A‘râf Suresi 98. Ayette “Yoksa O Memleketlerin Halkı, Kuşluk Vakti Oynayıp Eğlenirlerken Azabımızın Kendilerine Gelmeyeceğinden Emin mi Oldular” İfadesi Ne Anlama Gelir
“İnsan yalnız korku anında değil, eğlence ve rahatlık içinde de sınanır. Gaflet çoğu zaman acının içinde değil, her şey yolunda giderken sessizce büyür.”
Ersan Karavelioğlu
A‘râf Suresi'nin 97. ayetinde:
“O memleketlerin halkı, geceleyin uyurlarken azabımızın kendilerine gelmeyeceğinden emin mi oldular?”
diye sorulmuştu.
- ayette ise bu soru başka bir zaman dilimine taşınır:
- ayette:
vardı.
- ayette ise:
vardır.
Yani mesaj çok güçlüdür:
İnsan yalnız:
savunmasız olduğu gece
değil,
kendini güçlü,
rahat,
neşeli
hissettiği gündüz vakti de:
mutlak güven içinde değildir.
Bu ayet:
eğlenmeyi yasaklayan bir ayet değildir.
Asıl eleştiri:
eğlencenin gaflete dönüşmesidir.
“Yoksa O Memleketlerin Halkı…” İfadesi Ne Anlama Gelir
Bu ifade:önceki ayetin devamıdır.
Kur’an art arda iki soru sorar:
Gece uyurken:
kendilerini güvende mi sandılar?
Gündüz eğlenirken:
kendilerini güvende mi sandılar?
Yani insanın iki farklı hâli ele alınır:
uyku
ve
eğlence.
Her ikisinde de ortak risk:
gaflet
tir.
Neden Bu Kez Gündüzden Söz Ediliyor
Çünkü gündüz:insanın daha aktif olduğu
zamandır.
İnsan:
çalışır,
ticaret yapar,
konuşur,
gezer,
eğlenir.
Bu hareketlilik:
insana:
“Hayat tamamen benim kontrolümde.”
duygusu verebilir.
Ayet bu güveni:
sorgular.
“Kuşluk Vakti” Ne Demektir
Kuşluk vakti:güneş doğduktan sonra:
günün ilerlemeye başladığı,
insanların:
işlerine,
günlük hayatlarına
döndüğü bir zamanı ifade eder.
Yani:
gece karanlığı değil,
gündüzün:
açık ve canlı zamanı
anlatılır.
“Oynayıp Eğlenirlerken” İfadesi Ne Anlama Gelir
Buradaki ifade:insanların:
rahat,
neşeli,
gündelik hayatlarının içinde
bulunduklarını gösterir.
Yani onları bekleyen sonucu:
düşünmüyorlardır.
Hayat:
normal görünmektedir.
Tam da bu yüzden:
beklenmedik sonucun etkisi daha büyüktür.
Kur’an Eğlenmeyi mi Eleştiriyor
Hayır.İnsan:
dinlenebilir,
gülebilir,
oynayabilir,
ailesiyle vakit geçirebilir,
meşru eğlenceler yaşayabilir.
Bunların kendisi:
sorun değildir.
Sorun:
eğlencenin:
hayatın bütün amacı hâline gelmesi
ve insanın:
sorumluluğunu unutmasıdır.
Eğlence Nasıl Gaflete Dönüşür
İnsan:sürekli:
kendini oyalıyorsa,
düşünmekten kaçıyorsa,
sorumluluklarını erteliyorsa,
her boşluğu:
eğlenceyle dolduruyorsa:
eğlence:
dinlenme olmaktan çıkıp:
kaçış aracına
dönüşebilir.
İnsan Neden Sürekli Kendini Oyalamak İster
Çünkü sessizlik:bazen zor soruları
öne çıkarır.
İnsan yalnız kaldığında:
hayatını,
ölümü,
yanlışlarını,
ilişkilerini,
amacını
düşünmeye başlayabilir.
Bu yüzden bazı insanlar:
sessizlikten kaçmak için:
sürekli meşguliyet
arar.
Sürekli Eğlenmek İnsanı Gerçeklerden Uzaklaştırabilir mi
Evet.Eğlence:
ölçülü olduğunda:
dinlendirir.
Ama insan:
her rahatsız edici düşünceden:
eğlenceye kaçarak
uzaklaşıyorsa:
zamanla:
kendisiyle yüzleşme yeteneğini
kaybedebilir.
Ayetteki Asıl Eleştiri Eğlence mi, Güven Yanılsaması mı
Asıl vurgu:güven yanılsamasıdır.
İnsanlar:
gündüz,
rahat,
neşeli
oldukları için:
hiçbir şey olmayacağını
sanmış olabilirler.
Ayet:
“Buna ne kadar güvenebilirsiniz?”
diye sorar.
İnsan Neden Mutlu Olduğunda Tehlikeyi Unutur
Çünkü zihin:mevcut duyguyu:
geleceğe taşımaya
eğilimlidir.
Bugün her şey iyiyse:
yarın da iyi olacakmış
gibi düşünürüz.
Bu:
insanın doğal psikolojik eğilimlerinden biridir.
Fakat ayet:
bugünkü rahatlığın yarının garantisi olmadığını
hatırlatır.

Hayatın Belirsizliğini Hatırlamak Mutluluğu Bozar mı
Hayır.Tam tersine:
mutluluğun değerini
artırabilir.
İnsan:
her şeyin geçici olduğunu
bildiğinde:
iyi anları:
daha bilinçli
yaşayabilir.
Bir kahkahanın,
bir sofranın,
sevdikleriyle geçirilen zamanın
değerini:
daha iyi anlayabilir.

“Anı Yaşamak” ile Gaflet Arasında Fark Var mıdır
Evet.Anı yaşamak:
elindeki zamanı:
bilinçli biçimde
değerlendirmektir.
Gaflet ise:
geleceği,
sorumluluğu,
ölümü
tamamen unutmak
demektir.
Birincisi:
farkındalıktır.
İkincisi:
unutmadır.

Eğlencenin Ölçüsü Nasıl Belirlenebilir
Şu sorular yardımcı olabilir:Eğlence:
sorumluluklarımı engelliyor mu?
İbadetimi,
işimi,
ailemi,
sağlığımı
ihmal etmeme yol açıyor mu?
Düşünmekten kaçmak için mi eğleniyorum?
Bunlar:
eğlencenin:
denge içinde olup olmadığını
anlamaya yardımcı olabilir.

Gece Uyku, Gündüz Eğlence Neden Yan Yana Getiriliyor
Çünkü iki farklı hâlde de:insan:
tehlikeyi düşünmez.
Uyurken:
bilinci kapalıdır.
Eğlenirken:
dikkati başka yerdedir.
Bu iki durum:
farklı olsa da ortak noktaları:
farkındalığın azalmasıdır.

Bu Ayet İnsanları Sürekli Tetikte mi Tutmak İstiyor
Hayır.Amaç:
insanı:
her an felaket bekleyen
bir psikolojiye sokmak değildir.
Amaç:
rahatlık içinde bile sorumluluğu unutmamaktır.
İnsan:
eğlenebilir.
Dinlenebilir.
Ama:
vicdanını:
uyutmaz.

Bu Ayet Günümüzdeki Ani Felaketlere Nasıl Yaklaşmamızı Öğretir
Ayet:hayatın beklenmedik biçimde değişebileceğini
hatırlatır.
Ama belirli güncel bir:
kaza,
deprem,
afet
için:
“Bu kesin Allah’ın azabıydı.”
diye hüküm vermemize izin vermez.
Geçmiş kavimler hakkında:
bu bağlantıyı:
vahiy kurmuştur.
Bugünkü olaylarda:
aynı kesin bilgiye sahip değiliz.

Eğlence ile Şükür Birlikte Olabilir mi
Evet.Hatta sağlıklı eğlence:
şükre dönüşebilir.
İnsan:
ailesiyle güzel vakit geçirirken:
“Bunun kıymetini biliyorum.”
diyebilir.
Yediği güzel yemeğe,
sağlığına,
arkadaşlarına,
boş zamanına
şükredebilir.
Böylece eğlence:
gaflet değil,
nimetin fark edilmesi
olabilir.

A‘râf Suresi 97. ve 98. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor
- ayette:
vardır.
- ayette:
vardır.
Biri:
savunmasızdır.
Diğeri:
rahattır.
Ama ikisine de aynı soru yöneltilir:
“Kendinizi tamamen güvende mi sanıyorsunuz?”
Yani insan:
hangi durumda olursa olsun:
mutlak güven yanılgısına düşmemelidir.

Sonuç: A‘râf Suresi 98. Ayet Bize Ne Öğretiyor
A‘râf Suresi 98. ayet:çok güçlü bir psikolojik durumu:
tek bir sahneyle anlatır:
İnsanlar:
gündüz vakti,
hayatlarının içinde,
oynuyor,
eğleniyor,
belki gülüyor,
belki gelecek planları yapıyor.
Ve Kur’an:
şunu soruyor:
“Bu rahatlığın sonsuza kadar süreceğinden emin misiniz?”
Bu soru:
eğlenceyi yasaklamak için değildir.
Tam tersine:
eğlencenin değerini:
doğru yere koymak içindir.
İnsan:
gülebilir.
Sevinebilir.
Eğlenebilir.
Hayatın güzelliklerinden:
yararlanabilir.
Ama bütün bunları:
sonsuzluk sanmamalıdır.
Çünkü hayat:
güzel olduğu kadar:
kırılgandır.
Ve kırılgan olduğu için:
kıymetlidir.
Bugün:
yanımızda olan insan:
yarın olmayabilir.
Bugün:
sağlıklı olan beden:
yarın değişebilir.
Bugün:
çok önemli görünen bir mesele:
bir süre sonra:
hiç önemli olmayabilir.
Bu nedenle hayatın geçiciliğini hatırlamak:
eğlenceyi öldürmez.
Aksine:
onu daha gerçek hâle getirir.
Çünkü insan:
güzel bir an yaşarken:
onun değerini bilir.
Sevdiği insanın:
yanında olduğunu
fark eder.
Sağlığına:
şükreder.
Yemeğin tadını:
daha bilinçli hisseder.
Ama ayetin başka bir uyarısı da vardır:
İnsan kendisini:
sürekli eğlendirerek:
hayatın önemli sorularından
kaçmamalıdır.
Bazen telefon kapanmalı.
Bazen müzik susmalı.
Bazen kalabalık dağılmalı.
Ve insan:
kendi kendine:
“Ben nereye gidiyorum?”
diye sormalıdır.
Çünkü sürekli ses:
bazen insanın:
içindeki önemli soruları
duymasını engeller.
Belki de A‘râf 98’in bize yönelttiği en güçlü soru şudur:
Eğleniyor muyuz, yoksa düşünmemek için sürekli kendimizi mi oyalıyoruz?
İkisinin arasında:
çok büyük bir fark vardır.
Sağlıklı eğlence:
insanı hayata geri döndürür.
Gaflet ise:
insanı kendisinden uzaklaştırır.
“Hayatı sev, gül, eğlen ve güzel anların kıymetini bil; ama eğlenceyi kendinden kaçışa dönüştürme. Bazen insanın en çok ihtiyaç duyduğu şey yeni bir ses değil, sessizlikte kendisini duyabilmektir.”
Ersan Karavelioğlu