📖 A‘râf Suresi 74. Ayette “Âd Kavminden Sonra Sizi Onların Yerine Getirdiğini ve Yeryüzünde Size İmkân Verdiğini Hatırlayın; Ovalarında Köşkler

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,698
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 74. Ayette “Âd Kavminden Sonra Sizi Onların Yerine Getirdiğini ve Yeryüzünde Size İmkân Verdiğini Hatırlayın; Ovalarında Köşkler Kuruyor, Dağları Yontup Evler Yapıyorsunuz” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“İnsan büyük yapılar kurdukça kendisini kalıcı sanabilir; oysa taşın sağlamlığı insanın ömrünü uzatmaz. Gerçek kalıcılık, geride bıraktığımız binalarda değil, o güçle ne kadar adaletli yaşadığımızdadır.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 73. ayetinde Hz. Sâlih, Semûd kavmine:

“Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. Size Rabbinizden apaçık bir delil geldi. İşte Allah’ın devesi sizin için bir ayettir; onu Allah’ın arzında bırakın, ona kötülükle dokunmayın.”

diye seslenmişti.

  1. ayette ise Semûd kavmine sahip oldukları güç ve medeniyet hatırlatılır:
“Âd kavminden sonra sizi onların yerine getirdiğini ve yeryüzünde sizi yerleştirdiğini hatırlayın. Ovalarında köşkler yapıyor, dağları yontarak evler meydana getiriyorsunuz. Allah’ın nimetlerini hatırlayın ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak fesat çıkarmayın.”

Bu ayette Semûd kavminin:

yerleşik hayatı,

mimari gücü,

taş işçiliği


ve

yeryüzündeki imkânları

öne çıkarılır.

Fakat bütün bunların ardından şu uyarı gelir:

“Allah’ın nimetlerini hatırlayın ve bozgunculuk yapmayın.”

Yani medeniyet kurmak tek başına yeterli değildir.

Asıl soru şudur:

Bu medeniyet hangi ahlak üzerine kuruluyor?

1️⃣ “Âd Kavminden Sonra Sizi Onların Yerine Getirdi” Ne Demektir ❓​

Bu ifade Semûd kavmine:

kendilerinden önce yaşamış güçlü bir toplum olan:

Âd kavmini

hatırlatır.

Âd güçlüydü.

Ama kalıcı olmadı.

Semûd ise:

onlardan sonra geldi.

Yani tarih:

bir toplumun ardından başka bir toplumun

gelmesiyle devam eder.

Bu:

insanın kendisini:

tarihin son halkası sanmaması

gerektiğini öğretir.

2️⃣ Neden Özellikle Âd Kavmi Hatırlatılıyor ❓​

Çünkü Semûd kavmi için Âd:

çok önemli bir tarihsel uyarıdır.

Âd da:

güçlüydü.

Medeniyet sahibiydi.

Kibirlenmişti.

Ve sonunda:

gücü onu kurtaramamıştı.

Semûd’a adeta şöyle denir:

“Sizden önce de güçlü insanlar vardı.”

Bu hatırlatma:

kibri kırmayı amaçlar.

3️⃣ “Yeryüzünde Size İmkân Verdi” Ne Anlama Gelir ❓​

Semûd kavmine:

yerleşebilecekleri,

üretebilecekleri,

şehirler kurabilecekleri

imkânlar verilmiştir.

Toprak,

kaynaklar,

beceri,

güvenlik,

teknik bilgi

gibi unsurlar:

bir medeniyetin oluşmasını mümkün kılar.

Ayet bunların:

yalnız insan başarısı değil,

aynı zamanda:

nimet

olduğunu hatırlatır.

4️⃣ “Ovalarında Köşkler Kuruyorsunuz” Ne Demektir ❓​

Semûd kavmi:

düzlük alanlarda:

büyük yapılar,

evler,

konaklar

inşa ediyordu.

Bu onların:

yerleşik,

örgütlü,

mimari açıdan gelişmiş

bir toplum olduğunu düşündürür.

Kur’an burada onların:

medeniyet kurma gücünü

gizlemez.

Fakat bu gücü:

ahlaki sorumlulukla birlikte ele alır.

5️⃣ “Dağları Yontup Evler Yapıyorsunuz” Ne Anlama Gelir ❓​

Semûd kavmi:

kayaları ve dağları oyup

yerleşim alanları oluşturabilecek

teknik beceriye sahipti.

Bu:

ciddi bir mühendislik,

işçilik,

organizasyon

gerektirir.

Kur’an bunu:

onların gelişmişliklerinin

bir göstergesi olarak zikreder.

Ama hemen ardından:

“Nimetleri hatırlayın.”

der.

6️⃣ Kur’an Mimari Gelişmeyi Kötü Bir Şey Olarak mı Görüyor ❓​

Hayır.

Ev yapmak,

şehir kurmak,

mimari geliştirmek,

teknoloji üretmek

kendi başına kötü değildir.

Sorun:

medeniyetin:

kibre,

zulme,

israfa,

bozgunculuğa

dönüşmesidir.

Yani:

büyük bina yapmak değil, büyük bina yapınca kendini büyük sanmak

tehlikelidir.

7️⃣ Büyük Yapılar İnsana Neden Güçlü Hissettirebilir ❓​

Çünkü yapı:

gözle görülebilir güçtür.

Dev taşları kesmek,

dağları oymak,

uzun ömürlü yapılar inşa etmek

insana:

“Biz çok güçlüyüz.”

duygusu verebilir.

Zamanla:

“Bize hiçbir şey olmaz.”

düşüncesi gelişebilir.

Ayet bu güveni:

tarihle sınırlar.

8️⃣ Taştan Evler Kalıcılık Sağlamaz mı ❓​

Yapılar:

insandan çok daha uzun süre yaşayabilir.

Ama yapının kalıcı olması:

onu yapan insanın kalıcı olduğu

anlamına gelmez.

Bin yıl ayakta duran bir yapı:

onu yapan kişinin ölümlülüğünü

ortadan kaldırmaz.

Bu yüzden mimari kalıcılık:

insanın ölümsüzlüğü değildir.

9️⃣ İnsan Neden Eserleriyle Ölümsüzleşmek İster ❓​

Çünkü ölüm düşüncesi:

insanı rahatsız edebilir.

İnsan:

adının,

eserinin,

yaptığı binanın

kendisinden sonra yaşamasını

isteyebilir.

Bu anlaşılır bir istektir.

Ama Kur’an’ın bakışı şudur:

asıl mesele:

adının ne kadar uzun süre kaldığı değil, nasıl bir hayat yaşadığındır.

🔟 “Allah’ın Nimetlerini Hatırlayın” Neden Tekrar Ediliyor ❓​

Çünkü insan nimete:

çok hızlı alışır.

Bir toplum:

gücüne,

teknolojisine,

mimarisine,

zenginliğine

alıştığında:

bunların nasıl ortaya çıktığını

unutabilir.

Ayet:

“Hatırlayın.”

der.

Çünkü hatırlamak:

şükrü doğurur.

Unutmak ise:

kibri besleyebilir.

1️⃣1️⃣ Şükür Medeniyet İçin Ne Anlama Gelir ❓​

Şükür yalnız:

dille teşekkür etmek değildir.

Bir toplumun şükrü:

kaynaklarını adil kullanmak,

zayıfı ezmemek,

doğayı gereksiz yere tahrip etmemek,

imkânı iyilik için kullanmak

olabilir.

Yani medeniyet:

yalnız:

ne kadar bina yaptığınla değil, o binaların içinde nasıl insanlar yetiştirdiğinle

ölçülür.

1️⃣2️⃣ Teknolojik İlerleme Ahlaki İlerleme Demek midir ❓​

Hayır.

Bir toplum:

çok ileri teknolojiye sahip olabilir.

Ama aynı zamanda:

adaletsiz,

acımasız,

sömürücü

olabilir.

Teknik kapasite:

insana:

ne yapabileceğini

gösterir.

Ahlak ise:

ne yapması gerektiğini

sorar.

İkisinin aynı şey olmaması:

Semûd kıssasının bugün için de önemli bir dersidir.

1️⃣3️⃣ “Yeryüzünde Bozgunculuk Yapmayın” Ne Demektir ❓​

Ayet Semûd kavmine:

sahip oldukları gücü:

fesada dönüştürmemelerini

söyler.

Fesat:

zulüm,

haksızlık,

toplumsal düzeni bozma,

ahlaki çürüme

gibi geniş anlamlara gelebilir.

Yani mesele:

yalnız bireysel günah değildir.

Toplumsal düzeni bozmak da sorumluluk alanındadır.

1️⃣4️⃣ Güçlü Bir Medeniyet Nasıl Bozgunculuk Yapabilir ❓​

Bir toplum:

doğal kaynakları sömürebilir.

Zayıf toplulukları ezebilir.

Adaletsiz ekonomik sistemler kurabilir.

Gücünü:

insanların yararı yerine

baskı için kullanabilir.

Bu durumda:

teknolojik gelişmişlik devam ederken

ahlaki çöküş de:

aynı anda yaşanabilir.

1️⃣5️⃣ Bu Ayet Çevre Bilinci Açısından da Düşünülebilir mi ❓​

Evet, genel ilkesi açısından düşünülebilir.

Yeryüzünde:

imkân verilmesi

ve ardından:

“bozgunculuk yapmayın”

denilmesi,

insanın çevreyle ilişkisine de ahlaki bir sınır koyar.

İnsan:

doğayı kullanabilir.

Ama:

sınırsız biçimde tahrip etmek,

kaynakları bilinçsiz tüketmek

ahlaki açıdan sorgulanabilir.

1️⃣6️⃣ Dağları Oymak O Dönem İçin Büyük Bir Teknoloji Sayılır mı ❓​

Evet.

Kayayı:

kesmek,

oymak,

şekillendirmek,

içine yaşanabilir alan yapmak

önemli teknik beceri gerektirir.

Bu nedenle Semûd kavminin:

taş işçiliğiyle tanınmış güçlü bir toplum olduğu

Kur’an anlatısından anlaşılır.

Fakat ayetin amacı:

arkeolojik ayrıntı vermekten çok:

bu gücün onları kurtaramayacağını hatırlatmaktır.

1️⃣7️⃣ İnsan Neden Medeniyetinin Çökmeyeceğini Düşünür ❓​

Çünkü kişi yaşadığı düzeni:

sürekli görür.

Şehirler vardır.

Ekonomi işler.

Teknoloji gelişir.

Devlet kurumları devam eder.

Böylece:

“Bu hep böyle sürecek.”

yanılsaması oluşabilir.

Tarih ise:

hiçbir medeniyetin:

değişmez olmadığını

gösterir.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 73. ve 74. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor ❓​

  1. ayette Hz. Sâlih:
Semûd kavmine:

tevhidi

anlatmış,

devenin:

apaçık bir işaret

olduğunu söylemişti.

  1. ayette ise:
onlara sahip oldukları:

toprak,

güç,

şehirler,

dağ evleri

hatırlatılır.

Yani bir tarafta:

ilahi işaret,

diğer tarafta:

dünyevi nimetler

vardır.

İkisinin ortak mesajı:

“Sahip olduklarınızı kibir için değil, şükür ve sorumluluk için görün.”

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 74. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 74. ayet Semûd kavmini:

kendi medeniyetine bakmaya

çağırır.

Onlar:

ovalarında büyük yapılar kurmaktadır.

Dağları:

oymaktadır.

Kayaları:

eve dönüştürmektedir.

Yani sıradan bir toplum değildirler.

Güçlüdürler.

Üretkendirler.

Teknik becerileri vardır.

Fakat Kur’an:

bütün bunları anlattıktan sonra onlara:

“Allah’ın nimetlerini hatırlayın.”

der.

İşte ayetin kilit noktası budur.

Çünkü insan:

başarısını yalnız kendisine bağladığında

kibir başlayabilir.

“Bunu ben yaptım.”

der.

Sonra:

“Kimse bana bir şey yapamaz.”

demeye başlayabilir.

Semûd’un tehlikesi de:

büyük yapılar kurmaları değildir.

Tehlike:

bu gücün onların:

ahlaki sınır duygusunu yok etmesidir.

Ayet ardından:

“Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın.”

der.

Yani gelişmiş olabilirsin.

Ama:

adaletsizsen,

merhametsizsen,

zayıfı eziyorsan,

doğayı tahrip ediyorsan,

gücünü zulüm için kullanıyorsan:

medeniyetinin büyüklüğü:

ahlaki büyüklüğün anlamına gelmez.

Bugün de aynı soru geçerlidir.

Ne kadar yüksek binalar yapıyoruz?

Ne kadar hızlı makineler üretiyoruz?

Ne kadar ileri teknoloji geliştiriyoruz?

Bunlar önemlidir.

Ama daha derin soru şudur:

Bütün bu güç bizi daha iyi insanlar mı yapıyor?

Çünkü insan:

Ay’a araç gönderebilir

ama komşusuna adaletli davranamayabilir.

Dağları delebilir

ama:

kendi kibrini aşamayabilir.

Dev şehirler kurabilir

ama:

içinde yaşayan insanlara huzur veremeyebilir.

Belki de A‘râf 74’ün bize yönelttiği en güçlü soru şudur:

Medeniyetimizi yalnız ne kadar büyük yapılar kurduğumuzla mı ölçüyoruz, yoksa o gücü ne kadar adil kullandığımızla mı?

Çünkü taş:

yüzyıllarca kalabilir.

Ama taşın içinde yaşayan insanın:

nasıl biri olduğu

Allah katında daha büyük bir meseledir.


“Dağları oymak büyük bir güçtür; fakat insanın kendi kibrini yontabilmesi daha büyük bir ustalıktır. Medeniyet, yalnız taşta yükselmez; adalet ve ahlakta yükselmediği sürece en sağlam yapı bile insanı kurtaramaz.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt