📖 Nahl Suresi 66. Ayette “Hayvanlarda Sizin İçin İbret Vardır; Size Karınlarındakinden, Dışkı ile Kan Arasından İçenlere Kolay Gelen Saf Süt

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
53,655
2,736,298
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nahl Suresi 66. Ayette “Hayvanlarda Sizin İçin İbret Vardır; Size Karınlarındakinden, Dışkı ile Kan Arasından İçenlere Kolay Gelen Saf Süt İçiriyoruz” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

“Nahl Suresi 65. ayette yağmurla ölü görünen toprağın yeniden canlandırılması insanın dikkatine sunulmuştu. 66. ayet şimdi insanın her gün yararlandığı başka bir nimete, hayvanlardan elde edilen süte yöneltir: ‘Hayvanlarda sizin için mutlaka ibret vardır. Size onların karınlarındakinden, dışkı ile kan arasından, içenlerin boğazından kolayca geçen saf süt içiriyoruz.’ Ayetin amacı bir biyoloji ders kitabı vermek değil; hayvanın sindirdiği besinin karmaşık beden süreçlerinden geçerek temiz, besleyici ve içilebilir bir ürüne dönüşmesini düşündürmektir. Modern biyoloji bu sürecin ayrıntılarını açıklayabilir; bunu bilmek ayetin anlamını azaltmaz. Aynı şekilde hayvanlardan yararlanmak, onlara sınırsız eziyet etme hakkı da vermez.”
Ersan Karavelioğlu
⠀

1️⃣ Nahl Suresi 66. Ayet Ne Söylüyor ❓​

Ayetin Arapçası şöyledir:

وَإِنَّ لَكُمْ فِي الْأَنْعَامِ لَعِبْرَةً ۖ نُّسْقِيكُم مِّمَّا فِي بُطُونِهِ مِنۢ بَيْنِ فَرْثٍ وَدَمٍ لَّبَنًا خَالِصًا سَائِغًا لِّلشَّارِبِينَ

Okunuşu:

“Ve inne lekum fi’l-en‘âmi le ibrah. Nuskîkum mimmâ fî butûnihî min beyni fersin ve demin lebenen hâlisan sâigan li’ş-şâribîn.”

Genel anlamı:

“Şüphesiz hayvanlarda sizin için bir ibret vardır. Size onların karınlarındakinden, dışkı ile kan arasından, içenlerin boğazından kolayca geçen saf süt içiriyoruz.”

Ayet insanın günlük hayatında sıradanlaştırdığı bir nimeti yeniden görünür hâle getirir. Hayvan ot, saman veya başka yemleri tüketir; bunlar sindirim sisteminde parçalanır, besin maddeleri emilir, dolaşıma katılır ve meme bezlerinde gerçekleşen biyolojik süreçlerle süt meydana gelir.

İnsan çoğu zaman yalnız bardağın içindeki sütü görür; Kur’an ise o sütün arkasındaki karmaşık dönüşümü düşündürür.

2️⃣ “Hayvanlarda Sizin İçin İbret Vardır” Ne Demektir ❓​

Ayette geçen “ibrah” kelimesi yalnız şaşırmak anlamına gelmez. İbret, görülen bir olaydan daha derin bir anlam çıkarmak, düşünmek ve sonuç elde etmek anlam alanına sahiptir.

İnsan hayvana bakabilir ve yalnız:

Et.

süt.

deri.

ekonomik değer.

görebilir.

Ayet ise:

“Biraz daha derine bak.”

der.

Bir hayvanın bedeni sürekli çalışan son derece karmaşık bir biyolojik sistemdir. Sindirim, dolaşım, hormonlar, metabolizma ve süt üretimi birbirleriyle bağlantılıdır.

İbret, hayvanı yalnız kullanılacak mal olarak değil, yaratılış düzeninin dikkat çekici bir parçası olarak görebilmektir.

3️⃣ Ayetteki “En‘âm” Hangi Hayvanları İfade Eder ❓​

“En‘âm” kelimesi Kur’an dilinde özellikle insanın yararlandığı evcil büyükbaş ve küçükbaş hayvanları ifade eden geniş bir kelimedir.

Sığır.

koyun.

keçi.

deve.

gibi hayvanlar bu çerçevede düşünülür.

Ayetin süt bağlamında özellikle süt veren hayvanlar öne çıkar.

Ancak ayetin amacı zoolojik sınıflandırma yapmak değildir. İnsanların hayatlarında çok yakından tanıdıkları hayvanlar üzerinden nimeti ve yaratılış düzenini düşündürmektir.

4️⃣ “Dışkı ile Kan Arasından” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

Ayetin en çok dikkat çeken bölümü:

“Min beyni fersin ve demin.”

yani:

“Dışkı ile kan arasından.”

ifadesidir.

Buradaki anlatımı:

“Süt fiziksel olarak bağırsakta dışkı ile kanın arasında duran bir sıvıdır.”

şeklinde kaba bir anatomik tarif olarak anlamamak gerekir.

Hayvanın yediği besin sindirim sisteminde parçalanır. Kullanılabilir besin maddeleri bağırsaklardan emilir ve dolaşım sistemi aracılığıyla dokulara taşınır. Süt bezleri de bu maddeleri kullanarak sütün bileşenlerini üretir.

Dolayısıyla ayet aynı biyolojik sistem içinde besin, sindirim artıkları, kan dolaşımı ve süt oluşumu arasındaki şaşırtıcı dönüşüme dikkat çeker.

5️⃣ Süt Gerçekte Hayvanın Vücudunda Nasıl Oluşur ❓​

Modern biyoloji açısından süt, meme bezlerinde bulunan özel salgı hücreleri tarafından üretilir.

Hayvanın yediği besinler önce sindirilir. Karbonhidratlar, yağlar, proteinler, mineraller ve diğer maddeler çeşitli süreçlerden geçer. Emilmiş besin bileşenleri kan dolaşımına katılır.

Kan, bu besinleri meme bezlerine taşır.

Meme bezindeki hücreler daha sonra:

Laktoz.

süt yağları.

proteinler.

mineraller.

su.

gibi bileşenlerden sütün yapısını oluşturur.

Bu nedenle süt, kanın doğrudan beyazlaşmış hâli değildir.

Kan, süt üretimi için gerekli maddeleri taşıyan dolaşım sisteminin parçasıdır; meme dokusu ise onları işleyerek süt üretir.

6️⃣ Ayet Modern Süt Biyolojisini Bin Dört Yüz Yıl Önce Ayrıntılı Olarak mı Anlatmıştır ❓​

Böyle bir iddiada dikkatli olmak gerekir.

Ayet son derece dikkat çekici bir biyolojik dönüşüme işaret eder. Ancak onu modern fizyoloji kitabındaki teknik terimlerle birebir eşleştirip:

“Kur’an burada kan dolaşımının bütün ayrıntılarını bilimsel formülle açıklamıştır.”

demek gereksiz bir zorlamaya dönüşebilir.

Kur’an’ın amacı:

Meme alveollerini.

hormonların moleküler mekanizmasını.

kan damarlarının fizyolojisini.

öğretmek değildir.

Ama insanların gördüğü bir gerçek üzerinden:

“Bu dönüşüm üzerinde düşünün.”

demektedir.

Kur’an’ın değerini göstermek için ayete söylemediği teknik ayrıntıları yüklemeye ihtiyaç yoktur.

7️⃣ “Saf Süt” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

Ayette:

“Lebenen hâlisan.”

yani “saf/halis süt” ifadesi kullanılır.

Buradaki vurgu, sütün hayvanın sindirim sistemindeki artık maddelerden ve kandan farklı, kendine özgü temiz bir ürün hâline gelmesidir.

Hayvan:

Çeşitli yemler tüketir.

Sindirim sisteminde yoğun süreçler yaşanır.

Dışkı oluşur.

Kan dolaşımı sürekli devam eder.

Bütün bunların ortasında insanın içebildiği bambaşka özellikte süt üretilir.

Ayet insanı bu dönüşüm üzerinde düşündürür:

Aynı beden içerisinde farklı sistemler birbirine karışmadan kendi işlevlerini sürdürebilmektedir.

8️⃣ “İçenlerin Boğazından Kolayca Geçen” Ne Demektir ❓​

Ayette süt için “sâigan li’ş-şâribîn” ifadesi kullanılır.

Bu, içimi kolay, içen için hoş veya rahatça içilebilir anlam alanına sahiptir.

Süt pek çok toplumda:

Besin.

içecek.

gıda hammaddesi.

olarak kullanılmıştır.

Yoğurt.

peynir.

tereyağı.

ayran.

gibi çok sayıda ürün de sütten elde edilir.

