📖 A‘râf Suresi 79. Ayette “Sâlih Onlardan Yüz Çevirdi ve ‘Ey Kavmim! Ben Size Rabbimin Vahiylerini Tebliğ Ettim ve Size Öğüt Verdim; Fakat Siz Öğüt

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,699
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 79. Ayette “Sâlih Onlardan Yüz Çevirdi ve ‘Ey Kavmim! Ben Size Rabbimin Vahiylerini Tebliğ Ettim ve Size Öğüt Verdim; Fakat Siz Öğüt Verenleri Sevmiyorsunuz’ Dedi” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“İnsan bazen kendisini uyaran kişiye kızar; çünkü uyarı, görmek istemediği gerçeği önüne koyar. Oysa nasihatin değeri, kulağa hoş gelmesinde değil, insanı yanlıştan döndürebilmesindedir.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 78. ayetinde Semûd kavmini:

şiddetli bir sarsıntının yakaladığı ve yurtlarında hareketsiz hâle geldikleri

anlatılmıştı.

  1. ayette ise Hz. Sâlih’in bu sonuçtan sonra kavmine yönelerek söylediği sözler aktarılır:
“Sâlih onlardan yüz çevirdi ve dedi ki: ‘Ey kavmim! Andolsun, ben size Rabbimin vahiylerini tebliğ ettim ve size öğüt verdim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz.’”

Bu ayet çok hüzünlü bir kapanış taşır.

Hz. Sâlih:

görevini yaptığını,

uyardığını,

nasihat ettiğini

hatırlatır.

Ama kavmi:

nasihati sevmemiştir.

Burada önemli nokta şudur:

Sorun:

uyarının gelmemesi değildir.

Sorun:

uyarıyı kabul etmek istememeleridir.

1️⃣ “Sâlih Onlardan Yüz Çevirdi” Ne Demektir ❓​

Bu ifade:

Hz. Sâlih’in artık kavmiyle:

tebliğ ilişkisinin sona erdiğini

gösterir.

Uyarı yapılmıştır.

Mesaj ulaştırılmıştır.

Sonuç ortaya çıkmıştır.

Bu yüzden:

artık yapılacak bir şey kalmamıştır.

2️⃣ Yüz Çevirmek Neden Öfke Değil de Sonuç Olarak Anlaşılmalıdır ❓​

Çünkü Hz. Sâlih daha önce:

kavmine defalarca:

nasihat etmiş,

uyarmış,

işaret göstermiştir.

Dolayısıyla yüz çevirmek:

umursamazlık değil, görevin tamamlanmasıdır.

İnsan bazen:

elinden geleni yapar.

Ama karşı taraf:

ısrarla reddeder.

Bu noktada:

zorlamak mümkün değildir.

3️⃣ “Ey Kavmim” Demeye Neden Devam Ediyor ❓​

Bu çok çarpıcıdır.

Kavmi:

onu reddetmiş,

deveyi öldürmüş,

azaba meydan okumuştur.

Buna rağmen Hz. Sâlih:

“Ey kavmim”

der.

Bu ifade:

duygusal bağın tamamen yok olmadığını

gösterir.

Yani tebliğin arkasında hâlâ:

merhamet vardır.

4️⃣ “Size Rabbimin Vahiylerini Tebliğ Ettim” Ne Anlama Gelir ❓​

Hz. Sâlih:

görevini eksiksiz yerine getirdiğini

söyler.

Mesajı:

saklamamış,

değiştirmemiş,

gizlememiştir.

İnsanlara:

Allah’tan gelen uyarıyı

aktarmıştır.

Bu:

peygamberlik görevinin:

temel sorumluluğudur.

5️⃣ “Size Öğüt Verdim” Ne Demektir ❓​

Nasihat:

iyiliği istemek

demektir.

Hz. Sâlih yalnız:

“Kuralları bildirdim.”

demiyor.

Aynı zamanda:

“Sizin iyiliğinizi istedim.”

diyor.

Yani tebliğ:

kuru bilgi değil,

merhametli uyarıdır.

6️⃣ Nasihat Neden İnsanlara Ağır Gelebilir ❓​

Çünkü nasihat:

insanın:

yanlışını,

zaafını,

kusurunu

hatırlatabilir.

Ego ise:

bunları görmek istemeyebilir.

Bu yüzden insan bazen:

nasihatin içeriği yerine:

nasihat eden kişiye kızar.

7️⃣ “Siz Öğüt Verenleri Sevmiyorsunuz” Ne Anlama Gelir ❓​

Bu ifade:

Semûd kavminin:

uyarıya karşı genel tavrını

özetler.

Onlar:

kendilerini uyaran kişiyi:

rahatsız edici

bulmuşlardır.

Çünkü nasihat:

onların:

alışkanlıklarına,

çıkarlarına,

kibirlerine

dokunmuştur.

Bu yüzden:

öğüt veren kişiyi sevmemişlerdir.

8️⃣ İnsan Neden Kendisini Onaylayanı Sever, Uyarandan Kaçabilir ❓​

Çünkü onay:

rahattır.

Uyarı:

rahatsız eder.

Biri:

“Sen haklısın.”

dediğinde:

ego rahatlar.

Ama biri:

“Burada yanlış yapıyorsun.”

dediğinde:

insan savunmaya geçebilir.

Bu yüzden gerçek dostluk:

sadece onaylamak değil,

gerektiğinde uyarmaktır.

9️⃣ Her Uyarı Doğru mudur ❓​

Hayır.

İnsanların verdiği nasihat:

yanlış,

eksik,

önyargılı

olabilir.

Bu nedenle her nasihat:

otomatik olarak kabul edilmez.

Ama:

hoşumuza gitmediği için

doğru nasihati reddetmek de:

ayrı bir hatadır.

🔟 Doğru Nasihati Nasıl Ayırt Edebiliriz ❓​

Şunlara bakılabilir:

Söylenen şeyin delili var mı?

Bana gerçekten fayda sağlıyor mu?

Nasihat eden kişi:

beni küçük düşürmek mi istiyor,

yoksa iyiliğimi mi?

Söz:

ahlaken doğru mu?

Bu sorular:

nasihat ile manipülasyonu

ayırt etmeye yardımcı olabilir.

1️⃣1️⃣ Nasihat Veren Kişi Neden Sabırlı Olmalıdır ❓​

Çünkü herkes:

uyarıyı hemen kabul etmez.

İnsan:

önce kızabilir.

Savunmaya geçebilir.

Düşünmek için:

zamana ihtiyaç duyabilir.

Bu nedenle nasihat:

sabır ve uygun üslup

gerektirir.

1️⃣2️⃣ Nasihat Veren Kişinin Görevi Sonsuza Kadar Devam Eder mi ❓​

Hayır.

İnsan:

anlatır,

uyarır,

çabasını gösterir.

Ama bir noktadan sonra:

karşı tarafın seçimine

saygı göstermek gerekir.

Zorlama:

nasihat değildir.

Hz. Sâlih’in yüz çevirmesi:

sorumluluk ile sınır arasındaki dengeyi

gösterir.

1️⃣3️⃣ Başkasının Seçiminden Ne Kadar Sorumluyuz ❓​

İnsan:

başkasına:

doğruyu gösterebilir.

Uyarabilir.

Destek olabilir.

Ama onun yerine:

karar veremez.

Bu nedenle:

kendi görevimizi yapmak ile başkasının sonucunu kontrol etmek aynı şey değildir.

1️⃣4️⃣ “Ben Söyledim, Artık Bana Ne” Tavrı Doğru mudur ❓​

Hayır.

Hz. Sâlih’in tavrında:

umursamazlık yoktur.

O:

nasihat etmiş,

çabalamış,

merhamet göstermiştir.

Sonuç geldikten sonra:

“Ben size öğüt vermiştim.”

derken:

gurur değil,

hüzün vardır.

1️⃣5️⃣ Bir İnsan Nasihat Verdiği Kişinin Zarar Görmesine Sevinmeli midir ❓​

Hayır.

Gerçek nasihatçi:

“Ben demiştim.”

diye sevinmez.

Çünkü amacı:

haklı çıkmak değil,

karşı tarafın iyiliğidir.

Bir insan uyarısını dinlemedi diye:

zarar görmesine sevinmek,

nasihatin ruhuyla uyuşmaz.

1️⃣6️⃣ Bu Ayet “Ben Demiştim” Kültürüne Ne Söyler ❓​

Ayetin dili:

kibirli zafer duygusu taşımaz.

Hz. Sâlih:

“Bakın, ben haklı çıktım.”

demiyor.

“Size vahyi ilettim, nasihat ettim.”

diyor.

Bu fark önemlidir.

Haklı çıkmak:

başka şeydir.

İnsanın kurtulmasını istemek başka şeydir.

1️⃣7️⃣ Nasihat Verenleri Sevmemek Toplumsal Bir Sorun Olabilir mi ❓​

Evet.

Bir toplum:

yalnız kendisini övenleri

dinliyorsa,

eleştirenleri:

düşman,

hain,

rahatsız edici

olarak görüyorsa,

hatalarını düzeltmekte zorlanır.

Sağlıklı toplum:

eleştiriyi tamamen susturmaz.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 78. ve 79. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor ❓​

  1. ayette:
Semûd kavminin:

sarsıntıyla karşılaştığı

anlatılmıştı.

  1. ayette Hz. Sâlih:
son kez:

“Ben size Rabbimin mesajlarını ulaştırdım ve öğüt verdim.”

der.

Yani:

önce:

sonuç,

sonra:

geriye dönük değerlendirme

gelir.

Bu bize:

felaket gelmeden önce yapılan uyarının:

değerini gösterir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 79. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 79. ayet Hz. Sâlih kıssasının:

duygusal ve ahlaki kapanışıdır.

Semûd kavmi:

uyarılmıştır.

Açık işaret görmüştür.

Sınır kendilerine:

bildirilmiştir.

Ama:

reddetmişlerdir.

Deveyi öldürmüşlerdir.

Meydan okumuşlardır.

Ve sonunda:

sonuçla karşılaşmışlardır.

Hz. Sâlih ise onların ardından:

“Ben size Rabbimin vahiylerini tebliğ ettim ve size öğüt verdim.”

der.

Bu cümle:

insanın sorumluluğunun sınırını

çok güzel gösterir.

Birini:

uyarabiliriz.

Nasihat edebiliriz.

Doğruyu gösterebiliriz.

Ama:

onu zorla değiştiremeyiz.

İnsan:

kendi kararını

kendisi verir.

Bu ayetin belki de en çarpıcı cümlesi:

“Siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz.”

ifadesidir.

Çünkü bu:

yalnız Semûd kavmine ait bir problem değildir.

İnsan genel olarak:

kendisine güzel şeyler söyleyeni

sevebilir.

Ama:

yanlışını söyleyen kişiden

rahatsız olabilir.

Oysa bazen en değerli insan:

bizi en çok öven değil,

hata yaptığımızda bunu dürüstçe söyleyendir.

Gerçek dost:

her zaman:

“Sen haklısın.”

demez.

Bazen:

“Burada yanlış yapıyorsun.”

der.

Gerçek nasihat:

bizi memnun etmek için değil,

bizi korumak için

yapılır.

Bu yüzden insanın kendisine şu soruyu sorması gerekir:

Biri beni eleştirdiğinde:

hemen savunmaya mı geçiyorum?

Yoksa:

“Acaba söylediklerinde doğru bir şey var mı?”

diye düşünebiliyor muyum?

Çünkü insanın gelişmesini engelleyen en büyük şeylerden biri:

yalnız kendisini onaylayan sesleri

dinlemektir.

Belki de A‘râf 79’un bize yönelttiği en güçlü soru şudur:

Bizi seven insanları mı seviyoruz, yoksa bize gerçeği söyleyen insanları da sevebiliyor muyuz?

Çünkü bazen:

en rahatsız edici cümle,

hayatımızı değiştirebilecek en değerli nasihat

olabilir.


“Seni sürekli öven herkes dostun olmayabilir; yanlışını söylediği için seni rahatsız eden biri ise gerçekten iyiliğini istiyor olabilir. Nasihati sevmek, eleştiriyi sevmek değil; hakikati egodan daha değerli görebilmektir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt