📖 Abese Suresi 25. Ayette “Biz Suyu Bol Bol Döktük” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Yağmur Yeryüzündeki Besin Zincirinin Başlamasında Neden Böylesine

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,191
2,724,946
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Abese Suresi 25. Ayette “Biz Suyu Bol Bol Döktük” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Yağmur Yeryüzündeki Besin Zincirinin Başlamasında Neden Böylesine Hayati Bir Role Sahiptir ❓


“Abese Suresi’nin yirmi beşinci ayeti, insanın sofrasındaki yiyeceğin hikâyesini gökyüzünden başlatır: ‘Biz suyu bol bol döktük.’ İnsan ekmeği, meyveyi veya sebzeyi hazır biçimde görür; fakat onların ardında suyun toprağa ulaşmasıyla başlayan büyük bir doğal süreç vardır. Yağmur yalnızca gökten düşen su değildir; karadaki yaşamın, tarımın ve besin üretiminin temel şartlarından biridir.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ Abese Suresi 25. Ayet Ne Söyler ❓


Abese Suresi’nin 25. ayetinde:


“Ennâ sabebne’l-mâe sabbâ.”


buyrulur.


Bu ifade genel olarak:


“Şüphesiz biz suyu bol bol döktük.”


şeklinde anlamlandırılır.


Bir önceki ayette:


“İnsan yediğine bir baksın.”


denilmişti.


Şimdi o yiyeceğin meydana geliş süreci anlatılmaya başlanır.


İlk unsur:


sudur.


2️⃣ “Sabebnâ” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


“Sabebnâ”:


döktük, akıttık, bolca indirdik


anlamlarını taşır.


Burada suyun:


yeryüzüne ulaştırılması


vurgulanır.


İfade özellikle yağmuru düşündürür.


Ancak suyun yeryüzündeki hayat döngüsündeki genel rolünü de çağrıştırır.


3️⃣ “Sabbâ” Kelimesi Neden Tekrar Kullanılmıştır ❓


“Sabbâ” kelimesi:


bol bol dökme, kuvvetli ve sürekli biçimde akıtma


anlamını güçlendirir.


Arapçada bu tür kullanım ifadeye yoğunluk kazandırır.


Dolayısıyla ayet sadece:


“Su geldi.”


demez.


Suyun:


bolca ve etkili biçimde yeryüzüne ulaşmasına


dikkat çeker.


4️⃣ Buradaki Su Özellikle Yağmur Mudur ❓


Bağlama bakıldığında yağmur en güçlü anlamlardan biridir.


Çünkü sonraki ayetlerde:


toprağın yarılması,


tahılların, üzümlerin ve çeşitli bitkilerin yetişmesi



anlatılacaktır.


Bütün bunların gerçekleşebilmesi için su gerekir.


Bu nedenle ayet:


yağış ile tarımsal üretim arasındaki ilişkiyi


ön plana çıkarır.


5️⃣ Yağmur Yeryüzündeki Yaşam İçin Neden Bu Kadar Önemlidir ❓


Çünkü su yaşamın temel maddelerinden biridir.


Bitkiler:


büyümek,


hücresel faaliyetlerini sürdürmek,


besin maddelerini taşımak


ve fotosentez gibi süreçleri gerçekleştirmek


için suya ihtiyaç duyar.


Tarımın büyük bölümü de:


yağışlara veya sulama sistemleriyle sağlanan suya


bağlıdır.


Bu nedenle yağmur yalnızca hava olayı değil:


gıda sistemlerinin temel unsurlarından biridir.


6️⃣ Su Olmadan Bitkiler Yaşayabilir Mi ❓


Çoğu kara bitkisi yeterli su olmadan uzun süre yaşayamaz.


Su:


hücre yapısının korunmasında,


besin maddelerinin taşınmasında,


biyokimyasal reaksiyonlarda


ve fotosentez süreçlerinde


önemli rol oynar.


Su azaldığında bitki:


solabilir, gelişimi durabilir ve sonunda ölebilir.


Bu yüzden yağış düzeni tarım için hayati öneme sahiptir.


7️⃣ Yağmur Doğrudan Yiyeceğe Nasıl Dönüşür ❓


Yağmur doğrudan:


ekmek veya meyveye


dönüşmez.


Önce toprağa ulaşır.


Bitki kökleri suyu alır.


Bitki güneş enerjisini kullanarak organik maddeler üretir.


Zamanla:


tohum,


meyve,


yaprak


ve diğer yenilebilir bitkisel yapılar oluşur.


