📖 Nahl Suresi 72. Ayette “Allah Size Kendi Türünüzden Eşler Verdi, Eşlerinizden Çocuklar ve Torunlar Var Etti ve Sizi Güzel Rızıklarla Besledi”

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
53,671
2,736,298
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nahl Suresi 72. Ayette “Allah Size Kendi Türünüzden Eşler Verdi, Eşlerinizden Çocuklar ve Torunlar Var Etti ve Sizi Güzel Rızıklarla Besledi” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

“Nahl Suresi 71. ayette insanların sahip oldukları rızık ve ekonomik imkânların mutlak sahibi olmadıkları hatırlatılmıştı. 72. ayet şimdi insanın hayatındaki başka büyük nimetlere, eşe, aileye, çocuklara, torunlara ve rızka dikkat çeker: ‘Allah size kendi türünüzden eşler verdi; eşlerinizden size çocuklar ve torunlar verdi ve sizi güzel rızıklarla besledi. Şimdi onlar batıla inanıp Allah’ın nimetini mi inkâr ediyorlar?’ Ayetin aileyi nimet olarak anması, herkesin mutlaka evlenmesi veya çocuk sahibi olması gerektiği anlamına gelmez. Bekâr insan eksik, çocuğu olmayan aile cezalandırılmış, eşi bulunan kişi de otomatik olarak daha üstün değildir. Eş, insanın mülkü değil; hakları, iradesi ve onuru bulunan başka bir insandır. Çocuklar da anne-babanın eşyası değil, korunması ve yetiştirilmesi gereken bağımsız insanlardır.”
Ersan Karavelioğlu
⠀

1️⃣ Nahl Suresi 72. Ayet Ne Söylüyor ❓​

Ayetin Arapçası şöyledir:

وَاللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِّنْ أَنفُسِكُمْ أَزْوَاجًا وَجَعَلَ لَكُم مِّنْ أَزْوَاجِكُم بَنِينَ وَحَفَدَةً وَرَزَقَكُم مِّنَ الطَّيِّبَاتِ ۚ أَفَبِالْبَاطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَتِ اللَّهِ هُمْ يَكْفُرُونَ

Okunuşu:

“Vallâhu ceale lekum min enfusikum ezvâcen ve ceale lekum min ezvâcikum benîne ve hafedeten ve razakakum mine’t-tayyibât. E fe bi’l-bâtıli yu’minûne ve bi-ni‘metillâhi hum yekfurûn.”

Genel anlamı:

“Allah size kendi türünüzden eşler verdi; eşlerinizden size çocuklar ve torunlar verdi ve sizi güzel, temiz rızıklarla besledi. Şimdi onlar batıla inanıp Allah’ın nimetini mi inkâr ediyorlar?”

Ayet insanın hayatındaki çok temel üç alanı yan yana getirir: eşlik, neslin devamı ve rızık. İnsan aile kurabilir, çocuk ve torun sahibi olabilir, hayatını sürdürecek nimetlerden yararlanabilir. Kur’an bütün bunları insanın kendi kendine var ettiği şeyler olarak değil, şükürle karşılanması gereken nimetler olarak hatırlatır.

Fakat ayetin sonunda önemli bir tevhid sorusu gelir: İnsan bütün bu nimetlerin içinde yaşarken nasıl olur da batıl güçlere kutsallık verir ve nimetin gerçek kaynağını unutur?

2️⃣ “Size Kendi Türünüzden Eşler Verdi” Ne Anlama Gelir ❓​

Ayette geçen “min enfusikum” ifadesi, genel olarak “sizden, kendi türünüzden” anlamında anlaşılır.

İnsan için eş olarak yine insanın yaratılması vurgulanır. Eşler:

Birbirlerini anlayabilir.

iletişim kurabilir.

duygusal bağ kurabilir.

birlikte hayat sürdürebilir.

aile oluşturabilir.

Ancak bu ifade:

“Her insan için mutlaka önceden belirlenmiş tek bir eş vardır ve onu bulmak zorundadır.”

anlamına gelmez.

Kur’an burada insanların evlilik yoluyla aile kurabilmelerini nimet olarak hatırlatır; kaderde tek ve değiştirilemez ‘ruh eşi’ öğretisi kurmaz.

3️⃣ Evlilik Bir Nimetse Herkes Mutlaka Evlenmek Zorunda mıdır ❓​

Hayır.

Bir şeyin nimet olarak zikredilmesi, her insanın aynı nimete aynı biçimde sahip olmak zorunda olduğu anlamına gelmez.

Bir insan:

Evlenebilir.

hiç evlenmeyebilir.

eşi vefat etmiş olabilir.

boşanmış olabilir.

uygun eş bulamamış olabilir.

Kişinin hayatının değeri yalnız medeni durumuyla belirlenmez.

Bekâr olmak insanı eksik insan yapmaz.

Evlilik birçok insan için huzur, sevgi ve dayanışma kaynağı olabilir. Fakat yanlış, şiddetli veya sürekli zarar veren bir evlilik de ağır sıkıntı kaynağına dönüşebilir.

Bu nedenle:

“Ne olursa olsun evlen; evlilik zaten nimettir.”

şeklinde mekanik bir anlayış doğru değildir.

Nimet, sağlıklı biçimde yaşandığında nimettir.

4️⃣ “Allah Eşi Verdi” Demek Eş Seçiminde İnsanın Rolü Yok Demek midir ❓​

Hayır.

İnsan:

Birini tanır.

değerlendirir.

karar verir.

ailesiyle konuşabilir.

istişare edebilir.

evlilik teklifi yapabilir veya kabul edebilir.

Bütün bunlar gerçek insan seçimleridir.

Allah’ın nimeti olarak evlilikten söz etmek, insan iradesini ortadan kaldırmaz.

Bu nedenle başarısız bir evlilikte:

“Allah bana bunu verdi, ne olursa olsun katlanmak zorundayım.”

demek doğru olmayabilir.

İnsan seçim yapmıştır; şartlar değişebilir ve ciddi zarar varsa çözüm aranabilir.

Kader inancı insanı sağlıksız ilişkide sonsuza kadar mahsur bırakma aracı değildir.

5️⃣ Eş, Diğer Eşin Mülkü müdür ❓​

Hayır.

Bu ayetin doğru anlaşılmasında en önemli noktalardan biri budur.

Koca:

Eşinin sahibi değildir.

Kadın da:

Kocasının sahibi değildir.

Evlilik mülkiyet sözleşmesi değil, karşılıklı hak ve sorumlulukların bulunduğu bir birlikteliktir.

Bu nedenle:

“Benim karım, istediğimi yaparım.”

veya:

“Benim kocam, onun bütün hayatını kontrol ederim.”

anlayışı doğru değildir.

“Benim eşim” ifadesindeki sahiplik gündelik dilde ilişkiyi belirtir; insanı eşya hâline getiren gerçek mülkiyet anlamına gelmez.

Eşin:

Bedeni.

kişiliği.

mahremiyeti.

insanlık onuru.

vardır.

6️⃣ Evlilik Eşe Sınırsız İtaat Yetkisi Verir mi ❓​

Hayır.

Evlilikte karşılıklı sorumluluk, güven ve iş birliği bulunabilir. Fakat hiçbir eş:

“Ben ne dersem yapacaksın; çünkü Allah seni bana verdi.”

şeklinde sınırsız otorite iddia edemez.

İnsan Allah’a karşı sorumludur.

Eşe duyulan sevgi ve sadakat, onu mutlak otorite hâline getirmez.

Bir eş diğerinden:

Suç işlemesini.

yalan söylemesini.

ailesiyle bütün bağlarını koparmasını.

haksızlığa katılmasını.

isteyemez ve bunu din adına zorlayamaz.

Aile sadakati, vicdanın ve ahlaki sorumluluğun tamamen devredilmesi değildir.

7️⃣ Evlilikte Sevgi Her Şeye Katlanmak Anlamına mı Gelir ❓​

Hayır.

Bir insan eşini çok sevebilir ve yine de:

Hakaret.

şiddet.

zorlayıcı kontrol.

ekonomik sömürü.

tehdit.

karşısında sınır koyabilir.

Sevgi:

Kendini yok etmek değildir.

Sabır:

Zulmü sonsuza kadar kabul etmek değildir.

Affetmek de:

Güvenin anında geri gelmesi anlamına gelmez.

Evliliğin nimet olması, kötü davranışların:

“Aile bozulmasın.”

diyerek gizlenmesi gerektiği anlamına gelmez.

Aileyi korumak ile aile içindeki insanı korumak birbirine karşıt değildir.

8️⃣ “Eşlerinizden Size Çocuklar Verdi” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

Ayette “benîn”, yani çocuklar/oğullar ifadesi geçer. Bağlam aile ve neslin devamıyla ilgilidir.

Kur’an’ın Arapça kullanımında bazı ifadeler dönemin dil özelliklerini taşır. Buradan:

“Yalnız erkek çocuk nimettir, kız çocuk değildir.”

sonucu çıkarılamaz.

Zaten hemen önceki Nahl 57–59. ayetlerinde kız çocuklarını küçümseyen zihniyet açık biçimde eleştirilmişti.

Dolayısıyla bu pasajı kız çocuklarının değerini azaltan bir metne çevirmek, birkaç ayet önceki açık eleştiriyi görmezden gelmek olur.

Kız da çocuktur, erkek de çocuktur; insanlık değeri cinsiyete bağlı değildir.

9️⃣ Çocuk Sahibi Olmak Herkes İçin Dinî Zorunluluk mudur ❓​

Hayır.

Evlilikten sonra çocuk sahibi olunabilir; fakat her çiftin mutlaka çocuk sahibi olacağına dair garanti yoktur.

Bazı çiftler:

Doğal yollarla çocuk sahibi olamayabilir.

tıbbi sorun yaşayabilir.

geç yaşta evlenebilir.

farklı şartlara sahip olabilir.

Bu nedenle çocuğu olmayan bir çifte:

“Evliliğiniz eksik.”

“Allah sizi cezalandırıyor.”

“Mutlaka bir günahınız vardır.”


demek doğru değildir.

Çocuk sahibi olmak nimet olabilir.

Çocuk sahibi olamamak ise otomatik ilahî ceza değildir.

🔟 Kısırlık veya Çocuk Sahibi Olamamak İman Zayıflığı mıdır ❓​

Hayır.

Üreme sağlığı:

Kadın.

erkek.

veya her ikisiyle ilişkili çeşitli tıbbi nedenlerden etkilenebilir.

Bazı durumlarda sebep açıkça bulunabilir.

Bazılarında bulunamayabilir.

Bu tıbbi durumları:

“Yeterince dua etmediniz.”

“İmanınız zayıf.”


diye açıklamak hem bilgisizce hem de incitici olabilir.

İnsan dua edebilir ve aynı zamanda:

Kadın doğum uzmanına.

üroloğa.

üreme tıbbı uzmanına.

başvurabilir.

Dua ile tıp birbirinin rakibi değildir.

Tedavinin sonuç vermemesi de kişinin Allah tarafından reddedildiğini göstermez.

1️⃣1️⃣ Tüp Bebek ve Üreme Tedavileri Allah’ın Takdirine Müdahale midir ❓​

Bir tedavinin ayrıntılı dinî hükmü kullanılan yönteme ve fıkhî şartlara göre ayrıca değerlendirilmelidir. Ancak genel olarak tıbbî yardım almak:

“Allah’ın işine karışmak.”

şeklinde görülemez.

İnsan:

Kalp ameliyatı olur.

göz tedavisi görür.

enfeksiyon için ilaç kullanır.

Benzer biçimde üreme sorunlarında da tıbbi yardım arayabilir.

Tıp:

Sonucu garanti etmez.

Ama sebepleri araştırır ve imkân sunar.

Tedaviye başvurmak tevekküle aykırı değildir; sonuç üzerinde mutlak hâkimiyet iddiasında bulunmak başka bir şeydir.

1️⃣2️⃣ Çocuk Anne-Babanın Mülkü müdür ❓​

Hayır.

Bu ayrım çok önemlidir.

Anne-baba çocuğa:

Bakmak.

korumak.

eğitmek.

rehberlik etmek.

sorumluluğu taşır.

Ama:

“Ben doğurdum, istediğimi yaparım.”

diyemez.

Çocuğun:

Bedensel bütünlüğü.

güvenliği.

insanlık onuru.

yaşına uygun mahremiyeti.

vardır.

Ebeveynlik:

Mülkiyet değil.

sorumluluktur.

Çocuk anne-babanın:

Prestij projesi.

ekonomik yatırımı.

kendi hayallerini gerçekleştirecek aracı.

değildir.

1️⃣3️⃣ Çocuk Anne-Babanın İstediği Hayatı Yaşamak Zorunda mıdır ❓​

Çocuk küçükken anne-babanın güçlü rehberliği ve korumasına ihtiyaç duyar. Fakat çocuk büyüdükçe kendi kişiliği, yetenekleri ve tercihleri gelişir.

Anne-baba:

Rehberlik edebilir.

uyarabilir.

tecrübesini aktarabilir.

Ama yetişkin çocuğun bütün hayatını:

Meslek.

evlilik.

yaşam biçimi.

üzerinden kendi projesine dönüştürmemelidir.

Çocuk ebeveynin devam eden uzvu değil, ayrı bir insandır.

Aile bağının güçlü olması ile bireysel kişiliğin bulunması birbirine zıt değildir.

1️⃣4️⃣ “Hafede” Kelimesi Torunlar mı Demektir ❓​

Ayette geçen “hafede” kelimesi hakkında tefsirlerde farklı açıklamalar bulunmaktadır.

Yaygın meallerde:

Torunlar.

karşılığı verilir.

Bazı klasik açıklamalarda ise kelimenin:

Yardım eden aile mensupları.

hizmet eden yakınlar.

damatlar veya nesilden gelen yardımcı kişiler.

gibi anlam alanları üzerinde de durulmuştur.

Dolayısıyla kelimeyi yalnız tek bir karşılığa aşırı kesinlikle hapsetmemek gerekir.

Bağlamın ana mesajı açıktır: İnsan aile ve nesil ilişkileri içinde destekleyici bir toplumsal yapı kurabilir.

Bugünkü Türkçe açısından “çocuklar ve torunlar” karşılığı anlamı anlaşılır biçimde aktarır.

1️⃣5️⃣ Torun Sahibi Olmak Daha Bereketli veya Daha Üstün İnsan Olmak mıdır ❓​

Hayır.

Bir insanın:

Beş çocuğu.

on torunu.

olabilir.

Başka bir insan hiç çocuk sahibi olmayabilir.

Bu fark onların Allah katındaki değerini otomatik olarak belirlemez.

Büyük aile:

Nimet olabilir.

Ama aynı zamanda büyük sorumluluk taşır.

Çocuk sahibi olmayan insan da:

Bilgi üretebilir.

iyilik yapabilir.

insanlara destek olabilir.

son derece anlamlı bir hayat yaşayabilir.

İnsanın değeri kaç çocuk veya toruna sahip olduğu üzerinden ölçülmez.

Aile büyüklüğü bir insanlık derecesi değildir.

1️⃣6️⃣ Çocuğu Olmayan İnsan “Nesli Kesilmiş” Diye Küçümsenebilir mi ❓​

Hayır.

Bir insanın biyolojik çocuğunun olmaması onun hayatını anlamsız yapmaz.

İnsan dünyada:

Bilgi.

iyilik.

eser.

öğrenci.

dostluk.

yardım.

bırakabilir.

İnsanın etkisi yalnız biyolojik soyla devam etmez.

Ayrıca çocuk sahibi olamayan birine:

“Soyun kurudu.”

gibi aşağılayıcı sözler söylemek kişinin zaten yaşadığı acıyı ağırlaştırabilir.

Dinî nimet dili, nimete sahip olmayanı küçümsemek için kullanılmamalıdır.

1️⃣7️⃣ “Sizi Güzel Rızıklarla Besledi” Ne Anlama Gelir ❓​

Ayette:

“Ve razakakum mine’t-tayyibât.”

buyurulur.

Yani Allah insanlara tayyib, güzel, temiz ve iyi rızıklardan verir.

Nahl Suresi’nin önceki ayetlerinde:

Yağmur.

bitkiler.

süt.

hurma.

üzüm.

bal.

gibi nimetler art arda anlatılmıştı.

Şimdi bütün bu tablo daha genel bir ifadeyle toparlanır.

İnsan:

Yemek.

su.

tarım ürünleri.

hayvanlardan elde edilen gıdalar.

gibi nimetlerden yararlanır.

Fakat “tayyib” ifadesini yalnız “lezzetli” diye daraltmamak gerekir. Temizlik, uygunluk ve güzel oluş gibi anlam boyutları da vardır.

1️⃣8️⃣ Nahl Suresi 71 ve 72. Ayetler Birlikte Nasıl Okunmalıdır ❓​

Nahl 71’de rızık farklılıkları ve insanın sahip olduğu ekonomik imkânlar üzerinden tevhidî bir kıyas yapılmıştı.

Nahl 72’de ise insanın sahip olduğu nimet tablosu genişler:

Eş.

çocuk.

torun.

güzel rızıklar.

Böylece insanın yalnız parasının değil, ilişkilerinin ve ailesinin de kendisine verilmiş büyük imkânlar olduğu hatırlatılır.

Ancak hemen ardından:

“Batıla inanıp Allah’ın nimetini mi inkâr ediyorlar?”

sorusu gelir.

Demek ki insan nimetin içinde yaşarken bile nimetin kaynağını unutabilir.

Bir sonraki ayet olan Nahl Suresi 73. ayette, insanların Allah’ı bırakıp göklerden ve yerden kendilerine hiçbir rızık veremeyen, buna güçleri yetmeyen varlıklara kulluk etmeleri eleştirilecektir. Bu ayeti ele alırken özellikle putların bağımsız rızık gücü bulunmaması, sebepleri kullanmak ile onları ilahlaştırmak arasındaki fark, doktora, işverene, devlete veya insana normal yardım için başvurmanın ibadet olmaması, ‘rızkı Allah verir’ diyerek çalışmayı terk etmemek ve yaratılmış varlıklara bağımsız metafizik güç yüklememek üzerinde dikkatle durmak gerekecektir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: Nahl Suresi 72. Ayetin Ana Mesajı Nedir ❓​

Nahl Suresi 72. ayetin en önemli mesajlarından biri aileyi nimet olarak görmek ile aileyi putlaştırmak arasındaki dengeyi kurmaktır.

İnsan eşini çok sevebilir.

Çocuğunu her şeyden değerli görebilir.

Torununa büyük sevgi duyabilir.

Bunların hiçbiri yanlış değildir.

Aile sevgisi insan hayatının en güçlü bağlarından biri olabilir.

