📖 Hûd Suresi 71. Ayette “İbrahim’in Hanımı Ayakta Duruyordu; Güldü. Biz de Ona İshak’ı, İshak’ın Ardından da Yakub’u Müjdeledik” İfadesi

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
53,225
2,736,269
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Hûd Suresi 71. Ayette “İbrahim’in Hanımı Ayakta Duruyordu; Güldü. Biz de Ona İshak’ı, İshak’ın Ardından da Yakub’u Müjdeledik” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

“Bir önceki ayette Hz. İbrahim bilinmeyen misafirlerin davranışı karşısında korkmuş, melekler ise ona ‘Korkma’ diyerek güven vermişti. Hûd 71’de sahnenin havası tamamen değişir: Korkunun ardından gülümseme, ardından da müjde gelir. Fakat bu ayet ‘Yeterince inanırsan istediğin her çocuk mutlaka olur’ şeklinde bir formül değildir; İshak ve Yakub’un müjdelenmesi, Hz. İbrahim ailesine verilmiş özel ve vahiy ile kesinleşmiş ilahî bir haberdir.”
Ersan Karavelioğlu
⠀

1️⃣ Hûd Suresi 71. Ayet Ne Söylüyor ❓​

Ayetin anlamı genel olarak şöyledir:

“İbrahim’in hanımı ayakta duruyordu; güldü. Biz de ona İshak’ı, İshak’ın ardından da Yakub’u müjdeledik.”

Ayetin Arapçası şöyledir:

“Vemraetuhû kâimetun fe dahiket fe beşşernâhâ bi-İshâka ve min verâi İshâka Ya‘kûb.”

Bir önceki ayette Hz. İbrahim, misafirlerin yemeğe dokunmadığını görünce korkmuştu. Melekler ise “Korkma, biz Lût kavmine gönderildik” diyerek onun endişesini gidermişti. Hûd 71’de aynı ortamda bulunan Hz. İbrahim’in hanımının tepkisi anlatılır ve aileye çok büyük bir müjde verilir: İshak ve onun ardından Yakub.

2️⃣ “İbrahim’in Hanımı Ayakta Duruyordu” Ne Anlama Gelir ❓​

Ayette:

“vemraetuhû kâimetun”

yani:

“Onun hanımı ayakta duruyordu.”

denilir.

Kur’an burada Hz. İbrahim’in eşinin o sırada sahnenin içinde bulunduğunu gösterir. Ancak onun neden ayakta durduğunu ayrıntılı biçimde açıklamaz. Tefsirlerde misafirlere hizmet etmekte olduğu veya konuşmaları dinlediği gibi açıklamalar bulunabilir; fakat bunları ayetin açık ifadesiymiş gibi kesinleştirmek doğru değildir.

Metnin kesin söylediği şudur: Hz. İbrahim’in eşi oradadır, olup bitene tanıklık etmektedir ve hemen ardından kendisine doğrudan bir müjde verilecektir.

3️⃣ Hz. İbrahim’in Hanımının Adı Neden Ayette Verilmiyor ❓​

Kur’an bu ayette onun adını söylemez.

İslamî tefsir ve tarih geleneğinde Hz. İbrahim’in bu eşinin Sâre olduğu yaygın biçimde aktarılır. Ancak ayetin kendisinde kullanılan ifade yalnızca:

“İbrahim’in hanımı”

şeklindedir.

Bu ayrım önemlidir. Dinî içerik üretirken:

Kur’an’ın açıkça söylediği şey ile tarih ve tefsir geleneğinde aktarılan bilgiyi birbirinden ayırmak

ilmî açıdan daha sağlıklıdır.

Bir bilgi doğru ve güçlü bir gelenekte bulunabilir; fakat yine de “Kur’an aynen böyle söylüyor” dememek gerekir.

4️⃣ “Güldü” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

Ayette:

“fe dahiket”

yani:

“güldü”

denilir.

Buradaki fiilin en doğal anlamı gülmektir. Hz. İbrahim’in eşinin bu anda gülmesinin sebebi hakkında tefsirlerde farklı açıklamalar vardır. Bazı açıklamalarda, Hz. İbrahim’in korkusunun giderilmesinden sonra rahatladığı için güldüğü; bazı açıklamalarda Lût kavmiyle ilgili haber karşısındaki şaşkınlığın veya yaklaşan müjdenin etkisinin bulunduğu ifade edilmiştir.

Kur’an ise bu ayette gülüşün psikolojik sebebini ayrıntılı biçimde açıklamaz.

Bu nedenle en güvenli ifade şudur:

Hz. İbrahim’in hanımı güldü; fakat tam olarak hangi duygunun bu gülüşte belirleyici olduğunu kesin biçimde bilmiyoruz.

5️⃣ Gülmek Burada Hafife Alma veya Alay Etme Anlamına mı Geliyor ❓​

Bunu söylemek için bir dayanak yoktur.

İnsan şaşkınlıktan gülebilir, rahatlamadan gülebilir veya çok beklenmedik bir durum karşısında istemsizce gülümseyebilir. Her gülüş alay değildir.

Hûd 71’de de Hz. İbrahim’in eşinin gülmesini:

“Meleklerle alay etti.”

şeklinde yorumlamak metne uygun değildir.

Bir sonraki ayette kendisine verilen çocuk müjdesi karşısında büyük bir şaşkınlık yaşayacağı açıkça görülecektir. Bu nedenle sahnenin genel tonu alay değil, şaşkınlık ve müjde eksenindedir.

6️⃣ Neden Korkunun Hemen Ardından Gülme Geliyor ❓​

Bir önceki ayette Hz. İbrahim korkmuştu. Melekler:

“Korkma.”

diyerek durumun gerçek mahiyetini açıklamıştı.

Hemen ardından ayette gülme ve müjde gelir.

Bu, insan hayatındaki duyguların ne kadar hızlı değişebildiğini gösteren çok doğal bir sahnedir. İnsan birkaç dakika önce endişe içindeyken, beklenmedik bir haberle rahatlayabilir veya sevinebilir.

Kur’an peygamber ailesini duygusuz varlıklar gibi anlatmaz. Onların:

korku, şaşkınlık, sevinç ve hayret

gibi insani duygular yaşadığını açıkça gösterir.

İman, insanı duygusuzlaştırmaz; duyguların içinde doğru yönü bulmasına yardımcı olur.

7️⃣ “Biz de Ona İshak’ı Müjdeledik” Ne Anlama Gelir ❓​

Ayette:

“fe beşşernâhâ bi-İshâk”

denilir.

Yani:

“Ona İshak’ı müjdeledik.”

Bu, Hz. İbrahim’in hanımına bir erkek çocuk verileceğinin ilahî müjde olarak kesinleştirilmesi anlamına gelir.

Burada yalnız:

“Belki çocuğunuz olur.”

gibi bir ihtimalden söz edilmemektedir.

Peygamber ailesine melekler aracılığıyla verilen kesin bir ilahî haber vardır.

İshak daha sonra kendisi de peygamber olacak ve Hz. İbrahim’in peygamberlik çizgisinin önemli halkalarından biri hâline gelecektir.

8️⃣ İshak Müjdesinin Önemi Sadece Çocuk Sahibi Olmak mıdır ❓​

Hayır.

Bu müjde elbette aile açısından bir çocuk müjdesidir; fakat Kur’an’ın genel anlatısında daha büyük bir tarihsel boyutu da vardır.

Hz. İshak:

Hz. İbrahim’in oğludur.

Ardından Hz. Yakub gelecek ve onun soyunda birçok peygamber ortaya çıkacaktır.

Dolayısıyla bu ayet yalnız bir ailenin sevincini değil, peygamberlik tarihinin devamını da haber vermektedir.

Ancak bunu genetik üstünlük fikrine çevirmemek gerekir.

Peygamber ailesinden gelmek tek başına ahlaki kurtuluş garantisi değildir. Kur’an'ın başka kıssalarında soy bağının tek başına kurtarmadığı açık biçimde gösterilir.

Soy değerli bir tarihsel bağ olabilir; fakat takvânın yerine geçmez.

9️⃣ “İshak’ın Ardından Yakub” Ne Anlama Gelir ❓​

Ayette:

“ve min verâi İshâka Ya‘kûb”

denilir.

Genel anlamıyla:

“İshak’ın ardından da Yakub.”

Hz. Yakub, Hz. İshak’ın oğludur; yani Hz. İbrahim ve eşine yalnız bir çocuk değil, torunlarının devam edeceği de müjdelenmektedir.

Bu nedenle müjde iki nesli kapsar:

Önce İshak, sonra onun neslinden Yakub.

Bu, yalnız doğum haberini değil, ailenin soy ve peygamberlik çizgisinin devam edeceğini gösteren çok güçlü bir müjdedir.

🔟 Yakub’un da Müjdelenmesi Neden Özellikle Önemlidir ❓​

Çünkü yalnız İshak’ın doğacağının söylenmesi bile büyük bir müjdeyken, onun ardından Yakub’un da geleceğinin bildirilmesi geleceğin devamlılığını vurgular.

Bu, Hz. İbrahim ailesi açısından:

“Bir çocuk doğacak.”

haberinden daha geniştir.

Adeta:

“Bu çocuk yaşayacak, nesli devam edecek ve ondan Yakub gelecektir.”

şeklinde geleceğe uzanan bir müjde söz konusudur.

Tefsirlerde bu ifadenin Hz. İbrahim’in hanımına, İshak’ın ardından torununu göreceğine dair ek bir sevinç taşıdığı yönünde yorumlar da yapılmıştır. Ancak ayetin temel ve kesin anlamı, Yakub’un İshak’tan sonra geleceğinin müjdelenmesidir.

1️⃣1️⃣ Bu Müjde Hz. Yakub’un Peygamber Olacağını da İçeriyor mu ❓​

Hûd 71’in kendisi yalnız adını ve nesil sırasını bildirir.

Kur’an’ın diğer bölümlerinden Hz. Yakub’un da peygamber olduğunu biliyoruz. Ancak bu ayetin tek başına söylediği şey:

İshak’ın ve onun ardından Yakub’un müjdelenmesidir.

Bu ayrım, Kur’an okurken önemli bir yöntem öğretir:

Bir kişinin Kur’an’ın başka yerlerinde bilinen özelliklerini bu ayetin anlamını zenginleştirmek için kullanabiliriz; fakat her ayrıntının bu ayetin içinde açıkça söylendiğini iddia etmemeliyiz.

1️⃣2️⃣ Bu Ayet Çocuk Sahibi Olamayan Herkese “Sen de Kesin Çocuk Sahibi Olacaksın” Müjdesi Verir mi ❓​

Hayır.

Bu, ayetin en önemli yanlış anlaşılma ihtimallerinden biridir.

Hz. İbrahim ailesine verilen müjde özel vahiydir.

Bugün çocuk sahibi olmak isteyen bir insan dua edebilir, tıbbi değerlendirme yaptırabilir, uygun tedavileri araştırabilir ve Allah’tan hayırlısını isteyebilir.

Ancak hiç kimse:

“Bu ayeti okursan kesin çocuk sahibi olursun.”

veya:

“Yeterince iman edersen Allah mutlaka sana çocuk verir.”

diyemez.

Bu tür sözler özellikle yıllarca çocuk sahibi olmaya çalışan insanlara ağır bir yük bindirebilir.

Çocuk sahibi olamamak ≠ iman eksikliği.

Tedavinin sonuç vermemesi ≠ duanın kabul edilmediğinin kanıtı.


1️⃣3️⃣ Tıbbi Tedaviye Başvurmak Bu Müjdeye Güvenmemek midir ❓​

Hayır.

Dua ile tıp birbirinin rakibi değildir.

Bir çift çocuk sahibi olmakta zorluk yaşıyorsa:

uzman doktora başvurabilir,

gerekli tetkikleri yaptırabilir

ve tıbben uygun tedavileri değerlendirebilir.

Bunlar tevekküle aykırı değildir.

Allah’ın yaratması, yaratılmış sebeplerin kullanılmasını anlamsız hâle getirmez.

Tıbbi sebebe başvurmak ≠ Allah’ı devre dışı bırakmak.

Nasıl hastalandığımızda doktora gidiyorsak, üreme sağlığıyla ilgili konularda da uzman yardımı almak doğal ve meşru bir sebeptir.

1️⃣4️⃣ Çocuk Sahibi Olmak İlahi Rızanın Kanıtı mıdır ❓​

Hayır.

Çocuğu olan insan:

“Allah beni daha çok seviyor.”

diyemez.

Çocuğu olmayan insan da:

“Allah beni cezalandırıyor.”

diye düşünmek zorunda değildir.

Çocuk Kur’an’da nimet olabilir; fakat aynı zamanda sorumluluk ve imtihan yönü de vardır.

Bazı insanlar çocuk sahibi olur.

Bazıları olmaz.

Bazıları çok bekler.

Bazıları evlat edinme veya başka aile biçimleriyle hayatını sürdürür.

İnsanların Allah katındaki değeri kaç çocuk sahibi olduklarıyla ölçülmez.

Hûd 71’deki özel müjdeyi bütün insanları karşılaştıran bir manevî derece sistemine dönüştürmek doğru değildir.

1️⃣5️⃣ Ayet Bize Umut Hakkında Ne Öğretiyor ❓​

Hûd 71 güçlü bir umut sahnesidir.

Bir önceki ayet korkuyla bitmişti.

Şimdi ise müjde geliyor.

Bu bize hayatta bir duygunun sonsuza kadar sürmeyeceğini düşündürür.

İnsan bugün çok ağır bir kaygı içinde olabilir. Yarın yeni bir imkân doğabilir. Bazen çözülmez görünen bir mesele başka bir yöne gidebilir.

Fakat umut:

“İstediğim şey kesin gerçekleşecek.”

demek değildir.

Daha sağlıklı umut:

“Bugünkü durum bütün geleceğin tamamı değildir.”

diyebilmektir.

Bu, insanı pasif bekleyişe değil, dua ve çabayla yaşamaya devam etmeye teşvik eder.

1️⃣6️⃣ “Beklemediğin Anda Müjde Gelir” Diye Her Olaya Kesin Anlam Yüklemek Doğru mudur ❓​

Hayır.

Ayet bize umut verebilir; fakat rastgele olaylardan gaybî mesajlar çıkarmaya gerek yoktur.

Örneğin bir insan:

“Bugün şu kuşu gördüm, kesin çocuk müjdesidir.”

veya:

“Rüyamda şu sayıyı gördüm, demek Allah bana kesin şu haberi verdi.”

diyemez.

Hz. İbrahim ailesindeki müjde melekler aracılığıyla peygamberlik bağlamında verilmiştir.

Bizim:

rüyalarımız,

sezgilerimiz

ve tesadüf olarak gördüğümüz işaretler

aynı kesinlikte vahiy değildir.

Umut edebiliriz; fakat umudumuzu sahte kesinliğe dönüştürmemeliyiz.

1️⃣7️⃣ Bu Ayet Aile ve Nesil Konusunda Ne Öğretir ❓​

İshak’ın ardından Yakub’un da zikredilmesi, insanın hayatının kendisiyle sınırlı olmadığını düşündürür.

İnsan bazen yalnız:

“Ben ne kazanacağım?”

diye yaşar.

Oysa aile ve toplum açısından daha uzun bir soru vardır:

“Benden sonra ne bırakacağım?”

Bu sadece biyolojik çocuk meselesi değildir.

İnsan:

bilgi,

ahlak,

iyilik,

eser

ve faydalı bir kurum

bırakabilir.

Çocuğu olmayan bir insan da gelecek nesiller üzerinde son derece büyük bir hayır bırakabilir.

Bu nedenle “nesil” düşüncesini yalnız biyolojik çoğalma olarak görmek eksik olur.

İnsanın bıraktığı en güçlü miraslardan biri karakter ve faydadır.

1️⃣8️⃣ Hûd 70 ve 71 Birlikte Nasıl Okunmalıdır ❓​

Hûd 70’te Hz. İbrahim:

korku

yaşamıştı.

Melekler:

“Korkma.”

demişti.

Hûd 71’de ise sahne:

gülme ve müjdeye

dönüşüyor.

Bu iki ayet birlikte okunduğunda çok güçlü bir duygu geçişi görülür:

Korku → güven → sevinç → müjde.

Ancak bu sırayı evrensel ve mekanik bir formüle çevirmemeliyiz.

Her korkudan üç dakika sonra müjde gelmez.

Her sıkıntının ardından dünyada hemen büyük ödül gelmez.

Burada anlatılan şey Hz. İbrahim ailesinin özel peygamberlik kıssasıdır.

Bir sonraki ayette Hz. İbrahim’in hanımı verilen müjde karşısında büyük şaşkınlık yaşayacak ve “Vay başıma gelenler! Ben yaşlı bir kadınken ve şu kocam da ihtiyarken çocuk mu doğuracağım? Doğrusu bu şaşılacak bir şey!” diyecektir. Böylece Hûd 71’deki müjdenin neden bu kadar olağanüstü karşılandığı daha açık hâle gelecektir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: Hûd Suresi 71. Ayetin Ana Mesajı Nedir ❓​

Hûd Suresi 71. ayet, bir önceki ayetteki korku atmosferini müjdeye dönüştüren son derece sıcak bir sahnedir.

Hz. İbrahim korkmuştu.

Misafirlerin kim olduğunu bilmiyordu.

Sonra gerçeği öğrendi.

Korkusu giderildi.

Aynı ortamda bulunan hanımı güldü.

Ve tam bu anda:

İshak ve ardından Yakub

müjdelendi.

Kur’an burada insan hayatının çok temel bir gerçeğini gösterir:

Duygular değişir, şartlar değişir ve insan geleceğin tamamını bugünkü anından göremez.

İnsan bazen bugün yaşadığı sıkıntıyı geleceğin tamamı sanır.

“Artık hiçbir şey düzelmez.”

der.

Fakat insan geleceği bilmez.

Bugünkü durum ciddi olabilir.

Acı gerçek olabilir.

Fakat:

“Bugün böyle”

ile:

“Sonsuza kadar böyle olacak”

aynı cümle değildir.

Hûd 71, insana bu açıdan ümitsizliği mutlaklaştırmama dersi verebilir.

Fakat bu umudu yanlış yere taşımamak gerekir.

Ayet:

“Her istediğin kesin gerçekleşecek.”

demiyor.

Hz. İbrahim ailesinin aldığı müjde, sıradan beklenti değil vahiydir.

Bu ayrım özellikle çocuk sahibi olmak isteyen insanlar açısından çok önemlidir.

İnsan yıllarca dua edebilir.

Tedavi olabilir.

Bekleyebilir.

Ama sonuç istediği gibi olmayabilir.

Bu durumda ona:

“Demek yeterince inanmadın.”

demek son derece acımasız ve dinen temelsiz olabilir.

Allah’ın Hz. İbrahim ailesine verdiği özel müjdeyi başka insanların omzuna iman testi olarak yükleyemeyiz.

Bir kadın çocuk sahibi olamıyorsa bu onun Allah katında değersiz olduğunu göstermez.

Bir erkek baba olamıyorsa bu onun eksik insan olduğunu göstermez.

Bir evliliğin değeri de yalnız çocuk sayısıyla ölçülmez.

İnsan değeri üreme kapasitesine indirgenemez.

Bu, Hûd 71’i günümüze taşırken çok önemli bir ahlaki sınırdır.

Ayetin başka bir büyük mesajı yaşlılık ile değerin ayrılmasıdır.

Bir sonraki ayette yaşlılık açıkça gündeme gelecektir. Hz. İbrahim'in eşi kendi ileri yaşını düşünerek şaşıracaktır.

Modern toplumlarda yaşlılık bazen:

“Artık hayatın bitti.”

gibi algılanabiliyor.

Oysa Kur’an kıssalarında ileri yaş, Allah’ın lütfunu veya insanın sorumluluğunu otomatik olarak sona erdirmez.

İnsan yaşlandığında:

öğretebilir,

dua edebilir,

tecrübesini aktarabilir,

sevebilir,

üretebilir

ve çevresine fayda sağlayabilir.

İshak müjdesi bu özel kıssada çok olağanüstü bir olaydır; fakat genel ahlaki ders açısından yaşlı insanı hayattan silmemek gerektiğini de düşündürür.

Hûd 71’in İshak’tan sonra Yakub’u zikretmesi ise çok daha uzun bir zaman ufku açar.

Allah yalnız:

“Bir oğlunuz olacak.”

demiyor.

O oğlun ardından gelecek nesilden Yakub’u da bildiriyor.

Bu, insanın bugünden çok sonrasına uzanan bir hikâyenin parçası olabileceğini gösterir.

Biz kendi hayatımızda geleceği böyle vahiy ile bilemeyiz.

Ama bugün yaptığımız bazı şeylerin etkisi bizden sonra devam edebilir.

Bir öğretmen bir çocuğa doğru düşünmeyi öğretir.

O çocuk yıllar sonra başka yüzlerce kişiye fayda sağlar.

Bir aile çocuğuna merhameti öğretir.

O çocuk kendi ailesinde bunu devam ettirir.

Bir insan bir ağaç diker.

Kendisinden yıllar sonra başkaları gölgesinden faydalanır.

İnsan ömrü sınırlı olabilir; iyiliğin etkisi daha uzun yaşayabilir.

Bu nedenle “Benden sonra ne kalacak?” sorusu önemlidir.

Ama cevabı yalnız:

soyadım

veya:

biyolojik neslim

olmamalıdır.

İnsan çocuk sahibi olabilir ama geride zulüm bırakabilir.

Çocuğu olmayabilir ama binlerce insanın hayatını iyileştiren eser bırakabilir.

Dolayısıyla Kur’an’ın nesil anlatısını:

“Çocuğu olmayanın mirası yoktur.”

gibi dar bir anlayışa çevirmek yanlış olur.

Gerçek miras:

insana bırakılan iyilik, bilgi ve ahlak

da olabilir.

Ayetin “gülme” ayrıntısı da çok insani bir güzellik taşır.

Kur’an peygamber ailesini yalnız büyük teolojik cümleler kuran insanlar olarak göstermiyor.

Bir kadın:

gülüyor.

Biraz sonra şaşıracak.

Hz. İbrahim biraz önce korkmuştu.

Bu çok canlı bir aile sahnesidir.

Din insanın:

gülmesini,

şaşırmasını,

korkmasını

ve sevinmesini

yok eden bir sistem değildir.

İnsan bütün bu duygularıyla Allah’ın kuludur.

Bu nedenle sürekli:

“Dindar insan hep ciddi, hep üzgün, hep aynı duyguda olmalı.”

gibi bir düşünce Kur’an’ın insan portresine uymaz.

Peygamber evinde bile:

korku da var, gülme de var, şaşkınlık da var, sevinç de var.

İnsan olmak budur.

Hûd 71’in başka bir güçlü mesajı müjdenin kadına doğrudan verilmesidir.

Ayet:

“İbrahim’e söyledik, o da eşine bildirdi.”

demiyor.

“Ona müjdeledik.”

diyor.

Hz. İbrahim’in eşi kıssanın pasif dekoru değildir.

Müjdenin doğrudan muhatabıdır.

Bu, Kur’an'ın aile anlatılarında kadınların kendi:

duyguları,

sözleri

ve tecrübeleriyle

görünür olduğunu gösteren güzel örneklerden biridir.

Bir sonraki ayette de onun kendi cümlesini doğrudan duyacağız.

Bu nedenle kadını yalnız erkeğin hikâyesindeki sessiz bir yan karakter gibi görmek Kur’an’ın bu sahnesini eksik okumak olur.

Ayet aynı zamanda müjde ile sorumluluğun birlikte bulunabileceğini de düşündürür.

Bir çocuk müjdesi büyük bir sevinçtir.

Ama çocuk aynı zamanda:

bakım,

eğitim,

koruma

ve ahlaki sorumluluk

demektir.

Allah’ın nimeti her zaman yalnız rahatlık anlamına gelmez.

Bazen büyük nimet beraberinde büyük emanet getirir.

Bu yüzden:

“Nimet = sadece zevk”

anlayışı eksiktir.

Para nimettir; sorumluluğu vardır.

Bilgi nimettir; sorumluluğu vardır.

Çocuk nimettir; sorumluluğu vardır.

Makam nimettir; sorumluluğu vardır.

Rahmet insanı sorumsuzlaştırmaz; çoğu zaman sorumluluğunu büyütür.

Hûd 71’i ayrıca mucize ve bilim ilişkisi açısından da doğru yerde tutmak gerekir.

Bir sonraki ayette yaşlı bir kadının çocuk doğurmasının olağanüstülüğü vurgulanacaktır.

Kur’an’ın anlattığı bu olay peygamberlik kıssasının özel ilahî müjdesidir.

Buradan modern tıp hakkında:

“Yaş ne olursa olsun herkes kesin doğal yolla çocuk sahibi olabilir.”

sonucu çıkarılamaz.

Modern tıp üreme kapasitesi konusunda yaşın, sağlık durumunun ve biyolojik şartların önemli olduğunu gösterir.

Dinî mucize anlatısı ile genel biyolojik beklentileri karıştırmamak gerekir.

Mucize, genel tıp kuralını iptal eden gündelik reçete değildir.

İnsan doktorun söylediklerini küçümsememelidir.

Aynı zamanda iman açısından Allah’ın kudretini biyolojik nedenlere bağımlı ve sınırlı da görmez.

Böylece yine sağlıklı denge kurulur:

Sebebi ciddiye al, Allah’ı sebebe mahkûm etme.

Hûd 71'in belki de en güzel taraflarından biri, korkuyla başlayan bir sahneyi gelecek nesillere uzanan bir müjdeyle kapatmasıdır.

Birkaç dakika önce Hz. İbrahim:

“Bu insanlar neden yemiyor?”

diye endişeliydi.

Şimdi aile:

İshak ve Yakub

müjdesiyle karşı karşıyadır.

Bu durum bize geleceğin bilinmezliği karşısında tevazu öğretir.

Bugün yaşadığın her sıkıntı yarın bitecek diyemeyiz.

Böyle bir garanti yoktur.

Ama şunu söyleyebiliriz:

Sen geleceğin tamamını bugün bilmiyorsun.

Bu nedenle karanlık bir dönemde:

“Bundan başka hiçbir ihtimal yok.”

demek de insan bilgisinin sınırını aşabilir.

Ümit burada başlar.

Sahte vaatle değil.

Bilmediğimiz geleceği kötü ihtimale kilitlememekle.

Ve belki Hûd Suresi 71. ayetin bugün bize yönelttiği en güçlü soru şudur:

Bugünkü korkumuzu ve sıkıntımızı bütün geleceğimizin değişmez kaderi mi sanıyoruz, yoksa geleceğin tamamını bilmediğimizi kabul edebiliyor muyuz? Bir nimet geldiğinde onu yalnız kişisel mutluluk olarak mı görüyoruz, yoksa beraberinde getirdiği sorumluluğu da fark ediyor muyuz? Ve Hz. İbrahim ailesine verilen özel müjdeyi başkalarının hayatına sahte garanti olarak taşımadan, Allah’ın rahmetinden ümit ederken gerçeğin, tıbbın ve insan sınırlarının da hakkını verebiliyor muyuz?

“Hûd 71’de korkunun ardından gülme ve müjde gelir; Hz. İbrahim’in hanımına İshak ve onun ardından Yakub müjdelenir. Bu özel ilahî haber bize sahte garantiler üretmeyi değil, umudu doğru yerde taşımayı öğretir. Bugünkü sıkıntını bütün geleceğin sanma; nimeti hak edilmiş ayrıcalık değil emanet bil; çocuk sahibi olmayı iman ölçüsüne dönüştürme ve Allah’ın peygamber ailesine verdiği özel müjdeyi herkes için mekanik bir formül hâline getirme. Gelecek bizim bilgimizde kapalı olabilir; Allah’ın ilminde ise kapalı değildir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt