📖 A‘râf Suresi 60. Ayette “Kavminin İleri Gelenleri ‘Biz Seni Apaçık Bir Sapıklık İçinde Görüyoruz’ Dediler” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,677
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 60. Ayette “Kavminin İleri Gelenleri ‘Biz Seni Apaçık Bir Sapıklık İçinde Görüyoruz’ Dediler” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“İnsan bazen kendisine yöneltilen hakikati tartmak yerine, onu söyleyen kişiyi değersizleştirmeyi seçer. Çünkü fikre cevap vermek zor olabilir; kişiyi küçümsemek ise daha kolaydır.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 59. ayetinde Hz. Nûh kavmine:

“Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. Ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum.”

diye seslenmişti.

  1. ayette ise kavminin ileri gelenlerinin cevabı gelir:
“Kavminden ileri gelenler, ‘Biz seni gerçekten apaçık bir sapıklık içinde görüyoruz’ dediler.”

Bu cevap son derece dikkat çekicidir.

Hz. Nûh:

onları Allah’a kulluğa çağırmıştır.

Kavmi ise mesajın içeriğini tartışmak yerine:

onu sapıklıkla suçlamıştır.

Yani mesele bir anda:

“Söylediğin doğru mu?”

sorusundan:

“Sen yanlış bir insansın.”

iddiasına dönüşür.

Bu, insanlık tarihinde çok sık görülen bir davranış biçimidir:

Bir fikre cevap veremediğinde:

fikri söyleyen kişiye saldırmak.

1️⃣ “Kavminin İleri Gelenleri” Kimlerdir ❓​

Ayette geçen ifade:

toplumun önde gelenleri,

etkili kişileri,

yöneticileri,

zenginleri,

söz sahibi olanları

anlatabilir.

Bu insanlar:

toplum üzerinde nüfuz sahibidir.

Bu nedenle onların söyledikleri:

başkalarının düşüncelerini de

etkileyebilir.

Kur’an birçok kıssada özellikle:

toplumun ileri gelenlerinin peygamberlere karşı direncini

anlatır.

2️⃣ Neden Özellikle İleri Gelenler Karşı Çıkıyor ❓​

Çünkü yeni bir hakikat çağrısı:

mevcut düzeni

sorgulatabilir.

Bir toplumda güç sahibi kişiler:

mevcut sistemden

yararlanıyor olabilir.

Hz. Nûh’un:

“Yalnız Allah’a kulluk edin.”

çağrısı:

insanların kutsallaştırdığı gelenekleri,

otoriteleri,

çıkar ilişkilerini

sarsabilir.

Bu nedenle hakikat bazen:

gücü elinde tutanları daha fazla rahatsız eder.

3️⃣ “Biz Seni Sapıklık İçinde Görüyoruz” Sözü Ne Anlama Gelir ❓​

Onlar Hz. Nûh’un:

yanlış yolda olduğunu,

toplumun kabul ettiği inançtan saptığını

iddia ederler.

Burada ilginç olan şudur:

Nûh Peygamber:

onları:

Allah’a kulluğa çağırmaktadır.

Ama toplumun ölçüsüne göre:

yanlış olan Nûh’tur.

Bu bize:

toplumun çoğunluğunun bir şeyi doğru kabul etmesinin

onu otomatik olarak doğru yapmadığını

hatırlatır.

4️⃣ “Apaçık Sapıklık” İfadesi Neden Bu Kadar Serttir ❓​

Çünkü kavmin ileri gelenleri:

yalnızca:

“Sana katılmıyoruz.”

demiyor.

Onu:

açıkça yanlış,

yoldan çıkmış

olarak ilan ediyorlar.

Bu sertlik:

fikir tartışmasının

kişisel suçlamaya dönüşmesini gösterir.

Hakikatin içeriği konuşulmadan:

kişinin itibarı hedef alınır.

5️⃣ Bir Fikre Cevap Vermek Yerine Kişiye Saldırmak Nedir ❓​

Bu bugün mantıkta:

ad hominem

olarak bilinen davranışa benzer.

Örneğin biri:

bir argüman sunar.

Karşı taraf:

argümanın neden yanlış olduğunu göstermek yerine:

“Sen zaten cahilsin.”

der.

Bu:

argümana cevap değildir.

Çünkü bir kişinin karakteri hakkında söylenen şey:

sunduğu fikrin doğru veya yanlış olduğunu tek başına belirlemez.

6️⃣ Hz. Nûh’a Neden “Sapık” Dediler ❓​

Çünkü Hz. Nûh:

onların alıştığı dini ve toplumsal düzeni

reddediyordu.

Onlar kendi geleneklerini:

normal,

doğru,

meşru

görüyorlardı.

Bu nedenle gelenekten ayrılan kişi:

onlara göre:

“sapmış”

gibi görünüyordu.

Bu durum bize önemli bir soru sorar:

Doğrunun ölçüsü alışkanlık mıdır, hakikat midir?

7️⃣ Toplum Bir Yanlışı Uzun Süre Doğru Sanabilir mi ❓​

Evet.

Tarih boyunca toplumlar:

köleliği,

ırk ayrımını,

kadınların bazı temel haklardan mahrum bırakılmasını,

farklı insanlara zulmü

normal kabul etmiş dönemler yaşamıştır.

Bir uygulamanın:

uzun süredir var olması

onun doğru olduğunu garanti etmez.

Bu nedenle insanın:

geleneği de sorgulayabilmesi

gerekir.

8️⃣ Çoğunluk Her Zaman Haklı mıdır ❓​

Hayır.

Çoğunluk bazen doğru olabilir.

Bazen yanlış olabilir.

Bir fikrin doğruluğu:

kaç kişinin ona inandığıyla

tek başına ölçülmez.

Bir toplumun tamamı:

yanlış bir kanaati

uzun süre paylaşabilir.

Kur’an’ın peygamber kıssaları:

hakikat ile çoğunluk arasında otomatik bir eşitlik olmadığını

sık sık gösterir.

9️⃣ Azınlıkta Olmak İnsanı Otomatik Olarak Haklı Yapar mı ❓​

Hayır.

Bu da önemli bir dengedir.

Çoğunlukta olmak:

doğruluğun kesin kanıtı değildir.

Ama azınlıkta olmak da:

kişiyi otomatik olarak haklı yapmaz.

Asıl soru:

Delil nedir?

Gerçek nedir?

Ahlaken doğru olan nedir?


Hakikat:

sayılara göre değil,

gerekçelere göre değerlendirilmelidir.

🔟 İnsan Neden Kendisine Ters Gelen Fikri Söyleyeni Kötülemek İster ❓​

Çünkü bir fikir:

insanın kimliğini,

alışkanlığını,

çıkarını

tehdit edebilir.

Eğer fikri ciddiye alırsa:

kendisini değiştirmesi gerekebilir.

Bu zor olabilir.

Bu nedenle kişi bazen:

fikri değerlendirmek yerine

onu söyleyeni:

cahil,

kötü,

sapık,

tehlikeli

ilan ederek:

kendini değişimden korumaya çalışabilir.

1️⃣1️⃣ Etiketlemek Düşünmenin Yerini Alabilir mi ❓​

Evet.

Bir insana:

tek kelimelik bir etiket yapıştırdığımızda

onu artık dinlememek kolaylaşır.

Örneğin:

“Cahil.”

“Sapık.”

“Aşırı.”

“Gerici.”

“Dinsiz.”


gibi etiketler bazen:

argüman yerine kullanılabilir.

Etiketleme:

karşı tarafı anlamayı değil,

konuşmayı bitirmeyi

amaçlayabilir.

1️⃣2️⃣ Her Eleştiri Kişisel Saldırı mıdır ❓​

Hayır.

Bir fikrin:

yanlış,

zararlı,

mantıksız

olduğunu söylemek mümkündür.

Önemli olan:

bunu gerekçelendirmektir.

Sağlıklı tartışma:

“Sen kötüsün.”

demek yerine:

“Bu görüşe şu nedenle katılmıyorum.”

diyebilmektir.

1️⃣3️⃣ Hz. Nûh’un Karşılaştığı Tepki Günümüzde de Görülüyor mu ❓​

Evet.

Bugün sosyal medyada ve günlük tartışmalarda:

insanlar çoğu zaman fikirleri konuşmak yerine:

kişileri hedef alabiliyor.

Bir insanın:

geçmişi,

görünüşü,

eğitimi,

ailesi

üzerinden saldırı yapılabiliyor.

Böylece asıl soru:

“Söylediği doğru mu?”

gözden kayboluyor.

1️⃣4️⃣ Güç Sahipleri Neden Fikirleri Kontrol Etmek İsteyebilir ❓​

Çünkü fikirler:

toplumsal düzeni değiştirebilir.

İnsanların:

neyi doğru,

neyi yanlış,

neyi meşru

gördüğü değiştiğinde:

güç dengeleri de değişebilir.

Bu nedenle bazı otoriteler:

kendilerine meydan okuyan fikirleri

yalnız yanlışlamakla kalmaz;

o fikri söyleyen kişiyi itibarsızlaştırmaya da çalışabilir.

1️⃣5️⃣ Bir İnsan Hakkında Olumsuz Etiket Duyduğumuzda Ne Yapmalıyız ❓​

Hemen hüküm vermemek gerekir.

Şunu sormak daha sağlıklı olabilir:

Ne söyledi?

Bunun delili nedir?

Karşı tarafın cevabı nedir?

Etiket gerçeği mi anlatıyor, yoksa tartışmayı yönlendirmek için mi kullanılıyor?


Böylece insan:

başkalarının hazır hükmünü

kendi düşüncesi sanmaktan

korunabilir.

1️⃣6️⃣ Hakikat Söyleyen İnsan Her Zaman Toplum Tarafından Sevilir mi ❓​

Hayır.

Bazen doğruyu söylemek:

rahatsız edici olabilir.

Çünkü hakikat:

insanın:

çıkarına,

alışkanlığına,

kibrine

dokunabilir.

Bu nedenle bir mesajın:

tepki çekmesi

onun yanlış olduğunun kesin kanıtı değildir.

Ama aynı şekilde tepki çekmek de:

doğruluğun kanıtı değildir.

Yine delile bakmak gerekir.

1️⃣7️⃣ İnsan Eleştirilince Nasıl Davranmalıdır ❓​

Öncelikle:

eleştirinin içeriğine bakmalıdır.

Eleştiri doğruysa:

düzeltmek gerekir.

Yanlışsa:

sakin biçimde cevap verilebilir.

Her eleştiriyi:

hakaret

gibi algılamak

sağlıklı değildir.

Ama kişisel saldırı ile yapıcı eleştiriyi:

birbirinden ayırmak

önemlidir.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 59. ve 60. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor ❓​

  1. ayette Hz. Nûh:
çok açık bir çağrı yapmıştı:

“Allah’a kulluk edin.”

“O’ndan başka ilahınız yoktur.”

“Sizin için korkuyorum.”


  1. ayette kavmin ileri gelenleri buna:
delille cevap vermek yerine:

“Biz seni apaçık sapıklık içinde görüyoruz.”

derler.

Yani:

bir tarafta:

mesaj

vardır.

Diğer tarafta:

etiketleme.

Bu karşıtlık bize:

hakikat tartışmalarında yöntem kadar:

ahlakın da önemli olduğunu

gösterir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 60. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 60. ayet yalnız Hz. Nûh’un yaşadığı tarihî bir tartışmayı anlatmaz.

İnsan davranışının çok eski bir yönünü de ortaya koyar.

Hz. Nûh:

“Allah’a kulluk edin.”

der.

Kavmin ileri gelenleri ise:

“Sen sapıklık içindesin.”

diye cevap verir.

Dikkat edilirse:

Hz. Nûh’un söylediği şey:

henüz çürütülmemiştir.

Onun yerine:

Hz. Nûh’un kendisi hedef alınmıştır.

İşte bu çok önemli bir düşünce dersidir.

Bir insanın fikrine katılmıyorsak:

onu kötülemek yerine:

neden katılmadığımızı açıklayabilmeliyiz.

Çünkü hakikat:

hakaretle ortaya çıkmaz.

Bağırmak:

delil değildir.

Çoğunluk:

delil değildir.

Makam:

delil değildir.

Bir insana yapıştırılan etiket:

delil değildir.

Asıl soru hâlâ aynıdır:

Söylenen şey doğru mu?

Bu ayet aynı zamanda bize:

toplumun genel kanaatiyle

hakikatin aynı şey olmayabileceğini

öğretir.

Bir insan:

herkesin yaptığı yanlışa karşı çıkabilir.

Bu durumda toplum onu:

garip,

tehlikeli,

sapmış

görebilir.

Ama tarihin birçok döneminde:

bugün doğru kabul ettiğimiz düşünceler

bir zamanlar:

azınlıkta kalmış olabilir.

Bu yüzden insanın en büyük zihinsel sorumluluklarından biri:

herkesin ne dediğini dinlemek

ama sonunda:

kendi aklını, vicdanını ve delilleri kullanarak karar vermektir.

Belki de A‘râf 60’ın bize yönelttiği en güçlü soru şudur:

Bir fikre katılmadığımızda gerçekten o fikri mi değerlendiriyoruz, yoksa onu söyleyen kişiyi susturacak bir etiket mi arıyoruz?

Çünkü düşüncenin başladığı yer:

kişiyi değil, sözü tartabilmektir.


“Bir düşünceyi yenmenin yolu sahibini küçümsemek değil, daha doğru bir düşünce ortaya koymaktır. Kişiye saldırmak kolaydır; asıl dürüstlük, hoşumuza gitmese bile söylenen sözün doğru olup olmadığını araştırabilmektir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt