📖 A‘râf Suresi 132. Ayette “Bizi Büyülemek İçin Bize Ne Tür Bir Ayet Getirirsen Getir, Biz Sana İman Edecek Değiliz” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓ | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

📖 A‘râf Suresi 132. Ayette “Bizi Büyülemek İçin Bize Ne Tür Bir Ayet Getirirsen Getir, Biz Sana İman Edecek Değiliz” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,750
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 132. Ayette “Bizi Büyülemek İçin Bize Ne Tür Bir Ayet Getirirsen Getir, Biz Sana İman Edecek Değiliz” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“Bir insan delile bakmadan önce ‘Ne gösterirsen göster inanmayacağım’ diyorsa, artık sorun delilin azlığı değil, zihnin kapısını baştan kilitlemiş olmasıdır.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 131. ayetinde Firavun toplumunun:

iyilik geldiğinde:

“Bu bizim hakkımızdır.”

dediği,

kötülük geldiğinde ise:

Hz. Musa ve beraberindekileri:

uğursuz saydığı

anlatılmıştı.

  1. ayette ise onların dirençleri daha açık bir cümleye dönüşür:
“Dediler ki: ‘Bizi büyülemek için bize ne tür bir ayet getirirsen getir, biz sana iman edecek değiliz.’”

Bu söz:

çok önemli bir zihinsel kırılmayı gösterir.

Artık mesele:

“Delilin yeterli mi?”

sorusu değildir.

Onlar peşinen:

“Ne getirirsen getir inanmayacağız.”

demektedir.

Yani:

sonuç:

delilden önce

belirlenmiştir.

Bu durumda insan:

gerçeği araştırmıyor olabilir.

Sadece:

önceden verdiği kararın:

haklı çıkmasını

istiyor olabilir.

1️⃣ “Ne Tür Bir Ayet Getirirsen Getir” Ne Demektir ❓​

Bu ifade:

karşı tarafın:

henüz görmediği delilleri bile:

önceden reddetmeye hazır olduğunu

gösterir.

Yani:

delil değerlendirilmeden hüküm verilmiştir.

Bu:

açık fikirli araştırmanın:

tam tersidir.

2️⃣ “Bizi Büyülemek İçin” Demeleri Ne Anlama Gelir ❓​

Onlar:

Hz. Musa’nın getirdiği işaretleri:

başlangıçtan itibaren:

sihir

olarak çerçeveler.

Yani:

gördükleri şey ne olursa olsun:

onu:

kendi ön kabul ettikleri kategoriye:

yerleştirmeye hazırlanırlar.

Bu:

delilin kendisini değil,

etiketini

öne çıkarır.

3️⃣ Bir Şeye Önceden Etiket Koymak Algıyı Etkiler mi ❓​

Evet.

İnsan:

bir şeyi:

“sahtekârlık”

diye etiketlediyse:

sonraki bütün gelişmeleri:

o gözle okuyabilir.

Bir kişiyi:

“yalancı”

olarak belirlediyse:

doğru söylediği yerde bile:

şüphe duyabilir.

Bu yüzden:

etiketler:

düşüncenin:

yerine geçmemelidir.

4️⃣ “Biz Sana İman Edecek Değiliz” Cümlesi Neden Çok Önemlidir ❓​

Çünkü burada:

reddetmenin sebebi:

artık açıkça:

delilin yetersizliği değildir.

Onlar:

ne olursa olsun:

iman etmeyeceklerini

ilan eder.

Yani:

karar baştan verilmiştir.

5️⃣ Bir İnsan Delilden Önce Sonuca Karar Verirse Ne Olur ❓​

O zaman:

araştırma:

gerçeği bulmak için değil,

kendi görüşünü:

korumak için yapılabilir.

İnsan:

kendi fikrine uyan:

kanıtları toplar.

Uymayanları:

küçümser.

Buna modern psikolojide:

doğrulama yanlılığına benzeyen

bir eğilim denilebilir.

6️⃣ Açık Fikirlilik Her Söylenene İnanmak mıdır ❓​

Hayır.

Açık fikirli olmak:

saf olmak değildir.

İnsan:

kanıt ister.

Sorgular.

Karşılaştırır.

Şüphe eder.

Ama önemli fark şudur:

kanıt yeterli olduğunda fikrini değiştirmeye hazırdır.

7️⃣ Şüphecilik ile İnat Arasındaki Fark Nedir ❓​

Şüphecilik:

“Bana yeterli delil göster.”

der.

İnat ise:

“Ne gösterirsen göster kabul etmeyeceğim.”

der.

Birincisi:

araştırmaya açıktır.

İkincisi:

sonucu:

baştan belirlemiştir.

8️⃣ Firavun Toplumu Neden Bu Kadar Kesin Konuşuyor ❓​

Çünkü Hz. Musa’nın mesajını kabul etmek:

yalnız bir fikir değiştirmek:

değildir.

Bu:

mevcut düzeni,

otorite anlayışını,

inanç sistemini

ve çıkar ilişkilerini:

sorgulamayı

gerektirebilir.

Bazen insan:

gerçeği reddederken:

yalnız fikrini değil,

kurduğu hayatı da korumaya çalışır.

9️⃣ İnsan Bir Gerçeği Kabul Etmenin Bedelinden Korkabilir mi ❓​

Evet.

Bir gerçeği kabul etmek:

bazen:

“Ben yıllardır yanılıyormuşum.”

demeyi gerektirir.

Bu:

ego için:

zor olabilir.

Ayrıca:

çevreni,

statünü,

alışkanlıklarını

değiştirmen gerekebilir.

Bu yüzden:

gerçek:

yalnız zihinsel değil,

ahlaki cesaret de

isteyebilir.

🔟 Çok Fazla Delil Her İnsanı İkna Eder mi ❓​

Hayır.

Bu ayet tam olarak:

bunun:

otomatik olmadığını

gösterir.

Delil:

önemlidir.

Ama insanın:

delile karşı:

nasıl bir tutum aldığı da:

önemlidir.

Eğer kişi:

“Asla kabul etmeyeceğim.”

diye karar vermişse:

daha fazla delil:

her zaman:

daha fazla ikna

üretmeyebilir.

1️⃣1️⃣ Peki Bir İnsan Neden Delili Sürekli Yeniden Yorumlar ❓​

Çünkü zihni:

mevcut inançlarını:

korumaya çalışabilir.

Beklenmedik bir olay olduğunda:

onu:

başka türlü açıklayabilir.

Bir açıklama çökünce:

yenisini oluşturabilir.

Bu:

her zaman kötü niyet değildir.

Ama kişi:

hiçbir ihtimalde:

fikrini değiştirmiyorsa:

araştırma artık kapalı devreye dönüşebilir.

1️⃣2️⃣ Bu Ayet Soru Sormayı Eleştiriyor mu ❓​

Hayır.

Kur’an:

düşünmeyi,

akletmeyi,

ibret almayı

tekrar tekrar teşvik eder.

Sorun:

soru sormak değildir.

Sorun:

cevap ne olursa olsun:

önceden reddetmeye karar vermektir.

1️⃣3️⃣ “Mucize Göster, Sonra İnanırım” Diyen Biri Gerçekten İnanır mı ❓​

Her zaman değil.

İnsan bazen:

“Şunu görsem kesin inanırım.”

diyebilir.

Ama gördüğünde:

başka açıklama bulabilir.

Bu ayet:

insanın:

yalnız delil eksikliğinden değil,

kalbin ve zihnin direncinden de

reddedebileceğini

gösterir.

1️⃣4️⃣ İnançta Zorlama ile İkna Aynı Şey midir ❓​

Hayır.

İkna:

delil,

düşünce,

anlama

üzerinden gelişir.

Zorlama:

insanı:

dışarıdan itaat ettirebilir.

Ama:

gerçek kabulü:

zorla oluşturamaz.

Bu ayette:

Firavun toplumu:

kendi iradesiyle:

kapalı bir tutum sergiler.

1️⃣5️⃣ İnsan Kendi Fikrini Değiştirebilmek İçin Ne Yapmalı ❓​

Kendine şu soruyu sorabilir:

“Hangi durumda fikrimi değiştirirdim?”

Eğer cevabı:

“Hiçbir durumda.”

ise:

o zaman:

gerçekten araştırıyor muyuz,

yoksa:

sadece inandığımız şeyi:

koruyor muyuz

diye düşünmek gerekir.

1️⃣6️⃣ “Ne Olursa Olsun Ben Haklıyım” Düşüncesi Neden Tehlikelidir ❓​

Çünkü:

insanı:

hatasını göremeyen biri

hâline getirebilir.

Herkes:

yanılabilir.

Bilgili insan da:

yanılabilir.

Çok tecrübeli insan da:

yanılabilir.

Bu yüzden:

fikrini değiştirebilmek zayıflık değil, düşünsel olgunluk olabilir.

1️⃣7️⃣ Hz. Musa’nın Karşısındaki İnsanların Sorunu Delil Eksikliği miydi ❓​

Kıssanın bu aşamasında:

mesele artık:

yalnız delil eksikliği olarak:

sunulamaz.

Hz. Musa:

daha önce:

asasının mucizesini:

göstermiştir.

Eliyle ilgili mucize:

görülmüştür.

Sihirbazlar:

gördükleri karşısında:

iman etmiştir.

Buna rağmen:

Firavun çevresi:

“Ne getirirsen getir inanmayacağız.”

demektedir.

Bu:

direncin:

daha derin olduğunu

gösterir.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 131. ve 132. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor ❓​

  1. ayette:
iyilik geldiğinde:

kendilerini haklı gören,

kötülük geldiğinde:

Hz. Musa’yı uğursuz sayan

bir zihniyet vardı.

  1. ayette ise:
bu zihniyet:

daha da sertleşir:

“Ne ayet getirirsen getir sana inanmayacağız.”

Yani:

önce:

olaylar yanlış yorumlanır.

Sonra:

delile karşı kapı tamamen kapatılır.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 132. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 132. ayet:

insanın:

hakikate karşı:

nasıl zihinsel bir duvar

örebileceğini:

çok kısa ama güçlü biçimde anlatır.

Firavun toplumu:

Hz. Musa’ya:

şöyle der:

“Bizi büyülemek için bize ne tür bir ayet getirirsen getir, biz sana iman edecek değiliz.”

Bu cümle:

aslında:

tartışmayı:

bitiren bir cümledir.

Çünkü:

“Ne gösterirsen göster…”

dediğin anda:

artık:

delilin kalitesini:

değerlendirmiyorsun.

Sonucu:

önceden:

kararlaştırmış oluyorsun.

Bu:

insanın:

hayatın birçok alanında:

düşebileceği bir hatadır.

Bir insan hakkında:

“O asla iyi bir şey yapamaz.”

dersen:

iyi yaptığı şeyleri de:

göremeyebilirsin.

Bir fikre:

“Bu tamamen saçma.”

diye:

baştan kapandıysan:

içinde doğru bir unsur:

olsa bile:

kaçırabilirsin.

Kendi düşüncen için:

“Ben bu konuda kesin yanılmam.”

diyorsan:

hata yaptığını:

anlaman:

zorlaşabilir.

Bu nedenle:

zihinsel olgunluğun:

çok önemli bir ölçüsü:

şudur:

Fikrini değiştirebileceğin bir şart var mı?

Eğer:

kanıt,

mantık,

tecrübe,

yeni bilgi

geldiğinde:

fikrini:

yeniden değerlendirebiliyorsan:

zihnin:

yaşıyor demektir.

Ama:

hiçbir durumda:

değişmeyecek bir sonuca:

önceden bağlandıysan:

artık:

hakikati değil,

kendi kanaatini koruyor olabilirsin.

Ayetin bir başka önemli yönü:

Hz. Musa’nın getirdiği ayetlere:

peşinen:

“sihir”

denmesidir.

Bu:

etiketin:

ne kadar güçlü olabileceğini:

gösterir.

Bir şeye:

yanlış isim verirsen:

onu:

yanlış değerlendirebilirsin.

Bu yüzden:

önce:

“Bu nedir?”

diye araştırmak gerekir.

Sonra:

hüküm vermek.

Önce hüküm verip:

sonra bütün gerçekliği:

o hükme uydurmaya çalışmak:

insanı:

hakikatten uzaklaştırabilir.

Belki de A‘râf 132’nin bize yönelttiği en güçlü soru şudur:

Bir konuda gerçekten delil mi arıyoruz, yoksa zaten verdiğimiz karar için delil toplamaya mı çalışıyoruz?

Bu soru:

çok önemlidir.

Çünkü insan:

yalnız başkalarının:

önyargısını görmekte:

ustalaşabilir.

Ama:

kendi önyargısını:

fark etmek:

daha zordur.

Gerçek düşünsel özgürlük:

her fikre inanmak değildir.

Gerçek özgürlük:

doğru olduğunu sandığın şeyin yanlış çıkabileceğini kabul edecek kadar dürüst olabilmektir.


“Hakikati arayan insan ‘Beni ne ikna eder?’ diye sorar; inadı koruyan insan ise ‘Ne gösterirsen göster değişmem’ der. Zihnin gücü her şeye direnmekte değil, gerektiğinde gerçeğin önünde yön değiştirebilmekte ortaya çıkar.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1
Geri
Üst Alt