📖 A‘râf Suresi 68. Ayette “Size Rabbimin Vahiylerini Tebliğ Ediyorum ve Ben Sizin İçin Güvenilir Bir Öğüt Verenim” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓ | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

📖 A‘râf Suresi 68. Ayette “Size Rabbimin Vahiylerini Tebliğ Ediyorum ve Ben Sizin İçin Güvenilir Bir Öğüt Verenim” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,685
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 68. Ayette “Size Rabbimin Vahiylerini Tebliğ Ediyorum ve Ben Sizin İçin Güvenilir Bir Öğüt Verenim” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“Gerçek nasihat, insanın karşısındakini yönetmeye çalışması değil; bildiği doğruyu dürüstçe paylaşması ve onun iyiliğini gerçekten istemesidir.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 67. ayetinde Hz. Hûd, kendisini akılsızlık ve yalancılıkla suçlayan kavmine:

“Ey kavmim! Bende hiçbir akılsızlık yoktur. Bilakis ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.”

diye cevap vermişti.

  1. ayette ise görevini daha açık biçimde ifade eder:
“Size Rabbimin vahiylerini tebliğ ediyorum ve ben sizin için güvenilir bir öğüt verenim.”

Bu kısa ayette peygamberlik ahlakının iki büyük özelliği öne çıkar:

Tebliğ

ve

güvenilir nasihat.

Hz. Hûd yalnızca:

“Ben doğru söylüyorum.”

demiyor.

Aynı zamanda:

“Ben sizin iyiliğinizi istiyorum ve bu konuda güvenilir biriyim.”

diyor.

Böylece peygamberlik:

yalnızca bilgi taşımak değil;

bilgiyi sadakatle taşımak ve insanın iyiliğini istemek

olarak karşımıza çıkıyor.

1️⃣ “Size Rabbimin Vahiylerini Tebliğ Ediyorum” Ne Demektir ❓​

Tebliğ:

bir mesajı ulaştırmak,

eksiltmeden aktarmak,

gizlememek

anlamına gelir.

Hz. Hûd’un görevi:

kendi düşüncelerini din hâline getirmek değildir.

O:

Rabbinden aldığı mesajı kavmine ulaştırmaktadır.

Bu nedenle sözünün kaynağını:

kendisine değil,

Allah’a

dayandırır.

2️⃣ Neden “Rabbimin Vahiyleri” Deniliyor ❓​

Hz. Hûd:

“Benim sözlerim”

demiyor.

“Rabbimin mesajları”

diyor.

Bu fark çok önemlidir.

Çünkü peygamber:

mesajın sahibi değil,

taşıyıcısıdır.

Kendisine verilen emaneti:

doğru biçimde insanlara ulaştırmakla

sorumludur.

3️⃣ Peygamber Tebliğ Ederken Mesajı Değiştirebilir mi ❓​

Peygamberlik görevinin özü:

mesajı:

sadakatle,

doğru,

güvenilir

biçimde iletmektir.

Kişisel çıkar uğruna:

vahyi değiştirmek,

bir kısmını gizlemek,

işine geleni söylemek

bu görevin ruhuyla bağdaşmaz.

Bu yüzden:

güvenilirlik peygamberliğin temel özelliklerinden biridir.

4️⃣ Tebliğ ile Zorlama Arasında Ne Fark Vardır ❓​

Tebliğ:

gerçeği anlatmaktır.

Zorlama ise:

karşı tarafın iradesini ortadan kaldırmaya çalışmaktır.

Hz. Hûd:

mesajı ulaştırır,

uyarır,

nasihat eder.

Ama insanın yerine:

iman edemez.

Bu nedenle peygamberin görevi:

hakikati sunmak, kararı ise insana bırakmaktır.

5️⃣ “Ben Sizin İçin Öğüt Verenim” Ne Anlama Gelir ❓​

Buradaki nasihat:

samimi biçimde iyiliği istemek

anlamı taşır.

Hz. Hûd’un derdi:

kavmine üstünlük kurmak değildir.

Onların:

yanlışlarından dönmesini,

zarar görmemesini,

doğru yolu bulmasını

istemektedir.

Yani mesajının arkasında:

merhamet vardır.

6️⃣ Gerçek Nasihat Nasıl Anlaşılır ❓​

Gerçek nasihat:

insanı küçük düşürmez.

Onu:

utandırmak,

ezmek,

kendine bağımlı hâle getirmek

için yapılmaz.

Nasihat eden kişi:

karşısındakinin:

iyiliğini,

gelişmesini,

korunmasını

ister.

En temel soru şudur:

“Bu sözü onun iyiliği için mi söylüyorum, yoksa kendimi üstün göstermek için mi?”

7️⃣ Nasihat ile Hakaret Arasında Ne Fark Vardır ❓​

Hakaret:

kişinin değerini hedef alır.

Nasihat ise:

davranışı veya tercihi düzeltmeye çalışır.

Hakaret:

“Sen kötüsün.”

der.

Nasihat:

“Bu yaptığın sana zarar verebilir.”

der.

Hakaret:

kapıyı kapatır.

Nasihat ise:

dönüş için kapı bırakır.

8️⃣ “Güvenilir” Olmak Neden Özellikle Vurgulanıyor ❓​

Çünkü bir mesajı taşıyan kişinin:

güvenilir olması

çok önemlidir.

Eğer insanlar:

haberciye güvenmiyorsa,

doğru mesaj bile şüpheyle karşılanabilir.

Hz. Hûd:

kavmine:

“Ben sizi kandırmak için konuşmuyorum.”

mesajı verir.

Onun amacı:

çıkar elde etmek değil;

hakikati ulaştırmaktır.

9️⃣ Güvenilirlik Sadece Yalan Söylememek midir ❓​

Hayır.

Güvenilirlik daha geniştir.

İnsan:

sözünde durmalı,

emaneti korumalı,

sır saklamalı,

insanları manipüle etmemeli,

çıkarına göre taraf değiştirmemelidir.

Güvenilirlik:

karakterin sürekliliğidir.

🔟 Neden İnsanlar Güvenmedikleri Kişinin Doğru Sözünü Bile Reddedebilir ❓​

Çünkü iletişimde:

mesaj kadar

kaynağa duyulan güven de önemlidir.

Bir kişi geçmişte:

sürekli yalan söylemişse,

doğru söylediğinde bile:

insanlar ona inanmakta zorlanabilir.

Bu yüzden karakter:

yalnız ahlaki mesele değil;

sözün etkisini belirleyen bir sermayedir.

1️⃣1️⃣ Hz. Hûd Kavminin Güvenini Nasıl Hak Ediyor ❓​

Kur’an onu:

peygamber,

nasihat eden,

güvenilir

biri olarak tanıtır.

Yani Hz. Hûd’un mesajı:

yalnız sözlerden oluşmaz.

Onun karakteri de:

mesajının bir parçasıdır.

İnsanlara:

“Bana güvenin.”

demekten önce,

güvenilir bir hayat:

yaşamak gerekir.

1️⃣2️⃣ Bir İnsanın Sözü ile Yaşantısı Uyuşmazsa Ne Olur ❓​

Güven zedelenir.

İnsan:

adaleti anlatıp

kendisi haksızlık yapıyorsa,

dürüstlüğü savunup

kendisi yalan söylüyorsa,

merhametten söz edip

kendisi zalim davranıyorsa,

sözünün etkisi azalır.

Bu yüzden nasihat:

önce karakterle desteklenmelidir.

1️⃣3️⃣ Doğruyu Söyleyen Kişinin Kusursuz Olması Gerekir mi ❓​

Hayır.

İnsan kusurludur.

Nasihat eden kişinin:

hiç hata yapmaması

gerekmez.

Ama:

samimi olması,

hatasını kabul etmesi,

söylediği değeri yaşamaya çalışması

gerekir.

Kusurlu olmak başka şeydir.

İkiyüzlü biçimde yaşamak başka şeydir.

1️⃣4️⃣ İnsan Neden Nasihat Kabul Etmekte Zorlanır ❓​

Çünkü nasihat:

egoya dokunabilir.

İnsan:

yanlış yaptığını duymak istemeyebilir.

Özellikle nasihat:

çıkarına,

alışkanlıklarına,

kibirine

dokunuyorsa,

karşı tarafı:

düşman gibi görebilir.

Oysa bazen insanın en çok kızdığı söz:

en çok ihtiyaç duyduğu söz olabilir.

1️⃣5️⃣ Her Nasihati Kabul Etmek Gerekir mi ❓​

Hayır.

Nasihat de:

değerlendirilmelidir.

Şunlara bakılabilir:

Söylenen doğru mu?

Delili var mı?

Nasihat eden kişi samimi mi?

Bu söz beni iyileştiriyor mu,

yoksa kontrol etmeye mi çalışıyor?

İnsan:

her sözü kabul etmek zorunda değildir.

Ama doğru olanı:

sırf hoşuna gitmediği için de reddetmemelidir.

1️⃣6️⃣ Güvenilir Bir Öğüt Veren İnsan Nasıl Konuşmalıdır ❓​

Açık konuşmalıdır.

Abartmamalıdır.

Bilmediğini biliyormuş gibi göstermemelidir.

Karşısındakini korkutarak yönetmemelidir.

Kendi çıkarını:

nasihat kisvesi altında

saklamamalıdır.

Ve en önemlisi:

karşısındaki insanın onurunu korumalıdır.

1️⃣7️⃣ Günümüzde Güvenilir Bilgi Neden Daha da Önemli Hâle Geldi ❓​

Çünkü insan bugün:

çok büyük bir bilgi akışı içinde yaşamaktadır.

Sosyal medya,

videolar,

mesajlar,

paylaşımlar

her saniye:

yeni iddialar üretmektedir.

Bu nedenle yalnız:

“Ne söylendi?”

değil,

“Kim söylüyor, delili nedir, ne kadar güvenilir?”

sorularını da sormak gerekir.

A‘râf 68’in güvenilirlik vurgusu:

bugün de son derece anlamlıdır.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 67. ve 68. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor ❓​

  1. ayette Hz. Hûd:
“Ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.”

demişti.

  1. ayette ise:
bu peygamberliğin gereğini açıklar:

“Rabbimin vahiylerini size ulaştırıyorum.”

ve:

“Ben sizin için güvenilir bir öğüt verenim.”

Yani önce:

görevin kaynağı,

sonra:

görevin nasıl yerine getirildiği

anlatılır.

Kaynak:

Allah.

Görev:

tebliğ.

Üslup:

nasihat.

Karakter:

güvenilirlik.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 68. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 68. ayet çok kısa olmasına rağmen:

insan ilişkileri,

dinî tebliğ,

nasihat

ve güven

hakkında çok büyük ilkeler taşır.

Hz. Hûd:

“Size Rabbimin vahiylerini tebliğ ediyorum.”

der.

Bu bize:

doğru bilginin:

emanet olduğunu

hatırlatır.

Bilgi:

saklanmamalı,

çarpıtılmamalı,

kişisel çıkara göre değiştirilmemelidir.

Sonra:

“Ben sizin için güvenilir bir öğüt verenim.”

der.

Burada iki kelime özellikle önemlidir:

Nasihat.

Güven.


Çünkü insanlara doğruyu söylemek yetmez.

Onların:

bizim samimiyetimize de

güvenebilmesi gerekir.

Bir insan:

bize nasihat ettiğinde:

“Bunu gerçekten benim iyiliğim için mi söylüyor?”

diye hissedebilmelidir.

Bu yüzden güzel nasihat:

bağırmaz.

Aşağılamaz.

İnsanı değersizleştirmez.

Manipüle etmez.

Korkuyu çıkar için kullanmaz.

Ve en önemlisi:

söylediği doğruyu kendi hayatında da taşımaya çalışır.

Bugün birine:

“Doğru ol.”

diyorsak,

biz de dürüst olmaya çalışmalıyız.

“Adil ol.”

diyorsak,

biz de adaletli davranmalıyız.

“İnsanlara saygı göster.”

diyorsak,

kendi üslubumuz da saygılı olmalıdır.

Çünkü insan bazen:

nasihatin sözünü değil,

nasihat eden kişinin hayatını

dinler.

Belki de A‘râf 68’in bize yönelttiği en güçlü soru şudur:

İnsanların güvenebileceği bir nasihatçi miyiz, yoksa yalnız başkalarına ne yapmaları gerektiğini söyleyen biri miyiz?

Çünkü güvenilirlik:

bir günde söylenen güzel sözlerle kurulmaz.

Uzun zaman boyunca:

doğru davranarak,

sözünde durarak,

emaneti koruyarak

oluşur.

Ve belki de insanın sahip olabileceği en değerli özelliklerden biri şudur:

Birisi onun için:

“Bu insan bir şey söylüyorsa beni kandırmak için söylemez.”

diyebiliyorsa,

o insan çok büyük bir ahlaki sermayeye sahiptir.


“İnsanlara nasihat etmek kolaydır; güvenlerini kazanmak zordur. Gerçek sözün ağırlığı yalnız kelimelerinden değil, o kelimeleri söyleyen kişinin dürüstlüğünden gelir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1
Geri
Üst Alt