Leyl Suresi 16. Ayette “O Ki Yalanladı Ve Yüz Çevirdi” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Hakikati Reddetmek, İnat, Manevi Uzaklaşma, Ahlaki Körleşme, Sorumluluktan Kaçış Ve Bilinçli Yüz Çevirme Açısından Nasıl Anlaşılmalıdır
“Hakikatten uzaklaşmak bazen onu hiç duymamaktan değil, duyduktan sonra kabul etmenin gerektireceği değişimden kaçmaktan başlar.”
Ersan Karavelioğlu
“الَّذِي كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ — Ellezî Kezzebe Ve Tevellâ” Ne Demektir
Leyl Suresi’nin on altıncı ayetinde şöyle buyrulur:
الَّذِي كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ
Anlam olarak:
“O ki yalanladı ve yüz çevirdi.”
(Leyl Suresi, 92/16)
Bir önceki ayette:
“O ateşe ancak en bedbaht olan girer.”
buyrulmuştu.
Şimdi bu “en bedbaht” kişinin iki temel özelliği açıklanır:
ve
Yani sorun yalnız zihinsel reddediş değil, hakikatten fiilen uzaklaşmadır.
“Kezzebe — Yalanladı” Ne Anlama Gelmektedir
Kezzebe:
yalan saymak,
doğru kabul etmemek,
hakikati reddetmek
anlamlarını taşır.
Bu ifade, yalnız şüphe duymaktan daha güçlüdür.
Şüphe:
araştırmaya açık olabilir.
Yalanlama ise çoğu zaman:
“Bu doğru değildir.”
diye kesin reddedişi anlatır.
Ayetin eleştirdiği tavır da bu bilinçli reddediştir.
“Tevellâ — Yüz Çevirdi” Ne Demektir
Tevellâ:
yüzünü dönmek,
uzaklaşmak,
geri çevrilmek,
ilgilenmemek
anlamlarında kullanılır.
Bu çok önemli bir kelimedir.
Çünkü insan bir şeyi yalnız zihninde reddetmeyebilir.
Aynı zamanda:
dinlemeyi bırakabilir,
araştırmaktan vazgeçebilir,
uyarıdan kaçabilir,
sorumluluğu terk edebilir.
Yani reddediş davranışa dönüşür.
Yalanlamak İle Yüz Çevirmek Neden Yan Yana Getirilmiştir
Çünkü bunlar birbirini besleyebilir.
İnsan önce:
“Bu doğru değil.”
der.
Sonra:
“O hâlde dinlememe gerek yok.”
diyebilir.
Böylece:
zihinsel reddediş → davranışsal uzaklaşmaya
dönüşür.
Bu süreçte insan artık hakikatle karşılaşmak istemeyebilir.
Çünkü hakikatle yeniden karşılaşmak kendi kararını sorgulamayı gerektirebilir.
İnsan Hakikatten Neden Yüz Çevirebilir
Her zaman bilgi eksikliğinden değil.
Bazen:
çıkar,
kibir,
alışkanlık,
rahatlık
nedeniyle yüz çevrilebilir.
Hakikat insana:
“Değiş.”
dediğinde bunu kabul etmek zor olabilir.
Çünkü değişmek:
özür dilemeyi,
hakkı geri vermeyi,
alışkanlığı bırakmayı
gerektirebilir.
Bu nedenle insan bazen gerçeği değil, gerçeğin getireceği sorumluluğu reddeder.
Kibir Yüz Çevirmenin Temel Sebeplerinden Biri Olabilir mi
Evet.
Kibirli insan:
eleştiriyi küçümseyebilir,
uyarıyı hakaret sayabilir,
yanlışını kabul etmek istemeyebilir.
Bir süre sonra:
“Bana kimse bir şey öğretemez.”
düşüncesine kapılabilir.
Bu tavır hakikati aramayı zorlaştırır.
Çünkü öğrenmenin ilk şartlarından biri:
“Yanılıyor olabilirim.”
diyebilmektir.
Hakikati Reddetmek Her Zaman Bilinçli Bir Ahlaki Suç mudur
İnsanların bilgi şartları aynı değildir.
Bazıları:
yeterli bilgiye ulaşamayabilir,
yanlış bilgiyle karşılaşabilir,
anlama imkânı sınırlı olabilir.
Bu nedenle herkesin iç dünyası hakkında kesin hüküm vermek doğru değildir.
Ayet belirli bir bilinçli tavrı eleştirir:
Hakikati yalanlamak ve ondan yüz çevirmek.
Nihai değerlendirme Allah’ın bilgisine ve adaletine aittir.
İnsan Neden Kendisiyle Çelişen Bilgiden Kaçabilir
Çünkü insan zihni tutarlılık ister.
Kendisi hakkında:
“Ben iyi biriyim.”
diye düşünüyorsa yaptığı yanlışla yüzleşmek rahatsız edici olabilir.
Bu durumda iki yol vardır:
davranışı düzeltmek
veya
gerçeği reddetmek.
İkinci yol kısa vadede daha kolay görünebilir.
Ama uzun vadede kendini aldatmayı güçlendirebilir.
Sürekli Yüz Çevirmek İnsanın Zihnini Kapalı Hâle Getirebilir mi
Evet.
İnsan yalnız kendi fikrini doğrulayan şeyleri dinlerse düşünce dünyası daralabilir.
Karşıt görüşlerden kaçınabilir.
Eleştiriyi düşmanlık sayabilir.
Böylece zihinsel bir kapalı alan oluşur.
Bu durumda kişi:
yanlışını düzeltme fırsatlarını da
kaybedebilir.
Hakikate açıklık, ahlaki olgunluğun önemli parçasıdır.
Yüz Çevirme Ahlaki Körleşmeye Nasıl Dönüşür
İnsan uyarıları sürekli reddederse:
ilk başta duyduğu rahatsızlık azalabilir.
Sonra:
yanlış normalleşebilir.
Bir süre sonra kişi:
yanlış yaptığını bile düşünmeyebilir.
İşte burada ahlaki körleşme oluşabilir.
En tehlikeli durum:
yanlışı yanlış olarak görebilme yeteneğinin zayıflamasıdır.

Bu Ayet Önceki Cehennem Uyarısıyla Nasıl Bağlantılıdır
- ayette:
denilmişti.
- ayette:
buyruldu.
- ayette ise bu kişinin kim olduğu açıklanır:
ve
Böylece sonuçla davranış arasındaki bağ açık hâle gelir.

Yüz Çevirmek Sorumluluktan Kaçış Anlamına da Gelebilir mi
Evet.
İnsan bazen gerçeği kabul ederse:
bir görev üstlenmesi,
haksızlığa karşı çıkması,
davranışını değiştirmesi
gerekeceğini bilir.
Bu nedenle:
“Bilmiyorum.”
veya
“Beni ilgilendirmez.”
diyebilir.
Bu tür yüz çevirme, insanı kısa vadede rahatlatabilir.
Ama sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

İnsan Kendi Yüz Çevirdiği Hakikatleri Nasıl Fark Edebilir
Kendisine şu soruları sorabilir:
Hangi konuda eleştiri duymaktan kaçıyorum?
Hangi gerçeği duyunca hemen öfkeleniyorum?
Yanlışımı kabul etmek yerine konuyu değiştiriyor muyum?
Bana zarar veren alışkanlığı savunmak için bahane mi üretiyorum?
Bu sorular, insanın kendi kör noktalarını fark etmesine yardımcı olabilir.

Hakikate Yeniden Dönmek Mümkün müdür
Evet.
İnsan:
fikrini değiştirebilir,
yanıldığını kabul edebilir,
tövbe edebilir,
davranışını düzeltebilir.
Bu nedenle yüz çevirmiş olmak, dönüşün imkânsız olduğu anlamına gelmez.
Asıl tehlike:
yüz çevirmeyi kalıcı bir kimliğe dönüştürmektir.
İnsan dönüş kapısını açık tutmalıdır.

Özür Dilemek Hakikate Dönüşün Bir Biçimi midir
Evet.
Özür dilemek:
yanlışı kabul etmek,
kibrin önüne geçmek,
zararı fark etmek
anlamına gelebilir.
Bu nedenle özür zayıflık değildir.
Tam tersine:
hakikati kendi egosunun önüne koyabilme gücüdür.
Yüz çevirmenin karşıtı yalnız “dinlemek” değil, gerektiğinde geri dönmektir.

Leyl Suresinde “Tasdik” İle “Yalanlama” Nasıl Karşıtlık Kurar
Surenin önceki bölümünde:
denilmişti.
Şimdi:
buyrulur.
Birinci insan:
hakikati kabul eder.
İkinci:
reddeder.
Birincinin davranışı:
doğru gider.
İkincinin davranışı:
doğru gider.
İnanç ile davranış arasındaki bağ burada bir kez daha görünür olur.

Bir Sonraki Ayette Nasıl Bir İnsan Tipi Anlatılacaktır
Bir sonraki ayette bu karanlık tablonun karşısına başka bir insan tipi getirilecektir:
“En çok sakınan kişi ise ondan uzak tutulacaktır.”
Böylece:
ile
karşı karşıya gelir.
Sure iki uç yönelimi neredeyse ayna gibi birbirine karşı koyar.

Bu Karşıtlık Neden Çok Önemlidir
Çünkü Leyl Suresi başından beri iki yol anlatmaktadır.
Bir yol:
Diğer yol:
Şimdi bu yolların nihai insan tipleri görünür hâle gelir:
takva sahibi
ve
bedbaht.
Bu, surenin ahlaki mimarisini tamamlamaya yaklaşır.

Sonuç: Hakikati Yalanlamak Zihinsel Bir Reddediş, Ondan Yüz Çevirmek İse Bu Reddedişi Hayat Tarzına Dönüştürmektir
Leyl Suresi’nin on altıncı ayetindeki:
“O ki yalanladı ve yüz çevirdi.”
ifadesi son derece kısa fakat güçlüdür.
Bir insan:
hakikati duyabilir.
Sonra:
Ardından:
Bir süre sonra:
uyarıyı duymak istemeyebilir.
Eleştiriye kapanabilir.
Kendi yanlışını haklı gösterebilir.
Böylece mesele tek bir fikir ayrılığından çıkar.
Bir hayat yönüne dönüşür.
Ayetin en derin uyarılarından biri budur:
İnsan yalnız hangi gerçeğe inandığını değil, işine gelmeyen gerçeklerle ne yaptığını da sorgulamalıdır.
Hakikat yalnız hoşumuza giden şeyi doğrulamak değildir.
Bazen bize:
“Yanıldın.”
der.
“Değiş.”
der.
“Hakkı sahibine ver.”
der.
“Kibrini bırak.”
der.
İnsan bu çağrı karşısında ya yüzünü döner ya da yüzünü hakikate çevirir.
Leyl Suresi bir sonraki ayette şimdi tam tersine geçecektir:
“En çok sakınan kişi ise o ateşten uzak tutulacaktır.”
Böylece yalanlayıp yüz çevirenin karşısına, arınmak için veren ve takvaya yönelen insan çıkarılacaktır.
“Hakikatten yüz çevirmek onu yok etmez; yalnız insanın onunla arasına bir perde koyar. En büyük cesaret bazen başkasına karşı durmak değil, kendi yanlışımızla karşılaştığımızda yüzümüzü çevirmemektir.”
Ersan Karavelioğlu