Kur’an burada insanın doğrudan tecrübe ettiği nimete dikkat çeker:

Hayvanın bedeninde oluşan bu ürün, insan tarafından tüketilebilir hâle gelmektedir.

9️⃣ Bu Ayet “Herkes Mutlaka Süt İçmelidir” mi Diyor ❓​

Hayır.

Ayet sütün nimet oluşuna dikkat çeker; fakat:

“Her insanın mutlaka süt tüketmesi dinî zorunluluktur.”

demiyor.

Bazı insanlar sütü rahatlıkla tüketebilir.

Bazılarında laktoz intoleransı bulunabilir.

Bazılarının süt proteinlerine karşı alerjisi olabilir.

Bazıları başka sağlık nedenleriyle tüketmeyebilir.

Dolayısıyla bir gıdanın Kur’an’da nimet olarak zikredilmesi, her insanın her koşulda onu mutlaka tüketmesi gerektiği anlamına gelmez.

İnsanın sağlık durumu dikkate alınmalıdır.

🔟 Laktoz İntoleransı Ayetle Çelişir mi ❓​

Hayır.

Laktoz intoleransı, insanın süt şekerini sindirebilmek için gerekli olan laktaz enziminin yetersizliğiyle ilişkili fizyolojik bir durumdur.

Bazı insanlar süt içtiğinde:

Gaz.

şişkinlik.

karın ağrısı.

ishal.

gibi şikâyetler yaşayabilir.

Bunun bulunması:

“Kur’an sütü güzel dedi, o hâlde bu kişi neden içemiyor?”

şeklinde bir çelişki oluşturmaz.

Ayet insanlığın yararlandığı genel bir nimetten söz eder.

Genel nimet, her bireyin biyolojisinin aynı olması demek değildir.

1️⃣1️⃣ Süt Her Koşulda Sağlıklı mıdır ❓​

Tek bir gıdaya:

“Herkes için her miktarda kesin sağlıklıdır.”

demek doğru değildir.

Beslenmede:

Miktar.

kişinin yaşı.

metabolizması.

alerjisi.

toplam beslenme düzeni.

önemlidir.

Süt birçok insan için:

Protein.

kalsiyum.

çeşitli vitamin ve mineraller.

sağlayabilir.

Ancak bunun tıbbi değerlendirmesi kişinin sağlık durumuna göre yapılmalıdır.

Kur’an’ın bir nimeti zikretmesi modern tıbbın bireysel beslenme değerlendirmesini gereksiz kılmaz.

1️⃣2️⃣ Hayvanlardan Süt Almak Onlara İstediğimiz Gibi Davranma Hakkı Verir mi ❓​

Hayır.

İnsanın hayvanlardan yararlanması, hayvanlara sınırsız eziyet etme hakkı vermez.

Bir hayvan:

Canlıdır.

Acı duyabilir.

stres yaşayabilir.

bakıma ihtiyaç duyar.

Süt üretimi ekonomik faaliyet olabilir. Ancak bunun:

Hayvanın aç bırakılması.

gereksiz acı çektirilmesi.

kötü barınaklarda tutulması.

yaralanmasının önemsenmemesi.

gibi zulümleri meşrulaştırması gerekmez.

Nimetten yararlanmak ile nimetin kaynağına eziyet etmek aynı şey değildir.

1️⃣3️⃣ Hayvan Refahı İslamî Ahlakın Bir Parçası Olarak Düşünülebilir mi ❓​

Evet.

Kur’an ve İslam ahlakının genel merhamet ilkesi, hayvanlarla ilişkide de sorumluluk düşüncesini destekler.

Hayvan:

Makine değildir.

Sadece ürün veren endüstriyel araç değildir.

İnsanın ondan yararlanması mümkündür; fakat bu yararlanma gereksiz eziyet ve ihmali meşrulaştırmaz.

Bir çiftçi hayvanına:

Yeterli yem.

su.

uygun bakım.

veteriner desteği.

sağlamalıdır.

Bu yalnız ekonomik verim için değil, canlıya karşı sorumluluk açısından da önemlidir.

1️⃣4️⃣ Modern Endüstriyel Hayvancılık Bu Ayet Açısından Nasıl Düşünülebilir ❓​

Ayet doğrudan modern süt endüstrisinin teknik sistemi hakkında hüküm veren bir metin değildir.

Ancak ayetin hayvanı ibret ve nimet kaynağı olarak sunması, insanı şu sorular üzerinde düşündürebilir:

Hayvan hangi koşullarda yaşıyor?

Gereksiz acı çekiyor mu?

Sağlığı korunuyor mu?

Üretim uğruna hayvanın temel ihtiyaçları tamamen göz ardı ediliyor mu?

Bunların ayrıntılı cevapları veterinerlik, hayvan refahı bilimi, hukuk ve tarım politikalarıyla değerlendirilir.

Dinî ahlak teknik uzmanlığın yerine geçmez; fakat teknik sistemin ahlaki sorularını görünür kılabilir.

1️⃣5️⃣ Süt Sağmak Hayvana Zarar Verir mi ❓​

Doğru biçimde yapılan sağım, süt hayvancılığının doğal ve teknik parçasıdır. Ancak yanlış sağım yöntemleri:

Meme dokusunda yaralanmaya.

enfeksiyon riskine.

stres ve acıya.

yol açabilir.

Bu nedenle:

Hijyen.

uygun ekipman.

doğru sağım tekniği.

veteriner kontrolü.

önemlidir.

“Hayvan bize verilmiştir, nasıl olsa dayanır.”

anlayışı doğru değildir.

İnsan yararlanırken bakım sorumluluğunu da üstlenir.

1️⃣6️⃣ Sütün Oluşumu Allah’ın Yaratmasıyla Bilimsel Açıklama Arasında Nasıl Düşünülmelidir ❓​

Bir biyolog sütün nasıl üretildiğini ayrıntılı olarak açıklayabilir:

Sindirim.

emilim.

kan dolaşımı.

hormonal düzenleme.

meme bezleri.

hücresel sentez.

Bunların tamamı gerçek açıklamalardır.

Mümin ise bu mekanizmaların varlığını Allah’ın yaratılış düzeni içinde görebilir.

Bu iki yaklaşımı:

“Ya Allah yaptı ya biyolojik süreç yaptı.”

şeklinde rakip hâle getirmek gerekmez.

Çünkü biyolojik süreç zaten olayın nasıl gerçekleştiğini açıklar.

Teolojik ifade ise bu düzenin nihai varlık kaynağına ilişkin daha farklı bir soruya cevap verir.

Mekanizmayı bilmek yaratıcı inancını zorunlu olarak ortadan kaldırmaz.

1️⃣7️⃣ Hayvanlardan Yararlanmak Onları Sadece “İnsan İçin Var” Şeklinde Görmek midir ❓​

Ayet hayvanların insana sağladığı yararlardan söz eder. Ancak bundan:

“Hayvanların tek değeri insanın onlardan ne kadar yararlandığıdır.”

sonucu çıkarılmamalıdır.

Hayvanlar aynı zamanda canlı varlıklardır.

Ekosistemin parçalarıdır.

Kendi biyolojik ihtiyaçlarına sahiptirler.

İnsan açısından faydalı olmaları gerçek olabilir; fakat bu, onların bütün varlık değerini yalnız ekonomik ürüne indirgemeyi zorunlu kılmaz.

İnsanın yararlanması ile insanın sorumluluğu birlikte düşünülmelidir.

1️⃣8️⃣ Nahl Suresi 65 ve 66. Ayetler Birlikte Nasıl Okunmalıdır ❓​

Nahl 65’te insan:

Yağmura.

toprağa.

bitkisel hayata.

yönlendirilmişti.

Nahl 66’da ise:

Hayvanlara.

süte.

bedenin içindeki dönüşümlere.

bakmaya çağrılır.

Böylece Kur’an insanın sofrasındaki nimetin arkasındaki iki büyük sistemi art arda gösterir:

Toprakta hayat.

Hayvanda hayat.


İnsan yediği ve içtiği şeyleri hazır ürün olarak görmeye alışabilir. Kur’an ise onları yeniden süreç hâlinde düşündürür.

Bir sonraki ayet olan Nahl Suresi 67. ayette, hurma ve üzüm ürünlerinden insanların hem sarhoş edici içecek hem de güzel rızık elde ettikleri bildirilecek ve bunda aklını kullanan toplum için bir işaret bulunduğu söylenecektir. Bu ayeti ele alırken özellikle “seker” kelimesinin sarhoş edici içki anlamı, ayetin içkiyi övüp övmediği, içki yasağının Kur’an’daki tedricî süreci, “güzel rızık” ile sarhoş edici ürün arasındaki ifade farkı, üzüm ve hurmanın kendisinin haram olmadığı ve ayeti alkol tüketimini meşrulaştırmak için kullanmamak üzerinde dikkatle durmak gerekecektir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: Nahl Suresi 66. Ayetin Ana Mesajı Nedir ❓​

Nahl Suresi 66. ayet, insanın günlük hayatında çok sıradanlaşmış bir bardak sütün arkasındaki büyük dönüşümü görünür hâle getirir.

İnsan marketten süt alır.

Kutuyu açar.

İçer.

Birkaç dakika içinde tüketir.

Ama o sütün arkasında:

Hayvanın beslenmesi.

sindirim sistemi.

bağırsaklardan emilim.

kan dolaşımı.

hormonal düzenleme.

meme dokusunun çalışması.

sağım.

saklama.

taşıma.

gibi uzun bir zincir vardır.

İnsan yalnız son ürünü gördüğünde bu zincirin tamamını unutabilir.

Kur’an:

“Hayvanlarda sizin için ibret vardır.”

diyerek insanı tam da bu görünmeyen süreci fark etmeye çağırır.

Nahl 66’nın başka önemli mesajı bedenin içindeki sistemlerin birbirine karışmadan çalışmasıdır.

Hayvan aynı anda:

Besini sindiriyor.

atık oluşturuyor.

kan dolaştırıyor.

dokularını besliyor.

süt üretiyor.

Bunların hepsi tek bedende gerçekleşiyor.

Ama sonuçta:

Dışkı dışkı olarak.

kan kan olarak.

süt süt olarak.

farklı sistemlerde ayrışıyor.

Bu gerçek insanı düşündürebilir.

Hayat yalnız maddelerin varlığı değil, maddelerin olağanüstü düzenlenmiş ilişkileridir.

Nahl 66’nın başka önemli mesajı bilimsel bilgi arttıkça ayetin değerinin azalmak zorunda olmamasıdır.

Eskiden insan:

“Hayvan süt veriyor.”

diyordu.

Bugün:

Meme bezindeki hücrelerin.

hormonların.

kan dolaşımının.

besin metabolizmasının.

ayrıntılarını daha iyi biliyoruz.

Bu bilgi:

“Artık şaşıracak bir şey yok.”

sonucunu zorunlu kılmaz.

Tam tersine sistemin ayrıntısını öğrendikçe:

“Demek bu kadar çok aşama birlikte çalışıyormuş.”

diye daha fazla hayret edilebilir.

Bilgi bazen gizemi azaltmaz; yüzeysel hayreti daha derin bir hayrete dönüştürür.

Nahl 66’nın başka önemli mesajı Kur’an’ı modern bilim makalesi gibi okumamaktır.

Ayetin:

“Dışkı ile kan arasından.”

ifadesinden modern fizyolojinin bütün ayrıntılarını çıkarmaya çalışmak gereksizdir.

Kur’an insanların gözlemleyebildiği gerçeklik üzerinden konuşur.

Besin hayvanın içine girer.

Sindirim sisteminden geçer.

Atık oluşur.

Besin maddeleri dolaşıma katılır.

Süt ortaya çıkar.

Bugün bilim bunun nasıl gerçekleştiğini çok daha ayrıntılı olarak açıklıyor.

Bu iki düzeyi birbirine karıştırmadan okumak mümkündür.

Kur’an’ın hidayet amacı ile biyolojinin teknik açıklaması farklı görevler üstlenir.

Nahl 66’nın başka önemli mesajı nimeti yalnız tüketici gözüyle görmemektir.

Bir bardak süt geldi.

İnsan:

“Kaç para?”

diye düşünebilir.

Bu doğal.

Ama bunun arkasında:

Hayvan.

çiftçi.

veteriner.

üretici.

taşıma sistemi.

vardır.

Nimetin gerçek değerini görmek, bütün bu emeği de görmek demektir.

Allah’a şükür:

İnsana teşekkür etmeyi ortadan kaldırmaz.

Çiftçinin emeğinin karşılığı ödenmelidir.

Üreticinin hakkı korunmalıdır.

İşçinin emeği küçümsenmemelidir.

Nimeti Allah’tan bilmek, nimet için çalışan insanları görünmez yapmak değildir.

Nahl 66’nın başka önemli mesajı hayvanı üretim makinesine dönüştürmemektir.

Bir inek yalnız:

“Günde kaç litre süt veriyor?”

sorusundan ibaret değildir.

O:

Beslenir.

hastalanır.

dinlenir.

acı duyar.

stres yaşayabilir.

Bu nedenle üretim sistemi hayvanın temel refahını gözetmelidir.

Daha fazla üretim uğruna:

Sürekli acı.

ihmal.

kötü barınma.

meşrulaştırılamaz.

Bir nimetin ekonomik değeri, onun kaynağına karşı ahlaki sorumluluğu yok etmez.

Nahl 66’nın başka önemli mesajı helal olanın sınırsız tüketim anlamına gelmediğini hatırlatmaktır.

Bir gıda helal olabilir.

Ama insan:

Aşırı tüketebilir.

Sağlığına zarar verebilir.

İsraf edebilir.

Bu nedenle:

Helal = ne kadar istersen tüket, hiçbir ölçü yok

demek değildir.

Süt de buna dahildir.

Bir insanın ihtiyacına uygunsa tüketir.

Uygun değilse alternatif kullanabilir.

Dinî meşruiyet ile bireysel sağlık tavsiyesi aynı kategori değildir.

Nahl 66’nın başka önemli mesajı insan biyolojisinin çeşitliliğini kabul etmektir.

Bir kişi süt içer, hiçbir sorun yaşamaz.

Başka biri laktoz nedeniyle rahatsız olur.

Bir başkasının alerjisi vardır.

Bundan:

“İmanı zayıf.”

veya:

“Kur’an’daki nimeti reddediyor.”

gibi sonuçlar çıkarmak anlamsızdır.

İnsan bedenleri aynı değildir.

Kur’an’ın genel nimet dili, bireysel biyolojik farklılıkları ortadan kaldırmaz.

Nimet kişiye zarar veriyorsa onu tüketmemek nankörlük değildir.

Nahl 66’nın başka önemli mesajı hayvansal gıda tüketenlerle tüketmeyenler arasında gereksiz ahlaki düşmanlık üretmemektir.

Bir insan:

Et ve süt tüketebilir.

Başka biri:

Sağlık.

çevre.

kişisel tercih.

nedeniyle tüketmeyebilir.

Ayet hayvansal ürünlerden yararlanmanın meşru olabileceğini gösterir; fakat:

“Süt içmeyen Allah’ın nimetine karşı geliyor.”

sonucunu vermez.

Aynı şekilde hayvansal ürün tüketen herkesi otomatik olarak zalim ilan etmek de aşırı genelleme olabilir.

Asıl tartışılması gereken:

Üretimin ve tüketimin nasıl yapıldığıdır.

Nahl 66’nın başka önemli mesajı gıda güvenliğinin de nimeti korumanın parçası olmasıdır.

Süt besleyici olabilir.

Ama uygun şekilde saklanmazsa mikroorganizmalar çoğalabilir.

Bu yüzden:

Hijyen.

soğuk zincir.

uygun işleme.

gıda denetimi.

önemlidir.

Bir insan:

“Allah nimet vermiş, bir şey olmaz.”

diyerek gıda güvenliğini küçümsememelidir.

Allah’a güvenmek:

Bakterileri yok saymak değildir.

Tedbir, nimete saygının bir parçasıdır.

Nahl 66’nın başka önemli mesajı pastörizasyon gibi bilimsel yöntemleri dine karşı görmemektir.

Sütün güvenliğini artırmak için çeşitli işlemler uygulanabilir.

Bunlar insanın bilgisini kullanmasının sonucudur.

Bir ürünün doğal olması:

Her zaman risksiz olması.

anlamına gelmez.

Doğada zararlı mikroorganizmalar da vardır.

Bu nedenle:

“Doğal olan mutlaka daha güvenlidir.”

şeklindeki genellemeler dikkatle değerlendirilmelidir.

Kur’an doğayı tefekkür konusu yapar ama bilimsel gıda güvenliğini reddetmez.

Nahl 66’nın başka önemli mesajı hayvanın beslenmesi ile üretilen gıdanın kalitesi arasında ilişki olduğunu fark etmektir.

Hayvanın:

Yemi.

sağlığı.

stresi.

bakımı.

üretimi etkileyebilir.

Bu nedenle insan kaliteli ürün isterken:

Hayvanın nasıl yetiştirildiğini.

hangi koşullarda beslendiğini.

de önemsemelidir.

İyi ürün yalnız fabrikada başlamaz; hayvanın yaşam koşullarında başlar.

Bu düşünce hem etik hem de üretim kalitesi açısından değerlidir.

Nahl 66’nın başka önemli mesajı bir nimetin arkasındaki görünmeyen düzeni görmek için uzman bilgisine açık olmaktır.

İnsan ayeti okuyup:

“Ben biyolojiyi artık biliyorum.”

diyemez.

Tam tersine ayet:

“Bak ve düşün.”

dediği için biyoloji öğrenmek bu tefekkürü derinleştirebilir.

Bir veteriner.

bir biyolog.

bir gıda mühendisi.

sütün oluşumu ve güvenliği hakkında din anlatıcısından çok daha ayrıntılı teknik bilgiye sahip olabilir.

Bu bir problem değildir.

Uzmanın bilgisini kabul etmek, dini küçültmek değil bilgi alanlarının sınırını bilmektir.

Nahl 66’nın başka önemli mesajı Allah’ın nimeti ile hayvanın emeğini insanlaştırmadan düşünmektir.

Hayvana:

“Bize süt verdiği için bilinçli fedakârlık yapıyor.”

gibi insan psikolojisi yüklemek doğru olmayabilir.

Hayvan biyolojik süreçleri içinde süt üretir.

İnsan bundan yararlanır.

Ona karşı sorumluluğu vardır.

Ama hayvanı insan gibi ahlaki niyet sahibi bir özne olarak tasvir etmek zorunda değiliz.

Merhamet için antropomorfizme ihtiyaç yoktur; hayvanın acı duyabilmesi bile sorumluluğu ciddiye almak için yeterlidir.

Nahl 66’nın başka önemli mesajı sofradaki nimetin üretim zincirini görünür kılmaktır.

İnsan özellikle şehir hayatında yiyeceğin nereden geldiğini unutabilir.

Süt:

Market rafında başlamaz.

Peynir:

Paketleme fabrikasında başlamaz.

Öncesinde:

Hayvan.

yem.

su.

çiftlik.

emek.

vardır.

Bu zinciri görmek hem şükrü hem de israf karşıtı bilinci artırabilir.

Kolay ulaşabildiğimiz şeyin kolay üretildiğini sanmamak gerekir.

Nahl 66’nın başka önemli mesajı israf edilen gıdanın yalnız para olmadığını düşünmektir.

Bir litre süt çöpe gittiğinde yalnız ürünün fiyatı çöpe gitmez.

Onun arkasındaki:

Su.

yem.

enerji.

hayvan bakımı.

insan emeği.

taşıma.

soğutma.

da boşa gitmiş olur.

Bu nedenle gıda israfı yalnız bireysel ekonomik mesele değildir.

Nimetin üretim zincirini görmek israfın gerçek maliyetini daha görünür hâle getirir.

Nahl 66’nın başka önemli mesajı insanın kendisini yaratılışın mutlak sahibi değil, yararlanan ve sorumluluk taşıyan bir varlık olarak görmesidir.

Hayvanlardan yararlanıyoruz.

Topraktan yararlanıyoruz.

Sudan yararlanıyoruz.

Ama bunların hiçbirini yoktan yaratmadık.

İnsan büyük bir teknik güç kazanmış olabilir.

Fakat hâlâ:

Suya.

toprağa.

canlı sistemlere.

muhtaçtır.

Bu gerçek kibri azaltabilir.

İnsan çok güçlü olabilir; fakat kendi hayatının temel hammaddelerini yoktan yaratabilen mutlak bir varlık değildir.

Nahl 66’nın başka önemli mesajı yaratılıştaki dönüşümün kendisini tefekkür konusu yapmaktır.

Ot yeniyor.

Sindirim gerçekleşiyor.

Besin maddeleri kana karışıyor.

Hücreler bunları kullanıyor.

Bambaşka bir sıvı olan süt ortaya çıkıyor.

İnsan da aynı şekilde yediği besinlerden:

Kan.

kas.

hormon.

enerji.

oluşturuyor.

Canlı beden sürekli dönüşüm hâlindedir.

Bu dönüşüm, insanın:

“Beden sadece içine madde konan basit bir kap değildir.”

diye düşünmesini sağlar.

Hayat, sürekli düzenlenen büyük bir biyokimyasal süreçtir.

Nahl 66’nın başka önemli mesajı ayetleri bilimle savaştırmak yerine bilginin farklı katmanlarını ayırabilmektir.

Biyoloji:

Süt nasıl oluşuyor?

sorusunu araştırır.

Kur’an:

Bunun üzerinde düşünmüyor musunuz?

diye sorar.

Birincisi mekanizmayı çözer.

İkincisi insanı anlam ve şükre çağırır.

Bu ikisini birbirinin düşmanı yapmak gereksizdir.

Bilimsel açıklama, tefekkürü öldürmek zorunda değildir; tefekkür de bilimsel açıklamanın yerine geçmemelidir.

Nahl Suresi 66. ayetin bütün mesajı bu çerçevede şöyle özetlenebilir: **“Hayvanlarda sizin için ibret vardır. Size onların karınlarındakinden, dışkı ile kan arasından içenlere kolay gelen saf süt içiriyoruz” ifadesi, hayvan bedenindeki karmaşık dönüşümden ortaya çıkan günlük bir nimeti insanın dikkatine sunar. Ayeti modern anatominin birebir teknik tarifi veya zorlanmış bir ‘bilimsel mucize formülü’ hâline getirmek gerekmez. Büyük mesaj şudur: Sofrana gelen nimetin arkasındaki yaratılış düzenini, hayvanı, insan emeğini ve biyolojik süreçleri gör; bilimin açıkladığı mekanizmadan korkma, hayvanlardan yararlanırken onlara eziyeti meşrulaştırma ve bir nimetin herkese aynı biçimde uygun olmak zorunda olmadığını kabul et. Çünkü gerçek ibret, yalnız sütü içmek değil, o sütün meydana geldiği düzeni görüp şükür, bilgi ve sorumlulukla hareket edebilmektir.”

Bir sonraki ayet olan Nahl Suresi 67. ayette, hurma ve üzüm ürünlerinden insanların hem sarhoş edici içecek hem de güzel rızık elde ettikleri bildirilecek ve bunda aklını kullanan insanlar için bir işaret bulunduğu söylenecektir. Bu ayeti ele alırken özellikle “seker” kelimesinin anlamı, ayetin içkiyi övüp övmediği, Kur’an’da içki yasağının tedricî biçimde gelişmesi, “sarhoş edici” ile “güzel rızık” ifadelerinin yan yana fakat farklı biçimde kullanılması, hurma ve üzümün kendisinin helal olması, fermantasyonun doğal bir kimyasal süreç olması ve bu ayetin alkol tüketimini dinî olarak meşrulaştırmak için kullanılamayacağı üzerinde dikkatle durmak gerekecektir.

Ve belki Nahl Suresi 66. ayetin bugün bize yönelttiği en güçlü soru şudur: Bir bardak sütü içerken onun arkasındaki hayat zincirini gerçekten görüyor muyuz? Hayvanı yalnız üretim makinesi mi sayıyoruz? “Allah bize verdi” diyerek ona eziyeti önemsiz mi görüyoruz? Bilim sütün nasıl oluştuğunu açıkladığında ayetin değerinin azaldığını mı sanıyoruz? Kur’an’da nimet olarak geçti diye herkesin mutlaka süt içmesi gerektiğini mi düşünüyoruz? Ve en önemlisi, bir nimeti gerçekten takdir etmek yalnız onu tüketmek değil; kaynağını, üretim sürecini, emeği ve ona karşı taşıdığımız sorumluluğu da görmek değil midir?

“Nahl 66, ‘Hayvanlarda sizin için ibret vardır; size onların karınlarındakinden, dışkı ile kan arasından saf ve içimi kolay süt içiriyoruz’ buyurarak sıradan gördüğümüz bir nimetin arkasındaki olağanüstü biyolojik dönüşüme dikkat çeker. Modern biyolojinin süt üretimini açıklaması ayetin anlamını ortadan kaldırmaz; ayeti de modern fizyoloji kitabına dönüştürmek gerekmez. Ayetin büyük dersi şudur: Nimeti tüketirken kaynağını unutma, bilimi öğrenmekten çekinme, hayvanı yalnız ekonomik makineye indirgeme ve helal olanı sınırsız kullanım hakkı sanma. Çünkü gerçek şükür yalnız ‘Bu nimet bana verildi’ demek değil; onu üreten yaratılış düzenine, emeğe ve canlıya karşı sorumluluk taşımaktır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt