A‘râf Suresi 120. Ayette “Sihirbazlar Derhal Secdeye Kapandılar” İfadesi Ne Anlama Gelir
“Hakikat bazen insanın bütün hesaplarını bir anda bozar. Dün ödül için ayakta duran kişi, bugün gerçeği görünce secdeye kapanabilir.”
Ersan Karavelioğlu
A‘râf Suresi'nin 119. ayetinde:
“İşte orada yenildiler ve küçük düşmüş olarak geri döndüler.”
denilmişti.
- ayette ise kıssanın en şaşırtıcı dönüşümlerinden biri gerçekleşir:
Bu son derece kısa ayet, çok büyük bir değişimi anlatır.
Birkaç ayet önce bu insanlar:
“Kazanırsak bize ödül var mı?”
diye soruyorlardı.
Firavun da onlara:
para, statü ve saraya yakınlık
vaat ediyordu.
Şimdi ise aynı insanlar:
Hz. Musa’nın mucizesini gördükten sonra:
secdeye kapanıyorlar.
Yani:
çıkar için gelen insanlar,
hakikati görünce:
bir anda yön değiştiriyor.
Bu ayetin en güçlü mesajlarından biri şudur:
İnsan geçmişinden ibaret değildir.
“Sihirbazlar Secdeye Kapandılar” Ne Demektir
Bu ifade:onların:
Hz. Musa’nın getirdiğinin sıradan sihir olmadığını
anladıklarını gösterir.
Secde:
teslimiyet,
saygı,
iman,
Allah’ın büyüklüğünü kabul
anlamı taşır.
Yani onlar:
yalnız yenilgiyi kabul etmiyor,
hakikatin kaynağına yöneliyorlar.
Neden Sadece “Yenildik” Demiyorlar
Çünkü gördükleri şey:onlar için yalnız teknik bir mağlubiyet değildir.
Kendi mesleklerini:
çok iyi bilirler.
Bu yüzden:
Hz. Musa’nın yaptığı şeyin:
kendi bildikleri sihir olmadığını
daha hızlı anlayabilirler.
Sonuç:
mesleki şaşkınlıktan imana
dönüşür.
Sihirbazların Uzmanlığı Burada Neden Önemlidir
Çünkü onlar:sihri bilen insanlardır.
Bir acemi:
gördüğünü:
yanlış anlayabilir.
Ama işin uzmanı:
neyin kendi alanına ait olduğunu,
neyin olmadığını
daha iyi fark edebilir.
Bu yüzden:
onların secdesi, gördüklerinin farkını güçlü biçimde kavradıklarını gösterir.
Neden Secde Hemen Gerçekleşiyor
Ayet:çok ani bir dönüşüm gösterir.
Uzun tartışmalar yok.
Pazarlık yok.
Bekleme yok.
Onlar:
gördükleri hakikati:
tanıdıkları anda:
tepki veriyorlar.
Bu:
hakikatin bazen insan üzerinde:
çok güçlü ve hızlı etki oluşturabileceğini
gösterir.
İnsan Bir Anda Gerçekten Değişebilir mi
Evet.Her değişim:
yıllar sürmez.
Bazı dönüşümler:
çok uzun süreç ister.
Ama bazı anlar:
insanın bütün hayatını:
bir anda yeniden düzenleyebilir.
Bir bilgi,
bir olay,
bir yüzleşme,
bir kayıp,
bir hakikat:
insanın yönünü:
tamamen değiştirebilir.
Birkaç Ayet Önce Ödül İsteyen İnsanlar Nasıl Secdeye Kapandı
Çünkü onların öncelikleri:değişti.
Başlangıçta:
para,
ödül,
statü
önemliydi.
Ama hakikati gördüklerinde:
bunlar:
daha küçük görünmeye başladı.
Yani:
değer sıralaması değişti.
Hakikati Görmek İnsanın Değerlerini Değiştirebilir mi
Evet.İnsan:
bir şeyi gerçekten anladığında:
daha önce çok önemli gördüğü şeyleri:
önemsiz bulabilir.
Daha önce küçümsediği şeyleri:
çok değerli görebilir.
Bu yüzden:
hakikat:
yalnız düşünceyi değil,
hayatın önceliklerini de değiştirebilir.
Secde Burada Sadece Bedensel Bir Hareket midir
Hayır.Secde:
bedensel bir hareket olmakla birlikte:
çok derin bir anlam taşır.
İnsan:
başını yere koyarak:
kendi büyüklük iddiasını:
bırakır.
Bu açıdan secde:
kibrin tersidir.
Neden Hakikati Kabul Etmenin Sembolü Secde Oluyor
Çünkü hakikati kabul etmek:bazen insanın:
“Ben yanılmışım.”
demesini gerektirir.
Bu da:
egonun küçülmesi
ve gerçeğin:
daha büyük kabul edilmesi
anlamına gelir.
Secde:
bu teslimiyetin:
en güçlü beden dilidir.
Sihirbazlar Firavun’dan Korkmuyorlar mıydı
Birazdan:Firavun’un çok ağır tehditlerini
duyacaklardır.
Ama bu ayette:
hakikati gördükleri anda:
korku hesabı yapmadan:
secdeye kapanırlar.
Bu:
onların değişiminin:
ne kadar derin olduğunu
gösterir.

İnsan Hakikati Görünce Her Zaman Bu Kadar Cesur Olabilir mi
Hayır.Birçok insan:
doğruyu fark eder
ama:
bedelinden korkar.
İşini,
çevresini,
makamını,
itibarını
kaybetmek istemez.
Sihirbazların tavrı:
bu yüzden:
çok çarpıcıdır.
Onlar:
doğruyu tanımakla kalmaz, onu açıkça sahiplenirler.

Secde Etmek Firavun’un Otoritesini Nasıl Sarsar
Çünkü biraz önce:Firavun’un ödülü için:
çalışıyorlardı.
Şimdi ise:
başka bir otoriteyi:
kabul etmişlerdir.
Bu:
Firavun açısından:
yalnız dini değil,
otorite kaybı
anlamına da gelir.
Çünkü onun çağırdığı uzmanlar:
onun istediği sonucu üretmemiştir.

Firavun’un Planı Neden Tam Tersine Döndü
Firavun:Hz. Musa’yı:
küçük düşürmek için:
sihirbazları topladı.
Ama sonuçta:
sihirbazlar:
Hz. Musa’nın doğruluğunun:
tanıkları hâline geldiler.
Bu:
kıssanın:
en güçlü ironilerinden biridir.

İnsan Bazen Kendi Planıyla Kendi İddiasını Çürütebilir mi
Evet.Bir kişi:
bir gerçeği:
çürütmek için:
test oluşturabilir.
Ama test:
tam tersine:
gerçeği doğrulayabilir.
Bu durumda dürüst tavır:
sonucu:
kabul etmektir.
Sihirbazlar:
bunu yapar.

Bu Ayet Tövbe ve Dönüş Açısından Ne Söyler
Çok güçlü bir umut taşır.Bu insanlar:
birkaç dakika önce:
Firavun’un tarafındaydı.
Şimdi:
Allah’a secde ediyorlar.
Yani insan:
ne kadar yanlış bir yerde durmuş olursa olsun:
hakikati gördüğünde:
dönebilir.

Geçmişte Yanlış Tarafta Olmak İnsanı Sonsuza Kadar Mahkûm Eder mi
Hayır.İnsan:
geçmişini değiştiremez.
Ama:
sonraki kararını:
değiştirebilir.
Ahlaki değer:
yalnız:
“Daha önce ne yaptın?”
sorusunda değildir.
Aynı zamanda:
“Gerçeği fark ettiğinde ne yaptın?”
sorusundadır.

Hakikati Kabul Etmek İçin Utanmak Gerekir mi
İnsan geçmişteki hatasından:utanabilir.
Ama bu utanç:
geri dönmeye engel olmamalıdır.
Bazen kişi:
“Bu kadar yıl yanlış söyledim; şimdi nasıl dönerim?”
diye düşünür.
Oysa:
yanlıştan dönmek:
yanlışa devam etmekten:
daha değerlidir.

A‘râf Suresi 119. ve 120. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor
- ayette:
yenilmişti.
- ayette ise:
çok şaşırtıcı sonucu gelir:
“Sihirbazlar secdeye kapandılar.”
Yani:
önce:
yanlışları çöker.
Sonra:
kalpleri:
hakikate açılır.
Bu nedenle onların yenilgisi:
aslında:
dönüşümlerinin başlangıcı olur.

Sonuç: A‘râf Suresi 120. Ayet Bize Ne Öğretiyor
A‘râf Suresi 120. ayet:Kur’an’daki en kısa ama en güçlü dönüşüm sahnelerinden biridir:
“Sihirbazlar derhal secdeye kapandılar.”
Bir düşünün:
Bu insanlar:
sabah:
başka bir amaçla:
meydana gelmişti.
Para istiyorlardı.
Ödül istiyorlardı.
Firavun’un yakınlarından olmak:
istiyorlardı.
Hz. Musa:
onlar için:
yenilmesi gereken:
bir rakipti.
Ama aynı gün:
aynı meydanda:
bütün düşünceleri:
değişti.
Çünkü:
gördükleri şey:
mesleki bilgilerinin onlara söylediği:
çok açık bir gerçekti.
Onlar:
sihri biliyordu.
Kendi yaptıklarını biliyordu.
Ve Hz. Musa’nın mucizesinin:
kendi yaptıklarıyla aynı olmadığını:
fark ettiler.
İşte burada:
bilgi:
çıkarın zincirini kırdı.
Bu ayetin:
çok güçlü bir mesajı vardır:
İnsan gerçekten bilir ve dürüst kalırsa, bilgisi onu kendi çıkarının karşısına bile çıkarabilir.
Sihirbazlar:
özel bir şey daha yapar:
yanıldıklarını:
saklamazlar.
“Biz bunu sonra düşünelim.”
demezler.
“Kalabalığın önünde fikir değiştirmeyelim.”
demezler.
“Firavun bize ne yapar?”
diye hesaplamazlar.
Secde ederler.
Bu:
çok büyük bir entelektüel ve ahlaki cesarettir.
Çünkü insan için:
yanlışta ısrar etmek bazen:
yanıldığını kabul etmekten:
daha kolaydır.
Özellikle:
kalabalığın önünde,
güçlü bir otoritenin huzurunda,
büyük bir iddiayla gelmişse:
geri dönmek:
egoya:
çok zor gelir.
Ama sihirbazlar:
egolarını:
hakikatin önüne koymazlar.
Ayet bize:
insanı geçmişiyle:
dondurmamayı da öğretir.
Bir insan:
dün çıkarcı olabilir.
Bugün samimi olabilir.
Dün yanlış tarafta olabilir.
Bugün:
doğruyu seçebilir.
Dün para için:
bir şey yapmış olabilir.
Bugün:
aynı parayı reddedebilir.
İnsan:
tek bir fotoğraf karesi değildir.
Değişebilen bir varlıktır.
Belki de A‘râf 120’nin bize yönelttiği en güçlü soru şudur:
Gerçek, yıllardır savunduğumuz şeyin yanlış olduğunu açıkça gösterirse, kalabalığın içinde bile yönümüzü değiştirebilecek kadar özgür müyüz?
Çünkü insanın en büyük özgürlüklerinden biri:
başkasına karşı çıkabilmek değildir.
Bazen daha büyüğü:
kendi eski hâline karşı çıkabilmektir.
Ve sihirbazların secdesi:
bize şunu gösterir:
Bir insanın:
hakikatten ne kadar uzakta başladığı değil,
hakikati gördüğünde ona ne kadar yaklaşabildiği
önemlidir.
“Dün yanlış yerde durmuş olman, bugün doğruya dönemeyeceğin anlamına gelmez. Hakikati gördüğünde yönünü değiştirebiliyorsan geçmişin seni esir alamaz. Bazen insanın en büyük secdesi, önce kendi egosunu yere bırakmasıdır.”
Ersan Karavelioğlu