📖 A‘râf Suresi 131. Ayette “Onlara Bir İyilik Geldiğinde ‘Bu Bizim Hakkımızdır’ Dediler; Bir Kötülük Geldiğinde ise Musa ve Yanındakileri Uğursuz | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

📖 A‘râf Suresi 131. Ayette “Onlara Bir İyilik Geldiğinde ‘Bu Bizim Hakkımızdır’ Dediler; Bir Kötülük Geldiğinde ise Musa ve Yanındakileri Uğursuz

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,750
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 131. Ayette “Onlara Bir İyilik Geldiğinde ‘Bu Bizim Hakkımızdır’ Dediler; Bir Kötülük Geldiğinde ise Musa ve Yanındakileri Uğursuz Saydılar. Dikkat Edin! Onların Uğursuzluğu Ancak Allah Katındadır; Fakat Çoğu Bilmez” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“İnsan başarı geldiğinde her şeyi kendinden bilip sıkıntı geldiğinde bir suçlu arıyorsa, aslında gerçeği değil kendi egosunu korumaya çalışıyor olabilir.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 130. ayetinde Firavun toplumunun:

“belki öğüt alırlar diye yıllarca kıtlık ve ürün eksikliğiyle sınandığı”

anlatılmıştı.

  1. ayette ise bu toplumun yaşanan olayları nasıl yorumladığı gösterilir:
“Onlara bir iyilik geldiğinde ‘Bu bizim hakkımızdır’ dediler; başlarına bir kötülük geldiğinde ise Musa ve yanındakileri uğursuz saydılar. Dikkat edin! Onların uğursuzluğu ancak Allah katındadır; fakat çoğu bilmez.”

Bu ayet:

insanın:

başarıyı sahiplenme,

başarısızlığı başkasına yükleme,

uğursuzluk üretme,

nedensellik yerine suçlu arama

eğilimini:

çok çarpıcı biçimde ortaya koyar.

İyilik geldiğinde:

“Bu zaten bizim.”

derler.

Kötülük geldiğinde:

“Musa yüzünden.”

derler.

Yani:

iyi sonuçta:

kendilerini merkeze koyarlar.

Kötü sonuçta:

başkasını.

Bu:

çok eski ama çok tanıdık bir insan psikolojisidir.

1️⃣ “Onlara Bir İyilik Geldiğinde” Ne Demektir ❓​

Buradaki iyilik:

bolluk,

ürün artışı,

rahatlık,

refah,

güvenlik

gibi:

olumlu şartları

ifade edebilir.

Yani kıtlığın ardından:

durum düzeldiğinde:

onlar:

bunu kendileri için doğal ve hak edilmiş bir sonuç

olarak görürler.

2️⃣ “Bu Bizim Hakkımızdır” Demeleri Ne Anlama Gelir ❓​

Bu ifade:

şükürden uzak:

bir sahiplenmeyi

gösterir.

Adeta:

“Bu zaten olması gereken şeydi.”

derler.

İyiliği:

bir nimet,

bir fırsat,

bir sınav

olarak görmek yerine:

kendilerinin doğal hakkı

gibi algılarlar.

3️⃣ İnsan İyi Şeyleri Neden Kolayca Kendinden Bilir ❓​

Çünkü başarı:

egoyu:

besleyebilir.

İnsan:

başarılı olduğunda:

kendi:

zekâsını,

çalışkanlığını,

becerisini

öne çıkarır.

Ama:

şartların,

başkalarının katkısının,

şansın,

fırsatların

etkisini:

unutabilir.

Bu:

başarı yanlılığına

benzer bir psikolojik eğilimdir.

4️⃣ Başarıyı Kendinden Bilmek Her Zaman Yanlış mıdır ❓​

Hayır.

İnsan:

emeğinin karşılığını:

görebilir.

Çalışmışsa:

başarısında:

kendi katkısı vardır.

Sorun:

başarının tamamını yalnız kendine mal etmek

ve:

başka bütün etkenleri:

yok saymaktır.

5️⃣ “Bir Kötülük Geldiğinde Musa’yı Uğursuz Saydılar” Ne Demektir ❓​

Sıkıntı:

yeniden geldiğinde:

Musa’yı ve onunla beraber olanları:

uğursuzluk sebebi

olarak görürler.

Yani:

yaşanan olumsuzlukları:

onların varlığına:

bağlarlar.

Bu:

rasyonel bir neden-sonuç analizinden çok:

suçlama ve batıl yorum

hâline gelir.

6️⃣ Uğursuzluk İnancı Neden Tehlikelidir ❓​

Çünkü:

gerçek nedenleri:

araştırmak yerine:

kolay bir hedef:

bulur.

İnsan:

bir olayın neden olduğunu:

incelemek yerine:

“Bu kişi geldi, işler bozuldu.”

diyebilir.

Böylece:

bilgi yerine:

batıl bağlantı

kurulur.

7️⃣ Bir Olayın Ardından Başka Bir Olay Gelmesi Sebep Olduğunu Gösterir mi ❓​

Hayır.

Bu:

çok önemli bir mantık hatasıdır.

Bir olay:

başka bir olaydan sonra gerçekleşmiş olabilir.

Ama:

bu,

ilk olayın:

ikincisine sebep olduğunu

kanıtlamaz.

Örneğin:

bir insan geldikten sonra:

kıtlık başlamışsa:

“Kıtlığın sebebi o insandır.”

demek:

delil gerektirir.

8️⃣ Firavun Toplumu Neden Musa’yı Kolayca Suçluyor ❓​

Çünkü Hz. Musa:

mevcut düzeni:

sorgulayan kişidir.

İnsanlar:

kriz zamanında:

zaten farklı görülen:

kişileri,

grupları

veya yabancıları:

suçlamaya:

daha yatkın olabilir.

Bu:

günah keçisi oluşturma

eğilimine dönüşebilir.

9️⃣ Günah Keçisi Oluşturmak Ne Demektir ❓​

Bir toplumun:

karmaşık problemleri:

tek bir kişiye veya gruba:

yüklemesidir.

Böylece:

gerçek nedenleri:

araştırmak yerine:

kolay bir suçlu

bulunur.

Bu:

psikolojik olarak:

rahatlatıcı olabilir.

Ama:

gerçeği:

bulmaya yardımcı olmayabilir.

🔟 “Onların Uğursuzluğu Allah Katındadır” Ne Anlama Gelir ❓​

Buradaki ifade:

uğursuzluk düşüncesini:

Musa’ya bağlamalarının:

yanlış olduğunu

gösterir.

Onların başlarına gelenlerin:

Allah’ın bilgisi,

hükmü

ve takdiri dışında olmadığını:

hatırlatır.

Yani:

Musa’yı batıl biçimde uğursuzluk kaynağı ilan etmeyin.

1️⃣1️⃣ Bu Ayet Kaderi Nasıl Anlamamızı İster ❓​

Ayet:

insanın:

kontrol edemediği her şeyi:

rastgele kişilere bağlamamasını:

düşündürür.

Ama bu:

sebep-sonuç araştırmasını:

bırakmak anlamına gelmez.

İnsan:

doğal,

ekonomik,

toplumsal

nedenleri:

araştırır.

Aynı zamanda:

nihai hâkimiyetin:

Allah’a ait olduğunu:

kabul eder.

1️⃣2️⃣ “Çoğu Bilmez” İfadesi Neden Kullanılıyor ❓​

Çünkü onların sorunu:

yalnız kötü niyet değildir.

Aynı zamanda:

yanlış anlama

ve:

bilgisizliktir.

İnsan:

sebep sandığı şeyin:

aslında sebep olmadığını:

bilmeyebilir.

Bu yüzden:

bilgi:

batıl inançların:

en güçlü panzehirlerinden biridir.

1️⃣3️⃣ İyi Olayları Kendinden, Kötü Olayları Başkasından Bilmek Adil midir ❓​

Hayır.

Bu:

çifte standarttır.

Başarı:

“Ben yaptım.”

Başarısızlık:

“Onun yüzünden.”

şeklinde açıklanıyorsa:

insan:

kendi sorumluluğunu:

adil biçimde değerlendiremeyebilir.

1️⃣4️⃣ İnsan Neden Kötü Sonuçlarda Suçlu Arar ❓​

Çünkü:

belirsizlik:

rahatsız edicidir.

“Bilmiyorum.”

demek:

zor olabilir.

Bir suçlu bulmak:

olayı:

basitleştirir.

Ama:

basit açıklama:

her zaman:

doğru açıklama değildir.

1️⃣5️⃣ Bu Ayet Özeleştiri Konusunda Ne Söyler ❓​

Dolaylı olarak:

çok güçlü bir ders verir.

Kötü sonuç geldiğinde:

hemen:

“Kim yüzünden?”

diye sormak yerine:

“Biz ne yaptık?”

sorusu da:

sorulmalıdır.

Bazen:

sorun:

dışarıdadır.

Bazen:

kendi kararlarımızdadır.

Dürüst insan:

ikisini de:

inceleyebilir.

1️⃣6️⃣ Batıl İnançlar Neden Kriz Zamanlarında Artabilir ❓​

Çünkü kriz:

korkuyu:

artırır.

Korku:

insanı:

hızlı açıklamalara:

çekebilir.

İnsan:

belirsizlikten:

kurtulmak için:

işaretler,

uğursuzluklar,

rastlantılar

üzerinden:

anlam üretmeye çalışabilir.

Bu yüzden:

krizde:

daha fazla akıl ve delile ihtiyaç vardır.

1️⃣7️⃣ Her Olumsuzluğu Bir Kişiye Bağlamak Ne Gibi Sonuçlar Doğurur ❓​

Haksızlık:

üretebilir.

Masum insanlar:

suçlanabilir.

Gerçek problem:

görünmez olabilir.

Toplum:

çözüm yerine:

düşman üretmeye:

başlayabilir.

Bu:

korkunun:

çok tehlikeli bir sonucudur.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 130. ve 131. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor ❓​

  1. ayette:
Firavun toplumunun:

kıtlık ve ürün eksikliğiyle:

uyarıldığı

anlatılmıştı.

  1. ayette ise:
bu uyarıya:

nasıl cevap verdikleri:

gösterilir.

İyi şartlar geldiğinde:

“Bu bizim hakkımız.”

derler.

Kötü şartlar geldiğinde:

“Musa uğursuz.”

derler.

Yani:

uyarı:

onları:

özeleştiriye götürmek yerine:

suçlamaya

götürmektedir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 131. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 131. ayet:

insanın:

başarı ve başarısızlık karşısındaki:

zihinsel tutumunu:

çok güçlü biçimde gösterir.

İyilik geldiğinde:

“Bu bizim hakkımız.”

derler.

Kötülük geldiğinde:

“Musa yüzünden.”

Bu:

çok tanıdık bir davranış biçimidir.

İnsan:

işleri iyi giderken:

kendini:

çok başarılı

görebilir.

“Ben yaptım.”

der.

Ama işler bozulduğunda:

çalışanını,

ailesini,

ortağını,

komşusunu,

şartları

suçlayabilir.

Oysa:

adaletli düşünmek:

iki durumda da:

aynı ölçüyü:

kullanmayı gerektirir.

Başarıda:

“Benim katkım neydi, başkalarının katkısı neydi, hangi şartlar yardımcı oldu?”

diye sormalıyız.

Başarısızlıkta:

“Benim hatam neydi, dış etkenler neydi?”

diye:

dürüstçe bakmalıyız.

Ayetin:

uğursuzluk meselesi de:

çok önemlidir.

İnsan:

nedenini bilmediği olaylara:

bazen:

rastlantısal bağlantılar:

yükler.

Bir kişi geldi:

işler bozuldu.

Bir sayı gördü:

kötü bir şey oldu.

Bir hayvan geçti:

sonra başına:

olumsuzluk geldi.

Bunlar:

insan zihninin:

örüntü arama:

eğilimiyle:

ilişkili olabilir.

Ama:

birlikte gerçekleşmek, neden olmak demek değildir.

Ayet:

bizi:

kolay suçlamadan:

uzaklaştırır.

Hz. Musa:

bir uyarıcıdır.

Ama toplum:

onu:

uğursuzluk sebebi:

ilan eder.

Bu:

aslında:

kendi davranışlarını:

sorgulamaktan:

kaçmanın da:

bir yolu olabilir.

Çünkü insan:

dışarıda bir suçlu:

bulduğunda:

kendini:

değiştirmek zorunda:

kalmaz.

İşte ayetin:

çok güçlü psikolojik dersi:

buradadır.

Bazen:

başkasını suçlamak:

sorunu çözmez.

Sadece:

sorumluluğu bizden uzaklaştırır.

Ayetin sonunda:

“Fakat çoğu bilmez.”

denir.

Bu da:

bilginin:

ne kadar önemli olduğunu:

hatırlatır.

Bir olayın:

nedenini bilmiyorsak:

“Bilmiyorum.”

demek:

yanlış bir suçlu bulmaktan:

daha dürüsttür.

Gerçek nedenleri:

araştırmak,

kanıta bakmak,

yanlış bağlantıları:

ayıklamak

ve:

kendi payımızı da:

dürüstçe görmek gerekir.

Belki de A‘râf 131’in bize yönelttiği en güçlü soru şudur:

İşler iyi giderken başarıyı kendimize yazıp, işler kötü gidince faturayı başkasına mı kesiyoruz?

Çünkü:

olgun insan:

yalnız zaferini:

sahiplenmez.

Hatasındaki:

kendi payını da:

görür.

Ve hakikate ulaşmanın yollarından biri:

bazen şu basit cümleyi:

kurabilmektir:

“Belki sorun sandığım kişi değil; belki benim açıklamam yanlış.”


“İyilik geldiğinde ‘Ben yaptım’, kötülük geldiğinde ‘O yaptı’ diyorsan ölçün değişmiş olabilir. Hakikate yaklaşmak, yalnız başarılarımızı değil, hatalarımızdaki payımızı da görebilecek kadar adil olmaktır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1
Geri
Üst Alt