Leyl Suresi 17. Ayette “En Çok Sakınan Kimse O Ateşten Uzak Tutulacaktır” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Takva, Korunma, Ahlaki Duyarlılık, İlahi Rahmet, Cehennemden Uzaklaşma, Öz Denetim Ve İnsanın Kendi Yolunu İnşa Etmesi Açısından Nasıl Anlaşılmalıdır
“İnsanı tehlikeden uzaklaştıran yalnız tehlikeyi bilmesi değildir; bildiği sınırı hayatının içinde koruyacak kadar ciddiye almasıdır.”
Ersan Karavelioğlu
“وَسَيُجَنَّبُهَا الْأَتْقَى — Ve Seyücennebühâ’l Etkâ” Ne Demektir
Leyl Suresi’nin on yedinci ayetinde şöyle buyrulur:
وَسَيُجَنَّبُهَا الْأَتْقَى
Anlam olarak:
“En çok sakınan kimse ise o ateşten uzak tutulacaktır.”
(Leyl Suresi, 92/17)
Önceki ayetlerde:
anlatılmıştı.
Şimdi surenin yönü yeniden değişir.
Karanlık tablonun karşısına:
çıkarılır.
“El Etkâ” Ne Anlama Gelmektedir
El etkâ, “takvada daha ileri olan”, “en çok sakınan”, “Allah’a karşı sorumluluk bilinci en güçlü olan” anlamlarına gelir.
Buradaki takva yalnız korku değildir.
Takva:
yanlıştan korunmak,
ahlaki sınırı gözetmek,
Allah’ın huzurunda sorumluluk bilinci taşımak,
davranışlarını buna göre düzenlemek
anlamlarını içerir.
Yani el etkâ, yalnız neyin yanlış olduğunu bilen değil, yanlış karşısında kendisini korumaya çalışan kişidir.
“Seyücennebühâ — Ondan Uzak Tutulacaktır” İfadesi Ne Anlama Gelir
Kelime anlamı itibarıyla:
uzakta tutulmak,
kenara çekilmek,
bir şeyden korunmak
anlamlarını taşır.
Buradaki “ondan” ifadesi önceki ayette anlatılan:
işaret eder.
Yani ayet takva sahibi insanın nihai olarak o ağır sonuçtan korunacağını bildirir.
Bu yalnız kaçış değil, aynı zamanda ilahî koruma ve rahmet fikridir.
15. Ve 17. Ayetler Nasıl Karşıtlık Kurar
15. Ayet:
17. Ayet:
Bir tarafta:
yalanlama,
yüz çevirme,
kibir
vardır.
Diğer tarafta:
takva,
sorumluluk,
arınma
vardır.
Leyl Suresi böylece iki insan tipini son derece net biçimde karşı karşıya getirir.
Takva Neden Yalnız Bir Duygu Değildir
Çünkü takva eylem üretir.
İnsan:
“Allah’tan sakınıyorum.”
diyebilir.
Ama davranışında:
haksızlık,
cimrilik,
zulüm,
kibir
devam ediyorsa bu ifade eksik kalır.
Takva:
bilgi,
duygu,
irade,
davranış
arasında bağ kurar.
Bu yüzden takva, yaşanan bir bilinçtir.
Takva İnsanın Kendi Nefsine Karşı Dikkatli Olması mıdır
Evet.
Takva yalnız dışarıdaki kötülüklerden uzak durmak değildir.
İnsan kendi içinde de:
öfkeyi,
kibri,
hasadı,
açgözlülüğü,
bencilliği
fark etmeye çalışmalıdır.
Çünkü dışarıdaki birçok yanlışın kökü içeridedir.
Nefis kontrol edilmezse insan doğru bildiğini bile çiğneyebilir.
Bu nedenle takva aynı zamanda içsel gözetimdir.
Sakınmak Korkaklık mıdır
Hayır.
Sakınmak her zaman korkaklık değildir.
Bir insan uçurum kenarında dikkatli yürüyorsa bu korkaklık değil, bilinçtir.
Benzer şekilde:
haramdan,
zulümden,
başkasının hakkını yemekten
sakınmak da zayıflık değildir.
Aksine insanın kısa vadeli arzusuna rağmen uzun vadeli sonucu hesaba katabilmesidir.
Takva İnsanın Kararlarını Nasıl Etkileyebilir
Takva sahibi insan karar verirken yalnız:
“Bana ne kazandırır?”
diye sormaz.
Şunu da sorar:
“Bu doğru mu?”
“Birinin hakkını çiğniyor muyum?”
“Bu davranış beni nasıl bir insana dönüştürüyor?”
Bu sorular insanın kararlarını ahlaki çerçeveye yerleştirir.
Takva böylece anlık çıkarın üzerine bir üst ölçü koyar.
Takva İle Cömertlik Arasında Nasıl Bir Bağ Vardır
Surenin önceki ayetlerinde:
“Kim verir ve sakınırsa…”
denilmişti.
Yani takva, cömertlikle birlikte anılmıştır.
Bu önemlidir.
Çünkü takva yalnız:
yasaklardan kaçınmak
değil,
aynı zamanda:
iyilik yapmak,
paylaşmak,
başkasını gözetmek
anlamına da gelir.
Gerçek takva pasif değildir.
İyiliğe doğru hareket eder.
İnsan Takvasını Geliştirebilir mi
Evet.
Takva sabit bir özellik olmak zorunda değildir.
İnsan:
daha çok düşünerek,
hatalarından ders çıkararak,
ibadetle,
ahlaki pratikle,
öz muhasebeyle
duyarlılığını geliştirebilir.
Nasıl kas kullanıldıkça güçleniyorsa, ahlaki duyarlılık da tekrarlarla güçlenebilir.
Bu nedenle takva bir gelişim sürecidir.

Takva İle İlahi Rahmet Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır
Ayet yalnız insanın çabasını değil, Allah’ın korumasını da vurgular:
“Uzak tutulacaktır.”
Bu ifade insanın:
çaba göstermesi,
sakınması
ile birlikte ilahi rahmetin de devreye girdiğini düşündürür.
Yani kurtuluş yalnız insanın kendi gücüyle elde ettiği bir başarı gibi sunulmaz.
İnsan yönelir.
Allah korur ve kolaylaştırır.

Takva Sahibi Olmak Günahsız Olmak mıdır
Hayır.
Takva sahibi insan da hata yapabilir.
Önemli olan:
yanlışı fark etmesi,
ısrar etmemesi,
dönmeye çalışmasıdır.
Günahsızlık ile takva aynı şey değildir.
Takva, hata karşısında duyarlılığını koruyabilmektir.
İnsan düşebilir.
Ama düşmeyi normalleştirmeyebilir.

El Eşkâ Ve El Etkâ Arasında Nasıl Bir Dilsel Ve Ahlaki Simetri Vardır
Sure çok güçlü iki kelime kullanır:
Bu iki kelime ses olarak da birbirine yakındır.
Ama yönleri tamamen farklıdır.
Birisi:
reddederek,
yüz çevirerek
aşağı doğru gider.
Diğeri:
sakınarak,
vererek,
arınarak
yukarı doğru yönelir.
Sure adeta iki karakteri ayna gibi karşı karşıya koyar.

İnsan Kendisini Takvalı Sanıp Yanılıyor Olabilir mi
Evet.
Bu yüzden takva yalnız kişinin kendisi hakkında söylediği bir sıfat değildir.
İnsan:
dindar görünebilir,
çok konuşabilir,
ibadetlerini gösterebilir.
Ama aynı anda:
kul hakkı yiyebilir,
kibirli davranabilir,
merhametsiz olabilir.
Gerçek takva gösterişten çok ahlaki sonuçlarda görünür.
İnsan kendisini değil, davranışlarını sorgulamalıdır.

Takvanın En Güçlü Testlerinden Biri Gizlilik midir
Evet.
İnsan herkesin gördüğü yerde doğru davranabilir.
Ama:
kimse görmediğinde,
hesap soran olmadığında,
yakalanma ihtimali bulunmadığında
ne yaptığı karakteri daha güçlü biçimde ortaya çıkarabilir.
Takva, dış denetim olmadığında da iç ölçüyü koruyabilmektir.
Bu nedenle takva vicdanın görünmeyen bekçisidir.

Takva Toplumsal Hayata Nasıl Yansır
Takva yalnız bireysel ibadet değildir.
Toplumda:
dürüst ticaret,
adalet,
emanete riayet,
yoksulu gözetme,
gücü kötüye kullanmama
olarak görünmelidir.
İnsan yalnız ibadet alanında değil:
işinde,
ailesinde,
ticaretinde,
kamusal davranışlarında
da sorumludur.
Takva hayatın tamamına yayılan bir ölçüdür.

Bu Ayet Surenin Baştaki “Yusrâ” Yoluna Nasıl Bağlanır
Daha önce:
“Kim verir, sakınır ve en güzeli tasdik ederse, biz de ona kolay olanı kolaylaştırırız.”
buyrulmuştu.
Şimdi o insanın nihai sonucu daha açık hâle gelir:
Yani surenin başındaki:
verme,
takva,
tasdik
ile sonundaki:
korunma
birbirine bağlanır.
İnsanın ahlaki tercihi ile nihai sonucu arasında güçlü bir bütünlük kurulur.

Bir Sonraki Ayette Ne Anlatılacaktır
Leyl Suresi’nin on sekizinci ayetinde şöyle buyrulacaktır:
“O, malını arınmak için verir.”
Böylece “el etkâ” denilen kişinin kim olduğu somut biçimde açıklanacaktır.
Onun takvası yalnız iç dünyasında değildir.
görünür hâle gelir.
Bu ayet özellikle mal, cömertlik ve tezkiye ilişkisini çok güçlü biçimde kuracaktır.

Sonuç: Takva, Tehlikeden Korkup Geri Çekilmek Değil, İnsanın Hayatını Doğru Yönde Tutacak Ahlaki Bir Koruma Sistemi Kurmasıdır
Leyl Suresi’nin on yedinci ayetindeki:
“En çok sakınan kimse ise o ateşten uzak tutulacaktır.”
ifadesi, surenin karanlık bölümünden yeniden umuda açılan güçlü bir geçiştir.
Bir önceki insan tipi:
Şimdi karşısına başka biri çıkar:
Ve onun için:
korunma
vardır.
Bu bize önemli bir şey söyler:
İnsan yalnız kötü sonuçtan kaçmakla değil, iyi bir karakter inşa etmekle korunur.
Takva:
korku değil yalnız,
bilinçtir.
Sakınma değil yalnız,
yöneliştir.
Uzak durmak değil yalnız,
iyiliğe yaklaşmaktır.
İnsan takva sayesinde:
kendi nefsini,
çıkarlarını,
arzularını
sınırsız bırakmaz.
Onlara ölçü koyar.
Ve tam da bu yüzden takva, insanın kendi özgürlüğünü yok eden değil, onu ahlaki yönde özgürleştiren bir güç hâline gelebilir.
Bir sonraki ayette bu takvanın somut işareti açıklanacaktır:
“O, malını arınmak için verir.”
Böylece Leyl Suresi, gerçek takvanın yalnız içte hissedilen bir duygu değil, eldeki malı bile insanın ahlaki arınmasına dönüştürebilen bir hayat biçimi olduğunu gösterecektir.
“Takva, insanın önüne duvar örmek değil; onu yanlışın uçurumundan koruyacak sınırlar kurmaktır. Gerçek özgürlük, her istediğini yapabilmek değil, kendisine zarar verecek olanı yapmama gücüne de sahip olabilmektir.”
Ersan Karavelioğlu