Ancak sevgi:

Allah’ın yerine geçecek mutlak itaate.

adaletsizliğe.

başkasının hakkını çiğnemeye.

dönüşmemelidir.

Bir insan:

“Çocuğum için her şeyi yaparım.”

diyor.

Bu güzel bir sevgi cümlesi olabilir.

Ama “her şey” gerçekten:

Yalan söylemek.

başkasının hakkını yemek.

suç gizlemek.

anlamına geliyorsa sevgi ahlaki sınırı aşmıştır.

Aile sevgisi değerlidir; fakat adaleti iptal eden kutsal dokunulmazlık değildir.

Nahl 72’nin başka önemli mesajı eşe sahip olunan nesne gibi davranmamaktır.

Bazı insanlar evlilikten sonra:

“Artık benim.”

diyebilir.

Bu cümle sevgi dili içinde masum görünebilir.

Ama davranışta:

Telefonunu kontrol etmek.

arkadaşlarını seçmek.

ailesinden koparmak.

parasını tamamen ele geçirmek.

nereye gideceğine tek başına karar vermek.

şeklinde ortaya çıkıyorsa ciddi bir kontrol problemine dönüşebilir.

Evlilik yakınlık getirir.

Ama kişiliği yok etmez.

İki insan bir aile kurar; biri diğerinin kişiliğini satın almaz.

Nahl 72’nin başka önemli mesajı aile içinde mahremiyet ile gizliliği birbirine karıştırmamaktır.

Eşler arasında güven önemlidir.

Ama güven:

Her an telefon denetimi.

şifre zorlaması.

gizli takip.

anlamına gelmez.

Elbette güveni sarsan somut durumlarda çiftler konuşabilir, sınırlar belirleyebilir ve gönüllü şeffaflık oluşturabilir.

Ancak:

“Eşim olduğu için mahremiyeti yok.”

düşüncesi doğru değildir.

Yakınlık, mahremiyetin tamamen ortadan kalkması değildir.

Aile güven üzerine kurulmalı; sürekli gözetim üzerine değil.

Nahl 72’nin başka önemli mesajı çocuk sevgisini sahiplik duygusuna çevirmemektir.

Çocuk küçükken sana tamamen bağımlıdır.

Bu insanda:

“Benim.”

hissini güçlendirebilir.

Fakat zamanla çocuk:

Büyür.

öğrenir.

kendi karakterini geliştirir.

yetişkin olur.

Ebeveynlik burada dönüşmek zorundadır.

Küçük çocuğu koruyan otorite, yetişkin çocuğa rehberlik eden ilişkiye dönüşmelidir.

Çocuğun büyümesi, anne-babaya ihanet değildir.

Onun kendi hayatını kurması aile bağının bitmesi anlamına gelmez.

Nahl 72’nin başka önemli mesajı çocuk sahibi olmayı evliliğin tek amacı hâline getirmemektir.

Çocuk aile hayatının büyük nimetlerinden biri olabilir.

Ancak evlilik yalnız üreme anlaşması değildir.

Eşler arasında:

Arkadaşlık.

sevgi.

dayanışma.

güven.

huzur.

gibi başka boyutlar da vardır.

Bir çift çocuk sahibi olamıyorsa:

“Evliliğinizin anlamı kalmadı.”

demek haksız olabilir.

Çocuk:

Evliliğin değerli sonucu olabilir.

Ama her evliliğin değerini belirleyen tek ölçü değildir.

İki insanın birbirine gösterdiği sevgi ve sadakat de başlı başına değerlidir.

Nahl 72’nin başka önemli mesajı çocuksuzluk yaşayan çiftlerin üzerinde toplum baskısı kurmamaktır.

Yeni evlenmiş çiftlere hemen:

“Çocuk ne zaman?”

sorusu sorulabilir.

Belki:

Tedavi görüyorlar.

çocuk kaybettiler.

üreme problemi yaşıyorlar.

henüz istemiyorlar.

özel bir durumları var.

Bunları bilmiyoruz.

Sürekli soru sormak iyi niyetli bile olsa incitici olabilir.

İnsanların üreme hayatı mahrem alanlarının bir parçasıdır.

Merak, başkasının özel acısına sınırsız erişim hakkı vermez.

Nahl 72’nin başka önemli mesajı çocuk sahibi olmayı erkeklik veya kadınlık başarısı olarak görmemektir.

Bir erkeğin:

Çocuğunun olması onu daha erkek.

olmaması daha az erkek.

yapmaz.

Bir kadının:

Anne olması değerini artıran bir insanlık derecesi.

anne olamaması eksiklik.

değildir.

Anne ve baba olmak büyük bir sorumluluk olabilir.

Ama insanlık değeri:

Üreme kapasitesine bağlı değildir.

Doğurganlık ahlaki üstünlük değildir.

Bu anlayış özellikle çocuk sahibi olamayan insanların gereksiz suçluluk yaşamasını önler.

Nahl 72’nin başka önemli mesajı çocuğun cinsiyetini nimet sıralamasına dönüştürmemektir.

Nahl Suresi birkaç ayet önce kız çocuğundan utanan zihniyeti sert biçimde eleştirmişti.

Dolayısıyla bugün:

“İki kızım var ama Allah bir oğlan nasip etmedi.”

gibi bir cümle kız çocuklarına:

“Siz yeterli değilsiniz.”

mesajı verebilir.

Bir aile erkek çocuk isteyebilir; bu kişisel arzu olabilir.

Ama sahip olduğu kızları ikinci sınıf hissettirmemelidir.

Aynı şekilde kız isteyen aile de erkek çocuğunu değersizleştirmemelidir.

Çocuk nimettir; cinsiyeti üstünlük sıralaması değildir.

Nahl 72’nin başka önemli mesajı çocukları birbirleriyle kıyaslamamaktır.

Bir çocuk:

Daha başarılı.

diğeri daha sakin.

biri akademik olarak güçlü.

diğeri sanatta yetenekli.

olabilir.

Anne-baba:

“Bak kardeşin ne kadar başarılı, sen neden değilsin?”

dediğinde çocukların arasına rekabet ve yetersizlik duygusu yerleştirebilir.

Adalet:

Her çocuğa aynı davranışın mekanik olarak uygulanması değil, her birinin ihtiyaçlarını ve hakkını dikkate almaktır.

Aile sevgisi yarışma tablosuna dönüşmemelidir.

Nahl 72’nin başka önemli mesajı torunları aile içindeki güç savaşının aracı hâline getirmemektir.

Bazen büyükanne ve büyükbabalar torunlarına çok bağlanabilir.

Bu güzel bir ilişkidir.

Fakat:

Anne-babanın sınırlarını tamamen yok saymak.

çocuğu ebeveynine karşı doldurmak.

“Senin annen baban anlamıyor, ben bilirim.”

demek.

aile içinde sorun oluşturabilir.

Torun sevgisi:

Ebeveynliğin yerini ele geçirmek değil.

aileye destek olmak.

şeklinde daha sağlıklı olabilir.

Sevgi arttıkça sınırlar yok olmak zorunda değildir.

Nahl 72’nin başka önemli mesajı aileyi toplumun tek geçerli hayat biçimi gibi sunmamaktır.

Evli ve çocuklu hayat birçok insan için güzeldir.

Ama:

Bekâr.

dul.

boşanmış.

çocuksuz.

insanlar da toplumun tam üyeleridir.

Onlara:

“Senin hayatın yarım.”

demek doğru değildir.

Nimet çeşitlidir.

Bir insanda aile nimeti geniş olabilir.

Başka birinde:

Bilgi.

dostluk.

hizmet.

başka alanlar.

öne çıkabilir.

İnsan hayatının anlamı tek bir sosyal kalıba sıkıştırılamaz.

Nahl 72’nin başka önemli mesajı aile içindeki emeği görünür kılmaktır.

Bir evin düzeni kendi kendine oluşmaz.

Çocuk:

Kendi kendine büyümez.

Yemek.

temizlik.

bakım.

duygusal destek.

planlama.

emek gerektirir.

Bu emek bazen ücretlendirilmediği için görünmez olabilir.

Özellikle ev içinde çalışan eşin emeğini:

“Zaten görevi.”

diyerek değersizleştirmek ilişkiyi zedeleyebilir.

Aynı şekilde dışarıda çalışan eşin ekonomik yükünü de küçümsememek gerekir.

Aile, görünmeyen emeklerin üzerine kurulan ortaklıktır; bu emeği fark etmek şükrün bir parçasıdır.

Nahl 72’nin başka önemli mesajı ailede ekonomik gücü otorite silahına çevirmemektir.

Bir eş bütün parayı kazanıyor olabilir.

Bu ona:

“Parayı ben getiriyorum, bütün kararları ben veririm.”

deme hakkı sağlamaz.

Ekonomik katkı önemlidir.

Ama ailede:

Bakım emeği.

çocuk yetiştirme.

ev yönetimi.

duygusal destek.

de gerçek katkılardır.

Para kazanan eşin emeği küçümsenmemeli; fakat para insan onurunu satın alan güç hâline de getirilmemelidir.

Ekonomik bağımlılığı kullanarak eş üzerinde baskı kurmak, aile nimetini sömürü düzenine dönüştürebilir.

Nahl 72’nin başka önemli mesajı aile sevgisinin nepotizme dönüşmemesidir.

İnsan ailesine yardım eder.

Bu doğaldır.

Ama kamu sorumluluğu veya iş yetkisi varsa:

Liyakati yok sayıp yalnız akrabalarını kayırmak.

başkasının hakkını aile için almak.

adaleti aile çıkarına feda etmek.

doğru değildir.

Aileni sevmek, başkasının hakkını ailene vermek değildir.

Kur’an’ın aile değerleri, adalet ilkesinin rakibi hâline getirilmemelidir.

Nahl 72’nin başka önemli mesajı eş ve çocuk nimetinin kaybedilebileceğini bilerek kıymetini bilmektir.

İnsan aile ilişkisini sürekli erteler.

“Sonra konuşuruz.”

“Bir gün vakit geçiririz.”


der.

Ama hayatın garantisi yoktur.

Ailenin kıymetini bilmek:

Her şeye izin vermek değil.

Birlikte zaman geçirmek.

sevgi göstermek.

hakkını vermek.

gereksiz kırgınlıkları uzatmamak.

anlamına gelebilir.

Nimetin değerini çoğu zaman kaybedince fark etmek yerine yanımızdayken fark etmek daha olgun bir şükürdür.

Nahl 72’nin başka önemli mesajı ailede yapılan hataları din adına dokunulmazlaştırmamaktır.

Bir baba:

“Ben babayım, bana karşı çıkamazsın.”

Bir eş:

“Ben kocayım, Allah bana sınırsız yetki verdi.”

Bir anne:

“Seni doğurdum, hayatının tamamına ben karar veririm.”

diyebilir.

Bunlar aile rolünü mutlaklaştıran ifadelerdir.

Ebeveynin hakkı vardır.

Eşin hakkı vardır.

Ama hiçbir insan rolü ilahî mutlaklık taşımaz.

Tevhid açısından mutlak otorite Allah’a aittir.

İnsan otoriteleri ise adalet, sorumluluk ve sınırlarla çevrilidir.

Nahl 72’nin başka önemli mesajı ailenin mutluluğu için dışarıdan mükemmel görünme zorunluluğu hissetmemektir.

Sosyal medyada:

Mutlu çift.

başarılı çocuk.

güzel ev.

tatil.

görülebilir.

İnsan kendi ailesiyle kıyaslayıp:

“Bizde neden böyle değil?”

diye düşünebilir.

Oysa dışarıdan görünen görüntü, ilişkinin bütün gerçeği değildir.

Her ailede:

Sorun.

yorgunluk.

anlaşmazlık.

olabilir.

Sağlıklı aile:

Hiç tartışmayan aile değil.

Sorunları şiddet ve aşağılamaya dönüştürmeden çözebilmeye çalışan aile olabilir.

Nahl 72’nin başka önemli mesajı aileyi kutsallaştırırken bireyi görünmez hâle getirmemektir.

“Aile her şeyden önemlidir” sözü bazı bağlamlarda güzel olabilir.

Ama aile adına:

Şiddet gizleniyorsa.

istismar örtülüyorsa.

mağdur susturuluyorsa.

bu söz tehlikeli hâle gelebilir.

Aileyi korumanın gerçek yolu, aile içindeki insanları korumaktır.

Aile kurumunu savunmak, aile içinde zarar gören insanı feda etmek anlamına gelmemelidir.

Nahl 72’nin başka önemli mesajı Allah’ın nimetini inkâr etmenin yalnız Allah yok demek olmadığını düşündürmesidir.

Ayet:

Eş.

çocuk.

torun.

rızık.

gibi nimetleri hatırlattıktan sonra:

“Allah’ın nimetini mi inkâr ediyorlar?”

diye sorar.

İnsan nimeti Allah’tan bilmediğinde nankörleşebilir.

Ama şükür yalnız söz değildir.

Eşine kötü davranıp:

“Allah bana güzel aile verdi.”

demek arasında çelişki olabilir.

Çocuğu ihmal edip:

“Evlat nimettir.”

demek yeterli değildir.

Nimetin şükrü, nimete doğru davranışla da gösterilir.

Nahl 72’nin başka önemli mesajı “batıla inanmak” ile sebeplere güvenmeyi karıştırmamaktır.

İnsan ailesinin desteğine güvenebilir.

Eşinden yardım isteyebilir.

Çocuğundan yardım görebilir.

Doktora gidebilir.

İşverenden maaş alabilir.

Bunların hiçbiri kendi başına Allah’a ortak koşmak değildir.

Sorun yaratılmış varlıklara:

Allah’tan bağımsız.

mutlak.

ilahî.

güç vermektir.

Bir eş:

Seni mutlak biçimde koruyamaz.

Çocuk:

Hayatının garantisi değildir.

Servet:

Ölümsüzlük sağlamaz.

Sebep gerçektir; fakat sebep ilah değildir.

Nahl 72’nin başka önemli mesajı ailenin Allah’ın yerine geçirilmemesidir.

Bazı insanlar:

“Ailem için Allah’ın emrine bile karşı gelirim.”

diyebilir.

Bu cümle sevginin sınırını gösterir.

İslam’da aile çok değerlidir.

Ama aile:

Allah’ın yerine geçen mutlak bağlılık merkezi değildir.

Ailen seni haksızlığa çağırıyorsa:

Sevgi devam edebilir.

Saygı devam edebilir.

Ama yanlış davranışa katılmak zorunda değilsin.

Tevhid insanı ailesiz bırakmaz; aile sevgisini doğru yerine koyar.

Nahl Suresi 72. ayetin bütün mesajı bu çerçevede şöyle özetlenebilir: **“Allah size kendi türünüzden eşler verdi; eşlerinizden çocuklar ve torunlar meydana getirdi ve sizi güzel rızıklarla besledi. Şimdi batıla inanıp Allah’ın nimetini mi inkâr ediyorlar?” ifadesi, insanın aile ve rızık gibi hayatındaki en yakın nimetleri düşünmesini ister. Ancak ayet evlenmeyeni eksik, çocuksuzu cezalandırılmış veya büyük aile sahibini üstün ilan etmez. Büyük mesaj şudur: Eşini mülkün, çocuğunu projen, aileni de Allah’ın yerine geçen mutlak bağlılık merkezi hâline getirme. Evliliği sevgi ve sorumlulukla yaşa, çocuğu cinsiyeti veya başarısıyla ölçme, çocuksuz insanı küçümseme, aile adına haksızlığı örtme ve sana verilen yakın ilişkilerin kıymetini onları kontrol ederek değil haklarını koruyarak göster. Çünkü gerçek şükür, ‘Ailem benim nimetim’ demekten ibaret değil; o nimetin içindeki insanlara adalet, merhamet ve saygıyla davranabilmektir.”

Bir sonraki ayet olan Nahl Suresi 73. ayette, insanların Allah’ı bırakıp göklerden ve yerden kendilerine hiçbir rızık sağlayamayan ve buna güçleri yetmeyen varlıklara kulluk etmeleri eleştirilecek ve şöyle buyurulacaktır: “Allah’ı bırakıp göklerden ve yerden kendilerine hiçbir rızık veremeyen ve buna güç yetiremeyen şeylere kulluk ediyorlar.” Bu ayeti ele alırken özellikle putların bağımsız rızık verme gücünün bulunmaması, doktordan, işverenden, devletten veya insandan normal yardım istemenin ibadet sayılmaması, Allah’ın rızık vermesiyle insan emeği ve ekonomik sebeplerin birbirine rakip olmaması, ‘Allah verir’ diyerek çalışmayı terk etmemenin gerekliliği, yaratılmış sebepleri ilahlaştırmamak ve para ya da makamı mecazî anlamda ‘ilah’ hâline getirirken teknik şirk hükmünde aşırıya kaçmamak üzerinde dikkatle durmak gerekecektir.

Ve belki Nahl Suresi 72. ayetin bugün bize yönelttiği en güçlü soru şudur: Ailemizi gerçekten nimet olarak mı görüyoruz, yoksa bize ait insanlar olarak mı? Eşimizi sevgi adı altında kontrol ediyor muyuz? Çocuğumuzu kendi hayatımızın devam projesi hâline mi getiriyoruz? Çocuk sahibi olamayan insana farkında olmadan eksikmiş gibi mi davranıyoruz? “Aileyi korumak” adına aile içindeki haksızlığı mı gizliyoruz? Çocuğumuzun cinsiyetine, mesleğine veya başarısına göre sevgimizin tonunu değiştiriyor muyuz? Ve en önemlisi, Allah eş, çocuk ve rızkı nimet diye hatırlatıyorsa, bu nimetlere gerçek şükür onları sahiplenmekten çok onların haklarını koruyarak sevmek değil midir?

“Nahl 72, ‘Allah size kendi türünüzden eşler verdi; eşlerinizden çocuklar ve torunlar verdi ve sizi güzel rızıklarla besledi’ buyurarak aile hayatını ve rızkı büyük nimetler arasında sayar. Fakat evlilik herkese zorunlu, çocuk sahibi olmak üstünlük, çocuksuzluk ceza, eş ve çocuklar da insanın mülkü değildir. Ayetin büyük dersi şudur: Eşini kontrol edeceğin eşya, çocuğunu hayallerini gerçekleştirecek proje, aileni de haksızlığı meşrulaştıran dokunulmaz alan hâline getirme. Sev, koru, emek ver ve haklara saygı göster; fakat yaratılmış hiçbir bağı Allah’ın yerine koyma. Çünkü aile nimetinin gerçek şükrü, aileye sahip olmakla değil, o ailenin içindeki insanlara adalet ve merhametle davranmakla görünür.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt