📖 Nahl Suresi 80. Ayette “Allah Evlerinizi Sizin İçin Huzur Yeri Kıldı; Hayvanların Derilerinden Yolculukta ve Konaklamada Hafif Barınaklar, Yün, Tüy ve Kıllarından da Eşyalar Verdi” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓ | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

📖 Nahl Suresi 80. Ayette “Allah Evlerinizi Sizin İçin Huzur Yeri Kıldı; Hayvanların Derilerinden Yolculukta ve Konaklamada Hafif Barınaklar, Yün, Tüy ve Kıllarından da Eşyalar Verdi” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
53,738
2,736,298
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nahl Suresi 80. Ayette “Allah Evlerinizi Sizin İçin Huzur Yeri Kıldı; Hayvanların Derilerinden Yolculukta ve Konaklamada Hafif Barınaklar, Yün, Tüy ve Kıllarından da Eşyalar Verdi” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

“Nahl Suresi 79. ayette insan gökyüzünde uçan kuşlara bakmaya ve yaratılıştaki düzen üzerinde düşünmeye çağrılmıştı. 80. ayet bakışımızı bu kez kendi yaşam alanımıza çevirir: ‘Allah evlerinizi sizin için huzur ve sükûn yeri kıldı; hayvanların derilerinden, yolculuk ettiğinizde ve konakladığınızda kolayca taşıyabileceğiniz barınaklar; yünlerinden, tüylerinden ve kıllarından da bir süre yararlanacağınız eşyalar ve geçimlikler verdi.’ Ayet evin yalnız duvar ve çatıdan ibaret olmadığını, asıl işlevinin güven, sükûn ve korunma olduğunu hatırlatır. Bu yüzden bir ev dışarıdan ne kadar güzel görünürse görünsün, içinde korku, şiddet ve sürekli baskı hâkimse ayetin işaret ettiği ‘seken’ anlamından uzaklaşır. Hayvanlardan yararlanmak da sınırsız eziyet hakkı değil; nimeti sorumlulukla kullanma yükümlülüğüdür.”
Ersan Karavelioğlu
⠀

1️⃣ Nahl Suresi 80. Ayet Ne Söylüyor ❓​

Ayetin Arapçası şöyledir:

وَاللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِّن بُيُوتِكُمْ سَكَنًا وَجَعَلَ لَكُم مِّن جُلُودِ الْأَنْعَامِ بُيُوتًا تَسْتَخِفُّونَهَا يَوْمَ ظَعْنِكُمْ وَيَوْمَ إِقَامَتِكُمْ ۙ وَمِنْ أَصْوَافِهَا وَأَوْبَارِهَا وَأَشْعَارِهَا أَثَاثًا وَمَتَاعًا إِلَىٰ حِينٍ

Okunuşu:

“Vallâhu ceale lekum min buyûtikum sekenen ve ceale lekum min culûdi’l-en‘âmi buyûten testehiffûnehâ yevme za‘nikum ve yevme ikâmetikum ve min asvâfihâ ve evbârihâ ve eş‘ârihâ esâsen ve metâan ilâ hîn.”

Genel anlamı:

“Allah evlerinizi sizin için huzur ve barınma yeri kıldı. Hayvanların derilerinden, göç ettiğiniz gün de konakladığınız gün de kolayca taşıyabileceğiniz evler yaptı; onların yünlerinden, tüylerinden ve kıllarından da belirli bir süre yararlanacağınız eşyalar ve geçimlikler verdi.”

Ayet insanın en temel ihtiyaçlarından biri olan barınma üzerinde durur. İnsan yalnız yemek ve suya değil, korunabileceği, dinlenebileceği ve güven hissedebileceği bir yere de ihtiyaç duyar.

Kur’an burada evin maddi yapısından daha fazlasına dikkat çeker: Ev, “seken” olmalıdır; yani insanın sükûnet bulduğu yer.

2️⃣ Ayetteki “Seken” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓​

Ayette evler için kullanılan “sekenen” kelimesi sükûnet, yerleşme, dinginleşme ve huzur bulma anlam alanına sahiptir.

Bu çok anlamlıdır.

Kur’an:

“Size binalar verdi.”

demekle yetinmez.

Evi:

“Seken.”

yani insanın sakinleştiği, kendisini güvende hissettiği yer olarak tanımlar.

İnsan dış dünyada:

Çalışır.

yorulur.

tehlikelerle karşılaşır.

sosyal baskılar yaşar.

Sonra eve döner.

İdeal durumda ev, kişinin bedeninin ve zihninin dinlendiği alandır.

Evin gerçek değeri yalnız metrekaresiyle değil, insana verdiği güven ve huzurla da ölçülür.

3️⃣ Her Ev Otomatik Olarak “Seken” midir ❓​

Hayır.

Bir yapı hukuken ev olabilir fakat içinde yaşayan insan için huzur alanı olmayabilir.

Eğer evde:

Sürekli bağırma.

şiddet.

tehdit.

aşağılama.

kontrol.

korku.

varsa, bina vardır ama sükûn yoktur.

Bu nedenle Nahl 80’i yalnız:

“Allah bize ev verdi.”

şeklinde maddi bir nimet anlatımı olarak değil, evin hangi insani işlevi taşıması gerektiğini düşündüren bir ayet olarak da okuyabiliriz.

Bir aile için büyük ev sahibi olmak güzel olabilir.

Ama küçük ve güvenli bir ev, büyük fakat sürekli korku yaşanan bir evden daha gerçek bir “seken” olabilir.

4️⃣ Aile İçi Şiddet Evin “Huzur Yeri” Olmasıyla Bağdaşır mı ❓​

Bağdaşmaz.

Bir insan:

Eşini.

çocuğunu.

yaşlı anne-babasını.

ev içinde sürekli korkutuyor, dövüyor veya aşağılıyorsa evin güven işlevi ortadan kalkar.

Bu durumda:

“Aile meselesidir, dışarı çıkmasın.”

diyerek şiddeti gizlemek doğru değildir.

Mahremiyet değerlidir; fakat mahremiyet zararın örtüsü olmamalıdır.

Ev insanı dış dünyanın tehlikelerinden korurken, içeride yaşayan insanlar için yeni bir tehlike alanına dönüşmemelidir.

Aileyi korumak, aile içindeki mağduru susturmak değildir.

5️⃣ “Benim Evim, İstediğimi Yaparım” Anlayışı Doğru mudur ❓​

Hayır.

Özel mülkiyet gerçek bir haktır.

İnsan kendi evinde:

Yaşayabilir.

misafir ağırlayabilir.

eşyalarını düzenleyebilir.

mahremiyetini koruyabilir.

Ancak:

“Ev benim.”

demek, içerideki diğer insanların haklarını ortadan kaldırmaz.

Bir baba:

“Bu ev benim, çocukları istediğim gibi döverim.”

diyemez.

Bir eş:

“Kira veya tapu benim üzerime, senin söz hakkın yok.”

diyemez.

Mülkiyet hakkı insan onurundan üstün mutlak otorite değildir.

Ev sahipliği, evde yaşayan insanlar üzerinde sahiplik değildir.

6️⃣ Ev Sahibi Olmak mı, Güvenli Bir Barınağa Sahip Olmak mı Ayetin Temel Mesajıdır ❓​

Ayetin merkezinde barınma ve sükûn vardır.

Bu nedenle ayeti:

“Herkes mutlaka tapulu ev sahibi olmalıdır.”

şeklinde anlamak doğru değildir.

Bir insan:

Kirada yaşayabilir.

lojmanda yaşayabilir.

ailesiyle yaşayabilir.

geçici konutta kalabilir.

ve yine gerçek bir barınma alanına sahip olabilir.

Ev sahibi olmak ekonomik açıdan değerli bir hedef olabilir; fakat insanın değerini veya Allah katındaki durumunu belirleyen ölçü değildir.

Tapu sahibi olmak nimet olabilir; barınma güvenliği ise daha temel bir insani ihtiyaçtır.

7️⃣ Evsiz Bir İnsan Allah’ın Nimetinden Mahrum mu Sayılır ❓​

Evsizlik ağır bir sosyal ve ekonomik problemdir. Ancak evsiz bir insan:

Allah tarafından değersiz görülmüş.

mutlaka günahı nedeniyle bu duruma düşmüş.

diye yorumlanamaz.

Evsizliğin sebepleri arasında:

Yoksulluk.

iş kaybı.

aile çatışmaları.

savaş.

göç.

doğal afetler.

ruhsal veya sosyal sorunlar.

bulunabilir.

Bu durumda toplumun görevi yalnız:

“Ev nimetinin kıymetini bil.”

demek değil, barınma ihtiyacı bulunan insanlara yardım etmeyi de düşünmektir.

Bir nimete sahip olmak şükür gerektirirken, nimetten mahrum olanı küçümsemek değil sorumluluk duymak gerekir.

8️⃣ Hayvan Derilerinden Yapılan “Evler” Ne Anlama Gelir ❓​

Ayet:

“Hayvanların derilerinden sizin için evler yaptı.”

buyurur.

Buradaki evler, özellikle göçebe veya yarı göçebe toplumların kullandığı hafif ve taşınabilir çadırlar bağlamında anlaşılabilir.

Hayvan derileri veya başka hayvansal malzemeler:

Barınak.

örtü.

çadır.

benzeri amaçlarla kullanılabilmiştir.

Kur’an’ın ilk muhatapları için bu son derece tanıdık bir nimetti.

Bugün insan modern:

Kumaş.

sentetik lif.

kompozit malzeme.

alüminyum.

plastik.

kullanarak çok farklı taşınabilir yapılar üretebilir.

Bu gelişmeler ayetle çelişmez.

Ayet belirli bir malzemeyi sonsuza kadar zorunlu kılmaz; o dönemdeki nimeti insanın dikkatine sunar.

9️⃣ “Göç Ettiğiniz Gün ve Konakladığınız Gün Hafif Bulursunuz” Ne Demektir ❓​

Ayette “testehiffûnehâ” ifadesi, bu tür barınakların taşınmasının kolay olmasına dikkat çeker.

Göçebe yaşamda ağır taş yapılardan ziyade:

Sökülebilen.

taşınabilen.

yeniden kurulabilen.

barınaklar büyük avantaj sağlar.

İnsan:

Hayvanlarıyla.

ailesiyle.

eşyalarıyla.

bir yerden başka yere giderken barınağını da yanında götürebilir.

Bu, dönemin şartlarında önemli bir teknoloji ve hayat kolaylığıdır.

Kur’an burada çok sıradan görünen bir özelliği nimet olarak hatırlatır: Taşınabilirlik.

Bugün çadır, karavan, prefabrik yapı veya afet barınaklarının değerini düşünürsek aynı temel ihtiyaç hâlâ devam etmektedir.

🔟 Ayet Göçebe Hayatı Yerleşik Hayattan Daha Üstün mü Görüyor ❓​

Hayır.

Ayet hem:

“Evlerinizi size sükûn yeri yaptı.”

diyerek yerleşik konutları,

hem de taşınabilir barınakları anlatır.

Bu nedenle bir yaşam biçimini diğerinden mutlak üstün ilan etmez.

İnsanlar:

Şehirde.

köyde.

göçebe.

yarı göçebe.

farklı hayat biçimleri yaşayabilir.

Önemli olan barınmanın:

Güvenli.

insan onuruna uygun.

ihtiyaca cevap verebilir.

olmasıdır.

Kur’an tek bir mimari veya yaşam tarzını kutsal model hâline getirmez.

1️⃣1️⃣ “Yünlerinden, Tüylerinden ve Kıllarından” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

Ayet hayvanlardan elde edilen farklı liflere dikkat çeker.

Asvâf, genellikle koyun yünleriyle; evbâr, özellikle deve gibi hayvanların yumuşak kıllarıyla; eş‘âr ise keçi ve benzeri hayvanların kıllarıyla ilişkilendirilir.

Bu malzemeler tarih boyunca:

Giysi.

örtü.

halı.

çadır.

ip.

çeşitli ev eşyaları.

üretmek için kullanılmıştır.

Burada dikkat çekici olan, hayvanın yalnız etinden değil, farklı özelliklerinden de insanın yararlanabilmesidir.

Ancak bu yararlanma biçimi hayvanı sınırsız sömürü nesnesine dönüştürme hakkı vermez.

1️⃣2️⃣ Hayvanlardan Yararlanmak Onlara İstediğimiz Gibi Davranabileceğimiz Anlamına Gelir mi ❓​

Hayır.

Bir hayvanın:

Yününden.

kılından.

derisinden.

yararlanılabiliyor olması, ona gereksiz eziyet etmeyi meşru kılmaz.

Hayvan:

Aç bırakılmamalı.

susuz bırakılmamalı.

gereksiz yere yaralanmamalı.

bakım ihtiyacı göz ardı edilmemelidir.

Hayvansal üretimde verim önemli olabilir; fakat verim hayvanın bütün refahını yok sayan tek ölçü olmamalıdır.

Nahl Suresi’nin önceki ayetlerinde hayvanlar zaten nimet ve ibret konusu olarak anlatılmıştı.

Nimetten yararlanmak ile nimete eziyet etmek aynı şey değildir.

1️⃣3️⃣ Hayvan Derisi Kullanmak Bu Ayete Göre Her Durumda Zorunlu veya Üstün müdür ❓​

Hayır.

Ayet:

“Mutlaka deri kullanın.”

şeklinde emir vermiyor.

İnsanların o dönemde hayvan derilerinden barınak ve eşya üretmesini nimet olarak zikrediyor.

Bugün alternatif olarak:

Pamuk.

keten.

sentetik lifler.

geri dönüştürülmüş materyaller.

başka malzemeler.

kullanılabilir.

Bir kişi etik veya kişisel sebeplerle deri ürünü kullanmamayı seçebilir.

Bu, ayeti reddetmek anlamına gelmez.

Bir nimetin kullanılabilir olması, herkesin onu kullanmasının dinî zorunluluk olduğu anlamına gelmez.

1️⃣4️⃣ Modern Sentetik Malzemeler Allah’ın Nimetlerine Aykırı mıdır ❓​

Hayır.

İnsan Allah’ın verdiği:

Akıl.

bilgi.

doğal kaynaklar.

üzerinden yeni malzemeler geliştirebilir.

Modern:

Çadır kumaşları.

ısı yalıtımı.

su geçirmez tekstiller.

afet barınakları.

insan bilgisinin ürünleridir.

Bunların varlığı:

“Kur’an hayvan derisi dedi, başka malzeme yanlış.”

sonucunu doğurmaz.

Kur’an’ın amacı belirli çağın bütün malzeme mühendisliğini dondurmak değildir.

İnsan teknolojiyi geliştirebilir; önemli olan onu faydalı, güvenli ve sorumlu biçimde kullanmasıdır.

1️⃣5️⃣ “Eşya ve Metâ” İfadeleri Ne Anlama Gelir ❓​

Ayette hayvansal liflerden:

“Esâsen ve metâan ilâ hîn.”

elde edildiği söylenir.

Esâs, ev eşyası, döşeme, kullanılan çeşitli malzemeler anlamına gelebilir. Metâ ise yararlanılan şey, geçimlik veya kullanım eşyası anlam alanına sahiptir.

Ayetin sonundaki “ilâ hîn”, yani “bir süreye kadar” ifadesi de önemlidir.

Bu bize maddi eşyaların:

Eskidiğini.

bozulduğunu.

değiştiğini.

kalıcı olmadığını.

hatırlatır.

Eşya hayatı kolaylaştırır; fakat sonsuz değildir.

Bu farkındalık tüketim kültürüne karşı da önemli bir düşünce sunabilir.

1️⃣6️⃣ “Bir Süreye Kadar Yararlanırsınız” İfadesi Tüketim Hakkında Ne Öğretebilir ❓​

İnsan yeni bir eşya aldığında ona kalıcıymış gibi bağlanabilir.

Ev.

mobilya.

halı.

giysi.

zamanla:

Yıpranır.

modası değişir.

işlevini kaybeder.

Ayet:

“Bir süreye kadar.”

diyerek maddi dünyanın geçiciliğini hatırlatır.

Bu:

“Hiç eşya alma.”

demek değildir.

İnsan evini güzel döşeyebilir.

Kaliteli ürün kullanabilir.

Ancak tüketimi kimliğinin merkezine dönüştürmemelidir.

Eşyanın değeri kullanışlılığındadır; insanın değeri sahip olduğu eşyanın fiyatında değildir.

1️⃣7️⃣ İsraf Bu Ayetin Mesajıyla Nasıl İlişkilendirilebilir ❓​

Ayet insana farklı malzemelerden yararlanma imkânı verildiğini anlatır.

Bu nimetler:

Hayvan emeği.

insan emeği.

su.

enerji.

ham madde.

gerektirir.

Bir ürünü sırf moda değişti diye sürekli çöpe atmak, kullanılabilir eşyayı gereksiz yere yok etmek veya aşırı tüketmek kaynak israfını artırabilir.

Buradan:

“Eskiyen hiçbir şeyi atamazsınız.”

gibi katı bir sonuç çıkarılmaz.

Ama ölçü önemlidir.

Tamir edilebilen tamir edilebilir.

Yeniden kullanılabilen değerlendirilebilir.

İhtiyaç dışı tüketim sorgulanabilir.

Şükür, nimetin yalnız varlığını sevmek değil; onu gereksiz yere tüketmemeyi de içerebilir.

1️⃣8️⃣ Nahl Suresi 79 ve 80. Ayetler Birlikte Nasıl Okunmalıdır ❓​

Nahl 79 insanı gökyüzündeki kuşlara yöneltmişti.

Nahl 80 şimdi insanı:

Eve.

barınağa.

çadıra.

yüne.

gündelik eşyaya.

yöneltir.

Bu geçiş çok anlamlıdır.

Kur’an yalnız gökyüzündeki büyük manzaralarda değil, evimizin içindeki sıradan eşyada da nimeti fark etmeyi öğretir.

İnsan bazen mucize aramak için uzaklara giderken:

Sıcak bir ev.

güvenli bir yatak.

bir battaniye.

yağmurdan koruyan bir çatı.

gibi nimetleri unutabilir.

Bir sonraki ayet olan Nahl Suresi 81. ayette, Allah’ın yarattığı şeylerden insanlar için gölgeler oluşturduğu, dağlarda sığınaklar meydana getirdiği, sıcaktan koruyan giysiler ve savaşta koruyan zırhlar verdiği bildirilecek; nimetlerin tamamlanmasının insanların teslimiyet göstermesine vesile olması istenecektir. Bu ayeti ele alırken özellikle gölgenin ve barınağın doğal sebeplerle oluşmasının Allah’a nispetle çelişmemesi, dağların yalnız romantik sığınaklar değil gerçek jeolojik yapılar olması, giysinin sıcaktan ve çevresel etkilerden koruması, savaş zırhlarının şiddeti kutsallaştırmaması, savunma teknolojisi ile saldırganlık arasındaki fark ve “nimeti tamamlamak” ifadesinin insan sorumluluğunu kaldırmaması üzerinde dikkatle durmak gerekecektir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: Nahl Suresi 80. Ayetin Ana Mesajı Nedir ❓​

Nahl Suresi 80. ayetin en güçlü mesajlarından biri, evin yalnız fiziksel yapı değil, insanın sükûn bulduğu yer olmasıdır.

İnsan çok büyük bir evde yaşayabilir.

Mermer.

lüks mobilya.

yüksek teknoloji.

olabilir.

Ama içeride:

Korku.

şiddet.

aşağılama.

varsa o evin temel insani fonksiyonu zarar görmüştür.

Başka bir aile çok mütevazı evde yaşayabilir.

Ama:

Güven.

sevgi.

saygı.

vardır.

Bu ev ayetin “seken” kavramını daha güçlü biçimde taşıyabilir.

Evin büyüklüğü huzurun büyüklüğünü garanti etmez.

Nahl 80’in başka önemli mesajı evin mahremiyet alanı olmasıdır.

İnsan evine döndüğünde:

Dinlenmek.

kendisini dış baskıdan çekmek.

özel hayatını yaşamak.

ister.

Bu mahremiyet değerlidir.

Fakat mahremiyet:

Şiddeti.

istismarı.

çocuklara zarar vermeyi.

gizleme hakkı değildir.

Ev kapısının kapanması hukuku ve ahlakı dışarıda bırakmaz.

Mahremiyet insanı korur; suçun görünmezliği için kullanılmamalıdır.

Nahl 80’in başka önemli mesajı evde yaşayan herkesin güven hakkı olduğudur.

Bir baba:

“Bu benim evim.”

diyebilir.

Ama eşi ve çocukları da orada yaşıyorsa onlar da güven ve huzur hakkına sahiptir.

Bir insan ekonomik olarak evi finanse ediyor diye:

Bütün kararları tek başına verme.

diğerlerini tehdit etme.

eve giriş çıkışı keyfî biçimde kontrol etme.

hakkı kazanmaz.

Parayı veren kişi, diğer insanların insanlık hakkını satın almaz.

Ev aile içinde güç gösterisinin değil, karşılıklı güvenin mekânı olmalıdır.

Nahl 80’in başka önemli mesajı barınmanın insan hayatındaki temel yerini görmektir.

Bir insanın evi yoksa yalnız:

Yağmurdan korunma.

problemi yaşamaz.

Uyku.

güvenlik.

hijyen.

iş bulma.

çocukların eğitimi.

gibi pek çok alan etkilenebilir.

Bu nedenle barınma meselesi yalnız lüks veya yatırım konusu değildir.

Toplumun:

Evsiz.

afet mağduru.

mülteci.

yoksul.

insanların barınma sorununa duyarsız kalmaması önemlidir.

Kendi evimizin nimetini fark etmek, evi olmayanın problemini görmezden gelmek değil; tam tersine onu daha iyi anlayabilmektir.

Nahl 80’in başka önemli mesajı evi statü yarışına dönüştürmemektir.

İnsan:

Daha büyük ev.

daha pahalı mobilya.

daha prestijli semt.

isteyebilir.

Bunlar kendi başına yanlış değildir.

Fakat ev:

“Benim senden daha değerli olduğumu gösteren sembol.”

hâline gelirse nimet kimlik yarışına dönüşebilir.

Bir evin asıl işlevi:

Barınmak.

dinlenmek.

güvende olmak.

aile hayatını sürdürmek.

olmalıdır.

Ev insan için vardır; insan evin gösterişi için yaşamamalıdır.

Nahl 80’in başka önemli mesajı kirada yaşayan insanı küçümsememektir.

Bazı toplumlarda ev sahibi olmak:

Başarı.

kiracı olmak:

başarısızlık.

gibi görülebilir.

Oysa ekonomik şartlar çok farklıdır.

Bir insan:

Kirada yaşayıp iyi hayat kurabilir.

Başka biri ağır borçla ev sahibi olup ciddi stres yaşayabilir.

Mülkiyet tercihi:

Gelir.

şehir.

hayat planı.

ekonomik şartlar.

ile ilgilidir.

Tapu insanlık derecesi değildir.

Ayetin “seken” vurgusu bize evin asıl anlamını tekrar hatırlatır.

Nahl 80’in başka önemli mesajı göç eden insanların barınma ihtiyacını anlamaktır.

Ayet açıkça:

“Göç ettiğiniz gün.”

ifadesini kullanır.

Bu, hareket hâlindeki insanın da barınmaya ihtiyaç duyduğunu gösterir.

Tarih boyunca insanlar:

Ticaret.

hayvancılık.

savaş.

afet.

geçim.

nedeniyle göç etmiştir.

Bugün de göçmen veya yerinden edilmiş insanlar barınma sorunu yaşayabilir.

Elbette modern göç politikaları hukuk, güvenlik ve ekonomi gibi karmaşık konular içerir. Ancak bir insanın göçmen olması onun:

Barınma ihtiyacını insanlık dışı biçimde yok saymayı

meşru yapmaz.

İnsan hareket eder; ihtiyaçları hareket sırasında da devam eder.

Nahl 80’in başka önemli mesajı teknolojiyi nimetin devamı olarak görebilmektir.

Eskiden insan hayvan derisinden hafif çadır yapıyordu.

Bugün:

Su geçirmez kumaş.

ısı yalıtımlı panel.

hafif alaşımlar.

afet çadırları.

üretiyor.

Teknoloji değişti.

Ama temel ihtiyaç aynı:

İnsanı çevresel şartlardan koruyan barınak.

Bu bize Kur’an’ın belirli tarihsel örneklerini değişmez teknoloji kataloğu değil, nimet ilkelerini gösteren örnekler olarak okumamız gerektiğini hatırlatır.

Nahl 80’in başka önemli mesajı hayvanı yalnız ham madde deposu olarak görmemektir.

Koyunun yünü var.

Keçinin kılı var.

Devenin farklı lifleri var.

İnsan bunlardan yararlanabilir.

Ama hayvan:

Yalnız ürün üreten fabrika değildir.

Canlıdır.

Acı duyabilir.

Bakım ister.

Bir üretim sistemi hayvana gereksiz acı çektiriyorsa:

“Kur’an hayvanlardan yararlanın dedi.”

cümlesi bunu otomatik olarak haklı çıkarmaz.

Yararlanmak ile eziyet arasında ahlaki sınır vardır.

Nahl 80’in başka önemli mesajı kaynağın tamamını değerlendirebilmenin insan zekâsıyla ilişkisini görmektir.

İnsan:

Hayvanın yününü.

derisini.

kılını.

farklı amaçlara uyarlamıştır.

Bu, insanın:

Gözlem.

üretim.

zanaat.

teknoloji.

kabiliyetini gösterir.

Hammadde doğada bulunur.

İnsan onu işler.

Bu nedenle nimet yalnız hammaddenin kendisi değildir.

Hammaddenin nasıl kullanılacağını öğrenme kapasitesi de nimettir.

Bir tekstil ustasının, çadır yapan zanaatkârın veya modern mühendisin emeği de görünmez kılınmamalıdır.

Nahl 80’in başka önemli mesajı zanaatkârlığın değerini görmektir.

Bir deri kendi kendine:

Çadır.

ayakkabı.

çanta.

olmaz.

Bir yün kendi kendine:

Battaniye.

halı.

giysi.

olmaz.

İnsan:

Temizler.

eğirir.

dokur.

diker.

tasarlar.

Bu nedenle ürünün arkasında insan emeği vardır.

Allah’ın nimetine şükretmek:

Zanaatkârın emeğini yok saymak değildir.

İnsan emeği Allah’ın yaratılmış sebepler düzeninin gerçek parçasıdır.

Nahl 80’in başka önemli mesajı israfın yalnız para kaybı olmadığını anlamaktır.

Bir ürün çöpe atıldığında yalnız parayı atmıyoruz.

Arkasındaki:

Hammaddeyi.

suyu.

enerjiyi.

işçi emeğini.

nakliyeyi.

de tüketmiş oluyoruz.

Özellikle hızlı tüketim kültüründe bu çok önemlidir.

Bir eşya eskimeden yenisi alınıyor.

Bir ürün kullanılmadan atılıyor.

Bu durumda nimetin şükrü sorgulanabilir.

Tüketebilme gücü, sınırsız tüketme zorunluluğu değildir.

Nahl 80’in başka önemli mesajı ev eşyasını aile huzurunun yerine koymamaktır.

Bir aile:

En güzel mobilyayı alıyor.

En pahalı televizyonu alıyor.

Evi kusursuz dekore ediyor.

Ama birbirleriyle konuşmuyor.

Sürekli kavga ediyor.

O zaman eşya artmış fakat “seken” azalmış olabilir.

Ayetin başında evin sükûn oluşunun, ardından eşyanın anlatılması çok anlamlıdır.

Eşya eve hizmet etmelidir; ev eşyanın sergilendiği bir depoya dönüşmemelidir.

Nahl 80’in başka önemli mesajı huzurun yalnız sessizlik olmadığını bilmektir.

Bir ev çok sessiz olabilir.

Ama herkes korkudan susuyor olabilir.

Bu huzur değildir.

Gerçek sükûn:

Kendini güvende hissetmek.

fikrini söyleyebilmek.

hata yaptığında dayak korkusu yaşamamak.

sevildiğini bilmek.

demektir.

Dolayısıyla:

“Bizim evde hiç kavga olmaz.”

cümlesi tek başına sağlıklı aile göstergesi değildir.

Sorunlar konuşuluyor mu?

İnsanlar birbirine saygı gösteriyor mu?

Asıl mesele budur.

Huzur, baskıyla kurulmuş sessizlik değildir.

Nahl 80’in başka önemli mesajı barınağın afetlerde ne kadar büyük nimet olduğunu fark etmektir.

Deprem.

sel.

yangın.

savaş.

sonrası insanlar birkaç saat içinde:

Ev.

yatak.

duş.

güvenli alan.

gibi sıradan sandıkları şeylerin değerini fark eder.

Bu durum bize günlük hayatta alıştığımız nimetlerin kırılganlığını gösterir.

Afet hazırlığı:

Dayanıklı yapı.

acil durum planı.

sigorta.

güvenlik önlemleri.

gibi tedbirleri de önemli hâle getirir.

“Allah korur.” diyerek yapı güvenliğini ihmal etmek tevekkül değildir.

Ev nimeti aynı zamanda güvenli inşa sorumluluğu getirir.

Nahl 80’in başka önemli mesajı mühendislik ve yapı güvenliğini dinî güvenin karşıtı görmemektir.

Bir bina:

Zemin etüdü.

doğru malzeme.

mühendislik hesabı.

denetim.

ile güvenli hâle getirilmeye çalışılır.

Bunları yapmak:

Allah’a güvensizlik değildir.

Tam tersine evin “seken” olabilmesi için fiziksel güvenlik gerekir.

Deprem bölgesinde hatalı bina yapıp:

“Takdir Allah’tan.”

demek insan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Kader, kusurlu betonun teknik sorumluluğunu silmez.

Nahl 80’in başka önemli mesajı evin yalnız bireysel değil toplumsal bir mesele olduğunu görmektir.

Konut fiyatları.

kiralar.

şehir planlaması.

altyapı.

deprem güvenliği.

insanların hayatını doğrudan etkiler.

Ayet bunların teknik politikasını vermez.

Ama barınmayı nimet olarak göstermesi, insanın bu alandaki adalet meselelerini ciddiye almasını destekler.

İnsanların:

Güvenli.

sağlıklı.

onurlu.

barınma imkânına erişebilmesi önemlidir.

Barınma yalnız yatırım aracı değildir; insan hayatının temel şartlarından biridir.

Nahl 80’in başka önemli mesajı malzemelerin geçiciliği üzerinden insanın kendi faniliğini hatırlamasıdır.

Ayet:

“Bir süreye kadar.”

diyor.

Çadır eskir.

Halı yıpranır.

Ev yenilenir.

Giysi parçalanır.

İnsan bütün hayatını:

Eşya biriktirmeye.

daha yenisini almaya.

harcarsa sonunda hepsini bırakacaktır.

Bu, malı değersizleştirmez.

Ama doğru yere koyar.

Eşya kullanılır; insan eşyanın hizmetkârı hâline gelmemelidir.

Nahl 80’in başka önemli mesajı şükrün evdeki ilişkilerde görünmesidir.

Bir insan:

“Allah’a şükür güzel evimiz var.”

diyor.

Ama evde çalışan kişinin emeğini küçümsüyor.

Eşine hakaret ediyor.

çocuklarını korkutuyor.

O zaman sözel şükür ile davranış arasında problem vardır.

Evin şükrü:

Bakımını yapmak.

İçindekileri korumak.

temiz tutmak.

israf etmemek.

ve en önemlisi içinde yaşayan insanlara huzur vermek olabilir.

Nahl Suresi 80. ayetin bütün mesajı bu çerçevede şöyle özetlenebilir: **“Allah evlerinizi sizin için sükûn yeri kıldı; hayvanların derilerinden göçte ve konaklamada kolay taşıyacağınız barınaklar, yünlerinden, tüylerinden ve kıllarından da belirli bir süre kullanacağınız eşyalar verdi” ifadesi, barınmanın, malzemenin, zanaatın ve gündelik eşyanın insan hayatındaki değerini hatırlatır. Ayet ev sahibi olmayı insanlık derecesi yapmaz, tarihsel çadır malzemelerini sonsuza kadar zorunlu kılmaz ve hayvanlardan yararlanmayı sınırsız eziyet ruhsatına dönüştürmez. Büyük mesaj şudur: Evini gösterişten önce huzur yeri yap; mülkiyetini aile üzerinde hâkimiyet sanma, barınma nimetini olmayanı küçümsemek için kullanma, hayvandan yararlanırken canlıya eziyet etme ve eşyayı israf etme. Çünkü gerçek ev yalnız duvarlarla değil; güven, adalet ve sükûnla kurulur.”

Bir sonraki ayet olan Nahl Suresi 81. ayette, Allah’ın yarattığı şeylerden insanlar için gölgeler oluşturduğu, dağlardan sığınaklar meydana getirdiği, sıcaktan koruyan giysiler ve savaşın zararından koruyan zırhlar verdiği bildirilecek; ardından Allah’ın nimetlerini tamamlamasının insanların O’na teslim olmalarına vesile olması istenecektir. Bu ayeti ele alırken özellikle gölgenin fiziksel oluşumunun Allah’a nispetle çelişmemesi, dağ mağaralarının ve doğal sığınakların gerçek jeolojik oluşumları, giysinin yalnız sıcaktan değil farklı çevresel şartlardan koruması, zırhın savaş ve şiddeti kutsallaştırmaması, savunma ile saldırganlık arasındaki fark, koruyucu teknoloji ve güvenlik ekipmanları ile tevekkülün ilişkisi ve nimetin tamamlanmasının insanı pasif değil sorumlu kılması üzerinde dikkatle durmak gerekecektir.

Ve belki Nahl Suresi 80. ayetin bugün bize yönelttiği en güçlü soru şudur: Ev dediğimiz şey gerçekten bizim için ve birlikte yaşadığımız insanlar için huzur yeri mi? Büyük ve pahalı bir evimiz olduğu hâlde içeride birbirimize korku mu yaşatıyoruz? “Bu ev benim” diyerek eşimizin veya çocuklarımızın haklarını mı küçümsüyoruz? Ev sahibi olmayanı başarısız mı görüyoruz? Hayvanlardan ve doğal kaynaklardan yararlanırken kaynağın devamını ve canlıların refahını düşünüyor muyuz? Kullanılabilir eşyaları sırf yenisi çıktı diye çöpe mi atıyoruz? Ve en önemlisi, Allah eve ‘seken’, yani sükûn yeri diyorsa, bir evin gerçek zenginliği belki de içindeki mobilyanın fiyatından önce insanların orada kendilerini ne kadar güvende hissettiğiyle ölçülmesi gerekmez mi?

“Nahl 80, ‘Allah evlerinizi sizin için sükûn yeri kıldı; hayvanların derilerinden taşınabilir barınaklar, yünlerinden, tüylerinden ve kıllarından da bir süre yararlanacağınız eşyalar verdi’ buyurarak insanın gündelik hayatındaki barınma ve eşya nimetini hatırlatır. Evin gerçek değeri yalnız duvarında, tapusunda veya fiyatında değil; içinde yaşayan insana verdiği güven ve huzurdadır. Ayetin büyük dersi şudur: Evini baskı alanına, mülkiyetini insan üzerinde sahipliğe, hayvandan yararlanmayı eziyete ve tüketme imkânını israfa dönüştürme. Çünkü barınak bizi yalnız yağmurdan ve sıcaktan değil, hayatın yorgunluğundan da korumalıdır; gerçek ‘seken’, insanın eve döndüğünde korkusunun değil huzurunun arttığı yerdir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1
Geri
Üst Alt