İnsan bunları doğrudan yiyebilir veya:


hayvanlar üzerinden dolaylı biçimde


besin elde edebilir.


8️⃣ Yağmur Besin Zincirinin Başlangıcında Nasıl Rol Oynar ❓


Karasal ekosistemlerde bitkiler çoğunlukla:


üretici


konumundadır.


Güneş enerjisini kullanarak organik madde üretirler.


Bitkiler:


otçul hayvanlar tarafından yenir.


Otçullar:


başka hayvanlara besin olabilir.


İnsan ise hem bitkisel hem hayvansal besinlerden yararlanabilir.


Bu nedenle su:


besin ağlarının işlemesini mümkün kılan temel şartlardan biridir.


9️⃣ Güneş Mi Daha Önemlidir Su Mu ❓


Bu şekilde bir sıralama yapmak doğru değildir.


Yaşam birçok şartın birlikte bulunmasına bağlıdır.


Bitkiler için:


su, ışık, karbondioksit, uygun sıcaklık ve besin maddeleri


birlikte gerekir.


Güneş olup su yoksa birçok bitki yaşayamaz.


Su olup yeterli ışık yoksa fotosentez aksar.


Dolayısıyla doğadaki yaşam:


tek bir unsurdan değil, birbirine bağlı şartlardan


oluşur.


🔟 Yağmur Nereden Gelir ❓


Modern bilim yağmuru:


su döngüsü


içerisinde açıklar.


Güneş enerjisi denizler, göller ve diğer yüzeylerdeki suyun buharlaşmasına katkı sağlar.


Su buharı atmosferde yükselir.


Uygun koşullarda yoğunlaşarak bulut damlacıkları veya buz kristalleri oluşturur.


Bunlar yeterince büyüdüğünde:


yağış


şeklinde yeryüzüne döner.


Abese 25’in amacı bu meteorolojik mekanizmaları ayrıntılı biçimde öğretmek değildir.


Ayet daha çok:


suyun yaşam için taşıdığı nimeti düşündürür.


1️⃣1️⃣ Yağmur Suyu Nereye Gider ❓


Yağışın bir kısmı:


toprağa sızar.


Bir kısmı:


akarsulara,


göllere,


barajlara


ve denizlere ulaşır.


Bir kısmı bitkiler tarafından kullanılır.


Bir kısmı yer altı su kaynaklarını besleyebilir.


Daha sonra yeniden buharlaşarak:


su döngüsüne katılır.


Böylece yeryüzündeki su sürekli hareket hâlindedir.


1️⃣2️⃣ Su Döngüsü Neden Büyük Bir Denge Sistemidir ❓


Çünkü su sürekli:


buharlaşır,


yoğunlaşır,


yağış olarak geri döner,


toprağa ve su kaynaklarına dağılır.


Bu döngü olmasaydı karalardaki tatlı su kaynaklarının sürekliliği büyük ölçüde bozulurdu.


Ancak bu sistem:


her yerde aynı miktarda yağmur yağacağı


anlamına gelmez.


Bazı bölgeler kuraktır.


Bazıları çok yağışlıdır.


Doğa:


coğrafi ve iklimsel farklılıklarla


çalışır.


1️⃣3️⃣ Çok Yağmur Her Zaman Faydalı Mıdır ❓


Hayır.


Su hayati olsa da aşırı yağış:


sel,


erozyon,


toprak kayması,


ürün kaybı


gibi ciddi sorunlara yol açabilir.


Aynı şekilde yetersiz yağış da:


kuraklık ve kıtlık riskini


artırabilir.


Dolayısıyla önemli olan yalnızca suyun varlığı değil:


zamanı, miktarı ve dağılımıdır.


Bu gerçek “ölçü” kavramını yeniden düşündürür.


1️⃣4️⃣ Kuraklık İnsan Hayatını Nasıl Etkiler ❓


Uzun süreli kuraklık:


tarımsal verimi azaltabilir,


su kaynaklarını düşürebilir,


hayvancılığı zorlaştırabilir,


gıda fiyatlarını yükseltebilir


ve bazı bölgelerde göç baskısını artırabilir.


Bu nedenle yağış:


sadece doğa meselesi


değildir.


Ekonomi,


toplum


ve insan sağlığıyla da doğrudan bağlantılıdır.


Bir damla su bazen:


bütün bir toplumun geleceğiyle


ilişkilidir.


1️⃣5️⃣ İnsan Yağmurun Yerini Teknolojiyle Tamamen Doldurabilir Mi ❓


İnsan büyük ölçüde müdahale edebilir.


Barajlar kurabilir.


Sulama sistemleri geliştirebilir.


Yer altı sularını kullanabilir.


Deniz suyunu arıtabilir.


Fakat bütün bunlar:


enerji, altyapı ve mevcut su kaynaklarına


bağlıdır.


Teknoloji su kullanımını yönetebilir.


Ama suyun kendisine duyulan temel ihtiyacı ortadan kaldıramaz.


1️⃣6️⃣ Ayetin Şükürle İlişkisi Nedir ❓


İnsan musluğu açtığında suyun hemen gelmesine alışabilir.


Marketten yiyecek aldığında:


yağmurla olan bağlantısını


unutabilir.


Abese Suresi ise zinciri geriye doğru izletir:


Yemeğe bak.


Bitkiye bak.


Toprağa bak.


Suya bak.


Böylece şükür:


nimetin kaynağını ve oluşum sürecini fark etmek


hâline gelir.


1️⃣7️⃣ Ayetin Psikolojik Mesajı Nedir ❓


İnsan kolay ulaşabildiği şeyleri:


değersizleştirmeye


eğilimlidir.


Su sürekli akıyorsa sıradan görünür.


Ama su kesildiğinde bütün günlük hayat değişir.


Bir gün bile:


içme,


yemek hazırlama,


temizlik


ve tarım


suyun ne kadar temel olduğunu gösterir.


Abese 25 insanı:


kaybetmeden önce fark etmeye


çağırır.


1️⃣8️⃣ 24. Ve 25. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor ❓


  1. ayette:

“İnsan yediğine bir baksın.”


denilir.


  1. ayette:

“Biz suyu bol bol döktük.”


buyrulur.


Yani insanın tabağındaki lokmanın hikâyesi:


yağmurla


başlatılır.


Bu çok güçlü bir anlatım zinciridir.


İnsan sofradaki yiyeceğe bakar.


Sonra soru geriye gider:


Bu nereden geldi?


Cevaplardan ilki:


su.


Sonraki ayette ise sıra:


toprağın yarılmasına


gelecektir.


1️⃣9️⃣ Sonuç: Yağmur Yeryüzündeki Besin Zincirinin Başlamasında Neden Böylesine Hayati Bir Role Sahiptir ❓


Abese Suresi 25. ayette:


“Ennâ sabebne’l-mâe sabbâ.”


buyrulur:


“Biz suyu bol bol döktük.”


Bu ayet insanın her gün gördüğü fakat çoğu zaman üzerinde düşünmediği bir gerçeği merkeze alır:


Su olmadan karadaki yaşamın büyük bölümü sürdürülemez.


İnsan tabağındaki ekmeğe baktığında yalnızca ekmek görür.


Ama biraz geriye giderse:


buğdayı görür.


Daha geriye giderse:


toprağı.


Daha geriye giderse:


suyu.


Yağmur bir tarlaya düştüğünde sadece toprağı ıslatmaz.


Tohumun gelişmesini mümkün kılar.


Bitkinin büyümesine katkı sağlar.


Hayvanların beslenmesini etkiler.


İnsanın sofrasına kadar uzanan:


büyük bir yaşam zincirinin parçalarından biri olur.


Bu yüzden Abese Suresi insanı sıradan görünen şeylerin ardındaki bağımlılık ağına bakmaya çağırır.


İnsan kendisini güçlü görebilir.


Ama yağmur yıllarca kesilirse şehirlerin bile ne kadar kırılgan olduğu anlaşılır.


Teknoloji çok şey yapabilir.


Fakat:


susuz bir dünyada medeniyetin gücü hızla sınırlarına ulaşır.


Belki ayetin en derin sorusu da tam burada ortaya çıkar:


Hayatımızı mümkün kılan temel şeylerin değerini neden çoğu zaman ancak onları kaybetmeye başladığımızda anlıyoruz?


“Su bir bardağın içinde sıradan görünebilir; fakat aynı su toprağa düştüğünde tohumu uyandırır, tarlayı besler ve sonunda soframıza ulaşan büyük bir yaşam zincirinin parçası olur. Abese’nin ‘Suyu bol bol döktük’ sözü bana şunu düşündürür: İnsan bazen en büyük nimetleri büyüklüklerinden değil, onlara fazlasıyla alıştığı için göremez.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt