Leyl Suresi 4. Ayette “Şüphesiz Sizin Çabalarınız Çeşit Çeşittir” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve İnsan Emeği, Niyet, Ahlaki Yön, Hayat Yolları, Farklı Amaçlar, Sorumluluk Ve Sonuç Açısından Nasıl Anlaşılmalıdır
“İnsanların elleri aynı işi yapıyor gibi görünebilir; fakat bir emeğin gerçek yönünü çoğu zaman niyet, amaç ve o çabanın sonunda kimin hayatına ne bıraktığı belirler.”
Ersan Karavelioğlu
“إِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتَّىٰ — İnne Sa‘yekum Le Şettâ” Ne Demektir
Leyl Suresi’nin dördüncü ayetinde şöyle buyrulur:
إِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتَّىٰ
Anlam olarak:
“Şüphesiz sizin çabalarınız çeşit çeşittir.”
(Leyl Suresi, 92/4)
İlk üç ayette:
gibi farklılıklar üzerinde durulmuştu.
Şimdi bu kozmik ve biyolojik farklılıklardan insan davranışlarına geçilir:
İnsanların çabaları da aynı değildir.
“Sa‘y” Kelimesi Ne Anlama Gelmektedir
Sa‘y kelimesi:
çaba,
gayret,
yönelme,
bir amaç uğruna çalışma
anlamlarını taşır.
Burada yalnız fiziksel emek kastedilmez.
İnsanın:
düşüncesi,
niyeti,
planı,
davranışı
bir bütün hâlinde ele alınabilir.
Yani ayet:
“İnsanlar farklı işler yapıyor.”
demekten daha derin bir şey söyler:
“İnsanların hayatlarını yönelttikleri amaçlar farklıdır.”
“Şettâ” Kelimesi Neden Önemlidir
Şettâ:
çeşitli,
dağınık,
birbirinden farklı,
farklı yönlere ayrılmış
anlamlarına gelir.
İnsanlar aynı şehirde yaşayabilir.
Aynı işi yapabilir.
Hatta dışarıdan birbirine çok benzeyebilir.
Ama çabalarının:
niyeti,
yönü,
ahlaki sonucu
çok farklı olabilir.
Bu yüzden ayet insan davranışlarının yalnız görünüşüne değil, istikametine dikkat çeker.
Aynı Davranış Farklı Niyetlerle Yapılabilir mi
Evet.
İki insan aynı miktarda yardım yapabilir.
Biri:
gerçekten ihtiyaç sahibine destek olmak için,
diğeri:
övülmek için
yapabilir.
Dışarıdan davranış aynı görünür.
Ama iç anlam aynı değildir.
Bu nedenle İslam ahlakında niyet önemlidir.
Ancak niyet de tek başına yeterli değildir.
İyi niyet, yanlış davranışı otomatik olarak doğru yapmaz.
Niyet ile eylem birlikte değerlendirilmelidir.
İnsan Çabalarının “Yönü” Neden Miktarından Daha Önemli Olabilir
Bir insan çok çalışabilir.
Fakat çabasını:
zulme,
aldatmaya,
başkasını sömürmeye
yönlendirebilir.
Başka biri daha küçük imkânlarla:
öğretmeye,
yardım etmeye,
adalet üretmeye
çalışabilir.
Bu nedenle yalnız:
“Ne kadar çalıştı?”
sorusu yeterli değildir.
Şunu da sormak gerekir:
“Neye doğru çalıştı?”
Çünkü güçlü bir çaba yanlış yöne giderse daha büyük zarar üretebilir.
Çok Çalışmak Tek Başına Erdem midir
Hayır.
Çalışkanlık değerli bir özellik olabilir.
Ama ahlaki yönü önemlidir.
Bir dolandırıcı da çok çalışabilir.
Bir zalim de planlı olabilir.
Bir suç örgütü de disiplinli olabilir.
Dolayısıyla emek tek başına ahlaki değer taşımaz.
Emeğin amacı ve yöntemi de önemlidir.
Gerçek başarı:
çok hareket etmek değil,
doğru yönde ilerlemektir.
İnsanların Çabaları Neden Ahlaki Olarak Farklılaşır
Çünkü insanlar:
farklı değerler,
farklı arzular,
farklı korkular,
farklı hedefler
taşırlar.
Birisi:
adaleti önemser.
Başka biri:
yalnız çıkarını.
Birisi:
paylaşmayı seçer.
Başka biri:
biriktirmeyi.
Bu nedenle aynı dünyada yaşayan insanlar farklı ahlaki yönlere ilerleyebilir.
Leyl Suresi bundan sonraki ayetlerde bu iki yönü açıkça karşılaştıracaktır.
Veren İnsanla Cimrilik Eden İnsan Arasındaki Fark Nasıl Ortaya Çıkacaktır
Bir sonraki ayetlerde iki insan tipi anlatılacaktır.
Birincisi:
İkincisi:
Yani 4. ayet genel ilkeyi verir:
“Çabalarınız farklıdır.”
Sonraki ayetler ise:
“İşte bu farklılığın iki temel yönü.”
diye açıklayacaktır.
İyilik İçin Harcanan Emek Neden Ayrı Bir Değer Taşır
Çünkü iyilik bazen:
zaman,
para,
enerji,
sabır
ister.
Bir insana yardım etmek kolay olmayabilir.
Bir haksızlığa karşı çıkmak risk taşıyabilir.
Bir çocuğu eğitmek yıllar sürebilir.
Bu nedenle iyi niyetin eyleme dönüşmesi emek ister.
Ahlaki değer çoğu zaman insanın doğru bildiği şey için ne kadar istikrarlı çaba gösterdiğinde ortaya çıkar.
Servet İçin Çalışmak Yanlış mıdır
Hayır.
İnsan:
geçimini sağlamak,
ailesini korumak,
geleceğini güvence altına almak
için çalışabilir.
Sorun servetin kendisi değildir.
Sorun servetin:
tek amaç,
üstünlük ölçüsü,
ahlaki sınırları aşma gerekçesi
hâline gelmesidir.
Leyl Suresi ilerleyen ayetlerde özellikle cimrilik ve kendini ihtiyaçsız görme tavrını eleştirecektir.
Yani mesele kazanmak değil, kazandığın şeyin seni neye dönüştürdüğüdür.

“Kendini İhtiyaçsız Görmek” Çabanın Yönünü Nasıl Değiştirebilir
İnsan başarı kazandıkça:
“Kimseye ihtiyacım yok.”
duygusuna kapılabilir.
Bu düşünce:
kibri,
bencilliği,
şükürsüzlüğü
artırabilir.
Oysa insan ne kadar güçlü görünürse görünsün:
başkalarına,
topluma,
doğaya,
hayata
bağlıdır.
Bu yüzden gerçek olgunluk başarı arttıkça tevazuyu kaybetmemektir.

İnsan Kendi Çabasının Yönünü Nasıl Anlayabilir
Kendisine bazı sorular sorarak:
Ben neden bunu yapıyorum?
Bu çaba kimi etkiliyor?
Başkalarına zarar veriyor mu?
Yalnız alkış mı arıyorum?
Sonunda nasıl bir insan oluyorum?
Bu sorular çabanın yalnız sonucunu değil, insanı içeriden nasıl şekillendirdiğini anlamaya yardımcı olur.
Çünkü insan uğruna çalıştığı şeye zamanla benzeyebilir.

Tekrarlanan Çaba Karaktere Dönüşür mü
Evet.
İnsan bir şeyi tekrar tekrar yaptığında alışkanlık oluşabilir.
Sürekli:
vermek → cömertliği,
yalan söylemek → yalancılığı,
sabretmek → dayanıklılığı,
kıskanmak → huzursuzluğu
güçlendirebilir.
Bu nedenle çaba yalnız dışarıdaki sonucu üretmez.
Aynı zamanda çaba gösteren insanı da üretir.
Her tekrar karaktere bir iz bırakabilir.

Küçük Çabalar Büyük Sonuçlar Doğurabilir mi
Evet.
Her değerli iş büyük görünmek zorunda değildir.
Bir çocuğa öğretilen bir bilgi,
bir insana söylenen doğru bir söz,
küçük bir yardım,
bir haksızlıktan vazgeçmek
çok küçük başlayabilir.
Ama etkisi zamanla büyüyebilir.
Bu nedenle insan kendi iyiliğini:
“Çok küçük.”
diye değersiz görmemelidir.
Büyük değişimler bazen küçük ama sürekli çabaların toplamıdır.

Toplumların Da “Çabaları” Farklı Olabilir mi
Evet.
Bir toplum enerjisini:
eğitime,
adalete,
bilime,
insan onuruna
yöneltebilir.
Başka bir toplum ise:
çatışmaya,
sömürüye,
ayrımcılığa,
gösterişe
ağırlık verebilir.
Toplumların geleceği de büyük ölçüde neye yatırım yaptıklarıyla şekillenir.
Bu nedenle ayetin ilkesi yalnız bireysel değil, toplumsal ölçekte de düşündürülebilir.

İnsan Hayatı Neden Bir “Çaba Toplamı” Gibi Görülebilir
İnsan ömrü:
günlerden,
kararlardan,
alışkanlıklardan,
emeklerden
oluşur.
Bir gün tek başına küçük görünür.
Ama yıllar boyunca yapılanlar birleştiğinde bir hayat ortaya çıkar.
Bu nedenle insan sonunda yalnız:
“Ne düşündüm?”
değil,
“Neye ömrümü verdim?”
sorusuyla da karşılaşabilir.
Ömür, harcanan zamanın ahlaki yönüdür.

Leyl Suresinin İlk Dört Ayeti Birlikte Nasıl Okunmalıdır
1. Ayet:
Örtülme.
2. Ayet:
Açığa çıkma.
3. Ayet:
Yaratılıştaki farklılık.
4. Ayet:
Ahlaki ve insani farklılık.
Böylece sure:
kozmos → yaratılış → insan davranışı
şeklinde ilerler.
Artık asıl ahlaki karşılaştırma başlayacaktır.

Bir Sonraki Ayette Ne Anlatılacaktır
Bir sonraki ayette şöyle buyrulacaktır:
“Kim verir ve sakınırsa…”
Bu ifade, ilk büyük insan tipini tanıtmaya başlayacaktır.
Özellikleri:
Ardından Allah’ın onun için:
kolay olan yolu kolaylaştıracağı
bildirilecektir.
Yani insanın çabası yalnız bir davranış değildir.
Yol üretir.

Sonuç: İnsanların Çabaları Farklıdır Çünkü Her İnsan Ömrünü Aynı Yöne Harcamaz
Leyl Suresi’nin dördüncü ayetindeki:
“Şüphesiz sizin çabalarınız çeşit çeşittir.”
ifadesi çok kısa fakat insan hayatının tamamını içine alan büyük bir hakikati dile getirir.
İnsanların:
işleri,
servetleri,
yetenekleri
farklı olabilir.
Ama ayetin daha derin sorusu şudur:
Bütün bu imkânları hangi yönde kullanıyorsun?
Bir insan ömrünü:
harcayabilir.
Başka biri:
harcayabilir.
Dışarıdan ikisi de:
çalışıyor,
yoruluyor,
çabalıyor
görünebilir.
Fakat aynı yere gitmiyorlardır.
Bu yüzden insanın hayatını değerlendirirken yalnız:
“Ne kadar başardım?”
sorusu yeterli değildir.
Belki daha büyük soru şudur:
“Başarı dediğim şey beni nereye götürdü?”
Çünkü insan yalnız hedeflerine ulaşmaz.
Hedeflerine giderken kendisini de inşa eder.
Ve Leyl Suresi bundan sonraki ayetlerde bu farklı çabaların iki temel yolunu açıkça gösterecektir.
Bir sonraki ayet:
“Kim verir ve sakınırsa…”
ifadesiyle başlayacak ve cömertlik ile takvanın insanın yolunu nasıl şekillendirdiğini açıklayacaktır.
“Ömür, yalnız geçen yılların toplamı değildir; uğruna harcanan çabaların yönüdür. İnsan sonunda ne kadar koştuğundan çok, hangi yöne koştuğuyla kendi hayatının anlamını kurar.”
Ersan Karavelioğlu