📖 A‘râf Suresi 117. Ayette “Biz de Musa’ya ‘Asanı At’ Diye Vahyettik; Bir de Ne Görsünler, O, Sihirbazların Uydurduklarını Yutuyordu” İfadesi

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,738
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 117. Ayette “Biz de Musa’ya ‘Asanı At’ Diye Vahyettik; Bir de Ne Görsünler, O, Sihirbazların Uydurduklarını Yutuyordu” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“Hakikat bazen uzun uzun tartışmaz; ortaya çıktığında sahtenin ne kadar büyük görünürse görünsün kendi ağırlığıyla çözüldüğünü gösterir.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 116. ayetinde sihirbazların:

insanların gözlerini büyüledikleri, onları korkuttukları ve büyük bir sihir ortaya koydukları

anlatılmıştı.

  1. ayette ise karşılaşmanın yönü tamamen değişir:
“Biz de Musa’ya ‘Asanı at’ diye vahyettik. Bir de ne görsünler, o, sihirbazların uydurduklarını yutuyordu.”

Bu ayet:

Hz. Musa’nın mucizesi ile sihirbazların gösterisi arasındaki farkı:

çok çarpıcı biçimde ortaya koyar.

Bir tarafta:

gözleri etkileyen,

korku oluşturan,

büyük görünen

bir sihir vardır.

Diğer tarafta:

Allah’ın emriyle gerçekleşen:

gerçek bir mucize

vardır.

Ve Hz. Musa’nın asası:

sihirbazların ortaya koyduklarını:

yutmaya başlar.

Burada yalnız fiziksel bir karşılaşma yoktur.

Aynı zamanda:

gerçek ile yanılsama, hakikat ile uydurma

arasındaki fark:

gözle görünür hâle gelir.

1️⃣ “Biz de Musa’ya Vahyettik” Ne Anlama Gelir ❓​

Bu ifade:

Hz. Musa’nın:

kendi başına hareket etmediğini

gösterir.

O:

Allah’ın yönlendirmesiyle:

asasını atar.

Yani mucize:

Hz. Musa’nın:

kişisel hüneri değil,

ilahi emirle gerçekleşen bir işarettir.

2️⃣ Neden Bu Anda Vahiy Geliyor ❓​

Çünkü sihirbazlar:

bütün hünerlerini:

ortaya koymuştur.

Kalabalık:

etkilenmiştir.

Korku:

yayılmıştır.

Tam bu anda:

Allah:

Hz. Musa’ya:

“Asanı at.”

diye vahyeder.

Yani karşılık:

insani panikten değil,

ilahi yönlendirmeden

gelir.

3️⃣ Hz. Musa’nın Asası Yeniden Ne Yapıyor ❓​

Daha önce:

apaçık büyük bir yılana

dönüşmüştü.

Bu kez de:

sihirbazların:

ortaya koyduğu şeyleri:

yutmaya başlar.

Bu olay:

sihirbazların gösterisinin:

çözüldüğü an olur.

4️⃣ “Uydurduklarını Yutuyordu” İfadesi Ne Demektir ❓​

Buradaki ifade:

sihirbazların:

ortaya koyduğu:

sahte görüntüleri,

hileleri,

kurdukları gösteriyi

boşa çıkarmayı anlatır.

Yani Hz. Musa’nın mucizesi:

yalnız:

yanında duran bir işaret değildir.

Doğrudan:

sihri etkisiz hâle getirir.

5️⃣ Kur’an Neden “Uydurdukları” İfadesini Kullanıyor ❓​

Çünkü sihirbazların ortaya koyduğu şey:

gerçekliğin kendisi değil,

insanların algısını etkileyen:

bir gösteridir.

Bir önceki ayette:

“insanların gözlerini büyülediler”

denilmişti.

Şimdi:

onların kurduğu şey:

uydurulmuş bir görüntü

olarak:

yerine oturtulur.

6️⃣ Bu Ayet Mucize ile Sihir Arasındaki Farkı Nasıl Gösteriyor ❓​

Sihir:

insanların algısını:

etkiler.

Mucize ise:

Kur’an’ın anlatımında:

Allah’ın kudretiyle:

gerçekleşir.

Sihirbazların yaptığı:

görünüş üretir.

Hz. Musa’nın asası ise:

o görünüşü:

ortadan kaldırır.

7️⃣ Hakikat Neden Bazen Yanılsamayı Ortadan Kaldırır ❓​

Çünkü sahte olan:

çoğu zaman:

gerçeğin karşısında:

dayanamaz.

Bir yalan:

çok iyi hazırlanmış olabilir.

Ama:

kesin bir belge,

açık bir kanıt,

doğrudan gerçeklik

ortaya çıktığında:

yalanın etkisi:

çözülebilir.

Bu ayetin sahnesinde de:

görüntü ile gerçeklik karşı karşıya gelir.

8️⃣ Sihirbazların Gösterisi Neden Bir Anda Etkisizleşiyor ❓​

Çünkü Hz. Musa’nın mucizesi:

onların bütün kurduğu düzeni:

bozar.

Daha önce:

kalabalık:

onların gösterisinden:

korkmuştu.

Şimdi ise:

aynı kalabalık:

sihirbazların ortaya koyduğu şeylerin:

yok olduğunu

görmektedir.

9️⃣ Büyük Görünen Bir Yanlış Bir Anda Çökebilir mi ❓​

Evet.

Bir yanlış:

uzun süre:

çok güçlü

görünebilir.

İnsanlar:

ona inanabilir.

Korkabilir.

Ama gerçek:

açık biçimde ortaya çıktığında:

o yapının:

ne kadar kırılgan olduğu

anlaşılabilir.

Bu yüzden:

görünürdeki büyüklük ile gerçek güç aynı şey değildir.

🔟 Hz. Musa’nın Mucizesi Neden Kalabalık Önünde Gerçekleşiyor ❓​

Çünkü Firavun:

meseleyi:

kamusal bir karşılaşmaya

dönüştürmüştür.

Sihirbazlar:

kalabalık önünde:

hünerlerini göstermiştir.

Hz. Musa’nın mucizesi de:

aynı ortamda:

herkesin görebileceği biçimde

ortaya çıkar.

Böylece:

sonuç gizli kalmaz.

1️⃣1️⃣ Gerçek Uzmanlar Neden Bu Olayı Halktan Daha Farklı Değerlendirebilir ❓​

Çünkü sihirbazlar:

kendi tekniklerini

bilir.

Neyin:

hile,

yanılsama,

mesleki ustalık

olduğunu:

tanırlar.

Bu yüzden:

Hz. Musa’nın asasının yaptığı şeyin:

kendi yaptıklarıyla aynı olmadığını:

çok daha hızlı anlayabilirler.

Bu durum:

bir sonraki aşamada:

çok önemli olacaktır.

1️⃣2️⃣ Uzman Kişi Gerçeği Görünce Önceki Tarafını Değiştirebilir mi ❓​

Evet.

Gerçek uzmanlığın ahlaki değeri:

burada ortaya çıkar.

İnsan:

“Ben buraya şu tarafı savunmak için geldim.”

diyebilir.

Ama gördüğü gerçek:

beklediğinin tersiyse:

dürüst insan:

fikrini değiştirebilir.

Sihirbazların kıssasında:

tam olarak:

böyle bir dönüşüm

yaklaşmaktadır.

1️⃣3️⃣ Bu Ayet “Her Yanlış Hemen Yok Olur” mu Diyor ❓​

Hayır.

Hayatta:

yanlışlar bazen:

uzun süre devam edebilir.

Hatta:

güç kazanabilir.

Bu ayet:

özel bir peygamberlik mucizesini

anlatır.

Bunu:

“Dünyadaki her yanlış birkaç dakika içinde mutlaka yok olur.”

şeklinde genelleştirmek doğru değildir.

Ancak ahlaki ders olarak:

yanlışın:

ne kadar güçlü görünürse görünsün:

hakikatle aynı şey olmadığını

hatırlatır.

1️⃣4️⃣ Allah Hz. Musa’ya Neden Sadece Savunma Değil, Açık Bir Karşılık Veriyor ❓​

Çünkü burada:

peygamberlik iddiası:

sınanmaktadır.

Firavun:

Hz. Musa’yı:

sihirbaz olarak göstermeye çalışmıştır.

Bu nedenle:

Allah’ın verdiği mucize:

iki şey yapar:

Hz. Musa’nın:

işaretini gösterir

ve:

sihirbazların gösterisinin sınırını ortaya çıkarır.

1️⃣5️⃣ Bu Ayet Günümüzde Bilgi Kirliliği Açısından Nasıl Düşünülebilir ❓​

Doğrudan tarihsel olayı:

günümüz medya teknolojileriyle:

eşitlememek gerekir.

Ama genel ilke açısından:

şu ders çıkarılabilir:

Yanlış bilgi:

çok etkileyici sunulabilir.

Binlerce kez:

tekrar edilebilir.

Güçlü görsellerle:

desteklenebilir.

Ama:

güvenilir kanıt

ortaya çıktığında:

iddialar yeniden değerlendirilmelidir.

1️⃣6️⃣ Gerçek Bir Delil Geldiğinde Eski İnancımızı Korumak Doğru mudur ❓​

Sırf eski olduğu için:

hayır.

Eğer:

daha güçlü bir delil,

önceki düşüncemizin:

yanlış olduğunu açıkça gösteriyorsa:

onu düzeltmek:

zayıflık değildir.

Bu:

hakikate sadakattir.

1️⃣7️⃣ Hakikat Ortaya Çıkınca Neden Bazıları Hemen Kabul Ederken Bazıları Direnir ❓​

Çünkü insanların:

hakikatle ilişkisi

aynı değildir.

Bir kişi:

gerçeği:

çıkarından üstün tutabilir.

Başka biri:

makamını,

itibarını,

egosunu

korumaya çalışabilir.

Bu yüzden aynı olay:

birini:

iman etmeye,

diğerini:

daha fazla direnmeye

götürebilir.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 116. ve 117. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor ❓​

  1. ayette:
sihirbazlar:

insanların gözlerini büyülemiş,

onları korkutmuş

ve büyük bir sihir:

ortaya koymuşlardı.

  1. ayette:
Allah Hz. Musa’ya:

“Asanı at.”

diye vahyeder.

Asa:

sihirbazların ortaya koyduklarını:

yutmaya başlar.

Yani önce:

yanılsama:

en güçlü hâliyle görünür.

Sonra:

hakikat onu etkisiz hâle getirir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 117. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 117. ayet:

Musa ile sihirbazlar arasındaki karşılaşmanın:

kırılma noktasıdır.

Bir önceki sahnede:

sihirbazlar:

çok güçlü görünüyordu.

Kalabalığın gözlerini:

etkilemişlerdi.

İnsanları:

korkutmuşlardı.

Kur’an bile:

yaptıklarını:

“büyük bir sihir”

olarak tanımlamıştı.

Dışarıdan bakıldığında:

sahne:

tamamen onların kontrolünde

gibi görünüyordu.

Ama sonra:

tek bir emir gelir:

“Asanı at.”

Hz. Musa:

asasını atar.

Ve bütün görüntü:

değişir.

Bu sahne bize:

çok önemli bir şeyi düşündürür:

Bir şeyin çok güçlü görünmesi, onun gerçekten güçlü olduğu anlamına gelmez.

Bazı yalanlar:

çok iyi hazırlanır.

Bazı yanılsamalar:

çok profesyoneldir.

Bazı anlatılar:

o kadar çok tekrar edilir ki:

insanlar:

onların gerçek olduğuna:

inanmaya başlayabilir.

Ama:

gerçek ortaya çıktığında:

bütün yapı:

bir anda:

zayıf görünebilir.

Ayet aynı zamanda:

insanın:

panik anındaki tavrını da düşündürür.

Hz. Musa:

kalabalığın:

korkuya kapıldığı anda:

kendi başına:

rastgele hareket etmez.

Allah’ın:

“Asanı at.”

emrini bekler.

Bu:

çok güçlü bir manevi disiplin

gösterir.

Bazen insan:

karşısındaki görüntünün büyüklüğünden:

etkilenir.

Hemen:

acele karar verir.

Panikler.

Ama:

doğru adım:

her zaman:

en hızlı tepki değildir.

Bazen:

doğru zamanı ve doğru yönlendirmeyi beklemek

gerekir.

Bu ayetin en çarpıcı taraflarından biri ise:

sihirbazların birazdan yaşayacağı dönüşümdür.

Onlar:

kendi yaptıkları şeyin ne olduğunu:

çok iyi bilir.

Bu yüzden Hz. Musa’nın asasının:

sahnedeki bütün yapıyı:

ortadan kaldırdığını gördüklerinde:

bunun:

bildikleri sihirden:

farklı olduğunu

anlayacaklardır.

İşte burada:

gerçek uzmanlık:

hakikatin hizmetine

girecektir.

Firavun onları:

Hz. Musa’yı yenmeleri için:

toplamıştı.

Ama kendisi farkında olmadan:

Hz. Musa’nın mucizesini:

en iyi anlayabilecek insanları:

meydana getirmişti.

Bu da:

insan planlarının:

her zaman beklenen sonucu vermediğini

gösterir.

Belki de A‘râf 117’nin bize yönelttiği en güçlü soru şudur:

Bir yanlış çok büyük, çok etkileyici ve herkes tarafından kabul edilmiş görünüyorsa, onun gerçekten doğru olduğunu mu sanıyoruz; yoksa hakikatin ortaya çıkması için sabırla delile bakabiliyor muyuz?

Çünkü bazen:

yanılsama:

büyük bir meydanı doldurabilir.

Ama hakikat:

tek bir anda bütün görüntüyü değiştirebilir.


“Sahte olan bazen çok büyük görünür; çünkü kalabalığı, korkuyu ve görüntüyü arkasına alır. Hakikat ise gösterişe ihtiyaç duymaz. Ortaya çıktığında, uydurulmuş olanın ne kadar sağlam göründüğüne değil, gerçekte ne kadar dayanıksız olduğuna bakarsın.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt