📖 A‘râf Suresi 53. Ayette “Onlar Kur’an’ın Bildirdiği Sonucun Gerçekleşmesini mi Bekliyorlar; O Gün ‘Rabbimizin Elçileri Gerçeği Getirmişti’ | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

📖 A‘râf Suresi 53. Ayette “Onlar Kur’an’ın Bildirdiği Sonucun Gerçekleşmesini mi Bekliyorlar; O Gün ‘Rabbimizin Elçileri Gerçeği Getirmişti’

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,674
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 53. Ayette “Onlar Kur’an’ın Bildirdiği Sonucun Gerçekleşmesini mi Bekliyorlar; O Gün ‘Rabbimizin Elçileri Gerçeği Getirmişti’ Diyeceklerdir” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“İnsan hakikatin sonucunu görmek için son ana kadar beklerse, gördüğü gerçek artık ona seçim fırsatı bırakmayabilir. Bilgeliğin değeri, sonucu yaşadıktan sonra değil, henüz değiştirebileceğimiz zamanda gerçeği fark edebilmektir.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 52. ayetinde Allah’ın insanlara:

bilgi üzere açıklanmış, hidayet ve rahmet olan bir kitap

getirdiği bildirilmişti.

  1. ayette ise çok çarpıcı bir soru sorulur:
“Onlar onun gerçekleşmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Onun gerçekleşeceği gün, daha önce onu unutmuş olanlar, ‘Rabbimizin elçileri gerçekten hak ile gelmişti. Şimdi bizim için şefaat edecek kimseler var mı? Yahut dünyaya geri gönderilsek de daha önce yaptıklarımızdan başka şeyler yapsak!’ diyecekler. Onlar kendilerini ziyana uğratmışlar ve uydurdukları şeyler kendilerinden kaybolup gitmiştir.”

Bu ayette insanın önüne iki zaman konulur:

Bugün

ve

o gün.

Bugün:

inanmak,

düşünmek,

değişmek,

tövbe etmek,

iyilik yapmak

mümkündür.

O gün ise:

hakikat artık:

görülmüş sonuç

hâline gelir.

Ve insanın en büyük isteği:

“Bizi geri gönderin.”

olabilir.

1️⃣ “Onlar Onun Gerçekleşmesini mi Bekliyorlar?” Ne Demektir ❓​

Ayette geçen ifade Kur’an’ın haber verdiği şeylerin:

nihai gerçekleşmesini

beklemek anlamıyla açıklanır.

Burada özellikle:

ahiret,

hesap,

cennet,

cehennem

gibi önceden bildirilen gerçeklerin ortaya çıkması söz konusudur.

Yani soru adeta şöyledir:

“İnanmak için bütün bunların gözünüzün önünde gerçekleşmesini mi bekliyorsunuz?”

2️⃣ Ayetteki “Te’vil” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓​

Burada geçen te’vil kelimesi:

bir şeyin varacağı sonuç,

haber verilen şeyin gerçekleşmesi

anlamında anlaşılmıştır.

Bu bağlamda yalnızca:

bir metni yorumlamak

anlamında değildir.

Kur’an’ın haber verdiği ahiret gerçeklerinin:

fiilen ortaya çıkması

kastedilmektedir.

3️⃣ İnsan Neden Gerçeğin Gerçekleşmesini Görmeden İnanmakta Zorlanabilir ❓​

Çünkü insan:

görebildiği,

dokunabildiği,

hemen tecrübe ettiği

şeylere daha kolay inanabilir.

Ahiret ise:

gayb alanına aittir.

İnsan:

“Görürsem inanırım.”

diyebilir.

Fakat ayetin uyarısı şudur:

Bazı gerçekleri gördüğümüzde:

artık seçim yapma dönemi geçmiş olabilir.

4️⃣ “O Gün Geldiğinde” Ne Değişir ❓​

Dünyada:

ahiret bir haber,

bir uyarı,

bir iman konusu

olarak karşımızdadır.

O gün ise:

hesap ve sonuç:

doğrudan yaşanan gerçeklik

hâline gelir.

Artık insan:

“Acaba doğru mu?”

diye tartışmaz.

Gerçeği:

görür.

5️⃣ “Daha Önce Onu Unutanlar” Ne Demektir ❓​

Buradaki unutmak yalnızca:

hafızadan çıkarmak

değildir.

Bir önceki ayetlerde de gördüğümüz gibi insan:

ahireti teorik olarak bilebilir,

ama hayatını:

hiç hesap günü gelmeyecekmiş gibi

sürdürebilir.

Bu durumda ahiret:

dilde bilinmektedir,

ama:

hayatta unutulmuştur.

6️⃣ İnsan Bildiği Ahireti Nasıl Unutmuş Gibi Yaşayabilir ❓​

Örneğin insan:

ölümün varlığını bilir.

Ama:

özür dilemeyi sürekli erteler.

İyilik yapmayı erteler.

Haksızlıklarını düzeltmeyi erteler.

Tövbesini:

“Daha sonra…”

diye bırakır.

Böylece ölüm bilgisini taşır;

ama kararlarında:

ölümsüzmüş gibi

davranabilir.

7️⃣ “Rabbimizin Elçileri Gerçekten Hak İle Gelmişti” Ne Anlama Gelir ❓​

Ahiret günü daha önce reddedilen peygamber mesajı:

gözle görülür hâle gelir.

İnsanlar artık:

“Peygamberler doğru söylüyormuş.”

derler.

Dünyada:

reddedilen,

alay edilen,

önemsiz görülen

haberler artık:

inkâr edilemeyecek gerçekliktir.

8️⃣ Bu İtiraf Neden Artık Kurtuluş İçin Yeterli Değildir ❓​

Çünkü dünyadaki iman ile:

sonuç görüldükten sonraki kabul

aynı değildir.

Dünyada insan:

özgür iradesiyle,

gayba inanarak

bir tercih yapar.

Ahirette ise:

artık gerçek:

karşısındadır.

Bu nedenle asıl sınav:

sonuç görüldükten sonra kabul etmek değil;

henüz görünmeden doğruyu seçmektir.

9️⃣ “Bizim İçin Şefaat Edecek Kimseler Var mı?” Ne Demektir ❓​

Ahiret sahnesinde insanlar:

kendilerini kurtaracak

bir aracının bulunmasını ister.

Şefaat:

bir kimse adına yardım ve bağışlanma talebinde bulunmak

anlamına gelir.

Kur’an’ın genel öğretisinde şefaat:

Allah’tan bağımsız bir güç değildir.

Şefaatin gerçekleşmesi:

Allah’ın iznine bağlıdır.

🔟 İnsan Neden O Gün Bir Şefaatçi Arar ❓​

Çünkü kendi durumunun ağırlığını fark eder.

Dünyada:

kendi gücüne,

çevresine,

inançlarına,

uydurduğu aracılara

güvenmiş olabilir.

Ama ahirette:

bunların hiçbiri işe yaramayınca:

kendisini kurtaracak bir yardım

arar.

Bu arayış:

pişmanlığın ne kadar derin olduğunu gösterir.

1️⃣1️⃣ “Yahut Dünyaya Geri Gönderilsek” Sözü Neden Çok Önemlidir ❓​

Bu, ayetin en güçlü pişmanlık ifadelerinden biridir.

İnsan artık:

servet istemez.

Daha fazla ömürlük eğlence istemez.

Makam istemez.

Tek istediği:

bir kez daha yaşama fırsatıdır.

Çünkü artık hangi davranışlarının:

ne anlama geldiğini

görmüştür.

1️⃣2️⃣ Neden İnsan Hep “Bir Şans Daha” İster ❓​

Çünkü sonuç ortaya çıktığında:

seçimlerin değeri daha açık görülür.

İnsan:

“Keşke bunu yapmasaydım.”

“Keşke şunu yapsaydım.”


diyebilir.

Pişmanlık:

geçmiş ile bugünün bilgisi arasındaki farktan doğar.

Ama bazı fırsatlar:

geri gelmez.

1️⃣3️⃣ “Daha Önce Yaptıklarımızdan Başka Şeyler Yapsak” Ne Demektir ❓​

Bu ifade gerçek pişmanlığın özünü gösterir.

Onlar:

aynı hayatı yeniden yaşamak istemezler.

Şunu söylerler:

“Bizi geri gönderin; farklı yaşayalım.”

Yani artık:

yanlış tercihlerinin

farkına varmışlardır.

Fakat sorun:

bu farkındalığın çok geç gelmiş olmasıdır.

1️⃣4️⃣ Bu Ayet Bize Ertelemeyle İlgili Ne Öğretir ❓​

İnsan birçok önemli şeyi erteler:

Tövbe edeceğim.

Özür dileyeceğim.

Namaza başlayacağım.

Birini affedeceğim.

Hakkını geri vereceğim.

Daha iyi biri olacağım.

Ama sürekli:

“Yarın.”

der.

Ayetin mesajı çok açıktır:

Yarının bize ait olduğunun garantisi yoktur.

1️⃣5️⃣ “Onlar Kendilerini Ziyana Uğrattılar” Ne Demektir ❓​

Bu ifade son derece çarpıcıdır.

İnsan bazen:

parasını,

evini,

işini

kaybedebilir.

Ama ayet bundan daha büyük bir kayıptan söz eder:

insanın kendisini kaybetmesi.

Yani öyle tercihler yapmıştır ki:

sonunda kaybedilen şey:

yalnızca bir nimet değil,

kendi ebedî geleceğidir.

1️⃣6️⃣ İnsan Kendisini Nasıl Kaybedebilir ❓​

İnsan sürekli:

vicdanını susturarak,

hakikati reddederek,

kibri büyüterek,

yanlışta ısrar ederek

kendi ahlaki kişiliğini bozabilir.

Başlangıçta:

bir davranış seçer.

Sonra:

davranış alışkanlığa dönüşür.

Alışkanlık:

karakter olur.

Ve sonunda:

insan kendi seçtiği kişiye dönüşür.

1️⃣7️⃣ “Uydurdukları Şeyler Kendilerinden Kaybolup Gitti” Ne Demektir ❓​

Dünyada Allah dışında:

kurtarıcı,

ilah,

mutlak dayanak

olarak kabul ettikleri şeyler:

ahirette ortadan kaybolur.

Güvendikleri:

sahte ilahlar,

uydurulmuş inançlar,

gerçek dışı beklentiler

kendilerine fayda sağlamaz.

Böylece:

yanlış üzerine kurdukları bütün güven sistemi çöker.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 52. ve 53. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor ❓​

  1. ayette:
insanlara:

bilgi üzere açıklanmış bir kitap

geldiği belirtilmişti.

Bu kitap:

hidayet ve rahmetti.

  1. ayette ise:
bu rehberliği dikkate almayanların:

sonucun gerçekleştiği günkü pişmanlığı

anlatılır.

Yani:

önce rehberlik gelir.

Sonra:

seçim yapılır.

En sonunda:

seçimin sonucu görülür.

Bu nedenle ayetin mesajı:

“Bilmiyorduk.”

bahanesinden çok:

“Bildiğimizle ne yaptık?”

sorusuna yönelir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 53. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 53. ayet insanın zamanla ilişkisini son derece güçlü biçimde sorgular.

Ayet adeta sorar:

“Hakikatin gerçekleşmesini mi bekliyorsunuz?”

İnsan:

ahireti görmek isteyebilir.

Hesabın gerçekten var olduğunu görmek isteyebilir.

Cenneti görmek isteyebilir.

Cehennemi görmek isteyebilir.

Fakat Kur’an’ın uyarısı şudur:

O gün gördüğünüz hakikat artık sizi bugüne geri getirmeyebilir.

İşte bu nedenle dünyanın değeri:

sonsuz olmasında değil;

değişme fırsatı vermesinde

yatar.

Bugün:

yanlışımızı düzeltebiliriz.

Bugün:

özür dileyebiliriz.

Bugün:

haksız aldığımız şeyi geri verebiliriz.

Bugün:

birini affedebiliriz.

Bugün:

Allah’a dönebiliriz.

Bugün:

hayatımızın yönünü değiştirebiliriz.

Ayetin anlattığı insanlar ise:

sonucu gördüklerinde:

“Bizi geri gönderin.”

derler.

Bu cümle belki de insanın duyabileceği en ağır pişmanlıklardan biridir.

Çünkü aslında istedikleri:

para değildir.

Güç değildir.

Yeni bir dünya değildir.

Sadece:

bugün bizim hâlâ sahip olduğumuz bir şeydir: zaman.

Ama onlara artık:

o zaman verilmemektedir.

Bu nedenle ayetin bize yönelttiği asıl soru:

“Bir gün geri dönmek isteyeceğimiz şeyleri neden bugün düzeltmiyoruz?”

Belki bir gün:

“Keşke özür dileseydim.”

diyeceğiz.

Öyleyse bugün dile.

“Keşke daha çok iyilik yapsaydım.”

diyeceğiz.

Öyleyse bugün yap.

“Keşke Allah’a yönelseydim.”

diyeceğiz.

Öyleyse bugün yönel.

Çünkü gelecekteki pişmanlığın en iyi ilacı:

bugünkü bilinçli seçimdir.


“Bir gün dünyaya geri dönmek için her şeyi vermek isteyebilirsek, bugün elimizde bulunan bir günün değerini küçümsememeliyiz. Pişmanlığın bize ‘Keşke’ dedirtmesini beklemeden, hâlâ ‘Şimdi’ diyebiliyorken hayatımızı düzeltmek en büyük fırsattır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1
Geri
Üst Alt