📖 A‘râf Suresi 115. Ayette “Sihirbazlar ‘Ey Musa! Ya Sen At Ya da Önce Atanlar Biz Olalım’ Dediler” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,736
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 115. Ayette “Sihirbazlar ‘Ey Musa! Ya Sen At Ya da Önce Atanlar Biz Olalım’ Dediler” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“Gerçek karşılaşma, tarafların yalnız gücünü değil niyetini de açığa çıkarır. Kimin önce başladığı kadar, neyi kanıtlamaya çalıştığı da önemlidir.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 114. ayetinde Firavun sihirbazlara:

“Evet, üstelik siz benim yakınlarımdan olacaksınız.”

demişti.

  1. ayette ise büyük karşılaşma artık fiilen başlamak üzeredir:
“Sihirbazlar dediler ki: ‘Ey Musa! Ya sen at ya da önce atanlar biz olalım.’”

Bu kısa cümlede:

yarışmanın düzeni,

sihirbazların özgüveni

ve Hz. Musa ile aralarındaki karşılaşmanın:

başlangıç anı

görülür.

Sihirbazlar artık:

toplanmış,

hazırlanmış

ve meydandadır.

Önlerinde:

iki seçenek vardır:

Hz. Musa önce gösterecek

ya da:

kendileri başlayacaktır.

Bu ayet bize:

yalnız bir gösterinin başlangıcını değil,

iki farklı gücün karşı karşıya geliş anını

gösterir.

1️⃣ Sihirbazlar Neden “Ey Musa” Diye Hitap Ediyor ❓​

Çünkü artık karşılarında:

yenmeleri gereken kişi olarak:

Hz. Musa vardır.

Onun peygamberliğini:

kabul etmiş değillerdir.

Ama onu:

karşılaşmanın doğrudan tarafı

olarak görürler.

Bu yüzden:

açık biçimde:

“Ey Musa!”

diye seslenirler.

2️⃣ “Ya Sen At Ya da Biz Atalım” Ne Demektir ❓​

Buradaki:

“atmak”

ifadesi:

ellerindeki:

ip,

asa,

değnek

gibi malzemeleri:

meydana atmayı

ifade eder.

Yani:

sihir gösterisinin:

başlangıç sırası

belirlenmektedir.

3️⃣ Sihirbazlar Hz. Musa’ya Seçim Hakkı mı Veriyor ❓​

Evet.

Görünüşte:

adil bir teklif vardır.

Ya:

Hz. Musa başlayacaktır,

ya da:

sihirbazlar.

Bu durum:

karşılaşmanın:

bir meydan okuma ve gösteri düzeni içinde

yapıldığını

gösterir.

4️⃣ Bu Teklif Sihirbazların Özgüvenini mi Gösteriyor ❓​

Büyük ölçüde:

evet.

Onlar:

kendi yeteneklerine

güvenmektedir.

Üstelik:

çok sayıda

ve uzman kişilerdir.

Firavun’un desteğini de:

arkalarında hissederler.

Bu yüzden:

“Kim önce başlarsa başlasın, biz üstün geliriz.”

duygusu taşıyor olabilirler.

5️⃣ Kalabalık ve Uzmanlık İnsana Fazla Güven Verebilir mi ❓​

Evet.

Bir insan:

çok sayıda kişinin:

kendi tarafında olduğunu görürse:

sonucu:

garanti sanabilir.

Ayrıca:

alanında uzman

olduğunu biliyorsa:

rakibini küçümseyebilir.

Ama özgüven:

sonucun garantisi değildir.

6️⃣ Hz. Musa’nın Karşısında Kaç Sihirbaz Vardı ❓​

Kur’an:

bu ayette:

kesin bir sayı vermez.

Tefsirlerde:

farklı sayılar aktarılmıştır.

Ama bunları:

kesin tarihsel veri

gibi sunmak doğru değildir.

Kesin olan:

çok sayıda usta sihirbazın toplandığıdır.

7️⃣ Neden Kur’an Sihirbazların Sayısını Vermiyor ❓​

Çünkü asıl mesele:

sayı değildir.

Kıssanın mesajı:

kaç kişinin Hz. Musa’nın karşısında olduğu değil,

hangi tarafın hakikat üzere olduğu

meselesidir.

Bu da:

Kur’an kıssalarının:

gereksiz ayrıntıdan çok:

anlama odaklandığını

gösterir.

8️⃣ Bir Karşılaşmada Kimin Önce Başladığı Önemli midir ❓​

Bazen:

evet.

İlk hamle:

psikolojik üstünlük sağlayabilir.

İlk görüntü:

seyircinin algısını

etkileyebilir.

Sihirbazlar:

muhtemelen:

güçlü bir ilk izlenim oluşturmak

isteyebilir.

Ama kıssanın sonucu:

ilk hamlenin:

hakikati belirlemediğini

gösterecektir.

9️⃣ Gösteri Ortamı İnsanları Nasıl Etkileyebilir ❓​

Kalabalık bir meydan,

çok sayıda uzman,

hazırlık,

beklenti,

heyecan

insanların:

olayı daha büyük algılamasına

neden olabilir.

Bazen:

sunum biçimi:

içeriğin önüne geçebilir.

Bu yüzden:

görkem ile gerçekliği ayırmak

önemlidir.

🔟 Sihirbazlar Bu Karşılaşmayı Bir Meslek Yarışı Olarak mı Görüyor ❓​

Başlangıçta:

büyük ölçüde öyle görünüyor.

Onlar:

ödül,

yakınlık,

galibiyet

beklentisi içindedir.

Hz. Musa’nın:

peygamber olup olmadığıyla:

henüz ilgilenmiyor gibi görünürler.

Ama biraz sonra:

karşılaşmanın anlamı:

tamamen değişecektir.

1️⃣1️⃣ Bir İnsan Yarışmaya Girerken Gerçekten Tarafsız Olabilir mi ❓​

Zordur.

Çünkü yarışmada:

kazanmak arzusu

öne çıkar.

İnsan:

rakibin doğru olabileceğini

düşünmekten çok:

onu yenmeye

odaklanabilir.

Bu nedenle:

yarışma psikolojisi, hakikat arayışından farklıdır.

1️⃣2️⃣ Bir Tartışmada “Kim Kazandı?” Sorusu Her Zaman Doğru Soru mudur ❓​

Hayır.

Bazen daha önemli soru:

“Kim doğru söyledi?”

olmalıdır.

Bir kişi:

retorik olarak çok güçlü olabilir

ama yanlış olabilir.

Diğeri:

daha zayıf konuşabilir

ama haklı olabilir.

Tartışmanın kazananı ile:

hakikatin tarafı aynı olmak zorunda değildir.

1️⃣3️⃣ Sihirbazların Hz. Musa’ya Seçim Sunması Adil Davrandıklarını mı Gösterir ❓​

Bu davranış:

karşılaşmanın usulünde:

bir tür açıklık

gösterebilir.

Ancak onların:

genel motivasyonu:

Firavun’un ödülü ve galibiyetidir.

Bu nedenle:

tek bir davranıştan:

bütün niyetleri hakkında:

fazla sonuç çıkarmamak gerekir.

1️⃣4️⃣ Hz. Musa’nın Burada Sakin Kalması Neden Önemlidir ❓​

Çünkü karşısında:

çok sayıda uzman,

büyük bir kalabalık

ve güçlü bir yönetim

vardır.

Böyle bir ortam:

insanı:

psikolojik olarak:

ezebilir.

Ama Hz. Musa:

karşılaşmadan kaçmaz.

Bu:

onun:

görevine olan güvenini

gösterir.

1️⃣5️⃣ İnsan Kalabalık Karşısında Neden Kendinden Şüphe Eder ❓​

Çünkü zihin:

çoğunluğu:

doğrulukla karıştırabilir.

“Bu kadar insan bana karşıysa belki ben yanılıyorum.”

diye düşünebilir.

Bazen bu:

faydalı bir öz sorgulama olabilir.

Ama yalnız kalmak:

otomatik olarak yanlış olmak

demek değildir.

1️⃣6️⃣ Sihirbazların Başlangıçtaki Tavrı ile Sonraki Tavrı Arasında Nasıl Bir Fark Olacaktır ❓​

Başlangıçta:

rakiplerdir.

Galip gelmek isterler.

Ödül beklerler.

Ama Hz. Musa’nın mucizesini:

gerçekten gördüklerinde:

hakikati tanıyıp:

çok hızlı biçimde:

iman eden insanlar

hâline geleceklerdir.

Bu değişim:

kıssanın en güçlü dönüşlerinden biridir.

1️⃣7️⃣ Gerçekle Karşılaşmak İnsanların Rollerini Değiştirebilir mi ❓​

Evet.

Bir insan:

bir yere:

rakip olarak girebilir.

Ama gerçeği gördüğünde:

tanık hâline gelebilir.

Sihirbazlar:

Hz. Musa’yı yenmek için:

meydana gelir.

Ama sonunda:

Hz. Musa’nın getirdiği hakikatin:

tanıkları

olacaklardır.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 114. ve 115. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor ❓​

  1. ayette:
sihirbazlara:

ödül ve Firavun’a yakınlık

vaat edilmişti.

  1. ayette:
artık:

karşılaşmanın:

başlangıç sırası

konuşulur.

Yani:

motivasyon hazırlanmış,

taraflar meydana gelmiş

ve:

asıl sınavın kapısı açılmıştır.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 115. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 115. ayet:

çok kısa görünmesine rağmen:

büyük bir karşılaşmanın:

son sessiz anlarından birini

anlatır.

Sihirbazlar:

Hz. Musa’ya:

“Ya sen at ya da biz atalım.”

der.

Henüz:

hiçbir şey başlamamıştır.

Ama herkes:

sonucun kendi lehine olacağını

düşünüyor olabilir.

Sihirbazlar:

kalabalıktır.

Uzmandırlar.

Firavun’un desteğini:

arkalarına almışlardır.

Ödül vardır.

Statü vardır.

Sarayın yakınlığı vardır.

Hz. Musa ise:

görünüşte:

bütün bu organizasyonun karşısında:

çok daha yalnızdır.

Ama Kur’an:

bize burada çok önemli bir ilke öğretir:

Dışarıdan görülen güç dağılımı, sonucun ahlaki veya hakikat bakımından ne olacağını belirlemez.

Hayatta da bazen:

karşımızdaki taraf:

çok güçlü görünür.

Daha çok parası vardır.

Daha çok insanı vardır.

Daha büyük çevresi vardır.

Daha iyi imkânları vardır.

Bu:

bizi:

doğru bildiğimiz şeyden:

vazgeçmeye itebilir.

Ama bir şey:

kalabalık olduğu için:

doğru değildir.

Ve bir insan:

yalnız olduğu için:

yanlış değildir.

Ayetin bir başka önemli dersi:

yarışma psikolojisiyle ilgilidir.

İnsan:

karşısındakiyle tartışırken:

bazen:

“Ben kazanmalıyım.”

düşüncesine öyle bağlanır ki:

gerçeği:

ikinci plana iter.

Oysa daha değerli soru şudur:

“Gerçekten hangimiz haklıyız?”

Bu iki soru:

aynı değildir.

Çünkü:

kazanmak isteyen insan:

hatasını:

saklayabilir.

Gerçeği isteyen insan ise:

hatasını:

kabul edebilir.

Sihirbazların kıssası:

bunun çok güzel örneğine dönüşecektir.

Onlar:

galip gelmek için gelirler.

Ama biraz sonra:

galibiyetten daha değerli bir şeyle:

hakikatle

karşılaşacaklardır.

Ve bu karşılaşma:

onları:

aynı gün içinde:

başka insanlara

dönüştürecektir.

Belki de A‘râf 115’in bize yönelttiği en güçlü soru şudur:

Bir tartışmada karşımızdaki kişinin yanlış çıkmasını mı istiyoruz, yoksa gerçeğin ortaya çıkmasını mı?

Çünkü gerçekten hakikati istiyorsak:

bazen:

kendi yenilgimiz bile kazanç olabilir.

İnsan:

yanlışından vazgeçtiği gün:

bir tartışmayı kaybetmiş gibi görünebilir.

Ama aslında:

gerçeği kazanmıştır.


“Hakikat arayan insanın en büyük zaferi karşısındakini yenmek değildir; gerektiğinde kendi eski fikrini yenebilmektir. Çünkü bazen ‘Ben yanılmışım’ diyebilmek, kazanılabilecek en büyük karşılaşmadır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt