📖 A‘râf Suresi 122. Ayette “Musa’nın ve Hârûn’un Rabbine” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓ | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

📖 A‘râf Suresi 122. Ayette “Musa’nın ve Hârûn’un Rabbine” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,744
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 122. Ayette “Musa’nın ve Hârûn’un Rabbine” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“İman yalnız ‘bir yaratıcı var’ demek değildir; insanın hakikati hangi elçinin getirdiğini ve kime teslim olduğunu açıkça belirlemesidir.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 121. ayetinde sihirbazlar:

“Âlemlerin Rabbine iman ettik.”

demişlerdi.

  1. ayette bu iman daha da açık hâle gelir:
“Musa’nın ve Hârûn’un Rabbine.”

Bu kısa ifade:

sihirbazların imanının belirsiz olmadığını gösterir.

Çünkü “âlemlerin Rabbi” dedikten hemen sonra:

“Musa’nın ve Hârûn’un Rabbine”

diyerek:

hangi ilahi çağrıyı kabul ettiklerini açıkça belirtirler.

Yani onların söylediği şey:

genel,

muğlak,

herkesin istediği gibi anlayabileceği

bir inanç cümlesi değildir.

Onlar:

Hz. Musa ve Hz. Hârûn’un getirdiği tevhid çağrısını:

bilinçli biçimde kabul ederler.

1️⃣ “Musa’nın ve Hârûn’un Rabbine” Ne Demektir ❓​

Bu ifade:

sihirbazların:

Hz. Musa ve Hz. Hârûn’un:

Allah tarafından gönderildiğini

kabul ettiklerini gösterir.

Yani:

“Biz onların Rabbine iman ettik.”

demek:

onların getirdiği mesajın:

hak olduğunu kabul etmek

anlamına gelir.

2️⃣ Neden 121. Ayette “Âlemlerin Rabbi”, 122. Ayette “Musa ve Hârûn’un Rabbi” Deniliyor ❓​

Bu iki ifade:

birbirini tamamlar.

“Âlemlerin Rabbi”:

Allah’ın:

evrensel Rab olduğunu

gösterir.

“Musa ve Hârûn’un Rabbi” ise:

bu evrensel Rabbin:

Hz. Musa ve Hz. Hârûn’u:

gönderdiğini

açıklar.

Yani:

evrensel iman ile somut peygamberlik kabulü birleşir.

3️⃣ Bu İfade Firavun’a Karşı Açık Bir Tavır mı Taşır ❓​

Evet.

Çünkü sihirbazlar:

artık:

Firavun’un otoritesini:

nihai otorite olarak

kabul etmiyorlar.

Onlar:

“Musa ve Hârûn’un Rabbine iman ettik.”

diyerek:

kime bağlı olduklarını:

açıkça ilan ediyorlar.

4️⃣ Neden Sadece “Allah’a İman Ettik” Demiyorlar ❓​

Çünkü bağlamda:

Hz. Musa’nın peygamberliği:

tartışma konusudur.

Firavun’un çevresi:

onu:

sihirbaz

olarak göstermiştir.

Sihirbazlar ise:

şimdi açıkça:

Musa ve Hârûn’un getirdiği mesajı kabul ettiklerini

ilan ederler.

Bu nedenle:

ifade özellikle:

onların ismini taşır.

5️⃣ İmanın Açık Olması Neden Önemlidir ❓​

Çünkü bazen insanlar:

belirsiz ifadelerle:

herkesin hoşuna gidecek şekilde

konuşabilir.

Ama burada:

sihirbazlar:

kendi konumlarını:

gizlemez.

Kimin tarafında olduklarını:

açıkça söylerler.

Bu:

imanın cesarete dönüşmesi

anlamına gelir.

6️⃣ Hz. Hârûn’un Adının Burada Geçmesi Neden Önemlidir ❓​

Çünkü Hz. Musa:

tek başına değildi.

Hz. Hârûn:

ona:

destek olmak üzere:

görevlendirilmişti.

Bu ifade:

iki peygamberin de:

aynı Rabbin elçileri olduğunu

gösterir.

Yani sihirbazlar:

yalnız Musa’yı değil, onunla birlikte gönderilen Hârûn’u da kabul ederler.

7️⃣ Sihirbazlar Hz. Hârûn’un Mucizesini mi Görmüşlerdi ❓​

A‘râf’taki bu sahnede:

mucizeyi:

Hz. Musa göstermektedir.

Ama onlar:

Hz. Musa’nın getirdiği mesajın:

Hz. Hârûn’la da ortak olduğunu:

kabul ederler.

Burada mesele:

tek tek mucize gösteren kişiyi değil,

ilahi gönderilişi

kabul etmektir.

8️⃣ “Rab” Kelimesi Burada Ne Anlama Gelir ❓​

Rab:

yaratan,

terbiye eden,

sahip olan,

idare eden

anlam alanına sahiptir.

Sihirbazların:

“Musa’nın ve Hârûn’un Rabbine”

demesi:

bu iki peygamberin:

bağlı olduğu en yüce otoriteyi

kabul ettiklerini gösterir.

9️⃣ Bu İfade Firavun’un “Rablik” İddiasını da Reddediyor mu ❓​

Kur’an’ın Firavun anlatısı bütünü düşünüldüğünde:

evet.

Firavun:

kendisini:

çok üstün bir otorite olarak:

sunmaktadır.

Sihirbazlar ise:

“Musa ve Hârûn’un Rabbine”

diyerek:

hakiki Rabbin:

Firavun olmadığını

ilan ederler.

🔟 Sihirbazların İmanı Neden Bu Kadar Açık Bir Şekilde Söyleniyor ❓​

Çünkü onların dönüşümü:

kıssanın:

en önemli tanıklıklarından biridir.

Onlar:

sihir konusunda:

uzman insanlardır.

Ve kendi uzmanlıklarıyla:

Hz. Musa’nın getirdiğinin:

sıradan sihir olmadığını

anlayıp:

açıkça iman ederler.

Bu yüzden:

imanlarını:

gizlemezler.

1️⃣1️⃣ İman Sadece İçte Kalabilir mi ❓​

İmanın kalpte olması:

temeldir.

Ama bazı durumlarda:

söz ve davranışla:

ortaya çıkması da:

önem kazanabilir.

Sihirbazlar için:

bu an:

tam da böyledir.

Çünkü onlar:

hakikati gördükleri anda açıkça taraf değiştirirler.

1️⃣2️⃣ Açıkça Taraf Değiştirmek Neden Zordur ❓​

Çünkü insan:

önceki arkadaşlarını,

çıkar çevresini,

makamını,

güvenliğini

kaybedebilir.

Sihirbazlar:

bütün bunları:

riske atarlar.

Bu yüzden:

onların sözü:

yalnız teolojik değil,

ahlaki cesaret taşıyan bir sözdür.

1️⃣3️⃣ İnsan Gerçeği Kabul Ettiğinde Eski Tarafına Borçlu mudur ❓​

Hayır.

Bir insan:

bir tarafla:

eskiden birlikte hareket etmiş olabilir.

Ama gerçek:

başka yöne işaret ediyorsa:

sırf geçmiş bağları yüzünden:

yanlışta devam etmek

zorunda değildir.

Bu ayet:

hakikatin, eski bağlılıklardan daha üstün tutulabileceğini

gösterir.

1️⃣4️⃣ “Ben Daha Önce Böyle Söyledim, Artık Dönemem” Düşüncesi Doğru mudur ❓​

Hayır.

İnsan:

önceki sözlerinin:

esiri değildir.

Eğer:

gerçeği daha sonra:

fark etmişse:

fikrini değiştirebilir.

Sihirbazlar:

bunu çok açık biçimde:

gösterir.

1️⃣5️⃣ İnançta Netlik ile Hoşgörü Birbiriyle Çelişir mi ❓​

Hayır.

Bir insan:

kendi inancını:

açık biçimde söyleyebilir

ve aynı zamanda:

başkasına:

zulmetmeyebilir.

Net olmak:

kaba olmak

demek değildir.

Sihirbazların ifadesi:

son derece nettir,

ama:

hakaret içermez.

1️⃣6️⃣ Bu Ayet İmanın Bir Kimlik Meselesi Olduğunu mu Gösteriyor ❓​

Bir yönüyle:

evet.

İman:

insanın:

hangi hakikati:

merkez kabul ettiğini

gösterir.

Sihirbazlar:

artık:

Firavun’un dünyasının:

insanları olarak değil,

Musa ve Hârûn’un Rabbine iman eden insanlar

olarak:

kendilerini tanımlarlar.

1️⃣7️⃣ Bir İnsan Hakikati Kabul Ettiğinde Eski Kimliğini Tamamen Kaybeder mi ❓​

Her zaman değil.

Ama bazı temel değerler:

değişebilir.

Sihirbazlar:

meslekî bilgilerini:

kaybetmez.

Ama o bilgiye:

verdikleri anlam:

değişir.

Önce:

Firavun’un hizmetinde kullanıyorlardı.

Şimdi:

hakikati tanımalarının:

aracı hâline gelir.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 121. ve 122. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor ❓​

  1. ayette:
“Âlemlerin Rabbine iman ettik.”

denilmişti.

  1. ayette:
bu Rab:

daha açık biçimde tanımlanır:

“Musa’nın ve Hârûn’un Rabbine.”

Yani iman:

genel bir söz olarak:

bırakılmaz.

Sihirbazlar:

Hz. Musa ve Hz. Hârûn’un getirdiği ilahi mesajı açıkça kabul ederler.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 122. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 122. ayet:

yalnız iki ismi söyleyen:

kısa bir ayet gibi görünebilir:

“Musa’nın ve Hârûn’un Rabbine.”

Ama bu ifade:

sihirbazların dönüşümünü:

tamamlar.

Biraz önce:

“Âlemlerin Rabbine iman ettik.”

demişlerdi.

Şimdi ise:

imanlarının:

hangi çağrıya bağlandığını:

açıkça belirtirler.

Bu çok önemlidir.

Çünkü insan bazen:

çok genel ifadeler kullanarak:

hiçbir risk almadan:

herkesin yanında duruyor gibi

görünebilir.

Ama sihirbazlar:

böyle davranmaz.

Onlar:

kimin getirdiği mesajı:

kabul ettiklerini:

açıkça söylerler.

Bu söz:

onları:

Firavun’un gözünde:

daha da tehlikeli hâle getirecektir.

Ama buna rağmen:

geri çekilmezler.

İşte burada:

iman:

yalnız içsel kanaat olmaktan çıkar.

Kimlik ve duruş

hâline gelir.

Ayet aynı zamanda:

insanın:

hakikati gördükten sonra:

belirsizliğe sığınmaması gerektiğini

düşündürür.

Bir insan:

bir konuda:

emin olmuşsa:

onu:

dürüstçe ifade edebilmelidir.

Tabii ki:

kibirle,

hakaretle,

zorlamayla

değil.

Ama:

çekinmeden:

“Benim gördüğüm gerçek budur.”

diyebilmelidir.

Sihirbazlar:

bunu yapar.

Onların hikâyesi:

bize çok güçlü bir şey gösterir:

İnsan:

birkaç dakika içinde:

ödül bekleyen bir profesyonelden:

hakikat uğruna:

hayatını riske atacak bir mümine

dönüşebilir.

Bu dönüşüm:

insanın:

ne kadar değişebilir olduğunu

gösterir.

Belki de A‘râf 122’nin bize yönelttiği en güçlü soru şudur:

Gerçeği gerçekten kabul ettiğimizde, onu açıkça söylemeye de hazır mıyız; yoksa bedelinden korktuğumuz için belirsiz ifadelerin arkasına mı saklanıyoruz?

Çünkü hakikati görmek:

bir aşamadır.

Onu kabul etmek:

ikinci aşamadır.

Ama bazen en zor olan:

onu açıkça sahiplenmektir.


“Hakikati içinden kabul etmek önemli, fakat gerektiğinde onu açıkça sahiplenebilmek daha büyük bir cesaret ister. İnsan bazen neye inandığını değil, bedel geldiğinde inancını ne kadar açık taşıyabildiğini öğrenir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1
Geri
Üst Alt