A‘râf Suresi 113. Ayette “Sihirbazlar Firavun’a Geldiler ve ‘Eğer Galip Gelen Biz Olursak Elbette Bize Bir Ödül Var Değil mi?’ Dediler” İfadesi Ne Anlama Gelir
“İnsan bazen gerçeği aramak için değil, kazanacağı ödül için bir taraf seçer. O zaman yeteneği hakikatin hizmetinde değil, çıkarın hizmetinde çalışmaya başlayabilir.”
Ersan Karavelioğlu
A‘râf Suresi'nin 112. ayetinde Firavun’un çevresindekiler:
“Sana bütün bilgili ve usta sihirbazları getirsinler.”
demişti.
- ayette ise bu sihirbazların Firavun’un huzuruna geldikleri ve daha karşılaşma başlamadan önce çok dikkat çekici bir soru sordukları anlatılır:
Bu ayet:
sihirbazların başlangıçtaki motivasyonunu:
çok açık biçimde gösterir.
Onlar:
Hz. Musa’nın haklı olup olmadığını araştırmak için gelmiş görünmezler.
İlk sordukları şey:
“Bize ne verilecek?”
sorusudur.
Yani kıssanın bu aşamasında:
bilgi,
uzmanlık
ve yetenek:
çıkarla birleşmiştir.
Fakat kıssanın ilerleyen bölümlerinde çok çarpıcı bir dönüşüm yaşanacaktır:
Ödül için gelen bu insanlar,
hakikati gördüklerinde:
ödülü,
makamı,
hatta hayatlarını bile ikinci plana atabilecek bir noktaya gelecektir.
Sihirbazlar Neden Önce Ödülü Soruyor
Çünkü onlar:Firavun’un çağrısına:
bir görev karşılığında
gelmişlerdir.
Yaptıkları işin:
ödüllendirileceğini
bilmek isterler.
Bu onların başlangıçta:
çıkar odaklı
bir motivasyona sahip olduğunu gösterir.
“Eğer Galip Gelen Biz Olursak” Ne Anlama Gelir
Sihirbazlar:karşılaşmayı:
bir hakikat araştırması olarak değil,
yarışma
olarak görmektedir.
Onların gözünde:
Hz. Musa:
yenilmesi gereken bir rakiptir.
Asıl mesele:
“Kim doğru?”
değil,
“Kim kazanacak?”
sorusudur.
Hakikati Aramak ile Kazanmak İstemek Arasında Ne Fark Vardır
Hakikati arayan insan:gerekirse:
kendi fikrinden vazgeçer.
Kazanmak isteyen insan ise:
karşı tarafın:
yanlış çıkmasını
ister.
Birincisinin amacı:
gerçeğe ulaşmak.
İkincisinin amacı:
üstün gelmek.
İnsan Bir Tartışmaya Ödül İçin Girebilir mi
Evet.Para,
itibar,
makam,
ün,
yakınlık,
çıkar
insanı:
bir tarafın savunucusu
hâline getirebilir.
Bu durumda insan:
konuyu tarafsız değerlendirmek yerine:
kendisine fayda sağlayacak sonucu
savunabilir.
Para Bir Uzmanın Kararını Etkileyebilir mi
Evet, etkileyebilir.Bu yüzden:
uzmanlık kadar:
bağımsızlık
da önemlidir.
Bir insan:
bir sonuca ulaşması için:
ödüllendiriliyorsa,
tarafsızlığı:
risk altına girebilir.
Bu her uzman için otomatik suçlama değildir.
Ama çıkar çatışması:
dikkate alınması gereken gerçek bir risktir.
Sihirbazların Uzman Olması Onları Tarafsız Yapar mı
Hayır.Bilgi sahibi olmak:
ahlaki tarafsızlığı:
otomatik olarak garanti etmez.
İnsan:
çok bilgili olabilir
ama:
bilgisini:
çıkarı için kullanabilir.
Bu nedenle gerçek uzmanlık:
yalnız:
“Biliyorum.”
demek değil,
“Bildiklerimi dürüstçe kullanıyorum.”
diyebilmektir.
Bilgi Ahlaktan Ayrıldığında Ne Olabilir
Bilgi:çok güçlü bir araçtır.
Ama hangi amaçla kullanıldığı:
önemlidir.
Bilgili bir insan:
iyiliğe hizmet edebilir.
Aynı bilgi:
aldatma,
baskı,
manipülasyon
için de kullanılabilir.
Bu yüzden:
bilginin yönünü ahlak belirler.
Sihirbazların Sorusu Firavun’un Gücünü Nasıl Gösteriyor
Onlar:ödülü:
Firavun’dan bekler.
Çünkü:
para,
makam,
itibar
dağıtma gücü:
onun elindedir.
Bu durum:
Firavun’un:
yalnız siyasi değil,
ekonomik ve sosyal ödüllendirme gücüne de
sahip olduğunu gösterir.
Güç Sahibi İnsanlar Ödülle Sadakat Satın Alabilir mi
Bazen:evet.
Bir kişi:
ödül,
makam,
statü
vererek:
başkalarının desteğini
kazanabilir.
Bu destek:
her zaman:
gerçek inanç veya samimiyet
anlamına gelmez.
Bazen:
çıkar bitince sadakat de bitebilir.
İnsan Çıkarı İçin Yanlış Bir Tarafı Savunabilir mi
Evet.Bu:
insanlık tarihinde:
çok sık görülmüştür.
İnsan:
yanlış olduğunu bildiği bir şeyi:
işini,
gelirini,
statüsünü
kaybetmemek için:
savunabilir.
Bu noktada:
vicdan ile çıkar:
karşı karşıya gelir.

Ödül Beklemek Her Zaman Yanlış mıdır
Hayır.İnsan:
emeğinin karşılığını
isteyebilir.
Çalışan:
ücret bekler.
Sanatçı:
emeğinin karşılığını alabilir.
Uzman:
hizmeti için ücret isteyebilir.
Sorun:
ödül almak değildir.
Sorun:
ödül uğruna gerçeği çarpıtmak
tır.

Sihirbazların Başlangıçtaki Tavrı Neden Özellikle Anlatılıyor
Çünkü ileride yaşayacakları değişimi:daha güçlü biçimde
anlamamızı sağlar.
Başlangıçta:
ödül istiyorlar.
Sonra:
hakikati gördüklerinde:
Firavun’un ödülünü değil,
Allah’a imanı
seçecekler.
Bu büyük dönüşüm:
kıssanın en etkileyici yönlerinden biridir.

İnsan Çok Kısa Sürede Büyük Bir Değişim Yaşayabilir mi
Evet.Bazen:
tek bir güçlü tecrübe,
bir insanın:
hayata bakışını:
tamamen değiştirebilir.
Sihirbazlar:
sabah:
ödül için gelen insanlar olabilir.
Ama hakikati gördüklerinde:
aynı gün:
bambaşka bir duruşa
geçebilirler.
Bu:
insanın değişebilme kapasitesini
gösterir.

Bir İnsanı Geçmişine Bakarak Sonsuza Kadar Mahkûm Etmek Doğru mudur
Hayır.İnsan:
değişebilir.
Yanlış yapan biri:
dönebilir.
Çıkarcı biri:
samimi olabilir.
Korkak biri:
cesaret gösterebilir.
Bu yüzden:
bir insanın:
dünkü hâli, yarınının kesin hükmü değildir.

Çıkar ile Vicdan Karşı Karşıya Geldiğinde Ne Olur
İşte karakter:orada sınanır.
İnsan:
kazançtan vazgeçip:
doğruyu seçebiliyorsa:
ahlaki bağımsızlık gösterir.
Ama:
gerçeği bildiği hâlde:
kazancı seçiyorsa:
çıkar:
vicdanın önüne geçmiş
olabilir.

Sihirbazların Daha Sonraki Dönüşümü Neden Bu Ayeti Daha Anlamlı Kılar
Çünkü bu ayette:onlar:
“Ödül var mı?”
diye soruyor.
İleride ise:
Firavun’un:
ceza tehdidine rağmen:
imanlarından vazgeçmeyecekler.
Yani:
başlangıçta:
para için gelen insanlar,
sonunda:
para ve güçten daha değerli bir şey bulacaklar.

İnsan Ne Zaman Gerçekten Özgürleşir
Bir insan:para,
statü,
korku
onun vicdanını:
satın alamadığında:
daha özgürdür.
Dışarıdan:
çok zengin olmak:
özgürlük değildir.
Asıl özgürlük:
doğru bildiğini çıkarına rağmen savunabilmektir.

A‘râf Suresi 112. ve 113. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor
- ayette:
toplanması istenmişti.
- ayette:
Ama ilk sordukları:
“Hakikat nedir?”
değil,
“Kazanırsak ödül var mı?”
olur.
Böylece Kur’an:
uzmanlığın yanında:
motivasyonun da önemli olduğunu
gösterir.

Sonuç: A‘râf Suresi 113. Ayet Bize Ne Öğretiyor
A‘râf Suresi 113. ayet:insanın:
bilgisini ve yeteneğini:
hangi amaç için kullandığını
sorgulatır.
Sihirbazlar:
ülkenin en yetenekli insanları arasından
toplanmıştır.
Bilgileri vardır.
Maharetleri vardır.
Tecrübeleri vardır.
Ama Firavun’un karşısına geldiklerinde:
ilk sordukları soru:
şudur:
“Eğer biz galip gelirsek bize ödül var mı?”
Bu soru:
çok insani bir sorudur.
İnsan emeğinin karşılığını:
istemek isteyebilir.
Burada asıl mesele:
ücret istemeleri değil,
başlangıçta karşılaşmaya:
hakikati bulmak için değil, kazanmak için
gelmiş olmalarıdır.
Bu ayrım:
bugün de önemlidir.
Bir insan:
bir tartışmaya:
“Gerçek ne?”
diye girebilir.
Ya da:
“Ben nasıl haklı çıkarım?”
diye girebilir.
Bir uzman:
“Sonuç ne çıkarsa çıksın doğruyu söyleyeceğim.”
diyebilir.
Ya da:
“Bana ödeme yapanın istediği sonucu nasıl savunurum?”
diye düşünebilir.
Dışarıdan:
ikisinin de bilgi seviyesi
aynı olabilir.
Ama aradaki ahlaki fark:
çok büyüktür.
Bu ayetin belki de en güzel tarafı:
sihirbazları başlangıçtaki hâlleriyle:
sonsuza kadar mahkûm etmemesidir.
Çünkü kıssanın devamında:
bu insanlar:
hakikat karşısında:
inanılmaz bir dönüşüm yaşayacaktır.
Ödül soran insanlar:
bir süre sonra:
Firavun’un tehdidi karşısında:
“Biz Rabbimize döneceğiz.”
diyebilecek kadar:
değişecektir.
Bu bize:
insan hakkında:
çok umut verici bir şey söyler:
Bugünkü motivasyonun kötü olabilir; ama hakikati gerçekten gördüğünde yarın bambaşka biri olabilirsin.
İnsan:
geçmişinin mahkûmu değildir.
Bir hata:
karakterin son hâli değildir.
Bir çıkarcılık:
ömür boyu sürecek kader değildir.
İnsan:
gerçeği gördüğünde:
yönünü değiştirebilir.
Belki de A‘râf 113’ün bize yönelttiği en güçlü soru şudur:
Yaptığımız şeyi gerçekten doğru olduğuna inandığımız için mi yapıyoruz, yoksa kazanacağımız ödül, makam veya takdir bizi o tarafa mı çekiyor?
Çünkü insanın yeteneği:
tek başına onun değerini belirlemez.
Asıl mesele:
o yeteneği kimin ve neyin hizmetine verdiğidir.
“Yetenek seni güçlü yapabilir; fakat o gücü neyin hizmetine verdiğin karakterini belirler. Para için başladığın bir yolculukta bile hakikatle karşılaşırsan yönünü değiştirebilmek, insanın en büyük özgürlüklerinden biridir.”
Ersan Karavelioğlu