.

Dışarıdan davranış aynı görünür.

Fakat kalpteki niyet farklıdır.

Allah yalnızca davranışı değil, niyeti de bilir.

Bu nedenle insan kendi niyetini sürekli kontrol etmelidir.

İyilik yaptığında:

“Bunu neden yapıyorum?”

sorusunu sorması değerlidir.

Ancak niyet konusu insanı iyilikten uzaklaştırmamalıdır.

İnsan niyetini düzeltmeye çalışarak iyiliğe devam etmelidir.

1️⃣4️⃣ İnsanların Görüşü ile Allah’ın Hükmü Neden Aynı Olmayabilir ❓​

İnsanlar çoğu zaman dış görünüşe göre karar verir.

Bir insan çok saygın görünebilir.

Güzel konuşabilir.

Büyük bir makamda olabilir.

Ama gerçek hayatını insanlar bilmeyebilir.

Başka bir insan ise toplumda önemsiz görülebilir fakat Allah katında çok samimi olabilir.

İnsanların alkışı ilahi kabul belgesi değildir.

Aynı şekilde insanların eleştirisi de Allah'ın o kişiyi değersiz gördüğü anlamına gelmez.

Bu nedenle insan bütün hayatını insanların değerlendirmesine bağlamamalıdır.

Elbette eleştirileri dinlemelidir.

Fakat asıl hedef Allah katında doğru olmaya çalışmak olmalıdır.

1️⃣5️⃣ Bu Ayet İnsana Sorumluluk Duygusu Nasıl Kazandırır ❓​

Ayet insana son derece açık bir gerçek söyler:

Yaptıkların kaybolmuyor.

Bu düşünce insanın günlük davranışlarını bile değiştirebilir.

Bir yalan söylemeden önce düşünür.

Bir hakkı yerken düşünür.

Bir insana yardım etme fırsatı geldiğinde düşünür.

Çünkü hayatın yalnızca o andan ibaret olmadığını bilir.

İnsanın yaptığı davranışların bir devamı vardır.

Ahiret bilinci, günlük hayata ciddi bir ahlaki derinlik kazandırır.

İnsan yalnızca yasal olup olmadığına değil, Allah katında doğru olup olmadığına da bakmaya başlar.

1️⃣6️⃣ Ahiret Hesabını Düşünmek İnsan Hayatını Korkuya mı Çevirmelidir ❓​

Hayır.

Hesap bilinci korku taşıyabilir.

Çünkü insan kusurludur.

Fakat bu bilinç aynı zamanda büyük bir umut da taşır.

İyiliklerin kaybolmayacağını biliriz.

Haksızlıkların unutulmayacağını biliriz.

Tövbenin değerini biliriz.

Allah'ın rahmetine güveniriz.

Bu nedenle Müslüman yalnızca korkuyla yaşamamalıdır.

Sorumluluk ve umut birlikte olmalıdır.

Hesaptan korkmak insanı düzeltmeye teşvik etmeli, felç etmemelidir.

Rahmete güvenmek de sorumsuzlaştırmamalıdır.

İşte sağlıklı denge budur.

1️⃣7️⃣ Nahl Suresi 109, 110 ve 111. Ayetler Arasında Nasıl Bir Bağlantı Vardır ❓​

Bu üç ayet çok güçlü bir anlam sıralaması oluşturmaktadır.

109. ayette:

Ahirette ziyana uğrayanların durumu anlatılır.

110. ayette:

Baskıdan sonra hicret eden, mücadele eden ve sabredenler için bağışlama ve merhamet müjdelenir.

111. ayette ise:

Herkesin kendi hesabıyla geleceği, yapılanların eksiksiz karşılığının verileceği ve hiç kimseye zulmedilmeyeceği açıklanır.

Bu sıralamada hem uyarı hem umut hem de adalet bulunmaktadır.

Kayıp vardır.

Rahmet vardır.

Ve sonunda kusursuz hesap vardır.


Kur’an insanı yalnızca korkutmaz.

Yalnızca teselli de etmez.

İnsana sorumluluğuyla birlikte rahmeti ve adaleti gösterir.

1️⃣8️⃣ Nahl Suresi 111. Ayetin En Büyük Manevi Mesajı Nedir ❓​

Bu ayetin en büyük manevi mesajlarından biri, insanın kendi hayatının sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğidir.

İnsan sürekli başkalarını suçlayabilir.

Ailesini.

Çevresini.

Toplumu.

Arkadaşlarını.

Bunların gerçekten etkisi olabilir.

Fakat insan kendisine şu soruyu da sormalıdır:

“Ben ne yaptım?”

Bu soru manevi olgunluğun başlangıcıdır.

Başkasının günahlarını saymak kolaydır.

Kendi hatasını görmek daha zordur.

Ahiret hesabı ise insanı tam olarak buraya getirir.

Başkasının defterine değil, kendi defterine bak.

Bu düşünce insanın hayatındaki birçok çatışmayı da azaltabilir.

Çünkü enerjisini başkalarını yargılamak yerine kendisini düzeltmeye yöneltir.

1️⃣9️⃣ Nahl Suresi 111. Ayetin Sonuç Olarak Bize Anlattığı Nedir ❓​

Nahl Suresi'nin 111. ayeti, kıyamet gününde her insanın kendi hesabıyla karşılaşacağını, yaptığı her şeyin eksiksiz biçimde değerlendirileceğini ve Allah tarafından hiçbir insana haksızlık yapılmayacağını bildirmektedir.

Ayetin ilk büyük mesajı bireysel sorumluluktur.

Dünyada insanlar birbirine bağlı yaşar.

Fakat ahiret hesabında herkes kendi hayatıyla karşılaşır.

İnsan ailesinin arkasına saklanamaz.

Toplumun arkasına saklanamaz.

Kalabalığın arkasına saklanamaz.

Herkes kendi tercihlerinin hesabını verir.

Bu nedenle insan hayatını:

“Herkes böyle yapıyor.”

mantığıyla kurmamalıdır.

Herkes yanlış yapıyorsa insanın sorumluluğu ortadan kalkmaz.

İkinci büyük mesaj, Allah'ın kusursuz adaletidir.

Dünya adaleti eksik kalabilir.

Bir insan suç işleyip kaçabilir.

Bir başkasına iftira atılıp gerçek yıllarca ortaya çıkmayabilir.

Bir emekçi hakkını alamadan ölebilir.

Fakat bütün bunlar Allah'ın bilgisindedir.

Ahiret, unutulmuş hakların unutulmadığı yerdir.

Bu düşünce zulme uğrayan insan için büyük bir tesellidir.

Ama zulmeden kişi için de ciddi bir uyarıdır.

Üçüncü büyük mesaj, küçük davranışların bile önemidir.

İnsan:

“Kimse görmedi.”

diyebilir.

Fakat Allah görmüştür.

Kimse teşekkür etmemiş olabilir.

Ama Allah bilmiştir.

Bu nedenle insanın gizli hayatı son derece önemlidir.

Gerçek karakter, çoğu zaman kimsenin izlemediği yerde ortaya çıkar.

Dördüncü büyük mesaj kul hakkıdır.

İnsan Allah'a karşı ibadetlerine dikkat ederken insanlara karşı adaletini de korumalıdır.

Birinin hakkını yiyip:

“Ben ibadetimi yapıyorum.”

diyerek rahatlayamaz.

İslam ahlakında insanlarla ilişkiler de büyük sorumluluk taşır.

Bu nedenle insan fırsat varken hakları düzeltmelidir.

Ahirete borç bırakmamak, akıllı bir hayat anlayışıdır.

Beşinci büyük mesaj niyettir.

Allah insanın yalnızca ne yaptığına değil, neden yaptığına da hâkimdir.

Bu durum insan için hem umut hem uyarıdır.

İnsanların fark etmediği samimi iyilik Allah katında kaybolmaz.

Ama gösteriş için yapılan davranışın gerçek niyeti de gizlenemez.

Allah'a karşı görüntü oluşturmak mümkün değildir.

Altıncı büyük mesaj insanın hayatının muhasebesini bugün yapmasıdır.

Ahirette muhasebe yapılacak.

Fakat insanın bugün kendi hesabını kontrol etme imkânı vardır.

Kime haksızlık yaptım?

Kimin hakkını ödemedim?

Hangi konuda özür dilemem gerekiyor?

Hangi günahı sürekli erteliyorum?

Hangi iyiliği yapabilecekken yapmıyorum?

Bu sorular insanın hayatını temizleyebilir.

Ahiret muhasebesine hazırlanmanın en iyi yollarından biri, dünyadayken kendi muhasebemizi yapabilmektir.

Yedinci büyük mesaj, insanların değerlendirmelerine aşırı bağlanmamaktır.

İnsanlar seni çok başarılı görebilir.

Veya başarısız sayabilir.

Fakat Allah'ın hesabı farklıdır.

Bir insanın dünyada ismi hiç bilinmeyebilir ama Allah katında çok kıymetli olabilir.

Başka biri dünyada milyonlar tarafından alkışlanabilir ama hayatında büyük haksızlıklar bulunabilir.

Bu nedenle insanın hedefi sadece:

“İnsanlar benim hakkımda ne düşünüyor?”

olmamalıdır.

Daha önemli soru şudur:

“Allah'ın huzuruna nasıl çıkacağım?”

Sekizinci büyük mesaj, ahirette haksızlık olmayacağıdır.

Bu, insanın kalbine büyük bir güven vermelidir.

Allah bir iyiliği unutmaz.

Bir acıyı görmezden gelmez.

Bir haksızlığı kaybetmez.

Bir insanın taşıdığı gerçek niyeti de bilir.

İlahi adalet, insan adaletinin ulaşamayacağı bütün ayrıntıları kapsar.

Bu nedenle insan dünya hayatında adalet için mücadele ederken son sözü Allah'ın söyleyeceğini de unutmamalıdır.

Nahl Suresi'nin 111. ayeti insanın önüne şu soruları koymaktadır:

Bugün hesabım kapansa hangi davranışım için en çok pişman olurum?

Hangi hakkı henüz sahibine vermedim?

Yaptığım iyilikleri insanlar için mi, Allah için mi yapıyorum?

Kimsenin görmediği yerde nasıl bir insanım?

Başkalarının hatalarını sayarken kendi hesabımı unutuyor muyum?


Bu sorular kolay değildir.

Fakat insanın hayatını gerçekten değiştirebilir.

Sonuç olarak Nahl Suresi'nin 111. ayeti bize şunu öğretmektedir:

Kendi hesabına hazırlan.

Başkalarının kalabalığına güvenme.

İyiliği küçümseme.

Gizli günahı önemsiz görme.

Kul hakkını erteleme.

Tövbe edebileceğin zamanı değerlendirmeyi unutma.

Allah'ın adaletinden hiçbir şeyin kaçmayacağını bil.


Çünkü bir gün bütün unvanlar, servetler ve dünya görüntüleri geride kalacak.

Ve insanın önünde tek bir gerçek kalacaktır:

Nasıl yaşadığı.

⠀

🌿 Son Söz​

“Bir gün herkesin sesi susacak ve insan kendi hayatıyla baş başa kalacak. O gün çevremizin bizi nasıl anlattığından çok, Allah’ın bizim hakkımızdaki eksiksiz bilgisi önemli olacak. Bu yüzden hesabını ölümden sonraya bırakma; haksızlık yaptıysan düzelt, borcun varsa öde, kırdıysan özür dile, iyilik yapabiliyorsan erteleme. Çünkü dünyada insan birçok şeyi saklayabilir ama Allah’ın huzurunda hiçbir gerçek kaybolmaz. En huzurlu hesap, insanın bugün temizlemeye başladığı hesaptır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt