📖 A‘râf Suresi 103. Ayette “Sonra Bunların Ardından Musa’yı Ayetlerimizle Firavun’a ve İleri Gelenlerine Gönderdik; Fakat Onlar Ayetlere Haksızlık | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

📖 A‘râf Suresi 103. Ayette “Sonra Bunların Ardından Musa’yı Ayetlerimizle Firavun’a ve İleri Gelenlerine Gönderdik; Fakat Onlar Ayetlere Haksızlık

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,724
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 103. Ayette “Sonra Bunların Ardından Musa’yı Ayetlerimizle Firavun’a ve İleri Gelenlerine Gönderdik; Fakat Onlar Ayetlere Haksızlık Ettiler. Bak Bozguncuların Sonu Nasıl Oldu” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“Güç, gerçeği değiştiremez; yalnızca gerçeği reddetmenin bedelini bir süre erteleyebilir.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 102. ayetinde geçmiş toplumların çoğunda:

ahde bağlılık bulunmadığı ve onların sınırları aşan kimseler hâline geldiği

anlatılmıştı.

  1. ayetle birlikte surede yeni ve çok önemli bir kıssa başlar:
Hz. Musa ve Firavun.

Ayet şöyle bildirir:

“Sonra bunların ardından Musa’yı ayetlerimizle Firavun’a ve onun ileri gelenlerine gönderdik. Fakat onlar ayetlere karşı haksızlık ettiler. Bak, bozguncuların sonu nasıl oldu.”

Bu ayetle anlatım:

önceki kavimlerden:

Mısır’daki Firavun düzenine

geçer.

Burada artık karşımızda:

yalnız bir toplum değil,

çok güçlü bir:

iktidar, saray çevresi ve baskı düzeni

vardır.

Hz. Musa ise:

bu düzenin karşısına:

Allah’ın ayetleriyle

çıkar.

Yani karşı karşıya gelen şey:

yalnız iki kişi değildir.

Bir tarafta:

vahiy ve hakikat,

diğer tarafta:

güç, kibir ve baskı

vardır.

1️⃣ “Sonra Bunların Ardından Musa’yı Gönderdik” Ne Demektir ❓​

Bu ifade:

önceki peygamber kıssalarından sonra:

Hz. Musa dönemine geçildiğini

gösterir.

Nûh,

Hûd,

Sâlih,

Lût,

Şuayb

kıssalarının ardından:

şimdi:

Musa ve Firavun

kıssası başlar.

Bu kıssa A‘râf Suresi’nde:

uzun bir bölüm boyunca

devam edecektir.

2️⃣ Hz. Musa Kimdir ❓​

Hz. Musa:

Kur’an’da en çok adı geçen peygamberlerden biridir.

İsrailoğullarına gönderilmiş,

Firavun’un baskıcı düzenine karşı:

tevhid,

adalet

ve özgürleşme

çağrısı yapmıştır.

Onun kıssası:

yalnız bireysel iman değil,

toplumsal zulüm ve kurtuluş

temalarını da içerir.

3️⃣ Firavun Kimdir ❓​

Firavun:

bir şahıs adı olmaktan çok:

Mısır hükümdarları için kullanılan bir unvan olarak anlaşılır.

Kur’an’daki Firavun:

kendisini:

son derece güçlü gören,

İsrailoğullarına zulmeden,

Hz. Musa’nın mesajını reddeden

bir hükümdar olarak anlatılır.

Kur’an:

onun tarihsel kimliğini:

isim vererek kesinleştirmez.

Bu nedenle:

hangi Mısır hükümdarı olduğu konusunda:

kesin konuşmak doğru değildir.

4️⃣ Neden Musa Doğrudan Firavun’a Gönderiliyor ❓​

Çünkü toplumdaki baskının merkezinde:

Firavun’un iktidarı vardır.

İsrailoğulları:

ezilmektedir.

Firavun’un siyasi ve toplumsal gücü:

çok büyüktür.

Bu yüzden Hz. Musa’nın çağrısı:

yalnız bireylere değil,

zulüm düzeninin merkezine

yönelir.

5️⃣ “Firavun’a ve İleri Gelenlerine” Neden Birlikte Hitap Ediliyor ❓​

Çünkü baskıcı düzen:

genellikle tek kişiyle ayakta kalmaz.

Yönetici:

çevresindeki:

danışmanlar,

çıkar grupları,

yöneticiler,

ileri gelenler

tarafından desteklenebilir.

Bu nedenle Kur’an:

yalnız Firavun’u değil,

onun çevresindeki seçkinleri de

sorumluluğa dahil eder.

6️⃣ Bir Zulüm Düzeni Sadece Liderden mi Oluşur ❓​

Hayır.

Bir sistem:

emir veren,

uygulayan,

destekleyen,

normalleştiren,

çıkar sağlayan

çok sayıda insanla devam edebilir.

Bu yüzden ahlaki sorumluluk:

yalnız en tepede bulunan kişiye:

indirgenemez.

7️⃣ “Musa’yı Ayetlerimizle Gönderdik” Ne Anlama Gelir ❓​

Hz. Musa:

yalnız sözle gönderilmemiştir.

Kur’an:

ona verilen:

ayetlerden ve mucizelerden

söz eder.

Bunlar:

peygamberliğinin işaretleri

olarak sunulur.

İlerleyen ayetlerde:

asa,

beyaz el

gibi işaretler

anlatılacaktır.

8️⃣ “Ayet” Kelimesi Burada Ne Demektir ❓​

Ayet:

işaret,

delil,

gösterge

anlamlarına gelir.

Kur’an’ın cümleleri de:

ayet olarak adlandırılır.

Ama Hz. Musa kıssasında:

aynı kelime:

mucizevi işaretler

için de kullanılabilir.

Yani Allah’ın:

insana:

hakikati gösteren işaretleri

vardır.

9️⃣ Firavun ve İleri Gelenler Ayetleri Görünce Neden İnanmadılar ❓​

Çünkü delil görmek:

otomatik olarak iman etmek

demek değildir.

İnsan:

delili:

çıkarına,

kibrine,

mevcut gücüne

tehdit olarak görebilir.

Firavun için Hz. Musa’nın çağrısı:

yalnız dinî bir iddia değil,

otoritesini sorgulayan bir mesaj

olarak da algılanmış olabilir.

🔟 “Ayetlere Haksızlık Ettiler” Ne Demektir ❓​

Ayetin ifadesi:

onların:

Allah’ın ayetlerini:

yerli yerince değerlendirmediğini,

onlara karşı:

haksız ve yanlış bir tavır aldığını

anlatır.

Yani:

işareti gördüler

ama:

gereken sonucu çıkarmadılar.

Hakikati:

hak ettiği yere koymadılar.

1️⃣1️⃣ Bir İnsan Delile Nasıl Haksızlık Edebilir ❓​

Delili:

çarpıtarak.

Görmezden gelerek.

Bilerek yanlış yorumlayarak.

Sırf çıkarına ters olduğu için:

reddederek.

İnsan bazen:

gerçeğin zayıf olduğu için değil,

kendisine pahalıya mal olacağı için

onu reddeder.

1️⃣2️⃣ Güçlü İnsanlar Hakikati Kabul Etmekte Neden Zorlanabilir ❓​

Çünkü kabul etmek:

bazı ayrıcalıklardan vazgeçmek

anlamına gelebilir.

Hz. Musa’nın çağrısı:

Firavun’un:

mutlak otorite iddiasını

sarsıyordu.

Bu nedenle mesele:

yalnız teolojik değil,

aynı zamanda:

güç ve çıkar meselesidir.

1️⃣3️⃣ Güç İnsanı Haklı Yapar mı ❓​

Hayır.

Bir insan:

çok güçlü olabilir.

Ordusu olabilir.

Serveti olabilir.

Toplum üzerinde:

büyük etkisi olabilir.

Ama bunların hiçbiri:

söylediğinin doğru olduğunu

kanıtlamaz.

Güç, delilin yerine geçmez.

1️⃣4️⃣ Firavun Kıssası Neden İnsanlık Tarihinde Bu Kadar Güçlü Bir Sembol Hâline Gelmiştir ❓​

Çünkü Firavun:

yalnız bir tarihsel hükümdar değil,

Kur’an anlatısında:

kibrin, baskının ve mutlak güç iddiasının

sembolüdür.

Bu yüzden Firavun kıssası:

yalnız geçmişte yaşamış bir kişiyi değil,

insandaki:

“Ben hesap vermem.”

duygusunu da

sorgular.

1️⃣5️⃣ “Bak Bozguncuların Sonu Nasıl Oldu” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

Bu ifade:

okuyucuyu:

yalnız olayın başlangıcına değil,

sonuna da bakmaya

çağırır.

Firavun:

başlangıçta:

çok güçlüdür.

Hz. Musa ise:

görünüşte:

çok daha zayıftır.

Ama Kur’an:

hikâyeyi:

başlangıçtaki güç dengesiyle değil,

sonuçla

değerlendirir.

1️⃣6️⃣ Bozgunculuk Burada Ne Anlama Gelir ❓​

Bozgunculuk:

yalnız fiziksel yıkım

değildir.

Zulüm,

insanların haklarını çiğneme,

baskı,

korku düzeni,

hakikati reddetme

gibi davranışlar da:

fesat kapsamında

düşünülebilir.

Firavun’un düzeni:

Kur’an’da:

insanları ezen bir yapı

olarak anlatılır.

1️⃣7️⃣ Bu Ayet Güç Sahibi Her İnsan İçin Bir Uyarı mıdır ❓​

Genel ahlaki anlamıyla:

evet.

Güç:

insana:

büyük imkân verir.

Ama aynı zamanda:

büyük sorumluluk getirir.

Bir insan:

makam sahibi olduğunda:

“Kimse bana hesap soramaz.”

duygusuna kapılırsa:

Firavun kıssasının:

temel uyarılarından birine

yaklaşabilir.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 102. ve 103. Ayetler Arasında Nasıl Bir Bağ Vardır ❓​

  1. ayette:
önceki toplumların çoğunun:

ahde sadık kalmadığı

ve sınırı aştığı

anlatılmıştı.

  1. ayette ise:
bu tarihsel zincirin:

çok güçlü bir örneğine geçilir:

Firavun.

Yani önce:

genel ilke verilir.

Sonra:

güç,

kibir,

inkâr ve bozgunculuğun:

somut büyük bir örneği

anlatılmaya başlanır.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 103. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 103. ayet:

Kur’an’ın en büyük kıssalarından birinin:

kapısını açar:

Hz. Musa ve Firavun.

Bir tarafta:

Mısır’ın güçlü hükümdarı vardır.

Saray vardır.

İleri gelenler vardır.

Düzen vardır.

Otorite vardır.

Diğer tarafta:

Hz. Musa vardır.

Ve onun elindeki temel güç:

Allah’ın ayetleridir.

Bu karşılaşma:

insanlık tarihinin çok temel bir sorusunu

gündeme getirir:

Güç mü hakikati belirler, hakikat mi gücün sınırını belirler?

Firavun’un düzeninde:

güç:

haklılık gibi

görünebilir.

Çünkü o:

emir verir.

İnsanlar:

itaat eder.

Karşı çıkan:

baskı görür.

Ama Kur’an:

bize sürekli:

şunu hatırlatır:

İnsanların sana itaat etmesi, senin haklı olduğun anlamına gelmez.

Bu bireysel hayatta da:

geçerlidir.

Bir patron:

güçlü olabilir.

Bir ebeveyn:

otorite sahibi olabilir.

Bir öğretmen:

sınıfta söz sahibi olabilir.

Bir yönetici:

karar verebilir.

Ama güç sahibi olmak:

adaletli olmakla:

aynı şey değildir.

Ayetin:

“Onlar ayetlere haksızlık ettiler.”

ifadesi de:

çok dikkat çekicidir.

Çünkü insan bazen:

hakikati çürütemez.

Ama:

çarpıtabilir.

Görmezden gelebilir.

Küçümseyebilir.

Karşı tarafı:

itibarsızlaştırabilir.

Yani:

delile cevap veremediğinde:

delili getiren kişiye saldırabilir.

Firavun kıssasında ilerleyen ayetlerde:

bu psikolojinin farklı biçimlerini

göreceğiz.

Ayetin sonunda ise:

“Bak bozguncuların sonu nasıl oldu.”

denir.

Bu ifade:

çok büyük bir tarih dersidir.

Başlangıçta:

kimin güçlü olduğuna

bakma.

Sonunda:

neyin ayakta kaldığına

bak.

Çünkü bazı güçler:

çok büyük görünür

ama:

çok kısa yaşar.

Bazı doğrular ise:

başlangıçta yalnızdır

ama:

yüzyıllar sonra bile

hatırlanır.

Bugün Firavun’un:

serveti,

sarayındaki lüksü,

günlük emirleri

hatırlanmıyor.

Ama Hz. Musa’nın:

hakikat mücadelesi

hâlâ anlatılıyor.

Bu bile:

gücün gerçek anlamı üzerine:

çok şey söyler.

Belki de A‘râf 103’ün bize yönelttiği en güçlü soru şudur:

Bir düşünceyi değerlendirirken kimin daha güçlü olduğuna mı bakıyoruz, yoksa kimin elinde daha güçlü bir delil olduğuna mı?

Çünkü güç:

insanı susturabilir.

Ama hakikati:

değiştiremez.


“Güç, bir süre insanları susturabilir; fakat susturulan şey yanlış olmak zorunda değildir. Hakikat bazen sarayın karşısında tek başına durur, ama değerini kalabalıktan değil, doğru oluşundan alır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1
Geri
Üst Alt