📖 A‘râf Suresi 49. Ayette “Allah’ın Rahmetine Erişemeyeceklerine Yemin Ettiğiniz Kimseler Bunlar mıydı? Haydi Cennete Girin; Size Korku Yoktur ve Siz

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,666
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 49. Ayette “Allah’ın Rahmetine Erişemeyeceklerine Yemin Ettiğiniz Kimseler Bunlar mıydı? Haydi Cennete Girin; Size Korku Yoktur ve Siz Üzülmeyeceksiniz” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“İnsan başkasının Allah katındaki değerine karar verecek makamda değildir. Küçümsediğimiz bir insan Allah’ın rahmetine bizden daha yakın olabilir; çünkü rahmetin kapısını insanlar değil, Allah açar.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 48. ayetinde A‘râf ehlinin, dünyada kalabalığına ve kibirlerine güvenmiş bazı kimselere:

“Topluluğunuz ve büyüklük taslamanız size ne fayda sağladı?”

diye seslendikleri anlatılmıştı.

  1. ayette ise çok çarpıcı bir tablo ortaya çıkar:
“Allah’ın rahmetine erişemeyeceklerine yemin ettiğiniz kimseler bunlar mıydı? ‘Cennete girin! Size korku yoktur ve siz üzülmeyeceksiniz.’”

Dünyada bazı insanlar:

başkalarını küçümsemiş,

onları değersiz görmüş,

hatta:

Allah’ın rahmetine bile layık olmadıklarına

hükmetmiş olabilirler.

Fakat ahirette sonuç tamamen tersine döner.

İnsanların:

önemsiz,

değersiz,

kurtuluşa layık değil

diye gördükleri kimselere:

“Cennete girin.”

denir.

Bu ayet insanın başkaları hakkında verdiği kibirli hükümlerin ne kadar tehlikeli olabileceğini gösterir.

1️⃣ “Allah’ın Rahmetine Erişemeyeceklerine Yemin Ettikleriniz Bunlar mıydı?” Ne Demektir ❓​

Bu soru dünyada bazı insanların:

başkalarının Allah katındaki geleceği hakkında

kesin hükümler verdiğini gösterir.

Adeta:

“Allah bunlara merhamet etmez.”

demişlerdir.

Fakat ahirette karşılarına çıkan gerçek:

tam tersidir.

Küçümsedikleri insanlar:

Allah’ın rahmetine ulaşmıştır.

2️⃣ İnsan Başkasının Allah Katındaki Değerini Bilebilir mi ❓​

Hayır.

İnsan dışarıdan:

davranışları,

sözleri,

görünüşü

görebilir.

Ama:

kalbi,

niyeti,

tövbesi,

Allah ile arasındaki ilişki

bütünüyle bilinemez.

Bu nedenle bir insan hakkında:

“Allah bunu kesinlikle affetmez.”

demek son derece ağır bir iddiadır.

3️⃣ Allah’ın Rahmetini İnsanlar Dağıtabilir mi ❓​

Hayır.

Rahmet:

Allah’a aittir.

İnsanlar:

başkasını sevebilir,

sevmeyebilir,

affedebilir,

affetmeyebilir.

Ama ilahi rahmetin kime ulaşacağı konusunda:

nihai karar Allah’ındır.

Ayet insanın kendisini:

Allah’ın rahmetinin kapısında bekçi

gibi görmesini reddeder.

4️⃣ İnsan Neden Başkasını Allah’ın Rahmetine Layık Görmeyebilir ❓​

Bunun arkasında:

kibir,

sınıf farkı,

servet,

soy,

ırk,

sosyal konum,

dini üstünlük duygusu

bulunabilir.

İnsan:

“Ben daha değerliyim.”

diye düşündüğünde zamanla:

“Allah da beni ondan daha değerli görüyordur.”

sonucuna varabilir.

İşte ayet bu tehlikeli düşünceyi kırar.

5️⃣ Dünyadaki Sosyal Statü Allah Katındaki Değeri Belirler mi ❓​

Hayır.

Bir insan:

zengin olabilir.

Ünlü olabilir.

Güçlü bir aileden gelebilir.

Toplumda çok saygı görebilir.

Başka biri ise:

fakir,

tanınmayan,

toplumun önemsemediği

biri olabilir.

Bunların hiçbiri tek başına:

Allah katındaki değerin ölçüsü değildir.

6️⃣ A‘râf Suresi 48 ve 49 Arasında Nasıl Bir Bağ Vardır ❓​

  1. ayette kibirli kişilere:
“Kalabalığınız ve kibriniz size ne fayda sağladı?”

denmişti.

  1. ayette ise onların küçümsediği insanlara:
“Cennete girin.”

denir.

Bu iki ayet birlikte büyük bir tersine dönüş gösterir:

Dünyada üstün görünenler:

aşağı düşebilir.

Dünyada küçümsenenler ise:

Allah’ın rahmetine kavuşabilir.

7️⃣ Ayetteki Kimseler A‘râf Ehli midir ❓​

Bu konuda tefsirlerde farklı yorumlar vardır.

Yaygın yorumlardan birine göre:

burada Allah’ın rahmetine ulaşmayacağı düşünülen kişiler:

A‘râf ehlinin kendileridir

ve sonunda onlara cennete girmeleri emredilir.

Başka yorumlarda ise ayetin:

dünyada küçümsenen müminlere

işaret ettiği belirtilir.

Kesin olan mesaj şudur:

İnsanların rahmete layık görmediği kimseler Allah’ın rahmetine ulaşabilir.

8️⃣ “Cennete Girin” Sözünü Kim Söylüyor ❓​

Ayetin akışı hakkında tefsirlerde farklı açıklamalar yapılmıştır.

Bu söz:

Allah’ın emri olarak

veya ahiret sahnesindeki ilahi ilan biçiminde

anlaşılmıştır.

Burada asıl önemli olan konuşanın kimliğine dair ayrıntı değil:

verilen hükmün değişmezliğidir.

Küçümsenenlere artık:

cennet kapısı açılmıştır.

9️⃣ “Size Korku Yoktur” Ne Anlama Gelir ❓​

Korku çoğunlukla:

gelecekle ilgilidir.

İnsan:

başına ne geleceğini,

elindekini kaybedip kaybetmeyeceğini,

ölümü,

hesabı

düşünebilir.

Cennete girenlere ise:

“Artık korkmayın.”

denir.

Çünkü nihai güvenliğe ulaşmışlardır.

🔟 “Siz Üzülmeyeceksiniz” Ne Demektir ❓​

Üzüntü çoğu zaman:

geçmişte kaybedilen,

yaşanan,

geri getirilemeyen

şeylerle ilgilidir.

Cennet ehline:

“Üzülmeyeceksiniz.”

denilmesi:

geçmişin acısının da sona erdiğini gösterir.

Böylece insan:

gelecekten korkmaz,

geçmiş için üzülmez.

Bu:

tam huzurun tasviridir.

1️⃣1️⃣ Kur’an Neden “Korku Yok ve Üzüntü Yok” İfadesini Sık Kullanır ❓​

Çünkü insan hayatının büyük bölümü:

gelecek korkusu

ve

geçmiş üzüntüsü

arasında geçebilir.

İnsan:

yarından korkar.

Dünden üzülür.

Cennet ise:

bu iki yükün de tamamen kaldırıldığı

yer olarak anlatılır.

Bu nedenle:

“Korku yok, üzüntü yok.”

cennetin psikolojik huzurunu özetleyen büyük bir ifadedir.

1️⃣2️⃣ Bir İnsan Dindarlığıyla Başkasını Küçümseyebilir mi ❓​

Evet.

Bu çok ciddi bir manevi tehlikedir.

İnsan:

çok ibadet ettiğini,

çok şey bildiğini,

dini kurallara uyduğunu

düşünerek:

başkasını aşağılayabilir.

Hatta:

“Allah beni sever ama onu sevmez.”

gibi bir tavra girebilir.

Oysa gerçek takvâ:

insanı başkalarına karşı kibirli değil,

Allah karşısında daha mütevazı

hâle getirmelidir.

1️⃣3️⃣ “Ben Cennetliğim, O Cehennemlik” Demek Neden Tehlikelidir ❓​

Çünkü insan:

kendi sonunu da,

başkasının sonunu da

kesin olarak bilemez.

Bir insan bugün yanlış yaşayabilir,

yarın tövbe edebilir.

Başka biri bugün iyi görünür,

sonra bambaşka bir yola girebilir.

İnsanın son hâlini:

yalnız Allah bilir.

Bu nedenle kesin ahiret hükümleri dağıtmak:

insanın yetkisini aşabilir.

1️⃣4️⃣ Günahkâr Bir İnsan Allah’ın Rahmetine Ulaşabilir mi ❓​

Kur’an’ın genel öğretisine göre:

samimi tövbe,

dönüş,

ıslah

kapısı insan hayattayken açıktır.

İnsan çok hata yapmış olabilir.

Ama:

yanlışını fark edip,

pişman olup,

Allah’a dönüp,

hayatını değiştirebilir.

Bu nedenle bir insanı:

geçmişindeki hatalarına sonsuza kadar mahkûm etmek

doğru değildir.

1️⃣5️⃣ Bu Ayet Umutsuzluğa Karşı da Bir Mesaj Taşır mı ❓​

Evet.

Çünkü başkaları insana:

“Senden bir şey olmaz.”

diyebilir.

“Sen affedilmezsin.”

diyebilir.

“Sen asla düzelemezsin.”

diyebilir.

Fakat insanların hükümleri:

Allah’ın hükmü değildir.

İnsan hayatta olduğu sürece:

tövbe,

değişme,

iyileşme

imkânı vardır.

Bu nedenle:

başkalarının seni umutsuzluğa itmesine izin vermek zorunda değilsin.

1️⃣6️⃣ Allah’ın Rahmetinden Ümit Etmek Günahı Küçümsemek midir ❓​

Hayır.

Rahmeti ummak:

“Ne yaparsam yapayım önemli değil.”

demek değildir.

Gerçek ümit:

kişiyi:

tövbeye,

düzeltmeye,

iyiliğe

yöneltir.

Allah’ın rahmetine güvenmek:

sorumluluktan kaçmak değil;

hata yaptıktan sonra yeniden ayağa kalkabileceğine inanmak

demektir.

1️⃣7️⃣ İnsan Başkalarının Geleceği Hakkında Neden Daha Mütevazı Olmalıdır ❓​

Çünkü insan:

çok sınırlı bilgiye sahiptir.

Bir insanın hayatından:

birkaç davranış görür

ve onun bütün kişiliği hakkında hüküm verebilir.

Oysa kişinin:

yaşadıklarını,

iç dünyasını,

pişmanlıklarını,

gizli iyiliklerini

bilmeyebiliriz.

Allah ise:

insanı bütünüyle bilir.

1️⃣8️⃣ Bu Ayet Günümüz Toplumuna Ne Söylüyor ❓​

Bugün insanlar birbirlerini:

gelirine,

mesleğine,

eğitimine,

görünüşüne,

takipçi sayısına,

sosyal çevresine

göre değerlendirebilir.

Bazen toplumun en az önem verdiği kişi:

ahlaken çok değerli olabilir.

A‘râf 49 şu güçlü gerçeği hatırlatır:

İnsanların değer sıralaması ile Allah’ın ölçüsü aynı olmak zorunda değildir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 49. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 49. ayet insanın başkaları hakkında verdiği kibirli hükümleri sarsar.

Bir grup insan:

başkaları için:

“Allah bunlara merhamet etmez.”

diyecek kadar ileri gitmiştir.

Belki onları:

fakir buldular.

Belki zayıf gördüler.

Belki toplumda değersiz saydılar.

Belki kendi dindarlıklarını daha üstün gördüler.

Belki:

“Biz Allah’a daha yakınız.”

sandılar.

Ama ahirette sonuç tersine döner.

Küçümsedikleri insanlara:

“Cennete girin.”

denir.

Ve ardından:

“Size korku yoktur ve siz üzülmeyeceksiniz.”

müjdesi gelir.

Bu ayet bize çok önemli bir sınır öğretir:

Allah’ın rahmetini kendi elimizdeymiş gibi dağıtamayız.

Kimin:

affedileceğine,

rahmete kavuşacağına,

sonunun nasıl olacağına

biz karar veremeyiz.

Bu nedenle insan:

başkalarının ahireti hakkında hüküm vermek yerine

kendi kalbine bakmalıdır.

Ben kibirli miyim?

İnsanları küçümsüyor muyum?

Kendimi Allah’a başkalarından daha yakın mı görüyorum?

Bir günahkâra:

“Senden artık bir şey olmaz.”

diyerek onun umut kapısını mı kapatıyorum?

Belki de ayetin en önemli mesajlarından biri şudur:

İnsanların kapattığı kapıyı Allah açabilir.

İnsanların:

değersiz gördüğünü Allah değerli görebilir.

İnsanların:

ümitsiz dediğine Allah rahmet edebilir.

İnsanların:

sonunu belirlediğini sandığı kişi

bambaşka bir sonla karşılaşabilir.

Bu yüzden gerçek iman:

yalnız Allah’ın rahmetini kendimiz için istemek değildir.

Aynı zamanda:

Allah’ın başkalarına merhamet etme hakkına da saygı duymaktır.


“Bir insanı küçümserken onun Allah’a senden daha yakın olabileceğini unutma. Rahmetin anahtarı bizim elimizde değildir; bu yüzden kimse adına cennetin kapısını da cehennemin kapısını da biz kapatmamalıyız.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt