Abese Suresi 22. Ayette “Sonra Dilediği Zaman Onu Yeniden Diriltir” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Ölümden Sonra Diriliş Kur’an’da Neden İnsan Yaratılışının Devamı Olarak Anlatılır
“Abese Suresi’nin yirmi ikinci ayeti, mezarı insan hikâyesinin son noktası olmaktan çıkarır: ‘Sonra dilediği zaman onu yeniden diriltir.’ İnsan yaratılır, yaşar, ölür ve toprağa verilir; fakat Kur’an’ın anlatısında ölüm nihai yok oluş değildir. İlk yaratılışı mümkün kılan kudretin ikinci yaratılışı da mümkün kılacağı düşüncesi, yeniden diriliş inancının temel mantığını oluşturur.”
Ersan Karavelioğlu
Abese Suresi 22. Ayet Ne Söyler
Abese Suresi’nin 22. ayetinde:
“Sümme izâ şâe enşerah.”
buyrulur.
Bu ifade genel olarak:
“Sonra dilediği zaman onu yeniden diriltir.”
şeklinde tercüme edilir.
Bir önceki ayette insanın:
öldürülmesi ve kabre konulması
anlatılmıştı.
- ayetle birlikte mezarın ardından yeni bir aşama başlar:
yeniden diriliş.
“Sümme” Kelimesi Burada Neden Önemlidir
“Sümme”:
“sonra”
anlamına gelir.
Bu kelime insan hayatındaki aşamaların birbirini takip ettiğini gösterir.
Önce:
yaratılış.
Sonra:
hayat yolu.
Ardından:
ölüm.
Sonra da:
diriliş.
Böylece insanın varoluşu Kur’an’da yalnızca doğum ile ölüm arasına sıkıştırılmaz.
“İzâ Şâe” Ne Anlama Gelir
“İzâ şâe”:
“dilediği zaman”
anlamına gelir.
Buradaki vurgu yeniden dirilişin zamanının:
Allah’ın iradesine bağlı
olmasıdır.
İnsan:
kıyametin ne zaman gerçekleşeceğini,
ölülerin ne zaman diriltileceğini
kendi bilgisiyle belirleyemez.
Bu zaman:
ilahî takdir alanında
sunulur.
“Enşerah” Ne Anlama Gelir
“Enşerah” kelimesi:
onu yeniden ortaya çıkardı, diriltti, kaldırdı
anlam alanına sahiptir.
Burada insanın:
ölümden sonra yeniden hayata çıkarılması
anlatılır.
Dolayısıyla ayet sadece ruhsal bir hatırlama veya sembolik devamlılıktan değil, klasik İslâmî yorumda:
gerçek bir yeniden dirilişten
söz eder.
Kur’an’a Göre Ölüm Son Mu Değildir
Hayır.
Kur’an’ın ahiret öğretisinin temelinde:
ölümden sonra yeniden diriliş
vardır.
İnsan dünyada ölür.
Bedeni toprağa karışabilir.
Fakat Kur’an’ın anlatısında insanın hikâyesi:
orada bitmez.
Kıyametin ardından yeniden diriliş ve hesap gelir.
Bu nedenle ölüm:
son değil, geçiş
olarak görülür.
İnsan Yeniden Nasıl Diriltilecektir
Kur’an yeniden dirilişin bütün biyolojik veya fiziksel mekanizmasını ayrıntılı biçimde açıklamaz.
Temel iddia şudur:
İlk defa yaratan Allah, yeniden yaratmaya da kadirdir.
Dolayısıyla ayetin amacı:
dirilişin bilimsel mekanizmasını öğretmek
değil,
ilahî kudret açısından mümkün olduğunu
vurgulamaktır.
Bu, metafizik ve teolojik bir iddiadır.
İlk Yaratılış İle Yeniden Diriliş Arasında Nasıl Bir Mantık Kurulur
Kur’an’ın farklı bölümlerinde sık kullanılan düşünce şudur:
İnsanı ilk defa yaratmak mümkün olmuşsa, yeniden yaratmak neden imkânsız olsun?
İnsan daha önce:
yokluk veya kendisinin bulunmadığı bir durumdan
varlığa gelmiştir.
Dolayısıyla inanan perspektifte:
ilk yaratılışı gerçekleştiren kudretin ikinci yaratılışı gerçekleştiremeyeceğini söylemek için bir neden yoktur.
Abese 18–22 arasındaki bütünlük bu düşünceyi destekler.
Çürümüş Bir Beden Nasıl Yeniden Dirilebilir
Bu soru Kur’an’ın muhataplarının da gündeme getirdiği temel itirazlardan biridir.
İnsan bedeni ölümden sonra:
çürüyebilir,
toprağa karışabilir,
maddeleri başka canlı döngülerine katılabilir.
Kur’an’ın cevabı:
dirilişin Allah’ın yaratma kudreti açısından mümkün olduğu
şeklindedir.
Bu nedenle diriliş inancı doğal biyolojik süreçlerin kendi başına ölüyü yeniden oluşturacağı iddiası değildir.
Yeni bir ilahî yaratma fiili
olarak sunulur.
Yeniden Dirilecek Olan Aynı İnsan Mıdır
İslâmî ahiret anlayışında evet.
Çünkü hesap verecek kişinin:
dünya hayatındaki kişiyle kimlik devamlılığı
bulunması gerekir.
Eğer tamamen farklı bir varlık ortaya çıkarılsaydı:
dünya hayatındaki davranışlardan kimin sorumlu olduğu
sorusu doğardı.
Bu nedenle yeniden diriliş, insanın kişisel kimliğinin Allah tarafından yeniden ortaya çıkarılması olarak düşünülür.
İnsan Kimliğini Beden Mi Yoksa Hafıza Mı Belirler
Bu, hem felsefede hem de din düşüncesinde çok derin bir sorudur.
İnsan kimliği:
beden,
hafıza,
bilinç,
kişilik
ve yaşam hikâyesi
gibi birçok unsurla ilişkilendirilebilir.
Kur’an bu ayette:
kişisel kimliğin metafizik ayrıntılarını
açıklamaz.
Fakat yeniden dirilen kişinin:
dünyada yaşayan ve yaptıklarından sorumlu olan insan
olduğunu varsayar.

Yeniden Diriliş Neden Gereklidir
Kur’an’ın ahlâk anlayışında yeniden diriliş:
hesap ve adalet
fikriyle yakından bağlantılıdır.
Dünyada birçok insan:
yaptığı iyiliğin karşılığını tam görmeden ölebilir.
Bazı zalimler:
işledikleri kötülüklerin hesabını vermeden hayatlarını tamamlayabilir.
Ahiret düşüncesi:
adaletin dünya hayatıyla sınırlı olmadığını
savunur.
Diriliş bu hesabın gerçekleşebilmesi için gereklidir.

Ahiret Olmasaydı Ahlâk Anlamsız Mı Olurdu
Bunu mutlak biçimde söylemek doğru olmaz.
İnsanlar ahiret inancı olmadan da:
adalet,
empati,
toplumsal sorumluluk,
insan onuru
gibi temeller üzerinden ahlâk geliştirebilir.
Fakat Kur’an’ın teolojik sisteminde ahiret:
ahlâkî sorumluluğun nihai hesabını
oluşturur.
Yani Kur’an açısından insan davranışları:
ölümle birlikte sonuçsuz kalmaz.

Yeniden Diriliş İnsan Hayatına Nasıl Bir Anlam Katar
Eğer ölüm mutlak son değilse:
insanın dünya hayatındaki seçimleri daha geniş bir bağlama
yerleşir.
İnsan yalnızca:
“Şu anda bana ne fayda sağlar?”
sorusuyla yaşamaz.
Aynı zamanda:
“Bu davranışın nihai değeri nedir?”
diye düşünebilir.
Böylece hayat:
kısa süreli çıkarların ötesine geçen bir sorumluluk alanına
dönüşür.

Dirilişe İnanmak Ölümü Daha Az Korkutucu Hâle Getirebilir Mi
İnanan kişi açısından evet.
Ölüm:
tam ve sonsuz yok oluş
olarak görülmediğinde farklı bir anlam kazanabilir.
Ayrılık yine acı verir.
Ölüm yine ciddi ve sarsıcıdır.
Fakat arkasında:
yeniden diriliş ve başka bir hayat
olduğu düşüncesi umut oluşturabilir.
Bu nedenle ahiret inancı ölüm korkusunu tamamen yok etmese de:
ona farklı bir anlam çerçevesi
kazandırabilir.

“Dilediği Zaman” İfadesi İnsan İçin Ne Öğretir
İnsanın kontrolünün sınırlarını hatırlatır.
İnsan:
ne zaman doğacağını
seçmedi.
Çoğu zaman:
ne zaman öleceğini
de bilemez.
Yeniden dirilişin zamanını da:
kendisi belirlemez.
Bu üç aşama insanın kendisini mutlak kontrol sahibi görmesinin ne kadar sınırlı olduğunu gösterir.
İnsan hayat içinde seçimler yapar ama:
varoluşun bütün çerçevesini kendisi kurmaz.

Ayetin Psikolojik Mesajı Nedir
İnsan çoğu zaman son gördüğü şeyi:
mutlak son
sanmaya eğilimlidir.
Bir kapı kapanınca her şeyin bittiğini düşünebilir.
Abese 22 ise ölüm gibi en büyük son görüntüsünün ardından bile:
“sonra…”
der.
Bu, inanan insan açısından çok güçlü bir umut fikridir.
Mezar:
hikâyenin son cümlesi değildir.
Kur’an’ın anlatısında başka bir cümle daha vardır.

Ayetin Felsefi Mesajı Nedir
Abese 22 insanın en eski sorularından birini ortaya çıkarır:
Ölüm insanın tamamını yok eder mi?
Materyalist yaklaşımlar genellikle bilinç ve kişiliği bedenin işleyişine bağlayarak ölüm sonrasında kişisel devamlılık konusunda farklı sonuçlara ulaşır.
Dinî yaklaşım ise:
insanın ölümden sonra Allah tarafından yeniden diriltileceğini
savunur.
Bu ayet ikinci görüşün açık bir örneğidir.
Dolayısıyla burada deneysel bilimden çok:
metafizik bir varoluş iddiası
söz konusudur.

18’den 22. Ayete Kadar İnsan Hikâyesi Nasıl Anlatılıyor
- ayette:
“Onu hangi şeyden yarattı?”
diye sorulur.
- ayette:
“Bir nutfeden yarattı ve ona ölçü verdi.”
denilir.
- ayette:
“Sonra ona yolu kolaylaştırdı.”
buyrulur.
- ayette:
“Sonra onu öldürdü ve kabre koydurdu.”
denir.
- ayette ise:
“Sonra dilediği zaman onu yeniden diriltir.”
buyrulur.
Böylece insanın bütün varoluş hikâyesi birkaç cümlede özetlenir:
Yaratılış → Hayat → Ölüm → Diriliş.

Sonuç: Ölümden Sonra Diriliş Kur’an’da Neden İnsan Yaratılışının Devamı Olarak Anlatılır
Abese Suresi 22. ayette:
“Sümme izâ şâe enşerah.”
buyrulur:
“Sonra dilediği zaman onu yeniden diriltir.”
Bu ayet insanın mezarda sona eren bir varlık olarak görülmediğini açık biçimde ortaya koyar.
İnsan:
bir başlangıçtan yaratılmıştır.
Hayatı kendisine açılmıştır.
Ölür.
Toprağa konulur.
Fakat ardından:
yeniden diriliş gelir.
Kur’an’ın mantığında ikinci yaratılış tamamen bağımsız ve anlaşılmaz bir fikir olarak sunulmaz.
İnsan önce kendi başlangıcına yönlendirilir:
“Seni ilk kez kim yarattı?”
Ardından şu düşünce gelir:
“İlk yaratılış mümkünse, yeniden yaratılış neden imkânsız olsun?”
Bu nedenle Abese Suresi dirilişi insan yaratılışının:
ikinci büyük aşaması
gibi anlatır.
Fakat yeniden diriliş yalnızca var olmak için değildir.
Arkasında:
hesap, adalet ve insanın dünya hayatında yaptığı seçimlerin anlamı
vardır.
Böylece ölüm insanın yaptığı her şeyi silen bir uçurum olmaktan çıkar.
İyilikler de kötülükler de:
nihai bir karşılık ihtimali
taşır.
Ve belki bu ayetin insana yönelttiği en büyük soru şudur:
Eğer ölüm gerçekten son değilse, bugün verdiğimiz kararları yine aynı şekilde verir miydik?
Çünkü insan bir gün yeniden ayağa kalkacaksa mesele yalnızca:
kaç yıl yaşadığı
değil,
o yılların içine ne koyduğu
olacaktır.
“Mezar insan gözünde son gibi görünür; fakat Abese’nin ‘Sonra dilediği zaman onu yeniden diriltir’ sözü o sonun arkasına yeni bir başlangıç yerleştirir. Eğer ölüm hikâyenin son cümlesi değilse, hayatın her cümlesi daha büyük bir sorumluluk taşır. Belki insanın asıl sorusu ne zaman öleceği değil, yeniden ayağa kalktığında geride bıraktığı hayatla yüzleşmeye hazır olup olmadığıdır.”
Ersan Karavelioğlu