A‘râf Suresi 84. Ayette “Üzerlerine Bir Yağmur Yağdırdık; Bak İşte Suçluların Sonu Nasıl Oldu” İfadesi Ne Anlama Gelir
“İnsan bazen yaptığının sonucunu çok uzakta sanır; oysa yanlışın en tehlikeli yanı, alışkanlığa dönüştüğünde sonuçla arasındaki mesafeyi fark ettirmemesidir.”
Ersan Karavelioğlu
A‘râf Suresi'nin 83. ayetinde Hz. Lût’un ve ailesinden iman edenlerin kurtarıldığı, fakat karısının:
geride kalanlardan olduğu
bildirilmişti.
- ayette ise Lût kavminin karşılaştığı sonuç anlatılır:
Bu ayet kısa olmasına rağmen:
ilahi hüküm, sonuç, ibret ve ahlaki sorumluluk
gibi önemli temaları taşır.
Buradaki:
“yağmur”
sıradan bir rahmet yağmuru değildir.
Kur’an’ın Lût kavmi kıssasının başka bölümlerinde bu azabın:
özel ve yıkıcı bir biçimde geldiği
daha ayrıntılı anlatılır.
A‘râf 84 ise ayrıntıyı büyütmez.
Asıl dikkat çekilen nokta şudur:
“Bak, suçluların sonu nasıl oldu.”
Yani ayet yalnız geçmişte yaşanan bir olayı anlatmaz.
Okuyana:
“Bundan ne öğreneceksin?”
diye sorar.
“Üzerlerine Bir Yağmur Yağdırdık” Ne Demektir
Buradaki yağmur:rahmet getiren normal yağmurdan
farklıdır.
Kur’an’ın başka ayetleri:
Lût kavminin üzerine:
azap niteliğinde bir yağış gönderildiğini
anlatır.
Bu yüzden burada:
yağmur kelimesi ilahi cezanın aracı
olarak kullanılır.
Kur’an Neden Aynı Unsuru Bazen Rahmet, Bazen Azap Olarak Anlatır
Çünkü aynı şey:bağlama göre
farklı sonuç doğurabilir.
Yağmur:
toprağı diriltebilir.
Ama aşırı ve yıkıcı olduğunda:
zarar verebilir.
Bu bize:
doğadaki unsurların kendisinin:
tek başına iyi veya kötü olmadığını
gösterir.
Önemli olan:
hangi bağlamda ve nasıl gerçekleştiğidir.
Lût Kavminin Üzerine Nasıl Bir Yağmur Yağdı
A‘râf 84:teknik ayrıntı vermez.
Kur’an’ın başka surelerinde:
taş yağdırılması
gibi ifadeler bulunur.
Bu nedenle ayetler birlikte okunduğunda:
sıradan bir meteorolojik yağmurdan değil,
olağanüstü bir azap olayından
söz edildiği anlaşılır.
Ancak ayrıntı konusunda:
metnin söylediğinden fazlasını kesinleştirmemek gerekir.
“Bak” İfadesi Neden Kullanılıyor
Ayet:“Bak işte…”
diyerek okuyucuyu:
düşünmeye
çağırır.
Bu yalnız:
gözle bakmak değildir.
Aynı zamanda:
ibretle değerlendirmek
anlamı taşır.
Yani:
“Bu kıssayı sadece dinleme; sonucunu düşün.”
Kur’an Kıssaları Neden Sadece Tarih Anlatmaz
Çünkü kıssaların amacı:yalnız geçmişi öğretmek
değildir.
Geçmiş üzerinden:
insanın:
bugünkü davranışını
sorgulamasını sağlar.
Bu yüzden kıssalar:
tarih ile ahlak arasında köprü kurar.
“Suçluların Sonu” İfadesi Ne Anlama Gelir
Buradaki “suçlular” ifadesi:yalnız tek bir hata yapan insanları
değil,
ısrarlı biçimde:
ahlaki sınırları aşan,
peygamber uyarısını reddeden,
bozgunculuğu sürdüren
bir toplumu ifade eder.
Yani sonuç:
tek bir anlık yanlışın değil, süreklilik kazanmış bir tavrın
ardından gelir.
Lût Kavminin Hatası Sadece Tek Bir Davranış mıydı
Hayır.Kur’an’ın farklı surelerinde:
Lût kavmi hakkında:
cinsel taşkınlık,
zorbalık,
misafirlere saldırı,
yol kesme,
topluluk içinde kötülük
gibi farklı unsurlar görülür.
Bu yüzden kıssa:
yalnız bir davranıştan ibaret değildir.
Daha geniş bir:
ahlaki ve toplumsal bozulma
tablosu vardır.
“Son” Kavramı Bu Ayette Neden Önemlidir
Çünkü insan:çoğu zaman başlangıca bakar.
Bir davranış:
ilk anda:
zevk,
çıkar,
güç
verebilir.
Ama ahlaki değerlendirmede:
sonucu
da görmek gerekir.
Kur’an burada:
“Bak, sonları ne oldu.”
diyerek:
sonucu düşünmeyi öğretir.
Bir Şeyin Sonucu Hemen Ortaya Çıkmıyorsa Zararsız mıdır
Hayır.Bir davranışın sonucu:
gecikebilir.
Bireysel hayatta da:
toplumsal hayatta da
bu böyledir.
İnsan:
yanlışı uzun süre yapıp:
“Demek ki sorun yok.”
sanabilir.
Ama gecikmiş sonuç:
sonucun olmadığı anlamına gelmez.
Toplumsal Yanlışlar Neden Geç Fark Edilebilir
Çünkü insanlar:alışabilir.
Bir davranış:
önce garip gelir.
Sonra:
tekrarlanır.
Ardından:
normalleşir.
Bir süre sonra:
kimse sorgulamaz.
İşte bu noktada:
toplumsal yanlış:
görünmez hâle gelebilir.

Normalleşme Her Zaman İyileşme Demek midir
Hayır.Bazı şeylerin normalleşmesi:
ilerleme olabilir.
Örneğin:
adaletin,
eğitimin,
insan haklarının
yaygınlaşması.
Ama bazı yanlışların normalleşmesi:
ahlaki duyarlılığın azalması
anlamına gelebilir.
Bu yüzden:
“normalleşti”
kelimesi tek başına:
iyi veya kötü hüküm vermez.

Bir Toplumun Sonu Neden Bütün Bireylere Aynı Şekilde Nispet Edilir
Kur’an toplumsal kıssalarda:bazen toplumu:
bütün olarak
anlatır.
Bu:
her bireyin:
aynı derecede suçlu olduğu
anlamına gelmek zorunda değildir.
Fakat toplumun genel yönelimi:
kötülüğü:
destekliyor,
normalleştiriyor,
koruyorsa:
toplumsal sorumluluk
oluşabilir.

Toplumsal Sessizlik Kötülüğü Büyütebilir mi
Evet.İnsanlar:
“Bana dokunmuyor.”
diyerek:
yanlışa sessiz kalabilir.
Ama bazı yanlışlar:
sessizlikten güç alır.
Bu nedenle toplumun sağlığı:
yalnız kötü insanların sayısına değil,
iyilerin ne kadar cesur ve sorumlu olduğuna da
bağlı olabilir.

Bu Ayet Günümüzdeki Afetleri İlahi Ceza İlan Etmemize İzin Verir mi
Hayır.Kur’an burada:
Lût kavmi hakkında:
vahiy yoluyla özel bir hüküm bildirir.
Bugün meydana gelen:
deprem,
sel,
yangın,
fırtına
gibi olaylarda:
“Bu toplum günahkârdı, Allah cezalandırdı.”
diye kesin hüküm vermek doğru değildir.
Çünkü elimizde:
o olay hakkında:
aynı türden vahiy bilgisi yoktur.

Bir Afet Karşısında Müslümanın Tavrı Ne Olmalıdır
Yargı dağıtmak yerine:yardım etmek.
Acıyı küçümsememek.
Yaraları sarmak.
İnsanların ihtiyaçlarını karşılamak.
İbret almak:
başka şeydir.
Mağdurları:
“Siz bunu hak ettiniz.”
diye suçlamak:
başka şeydir.

“Suçluların Sonuna Bakın” İfadesi İntikam Sevinci mi Taşır
Hayır.Kur’an’ın ibret dili:
başkasının felaketinden:
zevk almayı
öğretmez.
Ama:
yanlışın sonuçsuz olmadığını
hatırlatır.
Yani amaç:
sevinmek değil, düşünmek
tir.

Başkasının Hatasından Ders Almak Neden Önemlidir
Çünkü insan:her hatayı:
kendisi yaşayarak
öğrenmek zorunda değildir.
Tarih:
başkalarının tecrübelerini
önümüze koyar.
Akıllı insan:
“Aynı yolu yürürsem aynı tehlikeye yaklaşabilir miyim?”
diye düşünür.
Bu:
ibretin temelidir.

A‘râf Suresi 83. ve 84. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor
- ayette:
kurtarılır.
- ayette:
azapla karşılaşır.
Böylece iki farklı sonuç:
yan yana gelir:
kurtuluş
ve
yıkım.
Bu karşıtlık:
seçimlerin:
sonuç doğurduğunu
gösterir.

Sonuç: A‘râf Suresi 84. Ayet Bize Ne Öğretiyor
A‘râf Suresi 84. ayet:çok kısa bir cümleyle:
Lût kavmi kıssasının sonucunu
gösterir:
“Üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Bak işte suçluların sonu nasıl oldu.”
Burada en dikkat çekici kelimelerden biri:
“bak”
tır.
Çünkü Kur’an:
yalnız olayın yaşandığını
haber vermiyor.
Okuyana:
“Düşün.”
diyor.
Yani soru şudur:
Bu insanlar:
nasıl bu noktaya geldi?
İlk adım neydi?
Yanlış nasıl normalleşti?
Uyarı neden reddedildi?
Eleştirenler neden şehirden çıkarılmak istendi?
Ve bütün bunların sonunda:
nasıl bir sonuç ortaya çıktı?
Kıssanın asıl değeri:
işte bu zinciri
görebilmektir.
İnsan hayatında da:
yanlışlar genellikle:
bir anda büyümez.
Önce:
küçük taviz olur.
Sonra:
alışkanlık.
Sonra:
savunma.
Sonra:
normalleştirme.
Sonra:
uyaran kişiden rahatsız olma.
Ve bazen en sonunda:
yanlışın kendisi kimliğe dönüşür.
Bu noktada insan:
artık:
“Bu davranış doğru mu?”
diye sormaz.
“Beni eleştirmeye kimin hakkı var?”
diye sorar.
İşte tehlike burada büyür.
Ayet aynı zamanda:
sonucu düşünme ahlakını
öğretir.
İnsan:
bir seçim yaparken:
yalnız:
“Şimdi ne kazanırım?”
dememelidir.
Aynı zamanda:
“Bunun sonu nereye gider?”
diye de sormalıdır.
Çünkü bazı şeyler:
başlangıçta kolay,
sonunda ağırdır.
Bazı şeyler ise:
başlangıçta zor,
sonunda huzur getirir.
Belki de A‘râf 84’ün bize yönelttiği en güçlü soru şudur:
Bugün yaptığımız hangi şeylerin sonunu hiç düşünmüyoruz?
Çünkü bilgelik:
yalnız önümüzdeki adımı görmek değildir.
O adımın bizi hangi yola çıkaracağını da görebilmektir.
“İnsan yalnız yaptığı şeye değil, yaptığı şeyin götürdüğü yere de bakmalıdır. Çünkü yanlışın en büyük hilesi, ilk adımda sonunu göstermemesidir.”
Ersan Karavelioğlu