📖 A‘râf Suresi 116. Ayette “Musa ‘Siz Atın’ Dedi; Onlar Atınca İnsanların Gözlerini Büyülediler, Onları Korkuttular ve Büyük Bir Sihir Ortaya

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,738
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 116. Ayette “Musa ‘Siz Atın’ Dedi; Onlar Atınca İnsanların Gözlerini Büyülediler, Onları Korkuttular ve Büyük Bir Sihir Ortaya Koydular” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“Gözün gördüğü her şey hakikat değildir. İnsan bazen gerçekten olanı değil, kendisine ustalıkla gösterileni görür.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 115. ayetinde sihirbazlar Hz. Musa’ya:

“Ya sen at ya da önce atanlar biz olalım.”

demişlerdi.

  1. ayette Hz. Musa:
“Siz atın.”

der.

Ardından sihirbazların gösterisi başlar:

“Onlar atınca insanların gözlerini büyülediler, onları korkuttular ve büyük bir sihir ortaya koydular.”

Bu ayet çok önemli bir ayrım yapar.

Sihirbazların yaptığı şey:

insanların gözlerini etkiler.

Onlarda:

korku oluşturur.

Dışarıdan:

son derece güçlü görünür.

Ama bir önceki ayetlerde Hz. Musa’nın asası:

Kur’an anlatısında gerçekten:

apaçık büyük bir yılana dönüşmüştü.

Sihirbazların yaptığı ise burada:

özellikle:

gözlerin büyülenmesi

şeklinde anlatılır.

Yani kıssa:

mucize ile algı üzerinde oluşturulan güçlü etki

arasındaki farkı giderek daha görünür hâle getirir.

1️⃣ Hz. Musa Neden “Siz Atın” Dedi ❓​

Hz. Musa:

sihirbazların önce başlamasına:

izin verir.

Bu:

onların yapabileceklerini:

herkesin görmesini sağlar.

Böylece karşılaşmanın sonunda:

Hz. Musa’nın mucizesi ortaya çıktığında:

aradaki fark:

daha açık biçimde görülebilecektir.

2️⃣ Hz. Musa Neden Önce Kendisi Başlamadı ❓​

Kur’an burada ayrıntılı gerekçe vermez.

Fakat anlatının akışında:

sihirbazların bütün hünerlerini:

önce göstermeleri,

sonrasında Hz. Musa’nın mucizesinin:

ne kadar farklı olduğunu:

ortaya çıkarır.

Yani önce:

sihir bütün gücüyle gösterilir.

3️⃣ “Onlar Atınca” Ne Attılar ❓​

Kur’an’ın başka ayetlerinde:

sihirbazların:

iplerini

ve değneklerini

attıkları anlatılır.

Bunlar:

seyircilerin gözünde:

hareket eden şeyler gibi

görünür.

A‘râf 116 ise:

özellikle:

bu gösterinin:

insanlar üzerindeki etkisine

odaklanır.

4️⃣ “İnsanların Gözlerini Büyülediler” Ne Demektir ❓​

Bu ifade:

çok dikkat çekicidir.

Ayet:

sihirbazların:

insanların algısını

etkilediklerini anlatır.

Yani seyirciler:

karşılarında:

olağanüstü bir görüntü

görmüşlerdir.

Fakat vurgu:

nesnelerin kendisinden çok, insanların gözleri üzerindeki etkiye

yapılır.

5️⃣ Bu Bir İllüzyon muydu ❓​

Kur’an’ın bu ayetteki:

“insanların gözlerini büyülediler”

ifadesi,

görsel algı üzerinde:

çok güçlü bir etki oluşturulduğunu

düşündürür.

Kur’an’ın başka ayetlerinde de:

ip ve değneklerin:

hareket ediyormuş gibi göründüğü

anlatılır.

Bunun tam fiziksel mekanizmasını:

Kur’an açıklamaz.

Bu nedenle:

modern teknik ayrıntılar uydurmak yerine:

metnin söylediği sınırda kalmak

daha doğrudur.

6️⃣ “Onları Korkuttular” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

Sihirbazların gösterisi:

yalnız şaşırtıcı değildir.

Aynı zamanda:

korkutucudur.

İnsanlar:

gördükleri şey karşısında:

dehşete düşmüş olabilir.

Bu:

gösterinin psikolojik etkisinin:

çok güçlü olduğunu

gösterir.

7️⃣ Korku İnsanların Gerçeklik Algısını Etkileyebilir mi ❓​

Evet.

İnsan korktuğunda:

ayrıntıları:

daha az değerlendirebilir.

Hızlı tepki verir.

Tehdide:

odaklanır.

Bu yüzden:

korku ile görsel etki

birleştiğinde:

insanların:

gördüğünü sorgulaması daha da zorlaşabilir.

8️⃣ “Büyük Bir Sihir Ortaya Koydular” Ne Demektir ❓​

Kur’an:

sihirbazların yaptığı gösteriyi:

küçümsemez.

“Büyük bir sihir”

olarak niteler.

Yani:

etkisiz,

amatör,

önemsiz

bir gösteri değildir.

Tam tersine:

çok güçlü,

etkileyici,

profesyonel

bir performanstır.

9️⃣ Kur’an Neden Rakibin Gücünü Küçümsemiyor ❓​

Bu önemli bir noktadır.

Hakikati anlatmak için:

karşı tarafı:

zayıf göstermeye gerek yoktur.

Sihirbazlar:

gerçekten çok etkileyici bir gösteri yapmıştır.

Ama:

onların gösterisinin güçlü olması:

Hz. Musa’nın mucizesini:

ortadan kaldırmaz.

Bu da:

adil anlatımın değerini

gösterir.

🔟 Sihirbazların Başarısı İnsanları Etkilemiş miydi ❓​

Evet.

Ayet açıkça:

insanların gözlerinin büyülendiğini

ve korkutulduklarını

söyler.

Demek ki:

gösteri:

kalabalık üzerinde:

son derece güçlü bir etki

oluşturmuştur.

Bu açıdan sihirbazlar:

kendi alanlarında:

gerçekten başarılıdır.

1️⃣1️⃣ Etkileyici Olmak ile Doğru Olmak Aynı Şey midir ❓​

Hayır.

Bir şey:

çok etkileyici olabilir

ama:

gerçek olmayabilir.

Bir konuşma:

çok güçlü olabilir

ama:

yanlış bilgi içerebilir.

Bir görüntü:

çok inandırıcı olabilir

ama:

yanıltıcı olabilir.

Bu yüzden:

etki ile hakikati ayırmak

çok önemlidir.

1️⃣2️⃣ İnsan Neden Gördüğüne Çok Güvenir ❓​

Çünkü görme:

en güçlü duyularımızdan biridir.

“Kendi gözümle gördüm.”

cümlesi:

insan için:

çok ikna edicidir.

Ama bu ayet:

gözün de:

yanıltılabileceğini

hatırlatır.

Bu:

çok derin bir epistemolojik uyarıdır.

1️⃣3️⃣ “Gözümle Gördüm” Her Zaman Kesin Delil midir ❓​

Her zaman değil.

Görsel algı:

açı,

ışık,

mesafe,

bağlam,

korku,

beklenti

gibi birçok şeyden:

etkilenebilir.

Bu nedenle:

görmek:

çok güçlü bir veri olsa da:

yorumdan tamamen bağımsız değildir.

1️⃣4️⃣ Günümüzde Görsel Manipülasyon Açısından Bu Ayetten Ders Çıkarılabilir mi ❓​

Genel bir düşünme ilkesi olarak:

evet.

Bugün:

fotoğraf,

video,

kurgu,

yapay görüntüler

insanların algısını:

çok güçlü biçimde etkileyebilir.

Bu nedenle:

bir görüntü gördüğümüzde:

“Bunu görüyorum, ama bunun bağlamı ve doğruluğu nedir?”

diye sormak:

önemlidir.

Ancak modern teknolojileri doğrudan bu ayetin tarihsel sihriyle eşitlemek:

doğru olmaz.

1️⃣5️⃣ Korkutucu Bir Görüntü Neden Daha İkna Edici Olabilir ❓​

Çünkü korku:

insanın dikkatini:

daraltır.

O anda:

eleştirel düşünmeden çok:

hayatta kalma refleksi

öne çıkabilir.

Sihirbazların gösterisi:

hem görsel

hem psikolojik olarak:

çok güçlüdür.

Bu yüzden:

kalabalığı:

etkilemesi şaşırtıcı değildir.

1️⃣6️⃣ Hz. Musa Bu Gösteri Karşısında Hiç Etkilenmedi mi ❓​

Kur’an’ın başka bir bölümünde:

Hz. Musa’nın içinde:

bir korku hissettiği

anlatılır.

Bu çok önemlidir.

Peygamber olmak:

insani duyguların:

yok olması

demek değildir.

Hz. Musa:

korku hissedebilir.

Ama:

Allah’ın yönlendirmesiyle:

görevini sürdürür.

1️⃣7️⃣ Korkmak ile Yenilmek Aynı Şey midir ❓​

Hayır.

İnsan:

korkabilir

ama:

yine de doğru olanı

yapabilir.

Cesaret:

korkusuzluk değil,

korkuya rağmen:

doğru yönde:

hareket edebilmektir.

Hz. Musa kıssası:

bunu güçlü biçimde

gösterir.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 115. ve 116. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor ❓​

  1. ayette:
sihirbazlar:

“Ya sen at ya da biz atalım.”

demişti.

  1. ayette Hz. Musa:
“Siz atın.”

der.

Ardından onlar:

bütün hünerlerini ortaya koyar:

insanların gözlerini:

büyüler,

onları:

korkutur

ve:

büyük bir sihir

sergilerler.

Yani kıssa:

sihirbazların:

en güçlü anına

ulaşmıştır.

Tam bundan sonra:

Hz. Musa’ya:

ilahi emir

gelecektir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 116. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 116. ayet:

algı ile hakikat arasındaki farkı:

çok güçlü biçimde düşündürür.

Sihirbazlar:

meydana çıkar.

İplerini ve değneklerini:

atarlar.

İnsanların:

gözlerini etkilerler.

Kalabalığı:

korkuturlar.

Ve Kur’an:

yaptıkları şeyi:

“büyük bir sihir”

olarak tanımlar.

Yani sahne:

son derece güçlüdür.

İnsanların:

şaşırması,

korkması,

etkilenmesi

anlaşılabilir.

Ama asıl soru:

şudur:

Etkileyici olan şey mutlaka gerçek midir?

İnsan zihni:

görüntüden:

çok etkilenir.

Bu yüzden:

güzel sunulan bir yalan:

kötü anlatılan bir gerçekten:

daha ikna edici

görünebilir.

İyi hazırlanmış bir gösteri:

insanda:

“Bu kesin doğrudur.”

duygusu oluşturabilir.

Ama doğruluk:

görkemle:

ölçülmez.

Bugün de insan:

gördüğüne:

çok hızlı inanabilir.

Bir video izler.

Bir fotoğraf görür.

Bir başlık okur.

Bir kişi:

çok kendinden emin konuşur.

Ve zihin:

hemen:

“Demek ki doğru.”

diyebilir.

Oysa A‘râf 116 bize:

çok temel bir uyarı verir:

Göz bile etkilenebilir.

Bu yüzden:

yalnız:

“Ne gördüm?”

diye değil,

“Gerçekte ne oldu?”

diye de sormak gerekir.

Ayetin:

“onları korkuttular”

ifadesi de:

çok önemlidir.

Çünkü korku:

algıyı daha da güçlendirebilir.

İnsan korktuğu anda:

sorgulamayı bırakabilir.

Bu nedenle:

birileri bizi korkutuyorsa:

özellikle dikkatli düşünmek gerekir.

Korku gerçek olabilir.

Tehlike gerçek olabilir.

Ama:

korkmuş olmamız, bize anlatılan açıklamanın otomatik olarak doğru olduğunu göstermez.

Bir başka güzel ders:

Kur’an’ın sihirbazların gücünü:

küçümsememesidir.

Onlar:

gerçekten güçlü bir gösteri yapmıştır.

Bu:

hakikatin:

rakibini küçümseyerek savunulması gerekmediğini

gösterir.

İnsan:

“Karşı taraf çok güçlü.”

diyebilir

ve yine de:

“Ama ben onun yanlış olduğunu düşünüyorum.”

diyebilir.

Bu:

daha dürüst bir tavırdır.

Kıssada tam da:

sihirbazların en güçlü göründüğü anda:

dengenin değişmesi

yaklaşmaktadır.

Bu bize:

hayatta da:

şunu düşündürür:

Bir yanlış:

en güçlü göründüğü anda bile:

mutlak değildir.

Kalabalık:

etkilenmiş olabilir.

Herkes:

korkmuş olabilir.

Sahne:

çok büyük olabilir.

Ama:

hakikatin ortaya çıkması için bazen tek bir doğru işaret yeter.

Belki de A‘râf 116’nın bize yönelttiği en güçlü soru şudur:

Bir şey bizi çok etkilediğinde, etkilenmiş olmamızı onun doğru olduğunun kanıtı mı sanıyoruz?

Çünkü göz:

görebilir.

Kalp:

korkabilir.

Kalabalık:

etkilenebilir.

Ama hakikati bulmak için:

bunların yanında:

düşünmek de gerekir.


“Gözünün önünde olan şey seni etkileyebilir, korkutabilir ve hatta tamamen ikna edebilir; fakat hakikat yalnız gördüğün görüntü değildir. En güçlü yanılsama, insanın sorgulamayı bıraktığı anda başlar.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt