📖 A‘râf Suresi 123. Ayette “Firavun ‘Ben Size İzin Vermeden Ona İman Ettiniz Öyle mi? Şüphesiz Bu, Halkını Oradan Çıkarmak İçin Şehirde Kurduğunuz

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,744
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 123. Ayette “Firavun ‘Ben Size İzin Vermeden Ona İman Ettiniz Öyle mi? Şüphesiz Bu, Halkını Oradan Çıkarmak İçin Şehirde Kurduğunuz Bir Tuzaktır; Yakında Bileceksiniz’ Dedi” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“Kontrolünü kaybetmeye başlayan güç, bazen insanların kendi iradesiyle karar verdiğini kabul etmek istemez; özgür tercihi bile gizli bir plan gibi göstermeye çalışır.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 121. ve 122. ayetlerinde sihirbazların:

“Âlemlerin Rabbine, Musa’nın ve Hârûn’un Rabbine iman ettik.”

dedikleri anlatılmıştı.

  1. ayette ise Firavun’un buna verdiği sert tepki gelir:
“Firavun dedi ki: ‘Ben size izin vermeden ona iman ettiniz öyle mi? Şüphesiz bu, halkını oradan çıkarmak için şehirde kurduğunuz bir tuzaktır. Yakında bileceksiniz.’”

Bu ayette Firavun’un asıl rahatsızlığının yalnız:

sihirbazların fikir değiştirmesi

olmadığı görülür.

Onu öfkelendiren şeylerden biri:

insanların:

kendi izni olmadan

iman etmiş olmasıdır.

Yani Firavun:

yalnız bedenleri değil,

insanların:

vicdanlarını ve kararlarını da kontrol etmek ister.

Bu da ayeti:

otorite,

özgür irade,

inanç özgürlüğü,

komplo suçlaması

ve güç kaybı

açısından çok önemli hâle getirir.

1️⃣ Firavun Neden “Ben Size İzin Vermeden” Diyor ❓​

Çünkü sihirbazların:

kendi iradeleriyle:

taraf değiştirmesini

kabul edemez.

Sanki onların:

neye inanacağına karar verme hakkı:

Firavun’a aitmiş gibi

konuşur.

Bu:

çok güçlü bir:

otorite ve sahiplik iddiasıdır.

2️⃣ Bir İnsan Başkasının İnancına İzin Verebilir mi ❓​

İnanç:

özünde:

kalbin ve zihnin kabulüdür.

Bir otorite:

insanı:

zorlayabilir,

tehdit edebilir,

cezalandırabilir.

Ama:

gerçek anlamda:

bir insanın kalbine:

hangi inancın gireceğini

emredemez.

Bu yüzden Firavun’un sözü:

vicdan üzerinde mutlak kontrol iddiasını

gösterir.

3️⃣ Firavun’un Asıl Korkusu Ne Olabilir ❓​

Sihirbazların iman etmesi:

onun açısından:

çok ağır bir gelişmedir.

Çünkü bu insanlar:

kendisi tarafından:

Hz. Musa’yı yenmek için

getirilmiştir.

Şimdi ise:

halkın önünde:

Hz. Musa’nın Rabbine:

iman etmişlerdir.

Bu:

Firavun’un:

otoritesine ve itibarına büyük bir darbe

olabilir.

4️⃣ Neden Sihirbazların İmanını Samimi Bir Karar Olarak Kabul Etmiyor ❓​

Çünkü kabul ederse:

şunu da kabul etmek zorunda kalabilir:

“Benim getirdiğim uzmanlar Musa’nın doğru olduğunu gördü.”

Bu:

Firavun için:

çok ağır bir sonuçtur.

Bu yüzden:

imanlarını:

samimi karar olarak görmek yerine:

önceden hazırlanmış bir komplo

olarak sunar.

5️⃣ “Bu Bir Tuzaktır” Sözü Ne Anlama Gelir ❓​

Firavun:

Hz. Musa ile sihirbazların:

önceden anlaşmış olduğunu

iddia eder.

Yani:

karşılaşmanın:

gerçek olmadığını,

sonucun:

planlanmış olduğunu

ima eder.

Bu:

yenilgiyi açıklamak için:

alternatif bir anlatı üretme

çabasıdır.

6️⃣ İnsan Yenilgiyi Kabul Etmek Yerine Komplo İddiasına Sığınabilir mi ❓​

Evet.

Bazen:

beklenmedik bir sonuç ortaya çıktığında:

insan:

“Bu normal olamaz, kesin bir oyun var.”

diye düşünebilir.

Bazen gerçekten:

gizli planlar olabilir.

Ama:

kanıt olmadan:

her istenmeyen sonucu:

komployla açıklamak

doğru değildir.

7️⃣ Firavun’un Komplo İddiasının Delili Var mı ❓​

Ayet:

Firavun’un bu iddiasını:

kanıtlayan bir bilgi vermez.

Tam tersine:

kıssanın önceki akışı:

sihirbazların:

ödül talep ettiğini,

Firavun’un tarafında bulunduğunu,

sonra:

Hz. Musa’nın mucizesini görüp:

iman ettiğini

anlatır.

Bu nedenle:

Firavun’un iddiası:

olayın akışını yeniden yorumlayan bir suçlama

olarak görünür.

8️⃣ Güç Sahibi İnsanlar Neden Beklenmedik Muhalefeti “İhanet” Gibi Görebilir ❓​

Çünkü güçlü biri:

çevresindekilerin:

kendisine bağlı olduğunu

düşünebilir.

Onlardan biri:

fikrini değiştirince:

bunu:

bağımsız karar

olarak değil,

ihanet

olarak görebilir.

Bu:

otoriter düşüncenin:

önemli özelliklerinden biridir.

9️⃣ Firavun Sihirbazları Kendi Mülkü Gibi mi Görüyor ❓​

Söylemi:

buna yaklaşır.

“Ben size izin vermeden…”

ifadesi:

onların:

kendi iradelerine sahip bireyler olduğunu:

ikinci plana iter.

Sanki:

düşünceleri bile:

Firavun’un iznine bağlıdır.

Bu:

insan onurunu:

zedeleyen bir yaklaşım

olarak görülebilir.

🔟 İnanç Neden Zorla Kontrol Edilemez ❓​

Çünkü inanç:

yalnız dış davranış değildir.

İnsan:

korkudan:

bir söz söyleyebilir.

Ama kalben:

başka bir şeye

inanabilir.

Bu yüzden:

zorla elde edilen:

dış itaat,

gerçek iman anlamına gelmez.

1️⃣1️⃣ Firavun Neden “Halkını Şehirden Çıkarmak İstiyorsunuz” Diyor ❓​

Bu iddia:

daha önce de:

Hz. Musa hakkında:

ortaya atılmıştı.

Şimdi:

sihirbazların iman etmesi:

aynı tehdit anlatısının içine

yerleştirilir.

Yani:

“Bu sadece din meselesi değil, ülkeye karşı plan.”

denilmektedir.

Bu:

korkuyu:

yeniden üretir.

1️⃣2️⃣ Bir İnanç Değişikliğini Güvenlik Sorununa Dönüştürmek Ne Sonuç Doğurabilir ❓​

İnsanların:

samimi kararları:

şüpheli hâle gelebilir.

Her farklı düşünce:

tehdit

olarak görülebilir.

Bu durumda:

tartışma ve ikna yerine:

baskı ve ceza

öne çıkabilir.

1️⃣3️⃣ Firavun Neden Delile Cevap Vermek Yerine Niyet Suçlaması Yapıyor ❓​

Çünkü mucize karşısında:

teknik üstünlük iddiası:

çökmüştür.

Bu durumda:

tartışma:

“Musa’nın delili nedir?”

sorusundan:

“Musa’nın gizli amacı nedir?”

sorusuna kayar.

Bu çok önemli bir değişimdir.

Delil yerine:

niyet tartışılmaya başlanır.

1️⃣4️⃣ Bir Kişinin Niyetini Bilmediğimiz Hâlde Kesin Hüküm Vermek Doğru mudur ❓​

Hayır.

İnsan davranışlarından:

çıkarımlar yapabiliriz.

Ama bir kişinin:

gizli niyetini:

kesin olarak bildiğimizi iddia etmek:

çoğu zaman:

aşırı bir hüküm olur.

Daha sağlıklı yaklaşım:

kanıta ve açık davranışa bakmaktır.

1️⃣5️⃣ “Yakında Bileceksiniz” Sözü Ne Anlama Gelir ❓​

Bu ifade:

açık bir:

tehdit

içerir.

Firavun:

sihirbazların:

bu kararlarının:

cezasız kalmayacağını

söyler.

Yani:

ikna edemediği kişilere:

şimdi:

güç yoluyla karşılık vermeye

hazırlanır.

1️⃣6️⃣ Güç Tartışmayı Kaybedince Şiddete Başvurabilir mi ❓​

Tarih boyunca:

bu durum görülebilir.

Bir otorite:

sözle:

ikna edemediğinde,

eleştiriyi:

susturmak için:

baskıya

başvurabilir.

Firavun kıssasında da:

çok benzer bir geçiş

görülmektedir:

delilden tehdide.

1️⃣7️⃣ Sihirbazların İmanı Bu Tehdit Karşısında Neden Daha Değerli Hâle Geliyor ❓​

Çünkü artık:

imanlarının:

bedeli ortaya çıkmıştır.

İman ettiklerinde:

yalnız ödülü kaybetmiyorlar.

Hayatları:

tehlikeye giriyor.

Buna rağmen:

ilerleyen ayetlerde:

geri dönmeyeceklerdir.

Bu:

onların dönüşümünün:

samimiyetini güçlendirir.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 122. ve 123. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor ❓​

  1. ayette:
sihirbazlar:

“Musa’nın ve Hârûn’un Rabbine iman ettik.”

demişti.

  1. ayette:
Firavun:

bu bağımsız kararı:

kabul etmek yerine:

“Ben size izin vermeden mi iman ettiniz?”

der.

Sonra:

onları:

komployla suçlar

ve:

tehdit eder.

Yani:

özgür iman ile kontrolcü otorite

doğrudan karşı karşıya gelir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 123. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 123. ayet:

Firavun’un:

sihirbazların imanına verdiği tepki üzerinden:

gücün en tehlikeli yönlerinden birini

gösterir:

İnsanların yalnız davranışlarını değil, düşüncelerini ve vicdanlarını da kontrol etme arzusu.

Firavun:

“Ben size izin vermeden ona iman ettiniz öyle mi?”

der.

Bu cümle:

çok şey söyler.

Sanki:

bir insanın:

neye inanacağına:

başkası karar verebilirmiş gibi.

Sanki:

vicdan:

bir hükümdarın mülküymüş gibi.

Sanki:

hakikat:

izin belgesiyle:

kabul edilebilirmiş gibi.

Ama sihirbazların:

bir önceki ayetlerdeki tavrı:

bunun tam tersini gösterir.

Onlar:

hakikati görür.

Ve:

izin beklemez.

Çünkü:

gerçeği görmek:

başkasının onayına bağlı değildir.

Firavun’un ikinci hamlesi ise:

komplo suçlamasıdır.

Sihirbazların:

samimi biçimde iman etmiş olabileceğini:

kabul etmez.

Onların:

Hz. Musa ile önceden anlaşmış olduğunu

ileri sürer.

Bu da:

insan psikolojisinde:

çok tanıdık bir savunmadır.

Bazen bir insan:

beklediğinin tersine bir sonuç gördüğünde:

“Demek ki ben yanılmışım.”

demek yerine:

“Kesin burada bir oyun var.”

diyebilir.

Elbette dünyada:

gerçek komplolar,

hileler,

planlar

olabilir.

Ama:

her beklenmedik sonucu:

kanıtsız şekilde:

komployla açıklamak:

hakikati görmekten kaçışa

dönüşebilir.

Ayetin üçüncü aşamasında:

tehdit gelir:

“Yakında bileceksiniz.”

Yani:

önce:

delil vardı.

Sonra:

yenilgi geldi.

Ardından:

komplo suçlaması.

Ve sonunda:

tehdit.

Bu zincir:

çok dikkat çekicidir.

Çünkü bir insan:

gerçeğe cevap veremediğinde:

bazen önce:

kişiyi suçlar.

Sonra:

niyetini suçlar.

Sonra:

onu tehdit eder.

Ama bunların hiçbiri:

asıl delili:

çürütmez.

Sihirbazların hikâyesi ise:

insan özgürlüğünün:

çok güçlü bir örneğine dönüşür.

Onlar:

birkaç dakika önce:

Firavun’un:

ödülünü bekliyordu.

Şimdi:

Firavun’a rağmen:

iman ediyorlar.

Bu:

özgürlüğün:

yalnız fiziksel olmadığını

gösterir.

İnsan:

sarayın içinde olup:

zihnen köle olabilir.

Başka biri:

tehdit altında olup:

vicdanen özgür

olabilir.

Belki de A‘râf 123’ün bize yönelttiği en güçlü soru şudur:

Bir insan bizim beklemediğimiz bir karar verdiğinde, onun gerçekten fikrini değiştirmiş olabileceğini kabul edebiliyor muyuz; yoksa kontrolümüzden çıktığı için onu hemen kötü niyetle mi suçluyoruz?

Çünkü başkasının özgürlüğüne gerçekten saygı göstermek:

yalnız bizimle aynı şeyi seçtiğinde değil,

bizim istemediğimiz bir şeyi seçtiğinde de onun iradesini insan iradesi olarak tanıyabilmektir.


“İnsanın bedenini zorlayabilirsin, sözünü tehdit edebilirsin, önüne ceza koyabilirsin; fakat hakikati gerçekten görmüş bir vicdanı izinle yönetemezsin. Özgürlük bazen ‘Buna inanmama kimse izin vermedi; ben doğru olduğunu gördüm’ diyebilmektir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt